Üzüm üreticisi ve işçiler: Fiyat açıklanmazsa bağları sökeceğiz

Yerel Haberler

Alaşehir'in Örnek Mahallesi'nde kurutmalık üzüm hasadı başladı. Artan mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri altında ezilen üretici ve işçiler, kuru üzüm fiyatının hala açıklanmamasına tepki gösterdi. Üreticiler, maliyetlerini karşılayabilmek için kuru üzüm fiyatının en az 150-160 lira olması gerektiğini belirtirerek, "Böyle giderse bağları sökeceğiz" dedi.

Haber: Osman BEKAR

(MANİSA) - Alaşehir'in Örnek Mahallesi'nde kurutmalık üzüm hasadı başladı. Artan mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri altında ezilen üretici ve işçiler, kuru üzüm fiyatının hala açıklanmamasına tepki gösterdi. Üreticiler, maliyetlerini karşılayabilmek için kuru üzüm fiyatının en az 150-160 lira olması gerektiğini belirtirerek, "Böyle giderse bağları sökeceğiz" dedi.

Alaşehir'in Örnek Mahallesi civarındaki üzüm bağlarında kurutmalık üzüm kesimi başladı. Bağlarda çalışan işçiler ve üreticiler, yüksek girdi maliyetleri, artan işçilik giderleri ve kuru üzüm fiyatının henüz açıklanmamasından yakındı. İşçiler, günlük yevmiyelerin geçimlerini karşılamadığını belirtirken, üreticiler ise üzüm fiyatlarının maliyetleri karşılamaması halinde bağlarını sökmek zorunda kalacaklarını söyledi.

Bağcılık yapan bir kadın, sıcak altında uzun saatler çalıştıklarını ancak karşılığını alamadıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Yevmiye 1400 lira. Üzümün fiyatını TMO açıklamadı. Biz çok zor durumdayız. Masrafları çok. Mazot olmuş 82 lira. Biz emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Üzümde kullandığımız ilaçlar da çok pahalı. Sabahın altısında tarlaya giriyoruz, öğleyin ikide çıkıyoruz. Akşama çalışıyoruz. Bir tüp alamıyoruz, bir kilo et alamıyoruz. Bağları sökeceğiz. Kazanamıyoruz, başka çaremiz yok. Kurtarmıyor çünkü. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Böyle giderse bağları sökeceğiz. Güneşin altında böyle çalışıyoruz. Bizim Tarım Bakanlarımız nerede? Çiftçiyle niye hiç ilgilenmiyorlar? Niye gelip şu halimizi görmüyorlar? Neler çektiğimizi görmüyorlar. Iskarta üzümü 10 liradan satıyoruz. Eğer üzüm 150 lira, 200 lira olmazsa biz bittik. Bağcılık bitti. Çalışma hevesimiz kalmadı. Ne yapacağımızı bilmiyoruz."

"BU İŞİN İÇİNDEN NASIL ÇIKACAĞIM"

Bağa ortak baktığını belirten başka bir kadın ise üretim ve işçilik maliyetlerinin kendilerini zor durumda bıraktığını söyleyerek, "Arkadaşımızın bağı. Ortağa bakıyoruz. Biz bundan nasıl kar edeceğiz? Kaç kişi çalışıyor? Yevmiye olmuş 1400, 300 lira da dayıbaşına veriyoruz" dedi.

Üretim maliyetlerinin altında ezildiklerini belirten işçi, "Şimdi ben bu işin içinden nasıl çıkacağım? Şu halime bakın. İki sıra üzümü birden götürüyor. Nereye gidiyoruz biz de bilmiyoruz. Üzüm para etmiyor. Iskarta 10 lira. Ne yapacağımızı biz de bilmiyoruz. Bu üzüm bu hale gelene kadar ne masraf ettik? Yaprak açtırmasından, çubuk dolamasından filiz kesmesine kadar. Şimdi üzümüne girdik. İlaç zaten haddi hesabı yok. Çifti, suyu. Nasıl çıkacağız bu işin içinden bilmiyorum" diye konuştu.

Gıda fiyatlarının da arttığını söyleyen kadın işçi, "Bir markete gidiyorum, 1500 liraya ne alabiliyorsun ki? Hiçbir şey alamıyorsun. İki üç parça bir şey 1000 lira tutuyor. Ne yapacağız bilmiyorum. Bedavaya bağ bakıyoruz bu sene. Elimizden hiçbir şey kalmıyor" dedi.

"YEVMİYELER KURTARMIYOR"

Bağda çalışan erkek işçi ise emekli olduğunu ve ailesinin geçimini sağlamakta zorlandığını belirterek, "Emekliyim ama günlük masraf 1000 lira. Hanımım var, yüzde 84 engelli. Onun maaşını da kestiler. Bu çocuk okula gidiyor. Bu çocuğun okul parasını kestiler. Ne yapayım ben? Ne yapmam lazım? Yedinci sınıfa gidiyor. Bu çocuk devletten bir lira para almıyor. Yevmiyeler kurtarmıyor" dedi.

Evde engelli eşine baktığını belirten işçi, "Ben evde sabah hanımın yemeğini yediriyorum, suyunu içiriyorum, öyle geliyorum. Hanım yüzde 84 engelli. Devlet bunun maaşını kesti, ben emekliyim diye, daha maaşı almadım. 23 bin lira olmuş diyorlar. Benim üzerime yer yok, yurt yok. Ben bu çocuğa nasıl bakacağım? Bu çocuğu nasıl okutacağım? Bu çocuk engelli. Devletin buna bir el atması lazım. Bu böyle olmaz" diye konuştu.

"BİR KİLO KURU ÜZÜM SATIP BİR LİTRE MAZOT ALAMIYORUZ"

Üretici Osman Karahasan, çocukluğundan bu yana bağcılıkla uğraştığını belirterek, üretim maliyetleri ile üzüm fiyatları arasındaki farkın giderek açıldığını belirtti. Karahasan, şunları söyledi:

"Doğdu doğalı bu bağın içindeyiz. Yıllardan beri çiftçilik yapıyoruz. Ama şöyle bir sıkıntımız var. Bir kilo üzüm satıp bir bardak çay parası karşılamıyor, maliyeti karşılamıyor. Bu ikinci mesleğim. Çiftçilik bizim asıl mesleğimiz. Bir kilo kuru üzüm satacağız, bir litre mazot alamıyoruz şu an. Kuru üzüm, beş kilodan bir kilo veriyor. Yaklaşık o da 75-80 bandında gidiyor. Emeğin karşılığını kurtaramıyor. Bir kadın yevmiyesi şu an 1650 lira, bir erkek yevmiyesi 1850 lira. Şu an burada çalışan bütün işçilerin toplamı 25 bin lira bize maliyet. Biz ne kadar üzüm satacağız ki 25 bin lira toparlamamız lazım? Gidişat kötü. Son noktaya geldik. Yetkililerin bir an önce el atması gerekli."

Karahasan, geçen sene 110 bin lira tutan 10 dönüm bağın ilaç maliyetinin bu sene yüzde 30 arttığını bildirdi ve "Gübre, su, mazot, her şey zamlandı ama üzüm hala geriye gidiyor" diye konuştu.

Geçen yıl kuru üzümü 125 liraya sattığını ifade eden Karahasan, "Bu sene 75-80 bandında üzüm söylüyorlar. Geçen sene yaş üzümü kendim 33 liraya sattım. Bu sene 18-20 lira arasında 'kesen keselim' diyorlar. Ben kestirmeyi bıraktım. Çünkü maliyetini kurtarmayacak" dedi.

"EVDE DURSAK NE YAPACAĞIZ"

Bağda çalışan bir başka işçi ise üzüm fiyatının açıklanmamasından ve işçilik ücretlerinin belirsizliğinden yakınarak, "Üzüm kesiyoruz. Kendi halimize geçinmeye çalışıyoruz ama fiyatlar kötü. Üzüm para etmiyor. İşçilik ücreti az. Şartlar bu şekilde olunca ayakta durmaya çalışıyoruz ama zor. Şu an kesim 1400 lira. Şartlar bu şekilde olunca karamsarız" diye konuştu.

Bir başka üretici de, "Bu sene yevmiye parasıyla okul çocuğuna okula gönderecek olanlar inanın ki harçlık veremeyecek, kırtasiye masrafını karşılayamayacak. Çünkü hiçbir şeyin yanına yaklaşılmıyor. Mazot 84 lira, dün aldık. Geçen yıl 50 liraydı, bu sene 84 lira. Aradaki hesabı herkesin yapması lazım. Bizi yönetenler bunu görmeli, duymalı" dedi.

"AYAKTA DURACAK HALİ KALMADI ÇİFTÇİNİN"

Bağın diğer ortağı Şener Kahraman ise emeklilikten sonra uzun süredir tarımla uğraştığını belirterek, üzüm üreticisinin geçmiş yıllara göre çok daha zor durumda olduğunu ifade etti. Şener, şunları söyledi:

"Emekliyim. Emeklilikten sonra uzun süredir çiftçilikle uğraşıyorum, tarımla. Bugün bu bağı hasat ediyoruz ama hiç mutlu değiliz. Eskiden bağ bozumu şenliklerimiz olurdu, muhteşem şekilde kutlama gibi yapardık. Fiyatlarımızın 60-70 lira veya daha aşağı düşeceği söyleniyor. Yaş üzümde sofralık 15-18 lira. Bu üzümün yaş maliyeti bize en az 22-23 lira. Kuru maliyeti zaten 80 liranın üzerinde, 100 lira aralığında. Bizim fiyatların en az 150-160 lira taban olması lazım ki ayakta duralım. Aslında o bile bizi mutlu etmiyor ama en az öyle olması lazım. Ayakta duracak hali kalmadı çiftçinin. "