AİHM, Osman Kavala'nın ikinci başvurusu hakkında nihai kararını açıklıyor

Dünya Haberleri

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), dokuz yıldır tutuklu olan Osman Kavala'nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını salı günü açıklıyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( Aihm ), dokuz yıldır tutuklu olan Osman Kavala'nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını salı günü açıklıyor. Karar, AİHM'nin temyiz organı olarak görev yapan ve 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire tarafından duyurulacak.Büyük Daire'nin, sivil toplum alanındaki çalışmalarıyla tanınan iş insanı Kavala hakkındaki kararı nihai nitelikte olacak.Kavala, 18 Ekim 2017'de gözaltına alınmış, 1 Kasım 2017'de de tutuklanmıştı.Tutuklamanın odağında 2013'teki Gezi Parkı eylemleri yer aldı.Kavala hakkında, Yargıtay tarafından da onanan, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs" suçlamasıyla verilen bulunuyor.Kavala'ya ilişkin yargı süreci başından bu yana AİHM'nin gündeminde önemli yer tutuyor.AİHM, Kavala'ya ilişkin ilk kararını 10 Aralık 2019'da açıkladı.Bu karar, tutuklama ve yargılama öncesi gözaltı süresine ilişkindi.Mahkeme, kararında Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesini ve haklara getirilecek kısıtlamaların sınırlanmasına ilişkin 18. maddesini ihlal ettiğine karar verdi.Aynı kararda, kararların bağlayıcılığı ve infazına ilişkin 46. madde bağlamında, Türkiye'nin Kavala'nın tutukluluğuna son vermek ve derhal serbest bırakılmasını sağlamak için gerekli tüm tedbirleri alması gerektiğine de hükmedildi.Mahkeme, Kavala tarafından açılan ilk davada, ilgili mevzuatın makul olmayan şekilde yorumlanması ve uygulanması nedeniyle Kavala'nın hukuka aykırı ve keyfi olarak özgürlüğünden mahrum bırakıldığına kanaat getirerek derhal serbest bırakılmasını talep etti.Türkiye'nin, AİHM kararının gereklerini yerine getirmemesi üzerine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, bu durumun tespiti için konuyu mahkemeye sevk etti.AİHM, 11 Temmuz 2022'de aldığı kararda, "Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme'nin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler" ifadelerinin yer aldığı AİHS'nin 46. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine hükmetti.Karar, Kavala'nın ikinci başvurusuyla ilgiliKavala, 18 Ocak 2024'te yaptığı ikinci başvuruda, 10 Aralık 2019 tarihli kararın ardından kendisine karşı alınan tüm tedbirleri AİHM önüne taşıdı.Bu çerçevede AİHS'nin yedi maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiği tezi işleniyor.Başvuruya konu olan ve ihlal edildiği savunulan AİHS maddeleri şunlar: Normalde, "Kavala 2" olarak da adlandırılan bu başvurunun 7 yargıçtan oluşan bir AİHM dairesi tarafından değerlendirilip karara bağlanması öngörülüyordu.Süreç bu şekilde başlamış olsa da ilgili daire, 16 Aralık 2025'te, yetkisinden Büyük Daire lehine feragat etti.Duruşmada tezler yinelendiBüyük Daire, 25 Ağustos Salı günü açıklayacağı karara ilişkin duruşmayı 25 Mart'ta yaptı.Türk yargıç Saadet Yüksel'in de 17 yargıçlık heyette yer aldığı duruşmaya AİHM Başkanı Mattias Guyomar başkanlık etti.Duruşmada Türkiye'yi Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Abdullah Aydın liderliğindeki bir heyet temsil etti.Osman Kavala ise Prof. Dr. Philip Leach ve Prof. Dr. Başak Çalı liderliğindeki bir heyet tarafından temsil edildi.Davalı taraf, Kavala'nın tutuklanmasının ana gerekçesi olan Gezi parkı eylemleri konusunda Türk hükümetinin 2013'ten bu yana işlediği tezleri yineledi.Kavala'nın tutukluluk halinin somut delillere dayalı olduğu vurgusu sıkça yinelenirken Türk hükümeti temsilcileri, AİHM'den, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) Türkiye tarafından ihlal edilmediği yönünde karar verilmesini istedi.Kavala'nın insan hakları savunucusu ve bir sivil toplum aktivisti olduğunu hatırlatan avukatları ise müvekkillerinin, "onu susturmak amacıyla araçsallaştırılan ceza adalet sisteminin bariz suistimali sonucunda sekiz yılı aşkın süredir cezaevinde haksız ve keyfi bir şekilde tutuklu bulunduğu" tezini işlediler.Avukatlar, AİHM'nin daha önceki kararlarına da atıfta bulunarak Kavala'nın derhal serbest kalması gerektiğini savundular.Davaya üçüncü taraf olarak müdahil olan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty, mevcut davanın, AİHM'nin Osman Kavala hakkında daha önce aldığı kararların uygulanmamasının sonucu olduğunu söyledi.Karar aşamasına beş ayda gelindiBüyük Daire'nin kararlarını kesin bir takvime bağlı olarak açıklama zorunluluğu yok.Karar verme süreci genelde 1-3 yıl arasında sonuçlanabiliyor. Bu süre daha da uzayabiliyor.Kavala'nın ikinci başvurusu AİHM'nin öncelikli olarak değerlendirmeye aldığı dosyalar arasında yer alıyordu.Büyük Daire'nin, başvuruya ilişkin duruşmanın yapılmasının ardından karar açıklama aşamasına gelmesi beş ay sürdü.Bu süre mahkeme standartlarına göre oldukça hızlı olarak değerlendiriliyor.Kararlara uymak zorunluAİHS'nin 46. maddesi gereği, sözleşmeye taraf olan devletler açısından AİHM kararları bağlayıcı nitelikte.Türkiye, AİHS'yi 1950'de imzaladı, 1954'te onayladı.Bireysel başvuru hakkını 1987'de tanıyan Türkiye, AİHM'nin zorunlu yargı yetkisini 1989'dan bu yana tanıyor.AİHM kararlarının uygulanması bireysel ya da genel önlemlerle yapılıyor.Bireysel önlemler, başvuranın hakkının ihlaline yol açan sebepleri ortadan kaldırmayı, genel önlemler ise başvuruya konu ihlali herkes için ortadan kaldırmayı ve böylece ihlalin devamını önlemeyi sağlayacak tedbirlerden oluşuyor.AİHM kararlarının uygulanmasının takibi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından yapılıyor.Türkiye'nin AİHM tarafından açıklanan kararlara uyum düzeyi genelde oldukça yüksek.Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş örneklerinde olduğu gibi kritik davalarda bu uyum oranı daha düşük.