Ahbap Derneğine ilişkin suç örgütü soruşturmasında şüpheli Hüseyin Başaran'ın ifadesine ulaşıldı:
- "Haluk Levent, ofisime gelerek başka taşınmazlar da almak istediğini, bunların da yine vadeli olmasını istediğini, fonlardan gelecek parayla ödeyeceğini söyledi. 2026 şubat ayından itibaren nisan sonuna kadar 22 taşınmaz satışı yaptık. Bu taşınmazların tamamı Yeliz Kaya isimli kişiye devredildi. Toplamda 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira bedelle satış yapıldı ancak karşılığında sadece 4 ayrı işlemde 151 milyon 680 bin lira aldım" "Haluk Levent, yine Hatay'da bulunan bir okul resmi getirerek bu okulun tamamlandığını söyledi. 'Buna rahmetli kızınızın adını verelim abi.' dedi. Ayrıca ramazan çadırı yaptırdığını ve yine üzerine kızımın adını yazdığını gösterir bir fotoğraf gösterdi. Tüm bunları kızıma olan hassasiyetimden dolayı yaptığını ve kendisine güvenmeye devam etmemi sağlamaya çalıştığını düşünüyorum"
"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli Hüseyin Başaran, şüpheli Haluk Levent'in kendisinden vadeli olarak çok sayıda taşınmaz satın aldığını ve ödemelerin fonlardan karşılanacağını söylediğini, toplam satış bedelinin 2 milyar 298 milyon lira olmasına rağmen 151 milyon lira ödeme aldığını iddia etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması" suçlarından gözaltına alınan Başaran, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde verdiği ifadede, herhangi bir suç örgütüne üye olmadığını, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini söyledi.
Şüpheli Haluk Levent ile yaklaşık 4 yıl önce Trabzon'da bir otelde tanıştıklarını belirten Başaran, Levent'le bu yılın şubat ayında ise Göktürk'teki bir balıkçıda karşılaştıklarını dile getirdi.
Levent'in aynı ay içinde Göktürk'teki inşaatına geldiğini, daireleri gezdikten sonra fiyat sorduğunu, daha sonra deprem bölgesinde yaptığı yardımlardan söz ettiğini aktaran Başaran, Levent'in kendisine ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler'in yardım fonlarından bahsettiğini, BM Genel Sekreter Yardımcısı ile çekilmiş fotoğraflarını gösterdiğini ifade etti.
Levent'in bu kişilerin kendisine çok güvendiğini söylediğini, çeşitli zamanlarda deprem bölgesi için fon gönderdiğini anlattığını ve bu çalışmalara ilişkin videoları izlettirdiğini dile getiren Başaran, bunları görünce Levent'i ciddiye aldığını kaydetti.
Hüseyin Başaran ifadesinde, "Bu fonlardaki paraların 6-9 ay gibi çeşitli zamanlarda gelebildiğini ama fonlardaki paranın gelebilmesi için taşınmazların kendisine ait barter havuzunda toplanması gerektiğini söyledi daha sonraki yaptıracağı yardımların da bu barter havuzundan karşılanacağını söyledi." şeklinde beyanda bulundu.
Bu sistemle herhangi bir ilgisinin olmadığını iddia eden Başaran, Levent'in kullandığı sistemin bu olduğunu kendisine anlattığını söyledi.
Başaran, Haluk Levent'in öncelikle kendisinden taşınmaz satın almak istediğini, bu taşınmazlar üzerinden fon sağlayacağını ve fonların 4-5 ay sonra geleceğini, ödemeyi vadeli yapacağını söylediğini anlattı.
Levent'in satın almak istediği taşınmazların zaten satışa sunulmuş taşınmazlar olduğunu belirten Başaran, yalnızca duyduğu güven nedeniyle ödemelerin vadeli yapılmasını kabul ettiğini öne sürdü.
Başaran, Levent'in bir süre sonra yine aynı satış ofisine, asistanı olduğunu söylediği Yeliz Kaya ile geldiğini, 3 Şubat'ta düzenlenen protokolle toplam 602 milyon lira karşılığında 4 taşınmazın Kaya'ya devredilmesinin kararlaştırıldığını, Levent'in bu işlemin nedenini ise yurt dışından gelecek fonların yetkilisinin Kaya olması şeklinde açıkladığını belirtti.
Senetlerin vadesinin günü gelmeden Kaya'nın hesabından ilk ödemenin küçük bir kısmının erken yapıldığını, bu ödemenin erken yapılmış olmasının kendisinde güven oluşturduğunu dile getiren Başaran, Levent'in evine ve iş yerine hemen hemen her gün gelmeye devam ettiğini, bir keresinde kızını da yanında getirdiğini söyledi.
Başaran, "Haluk Levent, yine Hatay'da bulunan bir okul resmi getirerek bu okulun tamamlandığını söyledi. 'Buna rahmetli kızınızın adını verelim abi.' dedi. Ayrıca ramazan çadırı yaptırdığını ve yine üzerine kızımın adını yazdığını gösterir bir fotoğraf gösterdi. Tüm bunları kızıma olan hassasiyetimden dolayı yaptığını ve kendisine güvenmeye devam etmemi sağlamaya çalıştığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
"2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira bedelli satış karşılığında sadece 151 milyon 680 bin lira aldım"
Başaran, ifadesinde kendisine "Tarafınızdan 60 milyon dolar olarak beyan edilen taşınmaz dairenin ekspertiz değerinin 24 milyon 800 bin dolar değerinde olduğu belirtilmiştir. Beyanınızdaki değerle diğer beyan edilen değer arasında yüksek miktarda fark olması hakkında ifadenizi veriniz." denilmesi üzerine şunları kaydetti:
"Haluk Levent, yine ofisime gelerek başka taşınmazlar da almak istediğini, bunların da yine vadeli olmasını istediğini, fonlardan gelecek parayla ödeyeceğini söyledi. 2026 şubat ayından itibaren nisan sonuna kadar 22 taşınmaz satışı yaptık. Bu taşınmazların tamamı Yeliz Kaya isimli kişiye devredildi. Toplamda 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira bedelle satış yapıldı ancak karşılığında sadece 4 ayrı işlemde 151 milyon 680 bin lira aldım. Tüm protokoller tarafımda mevcuttur, 20 sayfadan oluşan belgeler ek olarak sunulmuştur. Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazların bedelleri rayiçlere uygundur, hepsi incelenebilir. Banka ekspertizlerinde her zaman için rayiçten daha düşük bedeller çıkar bunların dikkate alınmaması gerekir. Hatta Başaran Trabzon Çimento'ya ait fındık fabrikasına normalde 12 milyon dolar istenilirken 7 milyon dolara Yeliz Kaya'ya devrettik."
Son satışla birlikte ödemelerin günü yaklaştıkça Levent'in kendisini oyalamaya başladığını, Levent ile iletişim kurmaya çalıştığını ancak telefonlarına çıkmamaya başladığını belirten Başaran, irtibat kurduğunda ise Levent'in ABD'de olduğunu, fon yetkilileriyle toplantı yaptığını, daha sonra da mide kanseri olduğunu söylediğini dile getirdi.
Başaran, "Sonuç olarak ben de artık şüphelenmeye ve durumu araştırmaya başladım. Araştırmalarım sonucunda tapu kayıtlarını incelediğimizde, Yeliz Kaya'nın taşınmazları 1-2 gün içerisinde Ankara'daki Esin Önder Çağlayan isimli kişiye veya bu kişinin sahibi olduğu Kanat Savunma ve Globus Savunma'ya devrettiğini, daha sonra bu kişiler tarafından yüksek miktarlarda kredi başvuruları yapıldığını ve tüm taşınmazlara ipotek konulduğunu gördük." diye konuştu.
Çağlayan'ı tanımadığını, 3 ödemenin Kaya'dan, 1 ödemenin ise Çağlayan'ın sahibi olduğu Globus Savunma şirketinden "Yeliz Kaya adına daire satış bedeli işlem" açıklamasıyla yapıldığını belirten Başaran, bu durumun söz konusu 3 kişinin birlikte hareket ettiğini gösterdiğini aktardı.
Ahbap Derneğine hiç bağışta bulunmadığını, Kahramanmaraş merkezli depremlerin olduğu dönemde, kendi şirketinden resmi kanallar üzerinden şahsi yardımlarda bulunduğunu ifade eden Başaran, "Taşınmazlara dair tüm işlemler hakkında savcılığa şikayette bulundum ayrıca tedbir talepli hukuk davası açtım ve bu tedbirler tapulara konuldu. Ben çok uzun yıllardır bu işi yapmaktayım, sadece taşınmaz satışı gerçekleştirdim ve paramı da alamadım bu konuda mağdur edilen de benim." dedi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması" suçlarından gözaltına alınan Başaran, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde verdiği ifadede, herhangi bir suç örgütüne üye olmadığını, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini söyledi.
Şüpheli Haluk Levent ile yaklaşık 4 yıl önce Trabzon'da bir otelde tanıştıklarını belirten Başaran, Levent'le bu yılın şubat ayında ise Göktürk'teki bir balıkçıda karşılaştıklarını dile getirdi.
Levent'in aynı ay içinde Göktürk'teki inşaatına geldiğini, daireleri gezdikten sonra fiyat sorduğunu, daha sonra deprem bölgesinde yaptığı yardımlardan söz ettiğini aktaran Başaran, Levent'in kendisine ABD, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler'in yardım fonlarından bahsettiğini, BM Genel Sekreter Yardımcısı ile çekilmiş fotoğraflarını gösterdiğini ifade etti.
Levent'in bu kişilerin kendisine çok güvendiğini söylediğini, çeşitli zamanlarda deprem bölgesi için fon gönderdiğini anlattığını ve bu çalışmalara ilişkin videoları izlettirdiğini dile getiren Başaran, bunları görünce Levent'i ciddiye aldığını kaydetti.
Hüseyin Başaran ifadesinde, "Bu fonlardaki paraların 6-9 ay gibi çeşitli zamanlarda gelebildiğini ama fonlardaki paranın gelebilmesi için taşınmazların kendisine ait barter havuzunda toplanması gerektiğini söyledi daha sonraki yaptıracağı yardımların da bu barter havuzundan karşılanacağını söyledi." şeklinde beyanda bulundu.
Bu sistemle herhangi bir ilgisinin olmadığını iddia eden Başaran, Levent'in kullandığı sistemin bu olduğunu kendisine anlattığını söyledi.
Başaran, Haluk Levent'in öncelikle kendisinden taşınmaz satın almak istediğini, bu taşınmazlar üzerinden fon sağlayacağını ve fonların 4-5 ay sonra geleceğini, ödemeyi vadeli yapacağını söylediğini anlattı.
Levent'in satın almak istediği taşınmazların zaten satışa sunulmuş taşınmazlar olduğunu belirten Başaran, yalnızca duyduğu güven nedeniyle ödemelerin vadeli yapılmasını kabul ettiğini öne sürdü.
Başaran, Levent'in bir süre sonra yine aynı satış ofisine, asistanı olduğunu söylediği Yeliz Kaya ile geldiğini, 3 Şubat'ta düzenlenen protokolle toplam 602 milyon lira karşılığında 4 taşınmazın Kaya'ya devredilmesinin kararlaştırıldığını, Levent'in bu işlemin nedenini ise yurt dışından gelecek fonların yetkilisinin Kaya olması şeklinde açıkladığını belirtti.
Senetlerin vadesinin günü gelmeden Kaya'nın hesabından ilk ödemenin küçük bir kısmının erken yapıldığını, bu ödemenin erken yapılmış olmasının kendisinde güven oluşturduğunu dile getiren Başaran, Levent'in evine ve iş yerine hemen hemen her gün gelmeye devam ettiğini, bir keresinde kızını da yanında getirdiğini söyledi.
Başaran, "Haluk Levent, yine Hatay'da bulunan bir okul resmi getirerek bu okulun tamamlandığını söyledi. 'Buna rahmetli kızınızın adını verelim abi.' dedi. Ayrıca ramazan çadırı yaptırdığını ve yine üzerine kızımın adını yazdığını gösterir bir fotoğraf gösterdi. Tüm bunları kızıma olan hassasiyetimden dolayı yaptığını ve kendisine güvenmeye devam etmemi sağlamaya çalıştığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
"2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira bedelli satış karşılığında sadece 151 milyon 680 bin lira aldım"
Başaran, ifadesinde kendisine "Tarafınızdan 60 milyon dolar olarak beyan edilen taşınmaz dairenin ekspertiz değerinin 24 milyon 800 bin dolar değerinde olduğu belirtilmiştir. Beyanınızdaki değerle diğer beyan edilen değer arasında yüksek miktarda fark olması hakkında ifadenizi veriniz." denilmesi üzerine şunları kaydetti:
"Haluk Levent, yine ofisime gelerek başka taşınmazlar da almak istediğini, bunların da yine vadeli olmasını istediğini, fonlardan gelecek parayla ödeyeceğini söyledi. 2026 şubat ayından itibaren nisan sonuna kadar 22 taşınmaz satışı yaptık. Bu taşınmazların tamamı Yeliz Kaya isimli kişiye devredildi. Toplamda 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira bedelle satış yapıldı ancak karşılığında sadece 4 ayrı işlemde 151 milyon 680 bin lira aldım. Tüm protokoller tarafımda mevcuttur, 20 sayfadan oluşan belgeler ek olarak sunulmuştur. Yeliz Kaya'ya devredilen taşınmazların bedelleri rayiçlere uygundur, hepsi incelenebilir. Banka ekspertizlerinde her zaman için rayiçten daha düşük bedeller çıkar bunların dikkate alınmaması gerekir. Hatta Başaran Trabzon Çimento'ya ait fındık fabrikasına normalde 12 milyon dolar istenilirken 7 milyon dolara Yeliz Kaya'ya devrettik."
Son satışla birlikte ödemelerin günü yaklaştıkça Levent'in kendisini oyalamaya başladığını, Levent ile iletişim kurmaya çalıştığını ancak telefonlarına çıkmamaya başladığını belirten Başaran, irtibat kurduğunda ise Levent'in ABD'de olduğunu, fon yetkilileriyle toplantı yaptığını, daha sonra da mide kanseri olduğunu söylediğini dile getirdi.
Başaran, "Sonuç olarak ben de artık şüphelenmeye ve durumu araştırmaya başladım. Araştırmalarım sonucunda tapu kayıtlarını incelediğimizde, Yeliz Kaya'nın taşınmazları 1-2 gün içerisinde Ankara'daki Esin Önder Çağlayan isimli kişiye veya bu kişinin sahibi olduğu Kanat Savunma ve Globus Savunma'ya devrettiğini, daha sonra bu kişiler tarafından yüksek miktarlarda kredi başvuruları yapıldığını ve tüm taşınmazlara ipotek konulduğunu gördük." diye konuştu.
Çağlayan'ı tanımadığını, 3 ödemenin Kaya'dan, 1 ödemenin ise Çağlayan'ın sahibi olduğu Globus Savunma şirketinden "Yeliz Kaya adına daire satış bedeli işlem" açıklamasıyla yapıldığını belirten Başaran, bu durumun söz konusu 3 kişinin birlikte hareket ettiğini gösterdiğini aktardı.
Ahbap Derneğine hiç bağışta bulunmadığını, Kahramanmaraş merkezli depremlerin olduğu dönemde, kendi şirketinden resmi kanallar üzerinden şahsi yardımlarda bulunduğunu ifade eden Başaran, "Taşınmazlara dair tüm işlemler hakkında savcılığa şikayette bulundum ayrıca tedbir talepli hukuk davası açtım ve bu tedbirler tapulara konuldu. Ben çok uzun yıllardır bu işi yapmaktayım, sadece taşınmaz satışı gerçekleştirdim ve paramı da alamadım bu konuda mağdur edilen de benim." dedi
Kaynak: AA / Güncel
Hüseyin Başaran, Haluk Levent, Gözaltı, Güncel, Hatay, Ahbap, Suç, Hatay, Nisan, Ahbap, Ramazan, Haluk Levent, Hüseyin Başaran, Gözaltı, Suç, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA