AB Adalet Divanı, Fransa Ulusal Meclisinin, Göç ve İltica Paktı'na karşı açtığı davanın reddini önerdi
AB Adalet Divanı Başsavcısı, Fransa Ulusal Meclisi'nin AB Göç ve İltica Paktı'na karşı açtığı davanın reddedilmesi gerektiğini bildirdi. Başsavcı, düzenlemenin yetki ikamesi ilkesini ihlal etmediğini belirterek davanın kısmen kabul edilemez, kısmen dayanaksız olduğunu ifade etti. Nihai karar ilerleyen tarihte açıklanacak.
Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı, Fransa Ulusal Meclisinin, AB'nin Göç ve İltica Paktı kapsamındaki iltica ve göç yönetimi düzenlemesine karşı açtığı davanın reddedilmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.
AB'nin en üst mahkemesi tarafından yayımlanan Başsavcı görüşünde, Fransa Ulusal Meclisinin AB'nin iltica ve göç yönetimine ilişkin düzenlemesinin tamamının veya dayanışma mekanizmasını içeren bölümünün iptalini talep ettiği hatırlatıldı.
Düzenlemenin, göç baskısı altındaki üye ülkelere destek sağlamak amacıyla zorunlu dayanışma mekanizması ve uluslararası koruma başvurusunda bulunan kişilerin yeniden yerleştirilmesini öngören bir sistem getirdiği belirtildi.
Fransa Ulusal Meclisinin, söz konusu mekanizmanın üye ülkelerin egemenliğine, ulusal kimliğine ve toprak bütünlüğüne zarar verdiğini savunarak düzenlemenin "yetki ikamesi" ilkesini ihlal ettiğini ileri sürdüğü kaydedildi.
Başsavcı, bu nedenle davanın kısmen kabul edilemez, kısmen de esastan dayanaksız bulunarak reddedilmesini önerdi.
AB Adalet Divanı başsavcılarının görüşleri, bağlayıcı nitelik taşımıyor. Nihai kararın, yargıçların müzakerelerinin ardından ilerleyen tarihte açıklanması bekleniyor.
Yıllar süren tartışmaların ardından kabul edilmişti
Göç ve İltica Anlaşması, AB'nin 2015-2016 döneminde karşı karşıya kaldığı yoğun düzensiz göçten sonra hazırlanmış ve AB Komisyonu tarafından 2020'de önerilmişti ancak üye ülkelerin özellikle sorumluluk ve yük paylaşımı konusundaki anlaşmazlıkları nedeniyle onaylanması yıllar sürdü.
20 Aralık 2023'te AB ülkelerince imzalanan siyasi anlaşmanın ardından 10 Nisan'da Avrupa Parlamentosu (AP), 14 Mayıs'ta AB Konseyi tarafından kabul edildi.
Anlaşmanın içeriği
Yeni kurallar, temel olarak göç yükünü ilk varış ülkelerinden alıp tüm üyeler arasında dağıtmayı hedefliyor.
AB'nin dış sınırlarını güçlendirme, iltica başvurularının süratle sonuçlandırılması, başvurusu reddedilenlerin menşe ülkelerine geri gönderilmelerinin hızlandırılması, kaynak ülkelerle işbirliğinin artırılması, anlaşmaya dair diğer önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Yeni kurallara göre, sığınmacıların AB'ye varışlarından sonraki günler içinde kimlikleri belirlenecek ve ayrıntıları AB veri tabanında saklanacak. Böylece bir kişinin risk oluşturup oluşturmadığı ve kalmasına izin verilip verilmeyeceği belirlenecek.
Eğer bir ülke çok fazla yük taşıdığını düşünüyorsa daha fazla dayanışma talep edebilecek. Kriz durumlarında 27 üye ülkenin tamamı birlikte karar verecek.
Yeni anlaşma, aynı zamanda kişilerin, eğer güvenli ilan edilmişlerse menşe veya geçiş ülkelerine daha hızlı sınır dışı edilmesine de olanak tanıyacak.
Çok eleştirildi
Uluslararası insan hakları kuruluşları, AB'nin yeni göç ve iltica kurallarının sınırdaki kontrollerin genişletilmesinin, göçmenlerin aylarca kabul merkezlerinde tutulmasının yolunu açabileceğinden endişe duyuyor.
Ayrıca "mücbir sebep" durumlarında üye ülkelere çeşitli muafiyetler sağlaması nedeniyle uygulamada mülteci hukuku ve uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerin ihlal edilmesi riskine işaret ediliyor.
Yeni kuralların, AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmalar yoluyla sınır kontrolünü "kendi sınırlarının dışında yapma" ve Avrupa'nın mülteci koruma sorumluluğundan kaçması yönünde bir adım anlamına geldiği belirtiliyor.
Anlaşma, tüm üye ülkelerin onayından sonra 12 Haziran'da yürürlüğe girecek.
AB'nin en üst mahkemesi tarafından yayımlanan Başsavcı görüşünde, Fransa Ulusal Meclisinin AB'nin iltica ve göç yönetimine ilişkin düzenlemesinin tamamının veya dayanışma mekanizmasını içeren bölümünün iptalini talep ettiği hatırlatıldı.
Düzenlemenin, göç baskısı altındaki üye ülkelere destek sağlamak amacıyla zorunlu dayanışma mekanizması ve uluslararası koruma başvurusunda bulunan kişilerin yeniden yerleştirilmesini öngören bir sistem getirdiği belirtildi.
Fransa Ulusal Meclisinin, söz konusu mekanizmanın üye ülkelerin egemenliğine, ulusal kimliğine ve toprak bütünlüğüne zarar verdiğini savunarak düzenlemenin "yetki ikamesi" ilkesini ihlal ettiğini ileri sürdüğü kaydedildi.
Başsavcı, bu nedenle davanın kısmen kabul edilemez, kısmen de esastan dayanaksız bulunarak reddedilmesini önerdi.
AB Adalet Divanı başsavcılarının görüşleri, bağlayıcı nitelik taşımıyor. Nihai kararın, yargıçların müzakerelerinin ardından ilerleyen tarihte açıklanması bekleniyor.
Yıllar süren tartışmaların ardından kabul edilmişti
Göç ve İltica Anlaşması, AB'nin 2015-2016 döneminde karşı karşıya kaldığı yoğun düzensiz göçten sonra hazırlanmış ve AB Komisyonu tarafından 2020'de önerilmişti ancak üye ülkelerin özellikle sorumluluk ve yük paylaşımı konusundaki anlaşmazlıkları nedeniyle onaylanması yıllar sürdü.
20 Aralık 2023'te AB ülkelerince imzalanan siyasi anlaşmanın ardından 10 Nisan'da Avrupa Parlamentosu (AP), 14 Mayıs'ta AB Konseyi tarafından kabul edildi.
Anlaşmanın içeriği
Yeni kurallar, temel olarak göç yükünü ilk varış ülkelerinden alıp tüm üyeler arasında dağıtmayı hedefliyor.
AB'nin dış sınırlarını güçlendirme, iltica başvurularının süratle sonuçlandırılması, başvurusu reddedilenlerin menşe ülkelerine geri gönderilmelerinin hızlandırılması, kaynak ülkelerle işbirliğinin artırılması, anlaşmaya dair diğer önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Yeni kurallara göre, sığınmacıların AB'ye varışlarından sonraki günler içinde kimlikleri belirlenecek ve ayrıntıları AB veri tabanında saklanacak. Böylece bir kişinin risk oluşturup oluşturmadığı ve kalmasına izin verilip verilmeyeceği belirlenecek.
Eğer bir ülke çok fazla yük taşıdığını düşünüyorsa daha fazla dayanışma talep edebilecek. Kriz durumlarında 27 üye ülkenin tamamı birlikte karar verecek.
Yeni anlaşma, aynı zamanda kişilerin, eğer güvenli ilan edilmişlerse menşe veya geçiş ülkelerine daha hızlı sınır dışı edilmesine de olanak tanıyacak.
Çok eleştirildi
Uluslararası insan hakları kuruluşları, AB'nin yeni göç ve iltica kurallarının sınırdaki kontrollerin genişletilmesinin, göçmenlerin aylarca kabul merkezlerinde tutulmasının yolunu açabileceğinden endişe duyuyor.
Ayrıca "mücbir sebep" durumlarında üye ülkelere çeşitli muafiyetler sağlaması nedeniyle uygulamada mülteci hukuku ve uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerin ihlal edilmesi riskine işaret ediliyor.
Yeni kuralların, AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmalar yoluyla sınır kontrolünü "kendi sınırlarının dışında yapma" ve Avrupa'nın mülteci koruma sorumluluğundan kaçması yönünde bir adım anlamına geldiği belirtiliyor.
Anlaşma, tüm üye ülkelerin onayından sonra 12 Haziran'da yürürlüğe girecek.
Kaynak: AA / Güncel
Başsavcı, Politika, Fransa, Güncel, Dünya, İltica, Fransa, Adalet, Başsavcı, Politika, Dünya, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA