Türkiye İşçi Partisi: "Kamusal Eğitimi Dinselleştirme Girişimlerine Karşı Susmayacak, Çocukların Geleceğini İdeolojik Dayatmalara Teslim Etmeyeceğiz"

Güncel Haberler

Türkiye İşçi Partisi (TİP), Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara gönderdiği "ramazan etkinlikleri" genelgesine tepki göstererek, uygulamanın laiklik ilkesine aykırı olduğunu savundu. Açıklamada, "Türkiye İşçi Partisi olarak; çocukların beslenme hakkını, bedensel ve zihinsel gelişimini, inanç ve inançsızlık özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz. Kamusal eğitimi dinselleştirme girişimlerine karşı susmayacak, çocukların geleceğini ideolojik dayatmalara teslim etmeyeceğiz" ifadesine yer verildi.

(ANKARA) - Türkiye İşçi Partisi (TİP), Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara gönderdiği "ramazan etkinlikleri" genelgesine tepki göstererek, uygulamanın laiklik ilkesine aykırı olduğunu savundu. Açıklamada, "Türkiye İşçi Partisi olarak çocukların beslenme hakkını, bedensel ve zihinsel gelişimini, inanç ve inançsızlık özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz. Kamusal eğitimi dinselleştirme girişimlerine karşı susmayacak, çocukların geleceğini ideolojik dayatmalara teslim etmeyeceğiz" ifadesine yer verildi.

Türkiye İşçi Partisi'nden yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:

"Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara gönderdiği ve 'ramazan etkinlikleri' başlığı altında hazırlanan genelge ve ekindeki rehber, iktidarın eğitimde yıllardır sürdürdüğü dinselleştirme politikalarının yeni bir aşamasıdır. Basına yansıyan bilgilere göre bu genelgede, ramazan ayına ilişkin dini ritüellerin yanı sıra çocuklara 'tekne orucu' tutturulmasının da etkinlik kapsamında genelgede yer alması, eğitimin geldiği vahim noktayı gözler önüne sermektedir."

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 24. madde ise din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alırken, dinin veya dini duyguların devlet işlerine ve eğitime yön verici biçimde kullanılmasını engellemeyi amaçlar. Yine Anayasa, eğitimin bilim ve eğitim esaslarına göre yürütülmesini zorunlu kılar. Buna rağmen, devlet okullarında hazırlanan içeriklerin dini referanslarla, tek bir dini ve tek bir mezhebi esas alarak şekillendirilmesi anayasal laiklik ilkesine aykırıdır.

Devlet okullarının görevi herhangi bir dini inancı öğretmek, dini pratikleri teşvik etmek ya da çocukların bedeni ve inancı üzerinde tasarrufta bulunmak değildir. Kamusal eğitim farklı inançlardan ya da hiçbir inanca sahip olmayan tüm çocukların eşit, özgür ve baskıdan uzak biçimde bir arada öğrenebildiği ortak bir alan olmak zorundadır.

Çocukların en temel ihtiyacı olan okullarda bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek için bütçenin yalnızca yüzde 1,5'ini ayırmamayı bilinçli bir tercih haline getiren iktidar, açlıkla ve yoksullukla mücadele etmek yerine çocuklara pamuk şeker, macun gibi sembolik yiyeceklerle ramazan ayı 'kutlamayı' dayatmaktadır. Beslenme hakkı görmezden gelinirken, çocukların aç kalmasını normalleştiren uygulamaların teşvik edilmesi kabul edilemez. Üstelik çocuklara oruç 'alıştırması' anlamına gelen tekne orucu, pedagojik açıdan da son derece sakıncalı bir dayatmadır. Tekne orucu tutan çocukların ödüllendirilmesini salık veren MEB aynı zamanda çocukların iftar fotoğraflarını okula getirmelerini istemektedir. Bir öğün yemeği dahi kamusal bir hak olarak sunmayan MEB, çocukların aç kalmasını ödüllendirmeyi, çocukların evdeki sofrasını denetleyen ve teşhire zorlayan bir anlayışı okullara dayatmaktadır.

Hiçbir altyapı yatırımı yapılmayan, spor, kültür, edebiyat, sanat ve bilimsel faaliyetler için özel ve kapsayıcı düzenlemelerden bilinçli olarak kaçınılan okullarda; yalnızca ramazan ayına ilişkin dini etkinliklerin dayatılması tesadüf değildir. Bu yaklaşım, çocukların çok yönlü gelişimini değil, iktidarın ideolojik ve dini tercihlerini merkeze aldığını açıkça göstermektedir.

Eğitim, çocukların eleştirel düşünme, sorgulama ve bilimsel yöntemle öğrenme süreçlerini desteklemekle yükümlüdür; tek tip değer aktarımının aracı haline getirilemez. Paylaşma, dayanışma ve eşitlik değerleri tek bir inanca değil, insanlığın ortak birikimine aittir. Bu değerler ancak bilimsel, laik ve eşitlikçi bir kamusal eğitimle çocuklara kazandırılabilir.

Türkiye İşçi Partisi olarak; çocukların beslenme hakkını, bedensel ve zihinsel gelişimini, inanç ve inançsızlık özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz. Kamusal eğitimi dinselleştirme girişimlerine karşı susmayacak, çocukların geleceğini ideolojik dayatmalara teslim etmeyeceğiz."