Türkiye ile AB Arasında Pozitif Gündem Resmen Başladı
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye-AB müzakere sürecinin zor bir dönemden geçtiğini söyleyerek, resmen başlatılan Pozitif Gündem'in Türkiye'nin müzakere sürecine ivme kazandırılarak, mevcut negatif atmosferi pozitife dönüştürmeyi...
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye-AB müzakere sürecinin zor bir dönemden geçtiğini söyleyerek, resmen başlatılan Pozitif Gündem'in Türkiye'nin müzakere sürecine ivme kazandırılarak, mevcut negatif atmosferi pozitife dönüştürmeyi amaçlayan geçici bir yöntem olduğunu, nihai ve kesin hedefin Türkiye'nin AB üyeliği olduğunu bildirdi. Türkiye-AB ilişkilerinin ivme kazanmasını hedefleyen Pozitif Gündem AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle tarafından resmen başlatıldı. Bakan Bağış, Pozitif Gündem'in başlatılması dolayısıyla Füle ile düzenlediği basın toplantısındaki açılış konuşmasında, "Türkiye-AB müzakere süreci şüphesiz zor bir dönemdedir" diyerek, müzakerelere açılmayan 20 fasıldan 17'sinin AB Konseyi ya da bazı ülkelerin siyasi nitelikli engellemeleri nedeniyle bloke edilmiş durumda olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin buna rağmen kendi takvimi çerçevesinde reform sürecine kararlılıkla devam ettiğini ve yarın AB üyesi olacakmış gibi bu fasıllarda üzerine düşeni yaptığını söyleyen Bağış, hükümetin kararlı reformları sayesinde şu son 9,5 yılda Türkiye'nin yaşam standardının yükseldiğini, Avrupa Birliği içerisinde Türkiye'yi istemeyenlere karşı önemli bir psikolojik üstünlük yakaladıklarını kaydetti. Bağış konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir yandan karşılaştığımız siyasi ve ideolojik engellerle mücadele ederken diğer taraftan da reform sürecine sahip çıkarak Türkiye karşıtlarının ellerindeki tezleri bir bir çürüttük, çürütmeye de devam ediyoruz. İşte şu anda açılışını yaptığımız Pozitif Gündem, esasen Türkiye'nin AB üyeliğine inanan Avrupa'daki dostlarımızın da hissiyatlarına tercüman olan bir süreçtir." Bakan Bağış, bir Çin atasözünün "Sıkıntılar kuşlar gibidir. Üzerimizden geçmesini engelleyemeyiz, ama başımıza yuva yapmasını engelleyebiliriz", Mevlana'nın da "Sıkıntılar gecedir. Dinlen, kederlenme. Sabah elbet olacak" dediğini aktararak, "Pozitif Gündem'le birlikte AB sürecinde bu zamana kadar üzerimizden geçmesini engelleyemediğimiz o sıkıntılara da meydan okuyor ve her gecenin bir sabahı olduğu gerçeğini Türkiye'nin önüne taş koyanlara bir kez daha hatırlatmış oluyoruz" dedi. Bağış, gecenin en karanlık olduğu anın sabahın en çok yaklaştığı an olduğunu belirterek, şimdi Pozitif Gündem'le AB katılım müzakerelerinde pozitif bir sürece girerken Türkiye ile AB'nin paylaştığı ortak ve aydınlık bir geleceğinin de vurgulandığını bildirdi. -"Alternatif değil"- Egemen Bağış, bir hususun altını çizmekte fayda gördüğünü söyleyerek, şunları kaydetti: "Pozitif Gündem, Türkiye-AB ilişkilerinde yapısal ve kalıcı bir değişikliği hedefleyen, Türkiye'nin üyelik sürecine yeni bir alternatif getiren bir süreç değildir. Dolayısıyla Pozitif Gündem'in AB katılım müzakerelerinin yerini alması gibi bir durum asla söz konusu değildir. Aksine Pozitif Gündem Türkiye'nin müzakere sürecine ivme kazandırmayı ve reform sürecini desteklemeyi hedeflemektedir." Pozitif Gündem çerçevesinde vize, siyasi reformlar, enerji, terörle mücadele ve Avrupa Komisyonu'nda Türk uzmanların görevlendirilmesi gibi Türkiye-AB ilişkileri açısından önemli konulardaki işbirliği mekanizmalarının güçlendirilmesinin öngörüldüğünü belirten Bağış, bunların yanı sıra siyasi blokajlı fasıllar da dahil olmak üzere, oluşturdukları çalışma gruplarıyla teknik kriterlerin en kısa sürede yerine getirilmesini amaçladıklarını bildirdi. -8 fasılda çalışma grupları- Bakan Bağış, ilk etapta 8 fasılda çalışma grupları oluşturulduğunu aktararak, çalışma grupları sayesinde, katılım müzakerelerinde siyasi nedenlerle kaybedilen ivmenin telafi edilmesini ve siyasi blokajlar kalktığında birden fazla faslı tek seferde müzakerelere açabilmek için gerek Türkiye'nin gerek Komisyon'un hazır olmasını hedeflediklerini belirtti. Bağış, bu çerçevede çalışma grubu oluşturulan fasılları şöyle sıraladı: "3 No'lu Fasıl: İş Kurma Hakkı ve Hizmet Sunumu Serbestisi 6 No'lu Fasıl: Şirketler Hukuku 10 No'lu Fasıl: Bilgi Toplumu ve Medya 18 No'lu Fasıl: İstatistik 23 No'lu Fasıl: Yargı ve Temel Haklar 24 No'lu Fasıl: Adalet, Özgürlük ve Güvenlik 28 No"lu Fasıl: Tüketicinin ve Sağlığın Korunması 32 No"lu Fasıl: Mali Kontrol" İhtiyaç halinde diğer fasıllarda da çalışma grubu oluşturulabileceğini söyleyen Bağış, bunların dışında hiçbir ek fasılda çalışma grubu oluşturmaya gerek kalmaksızın engellerin kalkacağını ve fasılların hak edilen şekilde direkt olarak müzakerelere açılıp kapanacağını umduklarını belirtti. Bağış, bugün öğleden sonra yapılacak 23. Fasıl Çalışma Grubu toplantısının Türkiye'nin Temel Haklar ve Yargı alanında son yıllarda katettiği gelişmelerin Avrupa Komisyonu tarafından daha net bir şekilde anlaşılması bakımından büyük önem arz ettiğini kaydetti. Bağış, bu toplantının 2006 yılında sonlanan tarama sürecinin ardından 23. fasılla ilgili gerçekleştirilen ilk resmi toplantı olduğuna özellikle dikkati çekti. "23. ve 24. fasıllar yalnızca Türkiye'nin reform gündemi açısından değil, Avrupa Komisyonu'nun Genişleme Stratejisi açısından da büyük önem atfedilen fasıllardandır" diyen Bağış, Füle'nin daha önce Karadağ'ın AB'ye üyeliğine ilişkin yaptığı açıklamada belirttiği üzere, 23. ve 24. fasılların bundan böyle aday ülkelerin müzakere sürecinde ilk açılacak ve en son kapatılacak fasıllar olacağını vurguladı. Bağış sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu çerçevede, tarama sonu raporları dahi henüz bize resmen iletilmemiş olan 23. ve 24. Fasıl'la ilgili çalışma grupları kapsamında, bu fasılların siyasi blokaj ortadan kalktığı anda müzakerelere açılabilmesine yönelik çalışmaları tamamlamayı hedefliyoruz." -Vize muafiyeti ve enerji konuları- Bakan Bağış, özellikle vize konusunun da Pozitif Gündem kapsamında ele alınacak olmasını önemsediklerini ve bu adaletsizliğin bir an evvel giderilmesini bir zaruret olarak gördüklerini belirterek, "AB üyesi ülkeler tarafından Türkiye'ye uygulanan vize rejimi akıl ve mantık dışı olduğu kadar, hukuk dışıdır, kanunsuzdur. İnanıyorum ki Pozitif Gündem sürecinde bu husustaki haklılığımız ve kararlı duruşumuz meyvelerini verecektir" diye konuştu. Son dönemde Türkiye'ye önerilen vize kolaylığı bağlamındaki hususların da kendilerinin bu kararlı ve dik duruşunun bir neticesi olduğunu söyleyen Bağış, ancak vize kolaylığına ilişkin önerileri önemsemekle beraber asla bunlarla yetinmediklerini ve Türk halkının hakkı olan vize muafiyetinin bir an evvel sağlanmasını talep etiklerini bildirdi. Bağış, "Bu çerçevede, Pozitif Gündem vesilesiyle Avrupa Birliği'nin vize sınavını da başarıyla geçmesini, bu sınavda sınıfta kalmayacağını umuyoruz" dedi. Bağış, Pozitif Gündem kapsamındaki bir başka konunun da Enerji faslı olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin teknik olarak müzakerelere hazır olduğu bir fasıl olmasına rağmen Güney Kıbrıs Rum yönetiminin siyasi blokajı nedeniyle bu faslın müzakerelere açılamadığını anımsattı. Bu çerçevede, enerji faslında AB ile işbirliğinde ivmeyi kaybetmemek için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Avrupa Komisyonu'ndan muhatapları ile 9 Şubat 2012 tarihinde, Türkiye-AB enerji ilişkilerinin ele alındığı dörtlü zirve gerçekleştirdiklerini de hatırlatan Bağış, bu zirvede işbirliği yapılabilecek alanlarda bir yol haritasının hazırlanması konusunda mutabık kaldıklarını, yol haritasının hazırlanabilmesini teminen yapılan çalışmalar tamamlandığında, enerji alanında AB ile işbirliği yapabilecekleri somut alanların ortaya konulmuş olacağını bildirdi. Pozitif gündem kapsamındaki diğer bir konunun da Türkiye'nin kamu personelinin Komisyonda görevlendirilmesi olduğunu aktaran Bağış, Türkiye ve AB arasında imzalanan Mutabakat Zaptının hayata geçirilmesi sonucu kamu personelinin Avrupa Komisyonu'nda çalışma imkanına sahip olduğunu kaydetti. Bağış, "Uzmanlarımızın Komisyon'da çalışması sayesinde elde edeceğimiz işbirliği, bize Komisyon'un çalışma usullerini ve iç dinamiklerini anlama noktasında eşsiz bir fırsat sunacaktır" dedi. Bakan Bağış konuşmasının sonunda ise şunları kaydetti: "Pozitif Gündem, Türkiye'nin müzakere sürecine ivme kazandırmayı, yani müzakerelerdeki mevcut negatif atmosferi pozitife dönüştürmeyi hedefleyen geçici bir yöntemdir. Nihai ve kesin hedef Türkiye'nin AB üyeliğidir. AB üyeliği Türkiye için asla bir ulufe değildir. Türkiye hiç tartışmasız Avrupa'dadır, Avrupalıdır ve Avrupa Birliği'nin eşit ve saygın bir üyesi olmalıdır. Bu çerçevede, Pozitif Gündem'den pozitif bir atmosferle birlikte pozitif sonuçlar da bekliyoruz. Zaman göstermiştir ki Türkiye'nin AB süreci doğru mecrada ilerledikçe bundan herkes kazançlı çıkıyor. Her iki tarafın birbirine getireceği katkılar ve insanlığa vereceği umut dolu mesajlar bütünleşmeyi kaçınılmaz kılmaktadır. Türkiye'nin de Avrupa'nın da bu fırsatı kaçırma lüksü yoktur." -AB Komisyonu Üyesi Füle- AB Komisyonu Üyesi Füle de basın toplantısının açılış konuşmasında Pozitif Gündem'in süreci destekleyecek bir oluşum olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Pozitif Gündem soyut bir kavram ya da bir vitrin uygulaması değil. Müzakerelere yeni bir bakış açısı getirmek, iki eşit ortak olarak yeni bir iletişim kurup etkileşime geçebilmek mümkün. Bu gündemin sadece adı değil, niyeti ve içeriği de pozitif. Sadece katılım sürecini desteklemeyi hedeflemiyor, bunun ötesinde de hedefleri var." Füle, bu gündemle yeni amaçlar ve yepyeni bir kararlılık ortaya koyduklarını söyleyerek, sonuçlara ulaşmak için ortak bir kararlılık ve iki tarafın da çabalarına ihtiyaç olduğunu bildirdi. Sürecin yeniden canlanması için somut çalışmalar başlatmak gerektiğini belirten Füle, "Ortak başarılar ve ortak çıkarlarımız temelinde yeni bir süreç başlatarak, ilişkilere yeni bir dinamizm katıyoruz" dedi. Füle, bu çerçevede Türkiye'nin reformlarını destekleyeceklerini de ifade ederek, Pozitif Gündem dahilindeki ivme kazandırılacak alanları sıraladı. Stefan Füle, Gündem çerçevesinde dış politika alanında diyalog yapılacağını, sadece devlet kurumları ile değil sivil toplum ile de etkileşime geçileceğini belirterek, oluşturulan çalışma gruplarının amacının Türkiye'nin AB politikalarına uyum sürecini ve standartlarını 8 fasılla alakalı olarak hızlandırmak olduğunu bildirdi. Füle, ilk olarak yargı ve temel haklar konulu çalışma grubunun toplanacağını söyleyerek, Türk vatandaşlarının bu alandaki reformları ve yeni anayasayı dört gözle beklediğini kaydetti. Füle, bu süreçte AB olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını da bildirdi. - ANKARA
Kaynak: AA / Dünya
Avrupa Birliği, Egemen Bağış, Stefan Füle, Türkiye, Dünya, Dünya, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA