INTA Lideri: Türkiye Yenilikçi Ülke Haline Geliyor
Uluslararası Marka Birliği Üst Yöneticisi Etienne Sanz de Acedo: - "Türkiye giderek daha yenilikçi bir ülke haline geliyor. Bunu insansız hava araçları, teknoloji ve oyun sektöründe görüyoruz. Çok sağlam bir fikri mülkiyet ekosistemi sağlamak büyük önem taşıyor. Bu yalnızca Türkiye'de değil, dünya genelinde politika yapıcıların sorumluluğudur" - "Yapay zekada insan unsuru her zaman var olmalı. Buluş sahipliğinin, eser sahipliğinin, yaratıcılığın ve mülkiyetin tanınması açısından bu çok önemli"
Uluslararası Marka Birliği (International Trade Association - INTA) Üst Yöneticisi Etienne Sanz de Acedo, Türkiye'nin giderek daha yenilikçi bir ülke haline geldiğini belirterek, "Bunu insansız hava araçları, teknoloji ve oyun sektöründe görüyoruz. Çok sağlam bir fikri mülkiyet ekosistemi oluşturmak büyük önem taşıyor. Bu yalnızca Türkiye'de değil, dünya genelinde politika yapıcıların sorumluluğudur." dedi.
Sanz de Acedo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, INTA'nın dünya genelinde 180 ülkede faaliyet gösteren, yaklaşık 6 bin 500 kuruluş, şirket ve hukuk bürosunu bir araya getiren bir yapı olduğunu ifade etti.
Yaklaşık 35 bin profesyonelden oluşan bir topluluğa hizmet verdiklerini kaydeden Sanz de Acedo, "Misyonumuz, marka sahiplerini korumak için daha iyi yasaları teşvik etmek ve tüketicileri de eşit biçimde korumak. Temelde, toplumun yararına olması gereken daha güçlü bir fikri mülkiyet ekosistemini teşvik ediyoruz." diye konuştu.
Türkiye'nin teknoloji, savunma, fintek, inşaat, hazır giyim, moda ve tekstil dahil birçok alanda "olağanüstü şirketlere" sahip olduğunu vurgulayan Sanz de Acedo, ülkenin büyüyen ekonomisine ve şirketlerin üreticilikten küresel ölçekte varlık göstermeye yönelen dönüşümüne dikkati çekti.
"Fikri mülkiyet şirketin değer zincirinin parçası olmalı"
Teknoloji şirketlerinin ürün geliştirme, yatırım ve pazara erişim süreçlerine odaklanırken fikri mülkiyet stratejisini ilk aşamada oluşturması gerektiğine işaret eden Sanz de Acedo, bunun yalnızca ticari markalarla sınırlı olmadığını söyledi.
Patent, telif hakkı, ticari sır ve tasarım haklarının da aynı stratejik yaklaşım içinde ele alınması gerektiğini dile getiren Sanz de Acedo, "Fikri mülkiyet şirketin değer zincirinin parçası olmalı. Bu da en başından itibaren düşünmeniz gerektiği anlamına geliyor. Bu yalnızca ticari markalarla ilgili değil. Patentlerle, telif haklarıyla, ticari sırlarla ilgili. En başından itibaren yurt içinde ve uluslararası alanda koruma sağlamak, daha sonra bu hakları uygulamak ve ticarileştirmek için bir strateji belirlemeniz gerekir. Bir pazara girmek istiyorsanız ve markanızın korumasını en baştan sağlamadıysanız, ürünlerinizi piyasaya sunduğunuzda o hakka halihazırda sahip bir rakiple karşılaşabilirsiniz. Bunun üstesinden gelmek oldukça zordur." ifadelerini kullandı.
Sanz de Acedo, bu nedenle doğru araştırmaların yapılması, gerekli korumaların sağlanması ve ardından pazara girilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Sanz de Acedo, şu ifadeleri kullandı:
"Yönetim kurulunda fikri mülkiyet şampiyonu ya da fikri mülkiyet sahibi olarak nitelendirilebilecek, bu stratejiden sorumlu bir kişi bulunmalı. Fikri mülkiyet stratejisi düzenli olarak gözden geçirilmeli, denetlenmeli ve şirket içindeki her faaliyette olduğu gibi performans göstergelerine sahip olmalı."
"Türkiye'nin güçlü bir fikri mülkiyet ekosistemi var"
Türkiye'nin halihazırda güçlü bir fikri mülkiyet ekosistemine sahip olduğunu belirten Sanz de Acedo, fikri mülkiyetin patent, ticari sır, telif hakkı, marka ve tasarım gibi çok sayıda alanı kapsadığını anlattı. Sanz de Acedo, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Fikri mülkiyet haklarının uygulanması halen bir şekilde sorun teşkil eden alanlardan biri. Sahtecilikten, korsanlıktan söz ediyoruz. Bunun doğrudan yabancı yatırımlar üzerinde çok büyük etkisi var. Yabancı yatırımcıların gelmesi için çok güvenilir ve sağlam bir sisteme sahip olmanız gerekiyor. Türk şirketlerinin de yatırımlarının karşılığını bulacağı güçlü bir ortamda olduklarını hissetmeleri gerekiyor."
Türkiye'nin farklı sektörlerde yenilikçi kapasitesini ortaya koyduğunu ifade eden Sanz de Acedo, "Türkiye giderek daha yenilikçi bir ülke haline geliyor. Bunu insansız hava araçları, teknoloji ve oyun sektöründe görüyoruz. Çok sağlam bir fikri mülkiyet ekosistemi sağlamak büyük önem taşıyor. Bu yalnızca Türkiye'de değil, dünya genelinde politika yapıcıların sorumluluğudur." dedi.
INTA ile Türk Patent ve Marka Kurumu arasında 2024'te imzalanan mutabakat zaptından memnuniyet duyduklarını vurgulayan Sanz de Acedo, iki kurumun yapay zeka ve fikri mülkiyet, fikri mülkiyet teknolojileri ve fikri mülkiyet finansmanı alanlarında yeni çalışmalar geliştirebileceğini dile getirdi.
Sanz de Acedo, "Türkiye artık Meksika, Endonezya veya Polonya ile rekabet etmiyor. Türkiye'deki birçok şirket Avrupalı, ABD'li ve Çinli şirketlerle rekabet ediyor. Bu şirketler fikri mülkiyetin değerini çok iyi anlıyor. Türkiye'deki şirketlerin yapması gereken küçük ama önemli değişim belki de budur." değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zekada insan unsuruna vurgu
Yapay zekanın iş dünyasında yaygın biçimde benimsenmesi gerektiğini belirten Sanz de Acedo, çok sayıda kişinin yapay zekadan söz etmesine rağmen teknolojinin nasıl uygulanacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını söyledi. Sanz de Acedo, "Yapay zekada insan unsuru her zaman var olmalı. Buluş sahipliğinin, eser sahipliğinin, yaratıcılığın ve mülkiyetin tanınması açısından bu çok önemli." diye konuştu.
Türk Patent ve Marka Kurumu ile mahkemeler gibi karar verici yapıların yapay zekadan yararlanması halinde de insan denetiminin gerekli olacağını belirten Sanz de Acedo, "Bir başvurunun ya da mahkeme önündeki bir dosyanın makine tarafından incelenmesi söz konusu olursa, insan gözetiminin bulunması son derece önemlidir." dedi.
Yapay zekanın "deepfake" içeriklerdeki artış bakımından da risk oluşturduğuna dikkati çeken Sanz de Acedo, bu içeriklerin tüketicileri yanıltabileceğini, halk sağlığı ve güvenliği üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini söyledi.
Yapay zekanın etik boyutuna da değinen Sanz de Acedo, "Yapay zeka çok şey sunabilir ve hepimiz büyük avantajlarını görüyoruz. Ancak genç nesli, çalışma hayatına ve iş gücü piyasasına erişimi de unutmamalıyız. Yapay zekanın risklerinden biri, bir nesli piyasadaki fırsatların dışında bırakabilmesidir." ifadelerini kullandı.
Sanz de Acedo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, INTA'nın dünya genelinde 180 ülkede faaliyet gösteren, yaklaşık 6 bin 500 kuruluş, şirket ve hukuk bürosunu bir araya getiren bir yapı olduğunu ifade etti.
Yaklaşık 35 bin profesyonelden oluşan bir topluluğa hizmet verdiklerini kaydeden Sanz de Acedo, "Misyonumuz, marka sahiplerini korumak için daha iyi yasaları teşvik etmek ve tüketicileri de eşit biçimde korumak. Temelde, toplumun yararına olması gereken daha güçlü bir fikri mülkiyet ekosistemini teşvik ediyoruz." diye konuştu.
Türkiye'nin teknoloji, savunma, fintek, inşaat, hazır giyim, moda ve tekstil dahil birçok alanda "olağanüstü şirketlere" sahip olduğunu vurgulayan Sanz de Acedo, ülkenin büyüyen ekonomisine ve şirketlerin üreticilikten küresel ölçekte varlık göstermeye yönelen dönüşümüne dikkati çekti.
"Fikri mülkiyet şirketin değer zincirinin parçası olmalı"
Teknoloji şirketlerinin ürün geliştirme, yatırım ve pazara erişim süreçlerine odaklanırken fikri mülkiyet stratejisini ilk aşamada oluşturması gerektiğine işaret eden Sanz de Acedo, bunun yalnızca ticari markalarla sınırlı olmadığını söyledi.
Patent, telif hakkı, ticari sır ve tasarım haklarının da aynı stratejik yaklaşım içinde ele alınması gerektiğini dile getiren Sanz de Acedo, "Fikri mülkiyet şirketin değer zincirinin parçası olmalı. Bu da en başından itibaren düşünmeniz gerektiği anlamına geliyor. Bu yalnızca ticari markalarla ilgili değil. Patentlerle, telif haklarıyla, ticari sırlarla ilgili. En başından itibaren yurt içinde ve uluslararası alanda koruma sağlamak, daha sonra bu hakları uygulamak ve ticarileştirmek için bir strateji belirlemeniz gerekir. Bir pazara girmek istiyorsanız ve markanızın korumasını en baştan sağlamadıysanız, ürünlerinizi piyasaya sunduğunuzda o hakka halihazırda sahip bir rakiple karşılaşabilirsiniz. Bunun üstesinden gelmek oldukça zordur." ifadelerini kullandı.
Sanz de Acedo, bu nedenle doğru araştırmaların yapılması, gerekli korumaların sağlanması ve ardından pazara girilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Sanz de Acedo, şu ifadeleri kullandı:
"Yönetim kurulunda fikri mülkiyet şampiyonu ya da fikri mülkiyet sahibi olarak nitelendirilebilecek, bu stratejiden sorumlu bir kişi bulunmalı. Fikri mülkiyet stratejisi düzenli olarak gözden geçirilmeli, denetlenmeli ve şirket içindeki her faaliyette olduğu gibi performans göstergelerine sahip olmalı."
"Türkiye'nin güçlü bir fikri mülkiyet ekosistemi var"
Türkiye'nin halihazırda güçlü bir fikri mülkiyet ekosistemine sahip olduğunu belirten Sanz de Acedo, fikri mülkiyetin patent, ticari sır, telif hakkı, marka ve tasarım gibi çok sayıda alanı kapsadığını anlattı. Sanz de Acedo, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Fikri mülkiyet haklarının uygulanması halen bir şekilde sorun teşkil eden alanlardan biri. Sahtecilikten, korsanlıktan söz ediyoruz. Bunun doğrudan yabancı yatırımlar üzerinde çok büyük etkisi var. Yabancı yatırımcıların gelmesi için çok güvenilir ve sağlam bir sisteme sahip olmanız gerekiyor. Türk şirketlerinin de yatırımlarının karşılığını bulacağı güçlü bir ortamda olduklarını hissetmeleri gerekiyor."
Türkiye'nin farklı sektörlerde yenilikçi kapasitesini ortaya koyduğunu ifade eden Sanz de Acedo, "Türkiye giderek daha yenilikçi bir ülke haline geliyor. Bunu insansız hava araçları, teknoloji ve oyun sektöründe görüyoruz. Çok sağlam bir fikri mülkiyet ekosistemi sağlamak büyük önem taşıyor. Bu yalnızca Türkiye'de değil, dünya genelinde politika yapıcıların sorumluluğudur." dedi.
INTA ile Türk Patent ve Marka Kurumu arasında 2024'te imzalanan mutabakat zaptından memnuniyet duyduklarını vurgulayan Sanz de Acedo, iki kurumun yapay zeka ve fikri mülkiyet, fikri mülkiyet teknolojileri ve fikri mülkiyet finansmanı alanlarında yeni çalışmalar geliştirebileceğini dile getirdi.
Sanz de Acedo, "Türkiye artık Meksika, Endonezya veya Polonya ile rekabet etmiyor. Türkiye'deki birçok şirket Avrupalı, ABD'li ve Çinli şirketlerle rekabet ediyor. Bu şirketler fikri mülkiyetin değerini çok iyi anlıyor. Türkiye'deki şirketlerin yapması gereken küçük ama önemli değişim belki de budur." değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zekada insan unsuruna vurgu
Yapay zekanın iş dünyasında yaygın biçimde benimsenmesi gerektiğini belirten Sanz de Acedo, çok sayıda kişinin yapay zekadan söz etmesine rağmen teknolojinin nasıl uygulanacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını söyledi. Sanz de Acedo, "Yapay zekada insan unsuru her zaman var olmalı. Buluş sahipliğinin, eser sahipliğinin, yaratıcılığın ve mülkiyetin tanınması açısından bu çok önemli." diye konuştu.
Türk Patent ve Marka Kurumu ile mahkemeler gibi karar verici yapıların yapay zekadan yararlanması halinde de insan denetiminin gerekli olacağını belirten Sanz de Acedo, "Bir başvurunun ya da mahkeme önündeki bir dosyanın makine tarafından incelenmesi söz konusu olursa, insan gözetiminin bulunması son derece önemlidir." dedi.
Yapay zekanın "deepfake" içeriklerdeki artış bakımından da risk oluşturduğuna dikkati çeken Sanz de Acedo, bu içeriklerin tüketicileri yanıltabileceğini, halk sağlığı ve güvenliği üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini söyledi.
Yapay zekanın etik boyutuna da değinen Sanz de Acedo, "Yapay zeka çok şey sunabilir ve hepimiz büyük avantajlarını görüyoruz. Ancak genç nesli, çalışma hayatına ve iş gücü piyasasına erişimi de unutmamalıyız. Yapay zekanın risklerinden biri, bir nesli piyasadaki fırsatların dışında bırakabilmesidir." ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA / Ekonomi
Yapay Zeka, Teknoloji, Politika, Türkiye, Ekonomi, Dünya, Dünya, Türkiye, Politika, Yapay Zeka, Teknoloji, Ekonomi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA