Türkiye BM üyesi mi? Türkiye Birleşmiş Milletler üyesi mi?

Güncel Haberler

24 Ekim Dünya Birleşmiş Milletler Günü olması nedeniyle gündemde Türkiye BM üyesi mi? sorusu yer alıyor. Vatandaşlar arama motorlarında Türkiye Birleşmiş Milletler üyesi mi? sorusuna yanıt arıyor. Peki, Türkiye BM üyesi mi? Türkiye Birleşmiş Milletler üyesi mi?

Türkiye BM'ye üye mi? sorusu aratılıyor. 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler üyeleri merak ediliyor. 24 Ekim Dünya Birleşmiş Milletler Günü olması nedeniyle gündemde Türkiye BM üyesi mi? sorusu yer alıyor. Peki, Türkiye BM üyesi mi? Türkiye Birleşmiş Milletler üyesi mi? İşte merak edilenler...

TÜRKİYE BM ÜYESİ Mİ?

Birleşmiş Milletler'in 193 üye ülkesi bulunmaktadır. Türkiye, BM'nin kurucu üyelerindendir.

Teşkilatın Tarihi:

İkinci Dünya Savaşı'ndan galip çıkan büyük devletlerin liderliğinde oluşturulan bir dünya örgütü olan Birleşmiş Milletler (BM), 20. yüzyılın ilk yarısında yaşanan savaşların ve barışa yönelik tehditlerin tekrarını önlemek ve uluslararası barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulmuştur.

BM'nin kurucu antlaşması niteliğindeki BM Şartı, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 50 ülke tarafından 26 Haziran 1945 tarihinde San Francisco'da imzalanmıştır. Daha sonra, Polonya'nın da Şart'ı imzalamasıyla, kurucu üye devletlerin sayısı 51'e yükselmiştir. BM Teşkilatı, BM Şartı'nda öngörüldüğü üzere, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) beş daimi üyesi dâhil BM'nin üye devletlerinin çoğunluğunun Şart'ın onay işlemlerini tamamlamalarıyla, 24 Ekim 1945 tarihinde resmen faaliyete geçmiştir. Bu tarihten beri, 24 Ekim her yıl BM Günü olarak kutlanmaktadır.

Birleşmiş Milletler'in ana organları Genel Kurul, Güvenlik Konseyi (BMGK), Ekonomik ve Sosyal Konsey (EKOSOK), Vesayet Konseyi, Uluslararası Adalet Divanı ve BM Sekretaryası'dır.

Türkiye'nin Örgüt'le İlişkileri

Türkiye, kurucu üyelerinden biri olduğu Birleşmiş Milletler'e yönelik pro-aktif bir yaklaşım benimsemekte ve BM gündeminde bulunan tüm konulardaki çalışmalara olabildiğince aktif bir şekilde katkı sağlamaya çalışmakta; farklı grup ve örgütlere üyeliğinden de istifadeyle, gündemdeki konularda yapıcı ve uzlaştırıcı bir rol oynamaya gayret etmektedir.

BM bünyesindeki seçimlerde eşit ve dengeli temsil ilkesinin uygulanması çerçevesinde coğrafi gruplar tesis edilmiş olup, buna göre i) Afrika Ülkeleri, ii) Asya-Pasifik Ülkeleri, iii) Doğu Avrupa Ülkeleri, iv) Latin Amerika ve Karayip Ülkeleri (GRULAC) ve v) Batı Avrupa ve Diğer Ülkeler (WEOG) olmak üzere toplam beş coğrafi grup bulunmaktadır. Türkiye hem WEOG, hem Asya Grubu'nun çalışmalarına katılmakla birlikte, seçimler sözkonusu olduğunda sadece WEOG üyesi olarak addedilmektedir.

Üye devletler, BM bütçesine ekonomik gelişmişlik düzeyleriyle orantılı zorunlu katkı sağlamaktadırlar. Ülkemizin BM zorunlu bütçesine katkı payı 2012 yılında % 0,617 iken, 2013 yılında yüzde 1 seviyesini aşarak BM bütçesinin %1,328'ine ulaşmıştır. Böylelikle Türkiye BM'ye en fazla katkıda bulunan ülkeler arasında 25. sıradan 16. sıraya yükselmiş; bu çerçevede BM'nin etkin şekilde çalışması yönünde faaliyetlerde bulunan ve idari/mali konularda görüş birliği içinde olan ülkelerin katıldığı gayrıresmi bir oluşum niteliği taşıyan Cenevre Grubu'na da Mayıs 2014'te üye olmuştur. 2016-2018 bütçe döneminde ülkemizin BM genel bütçesine katkı payı % 1.018 iken 2019-2021 bütçe döneminde % 1.371 olarak belirlenmiştir.

Türkiye ayrıca, kendisini doğrudan ilgilendirmese de, diğer üye ülkelerin önem atfettikleri birçok konuda da aktif ve görünür bir tutum izlemekte; bu ülkelerin gündemlerindeki sorunlara da eğilmektedir.

BM'ye her forumda ve her vesileyle katkıda bulunma arzusunda olan Türkiye, bir yandan uluslararası barış, güvenlik, istikrar ve refaha katkılarını artırmak, diğer yandan insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi temel ilke ve değerlerin güçlendirilmesine yönelik çabalarını daha da ilerletmek için kararlıdır.

Uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması ve korunmasında en önemli çok taraflı forum olma özelliğini koruyan BM Güvenlik Konseyi'ne 2009-2010 dönemi geçici üyeliği, Türkiye'ye BM içinde ve uluslararası alanda ilave imkânlar kazandırmıştır. BM Şartı'ndaki ilke ve hedeflerin her zaman en kuvvetli savunucularından biri olan ve uluslararası sorunların çok taraflı işbirliği yoluyla çözümünü destekleyen Türkiye, 1951-1952 ve 1954-1955 dönemlerinin ardından 1961 yılında yaptığı geçici üyelikten yaklaşık yarım yüzyıllık aradan sonra gerçekleşen BMGK geçici üyeliği sırasında, uluslararası alanda hem boyut, hem içerik olarak giderek zenginlik kazanan dış politika profiliyle BMGK çalışmalarına katılmış, birçoğu esasen gündelik olarak kendi gündeminde bulunan konularda elinden gelen katkıyı yapmaya gayret göstermiştir.