Adalet Ağaoğlu vefatının 6. yılında anılıyor

Güncel Haberler

Türk edebiyatının usta ismi Adalet Ağaoğlu, modern anlatım teknikleriyle çağdaş edebiyata önemli katkılar sağladı. Ölmeye Yatmak, Fikrimin İnce Gülü, Bir Düğün Gecesi gibi eserlerin yazarı, 14 Temmuz 2020'de hayatını kaybetti.

"Ölmeye Yatmak", "Fikrimin İnce Gülü", "Bir Düğün Gecesi", "Ruh Üşümesi" ve "Üç Beş Kişi"nin de aralarında bulunduğu çok sayıda unutulmaz esere imza atan Adalet Ağaoğlu'nun vefatının üzerinden 6 yıl geçti.
Türk romanında modern anlatım tekniklerini başarıyla kullanan yazarlar arasında gösterilen Ağaoğlu, bilinç akışı, iç monolog ve çok katmanlı zaman kurgusuyla çağdaş Türk edebiyatına önemli katkılarda bulundu.
Kumaş tüccarı, hafız Mustafa Sümer ile İsmet Sümer'in kızı Ağaoğlu, 23 Ekim 1929'da Ankara'nın Nallıhan ilçesinde dünyaya geldi. Nüfus cüzdanında asıl adı Fatma İnayet olan yazar, üniversite yıllarında mahkeme kararıyla adını Adalet olarak değiştirdi.
Ağaoğlu, yazılarını evlenmeden önce Adalet Sümer, evlendikten sonra da bir süre Adalet Sümer Ağaoğlu adlarıyla kaleme aldı, ayrıca Parker Quinck, Remüs Telada takma adlarını kullandı.
İlkokulu Nallıhan'da tamamlayan Ağaoğlu, ilk yazı ve şiirlerini Ankara Kız Lisesinde okurken yazdı.
Yazıyla ilişkisini "arkadaşlık" olarak tanımlayan usta edebiyatçı, bir röportajında ailesi ile ilgili şu bilgileri vermişti:
"Babam Osmanlı'nın aydın bir adamıydı. Kumaş tüccarıydı. Sayesinde İstanbul'u 4 yaşında tanıdım. 1933 yılında kız çocuklarını okula gönderme kanunu çıkmasaydı ne olacaktı? Nüfus kağıdım bile yoktu. Dindar olan babamın sesi çok güzelmiş. Hatim indirirmiş. Hafız kendisi. Sırf ben ortaokulu okuyayım diye, benim için Ankara'ya taşındı. Okuyabildim ve fakülteyi bitirdim Ankara'da. Batılılık o kadar ciğerime işlemiş ki… Hafız demeye neden utanıyorum? Halbuki sanatkar. 'Sinekli Bakkal'ın Rabia'sı gibi. Annemin soyu Saraybosna'dan gelme. Kasabada tüccar olan babamla nasıl buluştular da evlendiler? Bambaşka iki kültürün içinde büyümüşler. Kardeşim Ayhan hep der ki, 'Adalet, bir aile romanı yazmadın.' Değişik bir şey vardı bizde. İki ayrı kültür yan yana, barış içinde."
Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri kaleme aldı
Adalet Ağaoğlu, liseyi bitirdiği 1946'dan 1947'e kadar Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri kaleme aldı.
Kaynak dergisinde "Gölgeler" adlı ilk şiiri 1948'de yayımlanan yazar, aynı dergide 1950'ye kadar şiirlerini okuyucuyla buluşturdu.
Usta yazar, verdiği bir röportajda edebiyata başlama hikayesini şu sözlerle aktarmıştı:
"Çok genç yaşımda şiirle başladım. Hatta Nurullah Ataç'ın da jürisinde bulunduğu üniversite gençleri arası bir şiir yarışmasında birinci seçilmiştim. Bu beni epey şaşırttı, aynı zamanda çok da korkuttu. Çünkü şiir kolay bir iş değil, ona o yaşta ne kadar hazırlıklı olduğumu bilemiyordum. Ama büyük bir aşk ile bunu bir süre sürdürdüm."
Ağaoğlu, 1950'de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.
Şiirin yanı sıra tiyatro oyunlarına yönelen Ağaoğlu, Ankara Radyosunda göreve başladığı 1951'de, ilk radyo oyunu "Aşk Şarkısı"nı yazdı. Radyoda bir süre dramaturg olarak çalışan yazar, daha sonra Radyo Tiyatrosu Müdürü oldu.
Başarılı yazar, 1961'de tiyatro oyuncusu ve yönetmen arkadaşları Kartal Tibet, Üner İlsever, Çetin Köroğlu ve Nur Sabuncu ile Ankara'nın ilk özel tiyatrosu "Meydan Sahnesi"ni kurdu, ayrıca Meydan Sahne Dergisi'ni çıkardı.
Usta edebiyatçı, Sevim Uzungören ile kaleme aldığı "Bir Piyes Yazalım" eserinin Ankara'da sahnelenmeye başladığı 1953'te, tiyatro konusundaki görgü ve bilgisini artırmak üzere Paris'e gitti.
Mühendis Halim Ağaoğlu ile Adalet Ağaoğlu 1954'te evlendi.
1971'e kadar TRT'de çalıştı
Ağaoğlu'nun, yaşadığı çevreden edindiği gözlemler üzerine kurduğu "Evcilik Oyunu" eseri 1963-1964 sezonunda Ankara'da sahnelendi.
Usta kalem, New York'ta 1969'da yayımlanan "The Reader's Encyclopedia of World Drama" adlı tiyatro ansiklopedisinde dünya tiyatro yazarları arasında anıldı. Yazarın "Yaşamak" oyunu, Fransız ve Alman radyolarında yayımlandı.
TRT'nin kurulmasının ardından program uzmanı ve daire başkanlığı görevlerinde bulunan yazar, 1971'e kadar TRT'de çalıştı.
Yazdığı oyunlarla 1960 ve 1970'li yılların önde gelen oyun yazarlarından biri olan Ağaoğlu'nun eserleri, Almanca, Slovakça, İngilizce, Hollandaca ve Bulgarcaya çevrildi.
Kaleme aldığı oyunlarda, toplumun sorunlarına, güncel gelişmelere duyarlı bir tavır sergileyen Ağaoğlu, 1970'lerden itibaren roman ve hikaye yazarlığına yöneldi. "Ölmeye Yatmak" adlı ilk romanını 1973'te, "Yüksek Gerilim" adlı ilk hikaye kitabını ise 1974'te okuyucunun beğenisine sundu.
"Dar Zamanlar" alt başlığıyla yayımlanan "Ölmeye Yatmak", "Bir Düğün Gecesi" ve "Hayır..." adlı üç eserinde, zamanı yazdığı romanların en önemli figürü haline getiren yazar, çağdaş Türk romanında "zaman ustası" olarak değerlendirildi.
"Fikrimin İnce Gülü" romanı, "Sarı Mercedes" adıyla 1993'te sinemaya uyarlandı
Usta edebiyatçı, romanlarında genellikle aydınların sorunlarını ve ilişkilerini ele alırken, "Ölmeye Yatmak"ta, Cumhuriyet döneminin egemen ideolojisini, toplumsal kesimler üzerindeki etkilerini ve tutarsızlıklarını işledi.
Yaklaşık 20 yıl roman, hikaye ve denemeler yazan Ağaoğlu, 1991'de "Çok Uzak Fazla Yakın" adlı eseriyle oyun yazarlığına dönüş yaptı.
Yazarın, "Fikrimin İnce Gülü" romanı, "Sarı Mercedes" adıyla 1993'te Tunç Okan tarafından filme uyarlandı.
1996'da parkta otururken bir arabanın kendisine çarpması sonucu ağır yaralanan Ağaoğlu, Türkiye'de ve yurt dışında uzun bir tedavi dönemi geçirdikten sonra sağlığına kavuştu.
Ödülleri
Uluslararası alanda da takdir gören Ağaoğlu, 2005'te Fransız Hükümeti tarafından verilen "Sanat ve Edebiyat Nişanı (Ordre des Arts et des Lettres)" ile ödüllendirildi.
"Üç Oyun" eseriyle 1974'te TDK Tiyatro Ödülü'nü alan Ağaoğlu, "Yüksek Gerilim" ile 1975'te Sait Faik Hikaye Armağanı'nı, "Bir Düğün Gecesi" ile 1979'da Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'nü, 1980'de Orhan Kemal Roman Armağanı'nı ve Madaralı Roman Ödülü'nü kazandı.
Başarılı yazar, "Çok Uzak Fazla Yakın" ile 1992'de Türkiye İş Bankası Edebiyat Büyük Ödülü'nü, 1995'te Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nü, "Romantik Bir Viyana Yazı" ile 1996'da Aydın Doğan Vakfı Edebiyat Ödülü'nü, 1999'da ise Aziz Nesin Ödülü'nü aldı.
Ağaoğlu'nun "Bir Düğün Gecesi" romanı, yayımlandığı dönemde Yunus Nadi Roman Armağanı değerlendirmelerinde de tartışmalara konu oldu.
Usta kalem, 14 Temmuz 2020'de vefat etti ve cenazesi Cebeci Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Ağaoğlu'nun Boğaziçi Üniversitesine bağışladığı kişisel arşivi, üniversitenin kütüphanesinde yazarın kontrolünde tasarlanan bir odada muhafaza ediliyor.
Bu odada yazarın masası, daktilosu, ödülleri, plakları gibi özel eşyalarının yanı sıra eşi Halim Ağaoğlu ve arkadaşları Halil Ergün, Yalçın Küçük, Haldun Taner, Tunç Yalman, Hulki Aktunç, İlhami Soysal, Pirko-Asaf Çiğiltepe, Faruk Ulay ile yazışmaları dosyalanmış şekilde bulunuyor. Aynı zamanda yazarın 1996'da geçirdiği trafik kazası sonrası belgeleri ve kendisine gönderilen mektuplar da bir dosya içerisinde yer alıyor.
Roman, öykü, tiyatro, deneme, anı, eleştiri ve çeviri alanlarında çok sayıda eser kaleme alan Ağaoğlu, "Ölmeye Yatmak", "Fikrimin İnce Gülü", "Bir Düğün Gecesi", "Ruh Üşümesi", "Üç Beş Kişi", "Yüksek Gerilim", "Geçerken", "Çok Uzak Fazla Yakın" ve "Damla Damla Günler"in de aralarında bulunduğu çok sayıda eseri Türk edebiyatına kazandırdı.