Vatandaştan enflasyon isyanı: 'Hissedilen enflasyon yüzde 60'

Güncel Haberler

TÜİK mayıs ayı enflasyonunu yıllık %32,61 olarak duyururken, vatandaşlar resmi verilerin günlük hayattaki fiyat artışlarını yansıtmadığını belirterek hissedilen enflasyonun çok daha yüksek olduğunu ifade etti.

Haber : Berfin BAYSAN - Kamera: Kerim UĞUR

(İZMİR) - TÜİK, mayıs ayı enflasyon yüzde 1,71, yıllık enflasyonu yüzde 32,61 olarak duyurdu. Vatandaşlar ise resmi verilerin günlük hayattaki fiyat artışlarını yansıtmadığını belirterek, hissedilen enflasyonun çok daha yüksek olduğunu ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı mayıs ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. TÜİK'in açıkladığı verilere göre ise TÜFE, mayısta aylık bazda yüzde 1,71 artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 32,61 olarak kaydedildi.

Öte yandan bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise TÜFE, mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artarken, yıllık enflasyon yüzde 53,13 olarak gerçekleşti.

ANKA Haber Ajansı'na konuşan vatandaşlar, açıklanan resmi verilerin günlük yaşamda karşılaştıkları fiyat artışlarını yansıtmadığını ifade etti. Vatandaşlar, özellikle gıda, kira ve temel tüketim ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarının bütçelerini zorladığını belirterek, hissedilen enflasyonun açıklanan oranların üzerinde olduğunu kaydetti.

Ali Reşat Öztürk, açıklanan verilerin gerçeği yansıtmadığını düşündüğünü belirterek, "Gerçek enflasyon yüzde yüzün üzerindedir. Bunun başka izahı yoktur, siyasidir. Başka bunun açıklaması yoktur. Siyasi sebeten kaynaklanıyor. Halka yan atma, provoke etme o şekilde" dedi.

"BU HÜKÜMET DÜŞERSE, ENFLASYON DÜŞER"

Ali Babacan ise "Demek ki saraya çok para lazım. Saraya para lazım olduğu zaman emekliye, vatandaşa para kalmıyor. Yapacak bir şey yok. Aslında yapacak şey var da bu partilere oy verenleri Allah alıp toptan götürse, geri kalanı da huzur içinde yaşar beslenir. Ne diyeyim? Enflasyon yüzde yüz. Alışverişe gidince ben bir baba olarak alışverişe gittiğimde pazarda görüyorum. ya da üzerime bir kıyafet aldığımda fiyatı görüyorum. Görmemek mümkün mü? Mümkün değil. Onun için Allah herkesin yardımcısı olsun. Enflasyon düşer, bu hükümet düşerse" diye konuştu.

"HİSSEDİLEN ENFLASYON YÜZDE 60"

Emekli olduğunu belirten Ali Nadir, "Son iki aydır açıklanan rakamlar belki tatmine yakın ama genelde açıklanan rakamlardan memnun değiliz. Ben bir emekliyim. Aldığım ücretten memnun değilim. Harcamalarımı yaptığımda, arzu ettiklerimi alamamaktan memnun değilim. Dolayısıyla, yani bir memnuniyetsizlik var. Başımızdaki büyüklerimizin bunları dikkate alacağını tahmin ederek bekliyoruz. İnşallah gerçekleşeceği bir gün yakın olur. Bence hissedilen enflasyon yüzde 60 civarında. Ben çünkü bu işin tahsilini yapmış bir kişiyim. Pazar ortamını da devamlı takip ediyorum. Dolayısıyla benim hissettiğim bireysel enflasyonum yüzde 60. Başkalarını bilmiyorum ama ben bunu yaşıyorum" şeklinde konuştu.

Bir başka vatandaş ise, "Hiç inandırıcı gelmiyor ama yapılacak bir şey yok. Bir şey de diyemiyorsun. Vallahi paranın hiç kıymeti yok. Bir sürü para. Bir tomar parayla gidiyorsun, bir avuç parayla yuvalanıyor. O durum ortada. İnsanlar öyle bir şey ki; birinci sınıf, ikinci sınıf, üçüncü sınıf çok farklı. Kimisine bin yetmiyor, kimisi bir lirayal kanaat getirecek. Başka bir şey diyemeyeceğim. Düşeceğini kimse beklemiyor ki. Sürpriz olur" diye konuştu.

"HER ŞEY ÇOK KÖTÜYE GİDİYOR. İYİ OLAN HİÇBİR ŞEY YOK"

Gönül Deniz de ekonomik koşulların giderek ağırlaştığını, özellikle çiftçilerin ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı zorluklara değindi. Deniz, "Vallahi bizim hiçbir beklentimiz yok. Her şey çok kötüye gidiyor. İyi olan hiçbir şey yok. Ülke battıkça batıyor. Aynen yüzde 100. Yani oldukça battı, battı, battı. Başka hiçbir şey yok. Vallahi hükümet değişmesi lazım. Yoksa olmaz bu. Değişim lazım. Her şey kötüye gidiyor. İyi olan hiçbir şey yok. Çiftçiler mesela, sattığımız ürünler para yetmiyor. Market ürünleri çok yüksek. Çiftçiler zararda. Mutfak alışverişi yapmak çok zor, çok. Eskiden mesela 100 lirayla her şeyi alırdın. Şimdi bin lirayla hiçbir şey alamıyorsun. Hiçbir şey" ifadelerini kullandı.

"GEÇİNMEK ÇOK ZOR"

Emekli makine mühendisi olduğunu belirten Mehmet Ergün, "Elbette TÜİK'in hesaplama yöntemi farklı. Halkın alım gücü farklı. O bakımdan yani ne söylesek hemen hemen boş. Çünkü TÜİK'in verileri devlet işlerinde kullanacak. Bir yerinde biz kendi cebimizden arayacağız. Alışveriş yaparken zorlanmamak mümkün değil tabii. Bu hiç kimse için de mümkün değil. Yani maalesef her gün değiştiriyorlar etiketleri" dedi.

Emekli diş hekimi Yasemin Ergül ise, "Fiyat artışlarına maaşımız yetişmiyor. Pazardaki diyelim veya marketteki fiyat artışlarına yetişmenin imkanı yok artık. Takip edemez hale geldik. Bize yapılan, özellikle emeklilere yapılan maaş zamları hiçbir zaman yeterli olmuyor. Yani bir kere her evde mutlaka iki tane emekli olması lazım. Yani iki maaş girmesi lazım eve en azından. Yoksa hakikaten çok zor. Geçinmek çok çok zor ki hep idareli yaşayan insanlarız. Hep idare ederek. Ekstra lükslerimiz hiçbir zaman olmadı, bundan sonra da olmayacak herhalde. Böyle hoş değil yani. Mutlu değiliz yani bu açıdan" ifadesini kullandı.