TBMM Genel Kurulunda 6 Şubat depremlerinin 3. yılı için özel görüşme
MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, "Afetlere hazırlık bir tercih değil, zorunluluktur.
MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, "Afetlere hazırlık bir tercih değil, zorunluluktur. Güvenli şehirler, güçlü toplumlar ve sürdürülebilir kalkınma için deprem riskini azaltmak zorundayız. Bu sorumluluk yalnızca bugünün değil, geleceğin Türkiye'sini de şekillendirecektir." dedi.
Ersoy, TBMM Genel Kurulunda 6 Şubat depremlerinin 3. yılı için yapılan özel görüşmede, MHP Grubu adına konuştu.
Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin sadece binaları, yolları, köprüleri sarsmadığıını belirten Ersoy, depremin ayrıca insanların gönüllerini, hayallerini, geleceğini de sarstığını belirtti.
Deprem sonrası milletin "asrın birlikteliği"ni gösterdiğini ifade eden Ersoy, bu birlikteliği daha da pekiştireceklerini söyledi.
Depremin ilk gününden itibaren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin talimatıyla kendisinin de deprem bölgesinde görevlendirilen heyette yer aldığını hatırlatan Ersoy, Adana başta olmak üzere 11 ili içeren deprem bölgesinde gördüklerini anlattı.
Afetlerin yalnızca fiziksel yıkıma neden olmayacağına, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve psikolojik etkiler de yaratacağına işaret eden Ersoy, şöyle konuştu:
"Afet sonrası milyonlarca vatandaşımız evsiz kalmakta, işini kaybetmekte ve sosyal yaşamdan kopmaktadır. Bu nedenle afet sonrası süreç, yalnızca konut inşasıyla sınırlı kalmamalıdır. Sosyal destek programları, istihdam projeleri ve psikolojik destek hizmetleri, toplumun yeniden ayağa kalkması için hayati öneme sahiptir. Afet sonrası psikososyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Travma yaşayan bireylerin uzun vadeli destek programlarına erişimi sağlanmalıdır. Çünkü toplumun iyileşmesi, bireylerin iyileşmesiyle mümkündür. Afetlerin ekonomik etkileri son derece büyüktür. Konut, sanayi, ticaret, eğitim, sağlık ve altyapı sektörlerinde oluşan zararlar, yalnızca bölgesel değil, ulusal ekonomik dengeleri de etkilemektedir. Afetlere hazırlık için yapılan yatırımlar, aslında geleceğe yapılan en önemli yatırımlardır. Güçlü altyapı sistemleri, dayanıklı ulaşım ağları ve güvenli enerji hatları, afet riskini azaltmanın temel unsurlarıdır."
"Belediyelerin risk azaltma çalışmalarına aktif katılımı sağlanmalı"
MHP Adana Milletvekili Ersoy, afet yönetiminin çok paydaşlı bir süreç olduğunu belirterek, merkezi yönetim, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların, bu sürecin ayrılmaz parçaları olduğunu vurguladı. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin, afet yönetiminde başarıyı artıracağına dikkati çeken Ersoy, "Yerel yönetimlerin afet yönetim kapasitesi artırılmalı, belediyelerin risk azaltma çalışmalarına aktif katılımı sağlanmalıdır. Çünkü afetlere ilk müdahale çoğu zaman yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilmektedir." dedi.
Afetlere hazırlığın toplumsal bilinçle başlayacağını dile getiren Ersoy, afet bilincinin küçük yaşlardan itibaren eğitim sistemine entegre edilmesini, okullarda afet eğitimlerinin yaygınlaştırılmasını ve öğrencilerin acil durum seneryolarına hazırlıklı hale getirilmesini istedi.
Vatandaşların bireysel afet planları oluşturmasının teşvik edilmesi gerektiğine işaret eden Ersoy, şunları kaydetti:
"Ailelerin acil durum çantaları hazırlaması, toplanma alanlarını bilmesi ve afet anında doğru davranışları öğrenmesi, can kayıplarını önemli ölçüde azaltacaktır. Teknolojik gelişmeler, afet yönetiminde önemli fırsatlar sunmaktadır. Erken uyarı sistemleri, yapı sağlığı izleme teknolojileri ve afet bilgi sistemleri, risklerin önceden tespit edilmesini sağlamaktadır. Bu sistemlerin yaygınlaştırılması, afetlere müdahale sürecini hızlandıracaktır. Afet yönetiminde veri temelli karar alma süreçleri geliştirilmelidir. Büyük veri analizi, yapay zeka ve coğrafi bilgi sistemleri, afet risklerinin doğru şekilde analiz edilmesini sağlayacaktır. Deprem gerçeği karşısında milletimiz güçlü bir dayanışma örneği sergilemiştir. Bu dayanışma ruhu, afet sonrası sürecin en büyük gücü olmuştur. Bu dayanışma kültürünü kurumsal politikalarla desteklemek zorundayız.
Afet gönüllülüğü sisteminin güçlendirilmesi, sivil toplum kuruluşlarının afet yönetiminde aktif rol alması ve vatandaşların bu süreçlere katılımının artırılması, afetlere karşı toplumsal direnci güçlendirecektir. Deprem güvenliği yalnızca teknik bir konu değildir. Aynı zamanda bir insan hakkıdır. Vatandaşlarımızın güvenli konutlarda yaşaması, güvenli okullarda eğitim alması ve güvenli hastanelerde sağlık hizmeti görmesi devletin sorumlulukları arasındadır. Gelecek nesillere güvenli şehirler bırakmak, tarih önünde taşıdığımız en büyük sorumluluktur. Bugün alınacak kararlar, yarının şehirlerini şekillendirecektir."
"Güvenli şehirler inşa etmek, vatandaşlarımızın hayatını korumanın en önemli yolu"
MHP'li Ersoy, depremlerin her zaman aynı gerçeği hatırlattığını kaydederek, doğa ile mücadele edilemeyeceğini ancak doğaya karşı hazırlıklı olunabileceğini söyledi.
Bilimsel veriler ışığında hareket eden, riskleri önceden tespit eden ve güçlü şehirler inşa eden toplumların afetleri felakete dönüşmeden yönetebildiğini vurgulayan Ersoy, "Afetlere hazırlık bir tercih değil, zorunluluktur. Güvenli şehirler, güçlü toplumlar ve sürdürülebilir kalkınma için deprem riskini azaltmak zorundayız. Bu sorumluluk yalnızca bugünün değil, geleceğin Türkiye'sini de şekillendirecektir. Unutulmamalıdır ki depremler değil, ihmal öldürür. Güvenli şehirler inşa etmek, vatandaşlarımızın hayatını korumanın en önemli yoludur. Bu doğrultuda atılacak her adım, milletimizin geleceğini güvence altına alacaktır." diye konuştu.
Devletin, bu büyük acıyı yaşayan vatandaşların bir an önce normal yaşama dönmesi için harekete geçtiğini ifade eden Ersoy, bu kapsamda 11 ilde yapılan çalışmaları anlattı.
Bu zor sürecin tüm dünyaya örnek olacak şekilde milli birlik ve beraberlik bilinciyle aşılmaya çalışıldığını ifade eden Ersoy, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşları rahmetle anarak, yakınlarına sabır diledi.
Ersoy, TBMM Genel Kurulunda 6 Şubat depremlerinin 3. yılı için yapılan özel görüşmede, MHP Grubu adına konuştu.
Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin sadece binaları, yolları, köprüleri sarsmadığıını belirten Ersoy, depremin ayrıca insanların gönüllerini, hayallerini, geleceğini de sarstığını belirtti.
Deprem sonrası milletin "asrın birlikteliği"ni gösterdiğini ifade eden Ersoy, bu birlikteliği daha da pekiştireceklerini söyledi.
Depremin ilk gününden itibaren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin talimatıyla kendisinin de deprem bölgesinde görevlendirilen heyette yer aldığını hatırlatan Ersoy, Adana başta olmak üzere 11 ili içeren deprem bölgesinde gördüklerini anlattı.
Afetlerin yalnızca fiziksel yıkıma neden olmayacağına, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve psikolojik etkiler de yaratacağına işaret eden Ersoy, şöyle konuştu:
"Afet sonrası milyonlarca vatandaşımız evsiz kalmakta, işini kaybetmekte ve sosyal yaşamdan kopmaktadır. Bu nedenle afet sonrası süreç, yalnızca konut inşasıyla sınırlı kalmamalıdır. Sosyal destek programları, istihdam projeleri ve psikolojik destek hizmetleri, toplumun yeniden ayağa kalkması için hayati öneme sahiptir. Afet sonrası psikososyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Travma yaşayan bireylerin uzun vadeli destek programlarına erişimi sağlanmalıdır. Çünkü toplumun iyileşmesi, bireylerin iyileşmesiyle mümkündür. Afetlerin ekonomik etkileri son derece büyüktür. Konut, sanayi, ticaret, eğitim, sağlık ve altyapı sektörlerinde oluşan zararlar, yalnızca bölgesel değil, ulusal ekonomik dengeleri de etkilemektedir. Afetlere hazırlık için yapılan yatırımlar, aslında geleceğe yapılan en önemli yatırımlardır. Güçlü altyapı sistemleri, dayanıklı ulaşım ağları ve güvenli enerji hatları, afet riskini azaltmanın temel unsurlarıdır."
"Belediyelerin risk azaltma çalışmalarına aktif katılımı sağlanmalı"
MHP Adana Milletvekili Ersoy, afet yönetiminin çok paydaşlı bir süreç olduğunu belirterek, merkezi yönetim, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların, bu sürecin ayrılmaz parçaları olduğunu vurguladı. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin, afet yönetiminde başarıyı artıracağına dikkati çeken Ersoy, "Yerel yönetimlerin afet yönetim kapasitesi artırılmalı, belediyelerin risk azaltma çalışmalarına aktif katılımı sağlanmalıdır. Çünkü afetlere ilk müdahale çoğu zaman yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilmektedir." dedi.
Afetlere hazırlığın toplumsal bilinçle başlayacağını dile getiren Ersoy, afet bilincinin küçük yaşlardan itibaren eğitim sistemine entegre edilmesini, okullarda afet eğitimlerinin yaygınlaştırılmasını ve öğrencilerin acil durum seneryolarına hazırlıklı hale getirilmesini istedi.
Vatandaşların bireysel afet planları oluşturmasının teşvik edilmesi gerektiğine işaret eden Ersoy, şunları kaydetti:
"Ailelerin acil durum çantaları hazırlaması, toplanma alanlarını bilmesi ve afet anında doğru davranışları öğrenmesi, can kayıplarını önemli ölçüde azaltacaktır. Teknolojik gelişmeler, afet yönetiminde önemli fırsatlar sunmaktadır. Erken uyarı sistemleri, yapı sağlığı izleme teknolojileri ve afet bilgi sistemleri, risklerin önceden tespit edilmesini sağlamaktadır. Bu sistemlerin yaygınlaştırılması, afetlere müdahale sürecini hızlandıracaktır. Afet yönetiminde veri temelli karar alma süreçleri geliştirilmelidir. Büyük veri analizi, yapay zeka ve coğrafi bilgi sistemleri, afet risklerinin doğru şekilde analiz edilmesini sağlayacaktır. Deprem gerçeği karşısında milletimiz güçlü bir dayanışma örneği sergilemiştir. Bu dayanışma ruhu, afet sonrası sürecin en büyük gücü olmuştur. Bu dayanışma kültürünü kurumsal politikalarla desteklemek zorundayız.
Afet gönüllülüğü sisteminin güçlendirilmesi, sivil toplum kuruluşlarının afet yönetiminde aktif rol alması ve vatandaşların bu süreçlere katılımının artırılması, afetlere karşı toplumsal direnci güçlendirecektir. Deprem güvenliği yalnızca teknik bir konu değildir. Aynı zamanda bir insan hakkıdır. Vatandaşlarımızın güvenli konutlarda yaşaması, güvenli okullarda eğitim alması ve güvenli hastanelerde sağlık hizmeti görmesi devletin sorumlulukları arasındadır. Gelecek nesillere güvenli şehirler bırakmak, tarih önünde taşıdığımız en büyük sorumluluktur. Bugün alınacak kararlar, yarının şehirlerini şekillendirecektir."
"Güvenli şehirler inşa etmek, vatandaşlarımızın hayatını korumanın en önemli yolu"
MHP'li Ersoy, depremlerin her zaman aynı gerçeği hatırlattığını kaydederek, doğa ile mücadele edilemeyeceğini ancak doğaya karşı hazırlıklı olunabileceğini söyledi.
Bilimsel veriler ışığında hareket eden, riskleri önceden tespit eden ve güçlü şehirler inşa eden toplumların afetleri felakete dönüşmeden yönetebildiğini vurgulayan Ersoy, "Afetlere hazırlık bir tercih değil, zorunluluktur. Güvenli şehirler, güçlü toplumlar ve sürdürülebilir kalkınma için deprem riskini azaltmak zorundayız. Bu sorumluluk yalnızca bugünün değil, geleceğin Türkiye'sini de şekillendirecektir. Unutulmamalıdır ki depremler değil, ihmal öldürür. Güvenli şehirler inşa etmek, vatandaşlarımızın hayatını korumanın en önemli yoludur. Bu doğrultuda atılacak her adım, milletimizin geleceğini güvence altına alacaktır." diye konuştu.
Devletin, bu büyük acıyı yaşayan vatandaşların bir an önce normal yaşama dönmesi için harekete geçtiğini ifade eden Ersoy, bu kapsamda 11 ilde yapılan çalışmaları anlattı.
Bu zor sürecin tüm dünyaya örnek olacak şekilde milli birlik ve beraberlik bilinciyle aşılmaya çalışıldığını ifade eden Ersoy, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşları rahmetle anarak, yakınlarına sabır diledi.
Kaynak: AA / Politika
Ayşe Sibel Ersoy, Milletvekili, Politika, Ekonomi, Adana, Çevre, Adana, Milletvekili, Ayşe Sibel Ersoy, TBMM, Çevre, Ekonomi, Politika, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA