TBMM Başkanı Çiçek Makedonya'da
Alp Özden - TBMM Başkanı Cemil Çiçek, zenginleşen ve güçlenen bir Türkiye ve Balkanlar'ın dünya barışının da teminatı olduğunu söyledi.
Alp Özden - TBMM Başkanı Cemil Çiçek, zenginleşen ve güçlenen bir Türkiye ve Balkanlar'ın dünya barışının da teminatı olduğunu söyledi. Çiçek, Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı (TÜRKSAV) tarafından Makedonya Bilimler ve Sanatlar Akademisi'nde düzenlenen "16. Türk Dünyasına Hizmet Ödülleri" törenine katıldı. Çiçek, burada yaptığı konuşmada, bu tür törenlerin düşünen, yazan ve sosyal hayata değer katan kültür dünyasının değerli isimleriyle bir araya gelme fırsatı yarattığını ifade etti. Türk milletinin tarihinin geniş bir coğrafyada yazıldığını belirten Çiçek, "Kültür atlasımızın son derece zengin bir hikayesi vardır. Asya'dan Anadolu'ya, oradan Avrupa'ya uzanan bu tarih yolculuğunda çok farklı etnik gruplar, kültürler ve medeniyetlerle temasımız olmuştur. Bu temasların etkileri, dilimizdeki kelimelerden, halı ve kilimlerimizdeki desenlere, mimari eserlerimizden mezar taşlarına kadar çok geniş bir alanda görmek mümkündür" dedi. Üsküp'ten başlamak üzere, Balkanlar'ın her tarafında bu etkilerin görüleceğini dile getiren Çiçek, şunları söyledi: "600 yıllık beraberliğin izleri buralarda hala yaşamaktadır. Genelde Balkanlar, özelde de Makedonya, bize hiç yabancı değildir. Anadolu Türklerinin Rumeli diye sevdiği Balkanlar'ın, Türk tarihinde ve insanlık tarihinde önemli bir yeri vardır. Türkler, İstanbul'dan önce Rumeli ile tanışmışlardır. O nedenle, her karışında bizden bir acı ve tatlı hatıra saklı olan Balkanları, Türk dünyasından ayrı göremeyiz. Bizim Balkanlarla olan ilişkimiz, coğrafi komşuluk ilişkisi değil, akrabalık ilişkisidir. Dil, din, kültür, etnik köken farkı gözetmeksizin 600 yıl burada yaşadığımız bu toprakları, Anadolu kadar yakın hissederiz. Çünkü, Balkanlar adeta evimiz gibidir. Türk milletinin tarihteki en uzun ömürlü devleti olan Osmanlı, Balkanlar'da büyümüş ve büyüdüğü yerde de dağılmıştır. Osmanlı'nın dağılışı aynı zamanda Balkan coğrafyasından çekilişimize denk gelmiştir. Türklerin Balkanlar'dan ayrılışı da son derece hazin olmuştur. Bu yıl da o ayrılığın yüzüncü yılıdır. Türklerin Balkanlar'dan ayrıldığı yıllar, aynı zaman etnik fanatizmin yükseldiği yıllardır. Bu fanatizm 600 yıllık barışı sona erdirmiştir. Farklılıklar, ötekileştirmenin nedeni olarak görülmüştür. 100 yıl önce insanlığı başına bela olan etnik fanatizm maalesef 20. yüzyılın son çeyreğinde yine hortlamış ve insani bir körleşmeye yol açmıştır. Bu yüzden özellikle Bosnalı ve Kosovalı kardeşlerimiz büyük acılar yaşamışlardır." -bal ve kan- Yaşanan acıların tekrar etmemesi için herkesin gerekli dersleri çıkarmış olmasını temenni eden Çiçek, "Bu topraklar tezatların yaşandığı yerdir. Makedonya'lı şair İlhami Emin, Balkanlar'ı anlatırken bal ve kan diye anlatmıştır. Balkanlar'da gün gelir bal gibi hayat sürülür, gün gelir kan deryasında yüzülür. Yüzyıllarca kilise ile caminin yan yana saf tuttuğu coğrafyada, belli dönemlerde toplumlar geleceklerini birbirlerini boğazlamakta aramışlardır" dedi. Bu etnik ve ideolojik bağnazlığın, toplumsal körleşmeyi de beraberinde getirdiğini anlatan Çiçek, "Tarih, hepimiz için derslerle doludur. Geçmişte meydana gelen acıların bir daha yaşanmaması ve yaşanan acılardan dersler çıkartılması en büyük temennimizdir" diye konuştu. Çıkartılacak dersler konusunda Türk-Balkan ülkeleri aydınlarının birlikte çalışabileceklerini dile getiren TBMM Başkanı Çiçek, "Bugünün sorunlarını kendi kaynağından beslenerek analiz edecek aydınlarımız, geleceğe yön verecek, toplumlara ışık tutacaktır. Kuru siyasi söylemlerden, sosyal tarih anlatıcılığından daha çok, bilgiyi güce dönüştürülecek akil kalemlere ihtiyacımız var" dedi. -ikinci vatan- Bu coğrafyada yaşayan insanların en fazla akrabasının Türkiye'de bulunduğunu, Türkiye'nin onlar için ikinci vatan gibi olduğunu belirten Çiçek, "Anadolu'daki milyonlarca Türk gibi, çağdaş Türkiye'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kökleri de bu topraklardadır. Türk şiirinin zirve ismi Yahya Kemal'i bizlere armağan eden de bu topraklardır" diye konuştu. Türkiye'nin bu topraklarla olan bağının çok derin olduğunu dile getiren Çiçek, şunları söyledi: "Balkanlar Türkiye'nin aynı zamanda Avrupa'ya açılan kapısıdır. Türkiye de Balkanlar'ın Asya'ya açılan kapısıdır. Bizler birbirimize muhtacız. Muhtaçlığımız acziyetimizden değil, gelişme ihtiyacımızdandır. Bu ihtiyaçlarımızı gidermek için gelecek önümüzde büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu fırsatları dostlarımızla birlikte değerlendirebiliriz. Bunun için dostlarımızı uzakta aramamalıyız. Zenginlikten kimseye zarar gelmez. Zenginleşen ve güçlenen bir Türkiye ve Balkanlar dünya barışının da teminatıdır. Geleceği, halklarımızın ortak çıkarları üzerine inşa etmek zorundayız. Bu nedenle bilimde, sanatta, ticarette, sanayide ve teknolojide işbirliği yapmamız, zamanın bize yüklediği bir sorumluluktur." Çiçek, ödüle değer görülenleri tebrik etti ve bazılarına ödüllerini verdi. - ÜSKÜP
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA