Deyrizor'un Hafızası: 50 Yıldır Fotoğraflarla Kentin Dönüşümü

Güncel Haberler

67 yaşındaki fotoğrafçı Cuma Süleyman: -"1974, 1975, 1977 ve 1978 yıllarına ait negatifler hala elimde. Siyah-beyaz ve renkli fotoğrafların çoğunu korudum. Çünkü bunlar sadece fotoğraf değil, bir dönemin hafızasıdır" -"Hala yıkılmış yerler var ancak hayat geri dönüyor. Ben de yıllardır yaptığım gibi bu dönüşümü fotoğraflamaya devam ediyorum"

Suriye'nin doğusundaki Deyrizor kentinde 67 yaşındaki fotoğrafçı Cuma Süleyman, yaklaşık yarım asırdır çektiği fotoğraflarla, Fırat Nehri'nin doğal güzelliklerinden geleneksel yaşamına, savaşın yıkımından yeniden inşa sürecine kadar kentin hafızasını kayıt altına almaya çalışıyor.
Deyrizor'da 1958 yılında doğan Süleyman'ın fotoğrafçılık serüveni, 1970 yılında satın aldığı basit bir fotoğraf makinesiyle başladı.
İlk yıllarda Fırat Nehri'ni, taşkınları, kırsal yaşamı ve kentin tarihi dokusunu fotoğraflayan Süleyman, zamanla Deyrizor'un sosyal ve kültürel hayatını belgelemeyi kendisine görev edindi.
AA muhabirine konuşan Süleyman, çocukluk ve gençlik yıllarında en çok Fırat Nehri'nin kendisini etkilediğini söyledi.
Bahar aylarında insanların nehir kıyılarına akın ettiğini dile getiren Süleyman, "Fırat'ın doğası, ağaçları, yaşamı, gelenekleri ve eski çarşıları beni büyülüyordu. Güzel olan her şeyi fotoğraflamak istiyordum. Özellikle geleneksel meslekler, el sanatları ve kentin eski yaşamı ilgimi çekiyordu." dedi.
-"Siyah-beyaz ve renkli fotoğrafların çoğunu korudum"
Fotoğrafçılığı yalnızca bir hobi olarak görmediğini ifade eden Süleyman, çektiği fotoğrafların negatiflerini onlarca yıl boyunca özenle muhafaza ettiğini anlattı.
Renkli fotoğrafın yaygınlaşmaya başladığı dönemde yeni makineler edindiğini aktaran Süleyman, 1970'li ve 1980'li yıllarda çektiği çok sayıda fotoğrafın negatiflerini halen sakladığını belirtti.
Süleyman, "1974, 1975, 1977 ve 1978 yıllarına ait negatifler hala elimde. Siyah-beyaz ve renkli fotoğrafların çoğunu korudum. Çünkü bunlar sadece fotoğraf değil, bir dönemin hafızasıdır." diye konuştu.
1980'li yıllardan itibaren tarihi çarşıları, geleneksel meslekleri, kültürel etkinlikleri ve festivalleri belgelemeye ağırlık verdiği dile getiren Süleyman, Deyrizor'da 2011 öncesinde düzenlenen birçok kültürel etkinliğin kendi arşivinde yer aldığını söyledi.
-"İnsanlar kentin ne kadar güzel olduğunu fotoğraflarda görünce hayran kalıyordu"
2000'li yıllarda dijital fotoğraf makinelerine geçen Süleyman, gelişen teknolojinin daha önce ulaşılması güç detayları görüntülemesine imkan sağladığını ifade etti.
Uzun menzilli objektiflerle Fırat kıyısındaki kuşları ve doğal yaşamı belgelediğini anlatan Süleyman, özellikle nehrin karşı kıyısında yaşayan balıkçıl kuşlarını yüzlerce metre uzaklıktan görüntüleyebildiğini kaydetti.
İç savaş öncesindeki Deyrizor'u kentin en parlak dönemi olarak hatırlayan Süleyman, 2011 ve 2012 yıllarında Deyrizor ve Şam'da açtığı fotoğraf sergilerinde kentin doğal ve tarihi güzelliklerini tanıttığını söyledi.
Sergileri gezenlerin Deyrizor'un sahip olduğu zenginliği görünce şaşırdığını paylaşan Süleyman, "İnsanlar kentin ne kadar güzel olduğunu fotoğraflarda görünce hayran kalıyordu." dedi.
-"İnsanlar bana 'Deyrizor'da ne kaldı ki fotoğraflıyorsun diyordu"
Ancak iç savaşın başlamasıyla birlikte yıllarca fotoğrafladığı tarihi mahallelerin büyük bölümünün yıkıldığını ifade eden Süleyman, özellikle Hamidiye, Şeyh Yasin ve eski çarşıların bulunduğu bölgelerin ağır hasar gördüğünü anlattı.
"Şehrin kimliğini oluşturan yerler yıkıldı. Eski mahalleler, çarşılar ve insanların anılarıyla dolu mekanlar harabeye döndü." diyen Süleyman, savaş sonrasında karşılaştığı manzarayı "enkaz kent" olarak tanımladı.
2017'den sonra kentin yıkılan halini fotoğraflamaya başlayan Süleyman, daha sonra yeniden inşa sürecini de aynı kararlılıkla kayıt altına aldı.
Kentin yeniden canlanmaya başladığını göstermek için çarşıları, sokakları ve tarihi mekanları düzenli olarak görüntülediğini anlatan Süleyman, bir dönem tamamen yıkılan bazı bölgelerde yıllar içinde yeniden ticaretin ve günlük hayatın başladığını söyledi.
Süleyman, "İnsanlar bana 'Deyrizor'da ne kaldı ki fotoğraflıyorsun?' diyordu. Ben ise hayatın geri döneceğine inanıyordum. Zamanla dükkanlar açıldı, sokaklar canlandı, ışıklar yandı. Bunların hepsini belgeledim." ifadelerini kullandı.
Yurt dışında yaşayan çok sayıda Deyrizorlunun paylaştığı fotoğraflar sayesinde kente dair umutlandığını dile getiren Süleyman, bazı kişilerin kendisine ulaşarak fotoğrafların dönüş düşüncelerini güçlendirdiğini söyledi.
-"Hala yıkılmış yerler var ancak hayat geri dönüyor"
Süleyman, 2024 sonrasında kentte gözle görülür bir değişim yaşandığını, insanların evlerine ve iş yerlerine dönmeye başladığını anlattı.
Yıkılan bölgelerde yürütülen çalışmaların ve yeni yatırımların kendisini heyecanlandırdığını ifade eden Süleyman, bugün hala kentin sokaklarını dolaşarak "hayatın yeniden canlanışını" belgelemeyi sürdürdüğünü kaydetti.
"Benim görevim şehrin nabzını tutmak." diyen Süleyman, sözlerini şöyle tamamladı:
"Deyrizor'un sadece eski haline dönmesini değil, daha güzel bir şehir olmasını istiyoruz. Hala yıkılmış yerler var ancak hayat geri dönüyor. Ben de yıllardır yaptığım gibi bu dönüşümü fotoğraflamaya devam ediyorum."