Sayıştay'ın 150. Kuruluş Yıl Dönümü
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, icracı devlet kuruluşlarının Sayıştay'ı ayak bağı gibi değil kolaylaştırıcı, yardım edici ve yol gösterici olarak görmeleri gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, icracı devlet kuruluşlarının Sayıştay'ı ayak bağı gibi değil kolaylaştırıcı, yardım edici ve yol gösterici olarak görmeleri gerektiğini söyledi. Gül, Sayıştay'ın 150. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir müessesesi olarak kurulan Sayıştay'ın köklü devlet geleneğinin göstergesi olduğunu belirtti. Sayıştay'ın kurucusu Ahmet Vefik Paşa'nın reformist ve önemli yeniliklere imza atan bir isim olduğunu ifade eden Gül, Ahmet Vefik Paşa'nın kurucu olmasının imparatorluğun kuruma verdiği önemi gösterdiğini ifade etti. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin demokrasilerin iki temel şartı olduğuna işaret eden Gül, ileri demokrasi ve gelişmiş ülke olmanın yolunun da buradan geçtiğini vurguladı. Halktan toplanan vergilerin, kamu gelirlerinin ve kaynakların nasıl harcandığını halka açıkça gösterebilmenin ve yeri geldiğinde hesabını en iyi şekilde verebilmenin önemini vurgulayan Gül, "Bundan noksan olan hiçbir devlet kendisinin adil olduğunu, hakkaniyet prensipleri içerisinde olduğunu, hak ve hukuka riayet ettiğini anlatamaz, kimseyi de ikna edemez. Çünkü kapalı kapıların arkasında neyi harcıyorsun, nasıl harcıyorsun bunların hesabı verilmiyorsa, bunlarla ilgili şeffaf bir ortam yoksa böyle bir devlete hiçbir zaman modern bir devlet denemez. Hele de demokrasiden hiçbir zaman bahsedilemez" diye konuştu. Bu bağlamda Sayıştay'a çok önemli görevler düştüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, devletin mali tasarruflarından hesap verilmediği süre içerisinde daima şüpheler, yolsuzluklar ve haksızlıklar olacağını, kaynakların etkin şekilde harcanıp harcanmadığından şüphe duyulacağını söyledi. Demokrasinin yanı sıra Sayıştay'ın ekonomik ayağının da büyük önem taşıdığına dikkati çeken Gül, kaynakların etkin şekilde kullanılması durumunda sürdürülebilir ekonomiden, gelişmişlikten ve kalkınmadan bahsedilebileceğini anlattı. -"Sayıştay çok önemli işlev üstleniyor"- Sayıştay'ın hukuki bağlantısına da vurgu yapan Gül, "Yolsuzluklardan uzak olmak, herhangi bir şekilde yanlış yapmamak, her şeyin kanunlar, prensipler ve gösterilen istikamette harcanabilmesi açısından da Sayıştay çok önemli bir işlev üstlenmektedir" dedi. "İcracı devlet kurumlarının Sayıştay'ı ayak bağı gibi görmemeleri gerekir. Tam tersine kolaylaştırıcı, yardım edici ve yol gösterici olarak görmeleri gerekir. Nihayette icraatın başındaki siyasi irade, kaynakların nasıl harcanacağına karar verecektir" diye konuşan Gül, kaynakların doğru veya yanlış kullanıldığı noktada siyasi iradenin millete hesap vereceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kaynakların nasıl harcanacağını siyasi irade ortaya koyacaktır ve hedefi o gösterecektir. Bürokrasi o hedefler doğrultusunda çalışacaktır. Sayıştay, siyasi iradenin koyduğu hedef doğrultusunda kaynaklar etkin, doğru harcanabiliyor mu, israf oluyor mu, olmuyor mu, hatta hedef doğrultusunda başarının performansı nasıl, bütün bunlarla uğraşacaktır. Dolayısıyla Sayıştay'ı hiçbir zaman ayak bağı olarak görmememiz gerekir. Öyle gördüğümüz andan itibaren yanlışlara girmiş oluruz. Ancak mali ve idari konularda hesap vermemek diktatörlüklerde ve oligarşilerde söz konusudur. Demokrasiyle idare edilen ülkelerde muhakkak bu konularda yeri geldiğinde hesap verilecektir, yeri geldiğinde açık, seçik, şeffaf her şey ortaya çıkacaktır. Birçok ülkede halkın isyanlarının söz konusu olduğu dönemlerde hatta son olarak Arap Baharı olarak adlandırılan ayaklandırmalarda bile hesap verilmeyen harcamaların, hiç kimseye karşı sorumluluk hissetmeden yapılan ekonomik faaliyetlerin etkisinin olduğuna inanmaktayım." -"Sayıştay Kanunu bir reform"- Yeni Sayıştay Kanunu'nun 2010 yılında çıktığını hatırlatan Gül, yeni kanunun yeteri kadar sahiplenilmediği ve anlaşılmadığı kanaatinde olduğunu söyledi. "Aslında son yıllarda yaptığımız en köklü reformlardan birisi yeni Sayıştay Yasası'dır. Çünkü ilk defa kamunun bütün alanlardaki harcamaları, ilk defa sivil, asker, istihbarat teşkilatları, KİT'ler, belediye şirketleri dahil olmak üzere devletin, kamunun bir kuruşunun bile harcandığı yerler ilk defa Sayıştay'ın denetimi, kapsamı içerisine girmiş oldu. Türkiye böyle büyük bir olayı, böyle büyük bir reformu gerçekleştirdi. Sayıştay her zaman vardı ama Sayıştay'ın ilgi, kapsama ve denetleme alanı zaman zaman çok kısıtlıydı. Hem kamunun harcamaları hem de kamunun mallarının denetlenmesi, kayıt altına alınması bu yasayla oldu ki bu gerçekten Türkiye'yi en gelişmiş ülkelerin demokratik standartları, mali uygulama standartlarına taşımıştır. Hepinizin bildiği gibi AB ile müzakere çerçevesi içerisinde bir uyum yasası olarak da biz bunu çıkarttık. Bu yasaya hepimizin sahip çıkması gerekir. Bu yasadan da hiçbir şekilde çekinmemek gerekir." Daha önce kamu finansmanı ve borç yönetimi, kamu ihale sistemi, gelir idaresi ve vergi altyapısının güçlendirilmesiyle ilgili yasaların da çıkarıldığını hatırlatan Gül, Sayıştay Kanunu'nun da bu kamu reformunun son parçalarından olduğunu belirtti. -"Harcanan her kuruş denetim altında"- Sayıştay mensuplarından, uluslararası standartlara ve AB müktesebatına uygun denetleme yapmalarını isteyen Gül, "Yoksa herhangi bir yerden açık ya da noksanlık arama veya herhangi işi engellemek gibi bir güdü asla olmaması gerekir. Tam tersine işleri süratlendirmek, işlerin daha etkin, verimli ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesini temin etmek gibi bir görevi var Sayıştay'ın. Bütün bunların yapılabilmesi için yeni anlayış şart" dedi. Sayıştay Kanunu ile başlayan sürecin henüz tamamlanmadığını, son adımın TBMM'de Sayıştay Komisyonu'nun kurulmasıyla atılacağını dile getiren Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'ten konuyla ilgili iç tüzük düzenlemesinin bir an önce yapılmasıyla ilgili çabaların başlatılmasını istedi. Gül, "Bu kadar güzel reform niteliğinde bir yasa çıktıktan sonra bunu tanıtmak ve en iyi şekilde uygulamak, Türkiye'ye çok şey katacaktır. Türkiye'yi çok farklı bir ülke standardına getiren yasalardan birisidir bu. Yolsuzluklar minimize, yok olacaktır. Kamu kaynakları daha etkin kullanılacaktır. Hiç kimsenin de harcamalardan dolayı şüphesi olmayacaktır. Silahlı kuvvetler, istihbarat teşkilatı, belediyelerin bütün şirketleri dahil olmak üzere aklınıza ne geliyorsa devletin bir kuruşunun harcandığı her yer denetim dahilindedir" diye konuştu. Türk halkının bunu bilmesinin moral kaynağı olacağını belirten Gül, yasayı çıkaranların büyük bir iş yaptığını ancak yasanın yeteri kadar tanıtılmadığını söyledi. Gül, yasanın değerinin bilinmesini ve Türkiye'ye çok şey kazandırdığının farkında olunmasını istedi. Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasının ardından TBMM Başkanı Cemil Çiçek, törene katılan bakanlar, yüksek yargı organlarının başkanları ve yabancı konuklarla anı fotoğrafı çektirdi. - ANKARA
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA