Özel'den Kılıçdaroğlu'na meydan okuma: Yarışalım, kaybeden siyaseti bıraksın

Politika Haberleri

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu üyelerle yarışmaya çağırarak, 'Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakırım' dedi. Ayrıca parti içi değişim ve adli operasyonları eleştirdi.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni parti tartışmalarıyla ilgili sözlerine ilişkin, "Milletin umudunu burada tüketirsen, millet umudu yeni partide arıyor" dedi. Özel, "Sayın Kılıçdaroğlu çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım 2 milyon üye ile. Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, TBMM'de CHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Özel, geçen hafta sonu Adana ve Niğde'de vatandaşlarla buluştuğunu söyleyerek, "Ant olsun ki asla ve asla ne onlara ne bize güvenen hiç kimseye üzüntüyü, yenilgiyi, mahcubiyeti bir daha yaşatmayacağız. Başta Sayın Erdoğan olmak üzere salonlara hapsolanlara, siyaseti masa başında yapanlara, sokağa çıkmayanlara, çıkamayanlara sesleniyorum. Milletimizde korku yok. Milletimizde teslimiyet yok. İnanç var, azim var, kararlılık var" dedi.

'BİZ KAYBETMEYİ REDDEDEN CHP'YİZ'

Özel, ülkede adalet olmadığını söyleyerek, "Olmadığı için refah da yok bereket de yok. Fatih Sultan Mehmet şöyle söylemiş; 'Aklı öldürürsen ahlak da ölür. Ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadıyı satın alırsan adalet ölür. Adalet ölürse bu devlet ölür.' Milletin gönlünden ve gözünden düşen bir avuç insan, kendi menfaatleri için Türkiye'de adaleti öldürdüler. Biz 2023 Kasım'ında hep birlikte partimizde büyük bir değişimi gerçekleştirdik. 4 ay sonra yeni kadrolarımızla hep beraber, daha çok kadına, daha çok gence güvenerek, ölçme değerlendirmeye güvenerek, her adayımızı mutlaka nüfusun uygun olduğu, yarışın riskli olduğu yani kesin kazanma, kesin kaybetme durumları dışında mutlaka anketler yapılarak belirledik. ve yapılan ilk seçimde söz verdiğimiz gibi Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik, 47 yıl sonra da partimizi ilk kez birinci parti yaptık. O günden bu yana demokrasi dışı tüm saldırıların hedefi olduk. Biz kaybeden değil, kazanan CHP'yiz. Biz kaybetmeyi reddeden CHP'yiz. 'Bir seçim kaybedersek ertesi gün kurultaya gideceğiz ve aday olmayacağız' diyen, Tayyip Erdoğan'ın çeyrek asırdır çektiği resti ilk kez gören, 'Kaybedersem görevde kalmayacağım, sen de kalmayacak mısın?' diye sorup, Tayyip Bey'in sesini duyamayan CHP'yiz" açıklamasında bulundu.

'GÖZÜMÜZ, KULAĞIMIZ ADLİYEDE'

Özel, bugüne kadar toplam 34 belediye başkanına operasyon yapıldığını ve 24 belediye başkanının halen tutuklu olduğunu ifade ederek, "Bu operasyonların büyük bölümü İstanbul'da, yargı içinde oluşturulan talimatlı bir yapı tarafından yapıldı, herkesin gözünün önünde oldu. Sonra o yapının başı, güya tarafsız, geldiği yer Bakan Yardımcılığı, oradan başsavcı. Ertesi gün Bakan. Ertesi gün il başkanları toplantısında 'Partimizin başarısı için çalışmaya devam edeceğim' diyor. Dün olduğu gibi üstünde savcı cübbesi varken partinin başarısı için çalışıyor. Bugün de Bakan kimliği ile 'Partimin başarısı için çalışacağım' dediği birinin geldiği ve hepimizin duyduğu, herkesin bildiği şekilde 'Ankara'da başsavcı, vekilleri değişecek. Çünkü dediğimiz operasyonları yapmıyorlar' dedi" diye konuştu.

Özel, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in gözaltına alındığını hatırlatarak, "Hedef orada, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'ydu, CHP'nin başarılı belediye başkanlarıydı. Şimdi Ankara'ya gelindi, Ankara'da hedef kim? 'Canını yakalım CHP'nin, canını yakalım Özgür Özel'in. Hüseyin Can Güler'i hedefimize oturtalım.' Gözümüz, kulağımız adliyede. Bir yandan da yeni atamalardan sonra yeni görev dağılımları olacak. Tutuklamaları yapacak hakimlere görevi vermeden soruyorlar, büyük büyük isimler söylüyorlar Cumhuriyet Halk Partisi'nden. 'Önüne bu gelirse delile mi bakacaksın, gözünü kırpmadan tutuklayacak mısın?' Gözünü kırpmadan tutuklayacak olanları o görevlere koymaya, böylesine bir gayrinizami, aslında var olmaması gereken bir mülakat yapmaya, koşul olarak da 'Acaba bir sonraki operasyon şuna mı, buna mı, ona mı?' denen herkesin ismini verip 'Önüne gelirse, tutuklaman istenirse talebe mi uyacaksın, delil mi arayacaksın?' diye sorulduğu bir sürecin içindeyiz" ifadelerini kullandı.

'54 GÜNDÜR MİLLETİMİZLE BERABERİZ'

Mutlak butlan kararının üzerinden 54 gün geçtiğini ve bu 54 günde 21 il dolaştıklarını belirten Özel, "Butlanı kabul edeni millet sokağa çıkartmıyor. Butlanı kabul edenin illerde millet selamını almıyor. Butlana direnenleri omzunun üstünde taşıyor. Böyle bir sürecin içindeyiz. O kararla birlikte bir tartışma, 'Efendim tedbirle geldik. Biz tedbirle geldiğimiz için biz kongre yapamayız.' Tartışmayı normalde bitirecek iş bu işin uzman görüşü. Konunun bütün profesörleri ortak metin yayınladı. Dediler ki 'Tedbir kurultaya engel değildir, aksine bir an önce yapılmalıdır.' Kanunu çıkaranlar, çıkarırken burada çalışan hocalar görüş verdiler, makale yazdılar. 'Derhal yapılmalıdır' dediler. 'Yapamazsın' dediler. Kim dedi? 'Bir tane avukatım var, o dedi.' Binin üzerinde delege imzaları teslim ettiler. İmzaları verdik, üstünden 1 ay geçti, hiçbir şey söylemeyip üstüne yatıyorlar. Bir yandan da orada, burada televizyona çıkınca, 'Tedbir var, kurultay yapamayız' diyorlar. Oysa o imzalar gereğince alıp da İlçe Seçim Kurulu'na başvursa, yapıyorsa yapacak, yapmıyorsa yapmayacak. Hepimiz göreceğiz. Bundan da kaçıyorlar" diye konuştu.

'MİLLET GÜNÜ GELİNCE SORACAK BUNUN HESABINI'

Özel, 54'üncü gün olmasına rağmen dosyanın Yargıtay'a gönderilmediğini söyleyerek, "İlk 10-15 gün kendi kendine butlancılarla kararı alan, 'Bir dilekçe yaz, cevap yazayım, inceleyeyim, yapayım' diye oyalama senaryoları. 1 aydır bir düğmeye basacak mahkeme başkanı, basmıyor. Düğmeye basma yetkisi oradaki müdürde. Yazı yazmış yetkiyi üstüne almış ondan habersiz onaylanmasın diye. Adli tatil gelene kadar onaylamamak için 'Müzakere var basamadım, NATO vardı gidemedim, bilmem ne yapamadım.' Şimdi 3 günlük rapor daha almış, o düğmeye basamasın ki kararı Yargıtay'a yollamasın. Dikkat, kararı alan; kararı Yargıtay'a yollamamaya çalışıyor. Üst mahkemenin denetimine sokmamaya çalışıyor 54 gün geçmiş. '5-6 gün daha sallarsam araya 40 gün adli tatil girer, belki bunlar yılar, partiyi oraya bırakır, maksat hasıl olur, ben de bu işlerden kurtulurum.' Aldığı karara güvenmeyen, Yargıtay'ın bozacağını adı gibi bilen, istinaf mahkemesinin tedbir kararı alması sonuç doğuracağı için diplomasını yırtıp atan, yetiştiren bütün hocaların 'yapamazsın' diye yazdığı, makaleler yayınlanan yerde şimdi rapor almak suretiyle düğmeye basma görevini de memurdan kendisine alarak, verilen talimatı uygulayanın muradını ben biliyorum. Ama bu millet günü gelince soracak bunun hesabını" değerlendirmesinde bulundu.

'MİLLET UMUDU YENİ PARTİDE ARIYOR'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı bir televizyon programında yeni parti tartışmalarıyla ilgili sözlerine ilişkin Özel, "'Ya yeni parti niye konuşuluyor, hiç anlamıyorum.' Millet anlıyor niye konuşuluyor. Milletin umudunu burada tüketirsen, millet umudu yeni partide arıyor. Ömrüm boyunca kendimden önce görev yapan genel başkanlarla konuşurken düğmem açık konuşmadım. Adlarını anıp bir kere kötü kelime söylemedim. Benden önceki genel başkan demediğini bırakmadı. 'Olsun o beni eleştirir, onun hukuku bana emanet' dedim. Şimdi buradan söylüyorum. 2023'te yapılmış seçim için 2025'te seçilmiş il başkanlarını görevden alıyorsunuz. 60 tanesi sizin döneminizin il başkanını, 'Niçin seçilmiş CHP'ye saygı duyuyorsun, atanmış benimle yürümüyorsun?' diye bu partinin evlatlarını kıyıyorsunuz, partiden atıyorsunuz. En sonunda da dönüp dolaşıp 'Öyle yapamam, böyle yapamam' diyorsunuz. Giderken 1 milyon 250 bin üye vardı, 2 milyona çıkardık Allah'a şükür. 'Etmeyin istifa' dedim. Maalesef 50 bini istifa etmiş. 1 milyon 950 bin üyemiz var" açıklamasında bulundu.

'KAYBEDEN CHP'Yİ SALSIN'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na çağrı yapan Özel, "Size bu kürsüden ki bu kürsüde siz görev yaptınız, konuştunuz. Ama bu kürsünün ilk sahibi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. Son sahibi ne benim, ne sensin. Mademki partilisin, mademki bölünmek istemezsin, mademki bölünme olursa AK Parti'ye yarayacak diye sanki bölebilecekmiş gibi konuşursun. Buradan açıkça söylüyorum. İster 1 milyon 950 bin üyemizle, istifa edenleri geri çağıralım ve 2 milyon üyemizle, ister son bıraktığın 1 milyon 200 bin üyemizle ikimiz tüm üyelerle genel başkanlık yarışına girelim, kaybeden CHP'yi salsın, CHP'yi salsın. Kaybeden siyaseti bıraksın. Sayın Kılıçdaroğlu çağrı yapıyorsun ya, çağrı yapıyorum. İkimiz yarışalım 2 milyon üye ile. Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakıyorum" dedi.