Özgür Özel Manisalı Üzüm Üreticileriyle Buluştu: 'TMO Doğru Fiyatı Açıklamalı'
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Hacıhaliller Mahallesi'nde üzüm üreticileriyle bir araya geldi. Özel, "Kuru üzümün üç yıl önceki fiyatı 120 liraydı. Geçen seneki fiyatı 120 liraydı. Bu sene 60, 65, 70 liradan işlem yapılıyor. Tariş 80 lira fiyat açıkladı ama onu sekiz numara üzüm için açıklıyor. Manisa tarım toprağı olarak yüzdesel olarak toprakları en çok ipotek altında olan il. Böyle olunca her gün yüksek faizler işleyeceği için bir an önce insanlar üzümünü satmak, borcunu kapatmak, faizden kurtulmak istiyorlar. O yüzden TMO'nun bir an önce ama doğru bir fiyat açıklaması lazım" dedi.
Haber: Gülara SUBAŞI - Kamera: Hakan KARADUMAN
(MANİSA) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Hacıhaliller Mahallesi'nde üzüm üreticileriyle bir araya geldi. Özel, "Kuru üzümün üç yıl önceki fiyatı 120 liraydı. Geçen seneki fiyatı 120 liraydı. Bu sene 60, 65, 70 liradan işlem yapılıyor. Tariş 80 lira fiyat açıkladı ama onu sekiz numara üzüm için açıklıyor. Manisa tarım toprağı olarak yüzdesel olarak toprakları en çok ipotek altında olan il. Böyle olunca her gün yüksek faizler işleyeceği için bir an önce insanlar üzümünü satmak, borcunu kapatmak, faizden kurtulmak istiyorlar. O yüzden TMO'nun bir an önce ama doğru bir fiyat açıklaması lazım" dedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Hacıhaliller Mahallesi'nde üzüm bağını ziyaret ederek üzüm üreticileriyle bir araya geldi. Üzüm üreticisi Sevgi Cennet, "Büyüklerimizin sesimizi duymasını isteriz. Mazot aldı başını gidiyor. Geçen sene 120 liraya üzüm sattık. Bu yıl üzüm 60 lira 70 lira. Nasıl bunun içinden çıkarız? Sabah 06.00 öğlen 14.00 sıcakta çalışıyoruz. Sabah karanlıkta işe başlıyoruz. Artık sorumuz ne olur ne olacağını da bilmiyorum Allah sonumuzu da hayır eylesin. Mazot oldu 100 lira. İşçi fiyatları gidiyor. Üzümde para yok. Üretici bitti. Domates bitik, mısır bitik, üzüm bitik. Ne olacak bizim halimiz? Üretici olmadan bu ülke nasıl yaşayacak" dedi.
Çiftçi Salih Şenay da mazot fiyatlarından dert yanarak şöyle konuştu:
"Çiftçilerimiz, üreticilerimiz kazanırsa buradaki bizim işçilerimiz kazanır. Onlar kazanamıyorsa hiç kimse kazanamaz. Bugün bir arkadaşın biri 10 kilo mazot aldı, traktörü yolda kaldı. Mazotunu döktük, havasını aldık. Bir 10 kilo da biz kendimizden verdik şirket olarak. Böyle olmaması lazım. 80 lira TMO açıkladı. 70 lira özel tüccar alıyor. Bu adaletsizlik kalksın. Eğer bu çiftçi kazanamazsa Türkiye'nin ekonomisi biter. Zaten bittik. Türkiye'nin ekonomisi çiftçinin üstünden geçerdi. Eğer çiftçi kazanırsa amiri demiş memuru da, esnafı da herkes kazanır. Manisa'mız tarım alanıdır. Tarım alanı olduğu sürece kazandığı sürece Manisa'nın esnafı da kazanır üretici de, tüketici de kazanır. Herkes kazanır. Devletimiz de kazanır. İnşallah bu işin hayırlı bir sonu olur."
"ÜZÜMÜN BAŞKENTİ MEMLEKETİMİZ MANİSA'DIR"
Özel de üzüm üreticisinin sorunlarına dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Türkiye'de üzümün yüzde 35'i Manisa'da üretilir. Yüzde 10'u 11'i Mersin'de, yüzde 10'u Denizli'de, yüzde 10'u Gaziantep - Mardin'de, geri kalan diğer illerde üzüm üretilir. Üzümün başkenti memleketimiz Manisa'dır. Bu Manisa ovasıdır. Burası çok verimli bağları olan ve ülke ekonomisi açısından ihracat potansiyeli çok önemli bir yerdir. Son 20 yılda Türkiye'de kendi kendine yetme denen yani üretilenin Türkiye'ye yetmesinde yüzde 150'den yüzde 125'e bir gerileme var. Üzüm bağlarında yüzde 25'lik bir gerileme, üzüm üretiminde de yüzde 37'lik bir gerileme var. Yüzde 25'lik gerileme dediğiniz dört bağdan bir tanesi söküldü demektir. Bu bağı dikerseniz 5-6 yıl verim alınmaz. Bir bağ söküldü mü 3, 4, 5 yıl bir zaman kaybedersiniz. O yüzden üzüm üreticisinin bir sene işleri iki sene kötü gittiğinde doğru bir destekleme ve ona sahip çıkma olmazsa ülke çok stratejik bir ürününü kaybedebilir.
"TMO'NUN BİR AN ÖNCE DOĞRU FİYATI AÇIKLAMASI LAZIM"
Bu seneki duruma gelince... Bu yaş üzüm bu gördüğünüz sergi yerlerinde kurutuluyor, bu kuru üzümün üç yıl önceki fiyatı 120 liraydı. Geçen seneki fiyatı 120 liraydı. Bu seneki fiyatı 60, 65, 70 liradan işlem yapılıyor. Tariş 80 lira fiyat açıkladı ama onu sekiz numara üzüm için açıklıyor. Ayrıca biraz önce şikayet edildiği gibi yüzde 10, 15, 20 fire kesintisi yapıyorlar ve bir anda üzüm fiyatı 60 liraya kadar geriliyor. Zaten serbest piyasada esas soru şu anda TMO, piyasa yapıcı bir fiyat açıklamadığı için, bir avans fiyat olarak da Tariş sekiz numara üzüme 80 lira gibi bir fiyat açıkladığı için şu anda serbest piyasada 60-65 liraya üzüm satılıyor. Kimse şöyle düşünmesin: satmayın fiyatlar düzelir. Bu insanların hepsi bankalara borçlu. Manisa tarım toprağı olarak yüzdesel olarak toprakları en çok ipotek altında olan il. Böyle olunca her gün yüksek faizler işleyeceği için bir an önce insanlar üzümünü satmak, borcunu kapatmak, faizden kurtulmak istiyorlar. O yüzden TMO'nun bir an önce doğru bir fiyat açıklaması lazım.
"BU SENE REKOLTE İYİ AMA BU SEFER DE FİYAT ÇOK DÜŞÜK"
Ziraat Odaları'nın çalışmaları var. Bugün verilecek 100 liralık fiyatın üzümün maliyetini kurtardığını söylediler. Para kazanması için en azından geçen seneki 120 liralık fiyatın olması lazım. Geçen seneki 120 liralık fiyat iyiydi ama üzüm yoktu geçen sene. Rekolte çok düşüktü. Bu sene rekolte iyi ama bu sefer de fiyat çok çok düşük. Bu isyanı duymak için kendi köyümüze geldik. Kendi köyümüzden üzüm üreticisinin sorunlarını dile getiriyoruz. Tabii burada bir yanda Tariş'in çok güçsüzleştirilmesi, imkanlarının ortadan kalkması... Tariş diyor ki 80 lira. Bir de götürdüğünde yarısını alıyor. Bütün götürdüğün malı alamıyor. Yine bu sefer tüccarın eline kalıyorsun. Böyle yıllarda geçmişte Doğru Yol Partisi SHP iktidarında krizli bir yılda devlet doğrudan üreticiye yapmış olduğu desteklemeyle o dönem çok büyük bir krizi önlemişti. Bu dönem hem TMO'nun iyi bir fiyat açıklamasını hem kilo başına doğru bir destekleme fiyatı verilmesi bekleniyor. Normalde genel olarak 10 liralık bir destekleme hep konuşulsa da bu seneki eğer fiyatlar böyle gidecekse 40 liralık bir desteklemenin ancak üreticisinin sorunlarını çözer noktaya gelebileceğini düşünüyoruz.
"İÇLER ACISI BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ"
Tabii sorun sadece kuru üzüm piyasasında değil, Manisa'nın çeşitli ilçelerinde örneğin Alaşehir'de yaş üzüm var ve geçen senenin yarı fiyatına satılıyor. Buralarda eğer üzüm bir afet olursa işte yağmur çok yağarsa, sel olur götürürse, şaraplık olarak satılır. O üzümün fiyatı bile geçen sene 20 liraydı, bu sene 10 liraya düşmüş durumda, şaraplık üzümün fiyatı bile. Sofralık üzümde de kuru üzümde de şaraplık üzümde de geçen senenin yarı fiyatına ürünlerin satılması gibi büyük bir sıkıntı var. Bu üreticinin ne girdileri var. Şuraya sergiye serilen örtüden, muşambadan tutun; şimdi potasa var mı? Yağ alınıyor, potasa alınıyor, sene içinde çeşit çeşit zirai mücadele ilaçları kullanılmak zorunda kalınıyor. Dünya kadar masrafları var ama bütün masraflar yüzde 50-60'la yüzde 90 arası artmışken fiyatın yarı yarıya düşmüş olması taşınılabilir bir durum değildir. Hem bağlar sökülüyor, yüzde 25'ini kaybetmişiz. Hem üretim düşüyor hem maliyetler, borçlar artıyor. Tarlalar, bağlar ipotekli. Yani gerçekten içler acısı bir durumla karşı karşıyayız. Hani 20 yıl öncesini zaten mumla arıyoruz da çok çarpıcı bir şey söylediler. Üç yıl önce bir kilo üzüm sattığında üç litre mazot alıyorlardı. Bunu bugün sattığında bir litre mazot alamıyorsun. Bu hale geldiler, en basit hesap bu. Bunun görülmesi, duyulması lazım. Necdet'in hesaba göre 8 lira daha zam geliyor. Bugün için ilan edildi artık, bu akşam geçecek.
"ÜMİT EDİYORUM SESİNİZİ DUYURABİLMİŞİZDİR"
Bu köyden bir düğüne gittim. Manisa'da Alaybey'de bir düğün salonu var Leydi düğün salonu. Düğün sahibi 80 yaşında yengeye dedim ki 'Ne yapıyorsun yenge mübarek olsun.' 'Ne yapacağız? Düğün yapıyoruz, şu hale bak' dedi. Bir plastik tabak, içinde iki tane kuru pasta. Böyle bir salladı, çarpışan taksi gibi birbirine çarpıyor. Sallarken plastik bir bardaktaki limonatayı da döktü yanlışlıkla. 'Şu hale bak. Düğün yapıyoruz' dedi. Leydi düğün salonunda nefes alınmıyor, toz kalkmış, kan ter içinde herkes. Damadı gösteriyor, dedi ki 'Bunun babasını dört gün bir düğünle evlendirdik biz köyde. Bir dana kestik, her gün bir tane koç kestik. Üç gece, dört gün düğün yaptık. Perşembe, cuma, cumartesi, pazar günü ve pazartesi sabaha karşı düğün bitti. Bunun babasını öyle evlendirdik, torununu böyle evlendiriyoruz. Halimizi sen hesap et' dedi. Bu köyün, Manisa'nın ova köylerinin, üzümcünün, pamukçunun halinin hesabını ona göre siz yapın. Bu duruma geldik. Ümit ediyorum ki sesinizi duyurabilmişizdir. Duyan duyar, duymayana gelecek sene YENİ Parti duymaya, duyurmaya, bu sorunların hepsini çözümeye geliyor inşallah."
"ÇİFTÇİLERE CAN SUYU KREDİSİ VERECEĞİZ"
Özel, basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak, çiftçinin sorunlarının çözümü için partisinin TBMM'deki çalışmalarının sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Meclis'te söylenen hiçbir şeyi yapmıyorlar. Onun için YENİ Parti iktidar olacak, kendisi yapacak. Bu çiftçilerin en büyük sıkıntısı borçlar. Banka borçlarının faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz. Çiftçinin nerede kullandığı kredi varsa faizini bir kereye mahsus sileceğiz, anaparayı üç yıla böleceğiz. İşin içinden çıkılamayan durumlar için çiftçilere ikinci bir şans kredisi vereceğiz. Eğer sadece faizlerin affedilip anaparanın bölünmesi çözülüyorsa çözecek. Yoksa bir can suyu kredisi ile… Çünkü burada tulumbanın suyu kaçtı mı ilk önce oraya biraz su dökersin ki su çıksın diye veya bir fide diktin mi can suyu verirsin. Hepten ölmüş olanlara can suyu kredisi vereceğiz. Düzenleyici ve denetleyici kurumların güçlenmesi, bilhassa üretici kooperatiflerinin güçlenmesini sağlayacağız. Tariş gibi çiftçinin ortak olduğu yapıları yeniden güçlü hale, piyasa yapıcı hale getireceğiz. ve garantili üretim ki buna en uygun ürünlerden bir tanesi de üzümdür. Alım garantili… Bugün yol, otoyol yaptırıyorlar patronlara. Geçiş garantisi var. Şehir hastanesi var, hasta garantisi var. Havaalanı yaptılar şuraya, uçuş garantisi var. Tünel yapıyorlar, geçiş garantisi var. Bu arkadaşların hiçbir garantisi yok. Bizim iktidarımızda bir kişi bir ürünü yetiştirdiğinde onun devlet tarafından alım garantisi olduğunu bilecek. Zaten Türkiye'de kişi başına nüfusa vurduğunuzda 25 kilo tüketim var, bu değişmez. Bu ürünün fazlası ihracata gidiyor. Türkiye'ye de dünya kadar döviz getiriyor. İhracatçının desteklenmesi lazım. Elbette tüccarın desteklenmesi lazım ama esas olarak üreticinin desteklenmesi lazım. Bunun da Tariş gibi yapılarla, üretici kooperatifleri ile yapılması gerekiyor.
"BU SORUNU EVELALLAH BİZ ÇÖZERİZ"
Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara gelmeden önce çiftçilerin yaş ortalaması 37'ydi. Şu anda 57. 20 yaş yaşlandırdılar çiftçileri. Zaten burada baktığınızda işte en gençleri Murat. Genç çiftçilere sorulduğunda üç çiftçiden iki tanesi 'Asgari ücretli iş bulup giderim, bir daha bu işi yapmam' diyormuş. Doğru mu? Böyle bir noktaya getirdiler. Bir ülke için en büyük iki beka sorunu var. Bir tanesi gıda enflasyonu. Türkiye'de gıda enflasyonu dünyadaki en yüksek beşinci ülke. Sayıyorum bakın; Ukrayna, bombardıman altında. İran, bombardıman altında. Venezuela başkanını Trump kaçırdı, bir de Güney Sudan, orada da iç savaş var. Sonra en yüksek gıda enflasyonu yüzde 35'le bizde. Avrupa'da kaç? Yıllık gıda enflasyonu yüzde 2.4 Avrupa ortalaması. Türkiye'de 35. Adamlar bize bakıyorlar, bizim ürettiğimizi ihraç edeceğiz de karınlarını doyuracaklar. Onlarda 2,5, Türkiye'de yüzde 35 gıda enflasyonu var. Bu katlanılabilir bir şey değil. Bir bu sorunu çözmek gerekiyor. Doğru tarım politikalarıyla. Devlet Planlama Teşkilatı kapatıldı, bu plansızlık ondan. Doğru bir Türkiye Planlama Teşkilatı kuracağız ve burada çalışacağız. İkincisi de gençlerinin umutsuzluğudur. Üç gençten iki tanesi 'Asgari ücret bulsam ben buradan gidiyorum' derse artık bundan sonra ne olacak? Yaşlandıklarında, çalışamaz hale geldiklerinde arkadan genç çiftçiler gelmezse üzüme kim bakacak? Kim kesecek? Kim serecek, kim kaldıracak? Bu ülkeyi kim kalkındıracak. O yüzden bu meselelere çok güçlü destek verilmesi gerekiyor. Bu YENİ Parti'nin en güçlü kası, çok kasları var, ama en güçlü kası tarım politikalarına yönelik olandır. O yüzden de böyle pamuk tarlasından yetişmiş, üzüm bağının arasında büyümüş bir Genel Başkan olarak bu sorunu evelallah biz çözeriz."
(MANİSA) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Hacıhaliller Mahallesi'nde üzüm üreticileriyle bir araya geldi. Özel, "Kuru üzümün üç yıl önceki fiyatı 120 liraydı. Geçen seneki fiyatı 120 liraydı. Bu sene 60, 65, 70 liradan işlem yapılıyor. Tariş 80 lira fiyat açıkladı ama onu sekiz numara üzüm için açıklıyor. Manisa tarım toprağı olarak yüzdesel olarak toprakları en çok ipotek altında olan il. Böyle olunca her gün yüksek faizler işleyeceği için bir an önce insanlar üzümünü satmak, borcunu kapatmak, faizden kurtulmak istiyorlar. O yüzden TMO'nun bir an önce ama doğru bir fiyat açıklaması lazım" dedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Hacıhaliller Mahallesi'nde üzüm bağını ziyaret ederek üzüm üreticileriyle bir araya geldi. Üzüm üreticisi Sevgi Cennet, "Büyüklerimizin sesimizi duymasını isteriz. Mazot aldı başını gidiyor. Geçen sene 120 liraya üzüm sattık. Bu yıl üzüm 60 lira 70 lira. Nasıl bunun içinden çıkarız? Sabah 06.00 öğlen 14.00 sıcakta çalışıyoruz. Sabah karanlıkta işe başlıyoruz. Artık sorumuz ne olur ne olacağını da bilmiyorum Allah sonumuzu da hayır eylesin. Mazot oldu 100 lira. İşçi fiyatları gidiyor. Üzümde para yok. Üretici bitti. Domates bitik, mısır bitik, üzüm bitik. Ne olacak bizim halimiz? Üretici olmadan bu ülke nasıl yaşayacak" dedi.
Çiftçi Salih Şenay da mazot fiyatlarından dert yanarak şöyle konuştu:
"Çiftçilerimiz, üreticilerimiz kazanırsa buradaki bizim işçilerimiz kazanır. Onlar kazanamıyorsa hiç kimse kazanamaz. Bugün bir arkadaşın biri 10 kilo mazot aldı, traktörü yolda kaldı. Mazotunu döktük, havasını aldık. Bir 10 kilo da biz kendimizden verdik şirket olarak. Böyle olmaması lazım. 80 lira TMO açıkladı. 70 lira özel tüccar alıyor. Bu adaletsizlik kalksın. Eğer bu çiftçi kazanamazsa Türkiye'nin ekonomisi biter. Zaten bittik. Türkiye'nin ekonomisi çiftçinin üstünden geçerdi. Eğer çiftçi kazanırsa amiri demiş memuru da, esnafı da herkes kazanır. Manisa'mız tarım alanıdır. Tarım alanı olduğu sürece kazandığı sürece Manisa'nın esnafı da kazanır üretici de, tüketici de kazanır. Herkes kazanır. Devletimiz de kazanır. İnşallah bu işin hayırlı bir sonu olur."
"ÜZÜMÜN BAŞKENTİ MEMLEKETİMİZ MANİSA'DIR"
Özel de üzüm üreticisinin sorunlarına dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Türkiye'de üzümün yüzde 35'i Manisa'da üretilir. Yüzde 10'u 11'i Mersin'de, yüzde 10'u Denizli'de, yüzde 10'u Gaziantep - Mardin'de, geri kalan diğer illerde üzüm üretilir. Üzümün başkenti memleketimiz Manisa'dır. Bu Manisa ovasıdır. Burası çok verimli bağları olan ve ülke ekonomisi açısından ihracat potansiyeli çok önemli bir yerdir. Son 20 yılda Türkiye'de kendi kendine yetme denen yani üretilenin Türkiye'ye yetmesinde yüzde 150'den yüzde 125'e bir gerileme var. Üzüm bağlarında yüzde 25'lik bir gerileme, üzüm üretiminde de yüzde 37'lik bir gerileme var. Yüzde 25'lik gerileme dediğiniz dört bağdan bir tanesi söküldü demektir. Bu bağı dikerseniz 5-6 yıl verim alınmaz. Bir bağ söküldü mü 3, 4, 5 yıl bir zaman kaybedersiniz. O yüzden üzüm üreticisinin bir sene işleri iki sene kötü gittiğinde doğru bir destekleme ve ona sahip çıkma olmazsa ülke çok stratejik bir ürününü kaybedebilir.
"TMO'NUN BİR AN ÖNCE DOĞRU FİYATI AÇIKLAMASI LAZIM"
Bu seneki duruma gelince... Bu yaş üzüm bu gördüğünüz sergi yerlerinde kurutuluyor, bu kuru üzümün üç yıl önceki fiyatı 120 liraydı. Geçen seneki fiyatı 120 liraydı. Bu seneki fiyatı 60, 65, 70 liradan işlem yapılıyor. Tariş 80 lira fiyat açıkladı ama onu sekiz numara üzüm için açıklıyor. Ayrıca biraz önce şikayet edildiği gibi yüzde 10, 15, 20 fire kesintisi yapıyorlar ve bir anda üzüm fiyatı 60 liraya kadar geriliyor. Zaten serbest piyasada esas soru şu anda TMO, piyasa yapıcı bir fiyat açıklamadığı için, bir avans fiyat olarak da Tariş sekiz numara üzüme 80 lira gibi bir fiyat açıkladığı için şu anda serbest piyasada 60-65 liraya üzüm satılıyor. Kimse şöyle düşünmesin: satmayın fiyatlar düzelir. Bu insanların hepsi bankalara borçlu. Manisa tarım toprağı olarak yüzdesel olarak toprakları en çok ipotek altında olan il. Böyle olunca her gün yüksek faizler işleyeceği için bir an önce insanlar üzümünü satmak, borcunu kapatmak, faizden kurtulmak istiyorlar. O yüzden TMO'nun bir an önce doğru bir fiyat açıklaması lazım.
"BU SENE REKOLTE İYİ AMA BU SEFER DE FİYAT ÇOK DÜŞÜK"
Ziraat Odaları'nın çalışmaları var. Bugün verilecek 100 liralık fiyatın üzümün maliyetini kurtardığını söylediler. Para kazanması için en azından geçen seneki 120 liralık fiyatın olması lazım. Geçen seneki 120 liralık fiyat iyiydi ama üzüm yoktu geçen sene. Rekolte çok düşüktü. Bu sene rekolte iyi ama bu sefer de fiyat çok çok düşük. Bu isyanı duymak için kendi köyümüze geldik. Kendi köyümüzden üzüm üreticisinin sorunlarını dile getiriyoruz. Tabii burada bir yanda Tariş'in çok güçsüzleştirilmesi, imkanlarının ortadan kalkması... Tariş diyor ki 80 lira. Bir de götürdüğünde yarısını alıyor. Bütün götürdüğün malı alamıyor. Yine bu sefer tüccarın eline kalıyorsun. Böyle yıllarda geçmişte Doğru Yol Partisi SHP iktidarında krizli bir yılda devlet doğrudan üreticiye yapmış olduğu desteklemeyle o dönem çok büyük bir krizi önlemişti. Bu dönem hem TMO'nun iyi bir fiyat açıklamasını hem kilo başına doğru bir destekleme fiyatı verilmesi bekleniyor. Normalde genel olarak 10 liralık bir destekleme hep konuşulsa da bu seneki eğer fiyatlar böyle gidecekse 40 liralık bir desteklemenin ancak üreticisinin sorunlarını çözer noktaya gelebileceğini düşünüyoruz.
"İÇLER ACISI BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ"
Tabii sorun sadece kuru üzüm piyasasında değil, Manisa'nın çeşitli ilçelerinde örneğin Alaşehir'de yaş üzüm var ve geçen senenin yarı fiyatına satılıyor. Buralarda eğer üzüm bir afet olursa işte yağmur çok yağarsa, sel olur götürürse, şaraplık olarak satılır. O üzümün fiyatı bile geçen sene 20 liraydı, bu sene 10 liraya düşmüş durumda, şaraplık üzümün fiyatı bile. Sofralık üzümde de kuru üzümde de şaraplık üzümde de geçen senenin yarı fiyatına ürünlerin satılması gibi büyük bir sıkıntı var. Bu üreticinin ne girdileri var. Şuraya sergiye serilen örtüden, muşambadan tutun; şimdi potasa var mı? Yağ alınıyor, potasa alınıyor, sene içinde çeşit çeşit zirai mücadele ilaçları kullanılmak zorunda kalınıyor. Dünya kadar masrafları var ama bütün masraflar yüzde 50-60'la yüzde 90 arası artmışken fiyatın yarı yarıya düşmüş olması taşınılabilir bir durum değildir. Hem bağlar sökülüyor, yüzde 25'ini kaybetmişiz. Hem üretim düşüyor hem maliyetler, borçlar artıyor. Tarlalar, bağlar ipotekli. Yani gerçekten içler acısı bir durumla karşı karşıyayız. Hani 20 yıl öncesini zaten mumla arıyoruz da çok çarpıcı bir şey söylediler. Üç yıl önce bir kilo üzüm sattığında üç litre mazot alıyorlardı. Bunu bugün sattığında bir litre mazot alamıyorsun. Bu hale geldiler, en basit hesap bu. Bunun görülmesi, duyulması lazım. Necdet'in hesaba göre 8 lira daha zam geliyor. Bugün için ilan edildi artık, bu akşam geçecek.
"ÜMİT EDİYORUM SESİNİZİ DUYURABİLMİŞİZDİR"
Bu köyden bir düğüne gittim. Manisa'da Alaybey'de bir düğün salonu var Leydi düğün salonu. Düğün sahibi 80 yaşında yengeye dedim ki 'Ne yapıyorsun yenge mübarek olsun.' 'Ne yapacağız? Düğün yapıyoruz, şu hale bak' dedi. Bir plastik tabak, içinde iki tane kuru pasta. Böyle bir salladı, çarpışan taksi gibi birbirine çarpıyor. Sallarken plastik bir bardaktaki limonatayı da döktü yanlışlıkla. 'Şu hale bak. Düğün yapıyoruz' dedi. Leydi düğün salonunda nefes alınmıyor, toz kalkmış, kan ter içinde herkes. Damadı gösteriyor, dedi ki 'Bunun babasını dört gün bir düğünle evlendirdik biz köyde. Bir dana kestik, her gün bir tane koç kestik. Üç gece, dört gün düğün yaptık. Perşembe, cuma, cumartesi, pazar günü ve pazartesi sabaha karşı düğün bitti. Bunun babasını öyle evlendirdik, torununu böyle evlendiriyoruz. Halimizi sen hesap et' dedi. Bu köyün, Manisa'nın ova köylerinin, üzümcünün, pamukçunun halinin hesabını ona göre siz yapın. Bu duruma geldik. Ümit ediyorum ki sesinizi duyurabilmişizdir. Duyan duyar, duymayana gelecek sene YENİ Parti duymaya, duyurmaya, bu sorunların hepsini çözümeye geliyor inşallah."
"ÇİFTÇİLERE CAN SUYU KREDİSİ VERECEĞİZ"
Özel, basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak, çiftçinin sorunlarının çözümü için partisinin TBMM'deki çalışmalarının sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Meclis'te söylenen hiçbir şeyi yapmıyorlar. Onun için YENİ Parti iktidar olacak, kendisi yapacak. Bu çiftçilerin en büyük sıkıntısı borçlar. Banka borçlarının faizlerini bir kereye mahsus sileceğiz. Çiftçinin nerede kullandığı kredi varsa faizini bir kereye mahsus sileceğiz, anaparayı üç yıla böleceğiz. İşin içinden çıkılamayan durumlar için çiftçilere ikinci bir şans kredisi vereceğiz. Eğer sadece faizlerin affedilip anaparanın bölünmesi çözülüyorsa çözecek. Yoksa bir can suyu kredisi ile… Çünkü burada tulumbanın suyu kaçtı mı ilk önce oraya biraz su dökersin ki su çıksın diye veya bir fide diktin mi can suyu verirsin. Hepten ölmüş olanlara can suyu kredisi vereceğiz. Düzenleyici ve denetleyici kurumların güçlenmesi, bilhassa üretici kooperatiflerinin güçlenmesini sağlayacağız. Tariş gibi çiftçinin ortak olduğu yapıları yeniden güçlü hale, piyasa yapıcı hale getireceğiz. ve garantili üretim ki buna en uygun ürünlerden bir tanesi de üzümdür. Alım garantili… Bugün yol, otoyol yaptırıyorlar patronlara. Geçiş garantisi var. Şehir hastanesi var, hasta garantisi var. Havaalanı yaptılar şuraya, uçuş garantisi var. Tünel yapıyorlar, geçiş garantisi var. Bu arkadaşların hiçbir garantisi yok. Bizim iktidarımızda bir kişi bir ürünü yetiştirdiğinde onun devlet tarafından alım garantisi olduğunu bilecek. Zaten Türkiye'de kişi başına nüfusa vurduğunuzda 25 kilo tüketim var, bu değişmez. Bu ürünün fazlası ihracata gidiyor. Türkiye'ye de dünya kadar döviz getiriyor. İhracatçının desteklenmesi lazım. Elbette tüccarın desteklenmesi lazım ama esas olarak üreticinin desteklenmesi lazım. Bunun da Tariş gibi yapılarla, üretici kooperatifleri ile yapılması gerekiyor.
"BU SORUNU EVELALLAH BİZ ÇÖZERİZ"
Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara gelmeden önce çiftçilerin yaş ortalaması 37'ydi. Şu anda 57. 20 yaş yaşlandırdılar çiftçileri. Zaten burada baktığınızda işte en gençleri Murat. Genç çiftçilere sorulduğunda üç çiftçiden iki tanesi 'Asgari ücretli iş bulup giderim, bir daha bu işi yapmam' diyormuş. Doğru mu? Böyle bir noktaya getirdiler. Bir ülke için en büyük iki beka sorunu var. Bir tanesi gıda enflasyonu. Türkiye'de gıda enflasyonu dünyadaki en yüksek beşinci ülke. Sayıyorum bakın; Ukrayna, bombardıman altında. İran, bombardıman altında. Venezuela başkanını Trump kaçırdı, bir de Güney Sudan, orada da iç savaş var. Sonra en yüksek gıda enflasyonu yüzde 35'le bizde. Avrupa'da kaç? Yıllık gıda enflasyonu yüzde 2.4 Avrupa ortalaması. Türkiye'de 35. Adamlar bize bakıyorlar, bizim ürettiğimizi ihraç edeceğiz de karınlarını doyuracaklar. Onlarda 2,5, Türkiye'de yüzde 35 gıda enflasyonu var. Bu katlanılabilir bir şey değil. Bir bu sorunu çözmek gerekiyor. Doğru tarım politikalarıyla. Devlet Planlama Teşkilatı kapatıldı, bu plansızlık ondan. Doğru bir Türkiye Planlama Teşkilatı kuracağız ve burada çalışacağız. İkincisi de gençlerinin umutsuzluğudur. Üç gençten iki tanesi 'Asgari ücret bulsam ben buradan gidiyorum' derse artık bundan sonra ne olacak? Yaşlandıklarında, çalışamaz hale geldiklerinde arkadan genç çiftçiler gelmezse üzüme kim bakacak? Kim kesecek? Kim serecek, kim kaldıracak? Bu ülkeyi kim kalkındıracak. O yüzden bu meselelere çok güçlü destek verilmesi gerekiyor. Bu YENİ Parti'nin en güçlü kası, çok kasları var, ama en güçlü kası tarım politikalarına yönelik olandır. O yüzden de böyle pamuk tarlasından yetişmiş, üzüm bağının arasında büyümüş bir Genel Başkan olarak bu sorunu evelallah biz çözeriz."
Kaynak: ANKA / Güncel
Toprak Mahsulleri Ofisi, Hacıhaliller, Yeni Parti, Özgür Özel, Ekonomi, Güncel, Manisa, Tarım, Tariş, Toprak Mahsulleri Ofisi, Tarım, Tariş, Manisa, Yeni Parti, Özgür Özel, Hacıhaliller, Auto Yerel Haber, Ekonomi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA