Özçelik organ bağışı çağrısı yaptı, yılda 1800 beyin ölümünün yüzde 20'si kullanıldı
Doç. Dr. Ümit Özçelik, Türkiye'de yılda yaklaşık 1800 beyin ölümünün yalnızca yüzde 20'sinde organların kullanılabildiğini söyledi. Özçelik, aileyle paylaşma ve e-Nabız'dan bağış çağrısı yaptı; 2025 verilerine göre yaklaşık 33 bin hasta nakil bekliyor.
Esra GÜNTEPE- Ulaşcan ÖZER İSTANBUL, – YEDİTEPE Üniversitesi Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ümit Özçelik, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında organ bağışının önemine dikkat çekti. Türkiye'de her yıl yaklaşık bin 800 beyin ölümü vakasının bildirildiğini belirten Doç. Dr. Özçelik, bu vakaların yalnızca beşte birinin organlarının kullanılabildiğini söyledi. Organ bağışında en büyük engellerden birinin kişinin sağlığında verdiği organ bağışı kararını ailesiyle paylaşmaması olduğunu vurgulayan Özçelik, vatandaşlara organ bağışı kararlarını yakınlarıyla paylaşmaları çağrısında bulundu.
Doç. Dr. Ümit Özçelik, Türkiye'de kadavradan organ bağışı oranlarının yetersiz olduğunu belirterek, organ bekleyen binlerce hastanın hayata tutunabilmesi için bağışların artırılması gerektiğini ifade etti. Türkiye'de organ bağışının Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı yeni düzenlemelerle birlikte artık e-Nabız üzerinden de yapılabildiğini hatırlatan Doç. Dr. Özçelik, organ bağışının hayat kurtardığını aktardı.
'BEYİN ÖLÜMÜ VAKALARININ YALNIZCA YÜZDE 20'SİNDE ORGANLAR KULLANILABİLİYOR'
Türkiye'de kadavradan organ bağışı oranlarının çok düşük olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ümit Özçelik, "Aslında en önemli sorunumuz, maalesef yıllardır artıramadığımız kadavradan organ bağışı oranlarındaki düşüklük. Gelişmiş ülkelerde organ nakillerinin yüzde 80'i kadavradan yapılırken ülkemizde maalesef bu oran tam tersidir. En önemlisi, her yıl ülkemizde bildirilen yaklaşık bin 800 beyin ölümü vakasının ancak yüzde 20'sinde organları kullanabiliyoruz. Bu, ülkemizdeki en önemli problemlerden biri olarak karşımıza çıkıyor" dedi.
'KOMADAKİ HASTALARLA BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞEN HASTALAR KARIŞTIRILIYOR'
Organ bağışı konusunda toplumda bilgi eksikliği bulunduğunu belirten Doç. Dr. Özçelik, koma ile beyin ölümünün birbirine karıştırıldığını söyledi. Özçelik, "Halk arasında bu durum oldukça fazla karıştırılıyor. Komadaki hastaların organlarını kullanamıyoruz. Türkiye'de sadece yoğun bakım koşullarında beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin organlarını kullanabiliyoruz. Sağlığında organlarını bağışlamak isteyen vatandaşlarımız daha önce hastanelere başvurarak organ bağış formu doldurabiliyordu. Ancak yapılan yeni düzenlemeyle artık e-Nabız üzerinden de organ bağışında bulunmak mümkün. Herhangi bir yere başvurmadan doğrudan e-Nabız üzerinden istediğimiz organları seçerek ya da tüm organlarımızı bağışlayarak bu işlemi gerçekleştirebiliyoruz" diye konuştu.
'33 BİN HASTA ORGAN NAKLİ BEKLİYOR'
Türkiye'de organ nakli bekleyen hastaların sayısına ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Özçelik, "2025 yılı verilerine göre ülkemizde yaklaşık 33 bin hasta organ nakli bekleme listesinde bulunuyor. Bunların yaklaşık 25 bini böbrek, 3 bini karaciğer, bin 500'ü ise kalp nakli bekleyen hastalardan oluşuyor. Ancak bu hastaların büyük bir çoğunluğunun Organ Nakli Merkezlerine yönlendirilmemesi nedeniyle gerçek rakamların bu sayıların çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor. T.C. Sağlık Bakanlığı ve Türk Nefroloji Derneği'nin 2025 yılında yayınlanan Ortak Raporu'na göre ülkemizde yaklaşık 25 bini böbrek nakli yapılmış hastalar olmak üzere kronik böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi görmekte olan toplam hasta sayısı 100 bine yaklaşmaktadır. Maalesef her yıl bu hasta grubuna yaklaşık 10-15 bin kişi daha ekleniyor" ifadelerini kullandı.
'ORGAN BAĞIŞI KARARINIZI AİLENİZLE PAYLAŞIN'
Organ bağışının önündeki en önemli engellerden birinin kişinin sağlığında bu konudaki düşüncesinin bilinmemesi olduğunu belirten Doç. Dr. Özçelik, vatandaşlara bağış kararlarını aileleriyle paylaşmaları çağrısında bulundu. Doç. Dr. Özçelik, "Organ bağışının önündeki en büyük engelin, kişinin sağlığında bu konuda ne düşündüğünün bilinmemesi olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle organ bağışında bulunacak kişilere önerimiz şu: Lütfen sağlığınızda ailenizle bu kararınızı paylaşın. Öldükten sonra organlarınızın bağışlanmasını istediğinizi, bunun sizin vasiyetiniz olduğunu onlara belirtin. İkinci sorun ise bazı yanlış dini inanışlar olabiliyor. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığının 1980 yılında yayımladığı kararla organ naklinin caiz olduğu ortaya konulmuş durumda" dedi.
'KADAVRADAN BAĞIŞLAR ARTIRILIRSA BEKLEME LİSTELERİ AZALABİLİR'
Türkiye'de yıllık ortalama 5 bin 500 organ nakli gerçekleştirildiğini belirten Doç. Dr. Özçelik, bunların yaklaşık 3 bin 500-4 bininin böbrek, bin 500'ünün ise karaciğer nakli olduğunu söyledi. Böbrek ve karaciğer nakillerinin canlı vericilerden de yapılabildiğini kaydeden Özçelik, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak nakli bekleyen hastaların ise canlı vericilerden yararlanma şansının bulunmadığını ifade etti.
Özçelik, "Karaciğer ve böbrek canlı vericilerden de alınabildiği için bu hastaların bir şekilde nakle ulaşma şansı var. Ancak kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak bekleyen hastaların canlı vericilerden nakil olma şansı yok. Diyalize giren hastalar, nakle ulaşana kadar yaşamlarını bir şekilde sürdürebiliyor. Bu nedenle kadavra organı beklemek için daha fazla zamanları olabiliyor. Ancak diğer organları bekleyen hastaların maalesef böyle bir şansı yok" diye konuştu.
'1400 VAKADA ORGANLAR KULLANILABİLSEYDİ BİNLERCE NAKİL YAPILABİLİRDİ'
2025 yılı verilerine göre beyin ölümü gerçekleşen hastaların organlarının kullanım oranına dikkat çeken Özçelik, "2025 yılında ülkemizde beyin ölümü gerçekleşen yaklaşık 1.800 kişinin 400'ünün organları kullanılabildi. Yaklaşık bin 400 kişinin organları ise kullanılamadı. Eğer bu bin 400 kişinin organları kullanılabilseydi yaklaşık 2 bin 800 böbrek ve bin 400 karaciğer nakli daha yapılabilirdi. Karaciğer nakli bekleme listesindeki hasta sayısının yaklaşık 3 bin olduğunu düşünürsek, organ bağışları yeterli düzeye ulaşsaydı yaklaşık iki yıl içinde karaciğer nakli bekleyen hastaların listesini tamamen bitirmek mümkün olabilirdi" dedi.
'ORGANLARIMIZ TOPRAK OLMASIN, BİRİLERİNE UMUT OLSUN'
Organ naklinin hastalar için yeni ve sağlıklı bir hayata kavuşmanın en önemli yolu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özçelik, sözlerini şöyle tamamladı: "Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Organ nakli hayat kurtarır. Bu insanların yeniden sağlıklı bir hayata kavuşmasının tek yolu organ naklidir. Evet, diyaliz geçici bir çözüm. Hastaların nakle ulaşana kadar hayatta kalmalarını bir şekilde sağlayabiliyor. Ancak karaciğer, kalp ve akciğer gibi organları bekleyen kişiler için diyaliz gibi bir yöntem bulunmadığından hayatta kalmanın tek yolu organ nakli yapılmasıdır. Vatandaşlarımıza vermek istediğim mesaj şu; lütfen organlarınızı bağışlayın. Organlarımız toprak olmasın; çaresizce organ nakli bekleyen insanlara umut, can ve nefes olsun. Bir gün o organı bekleyen kişi siz de olabilirsiniz" ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Ümit Özçelik, Türkiye'de kadavradan organ bağışı oranlarının yetersiz olduğunu belirterek, organ bekleyen binlerce hastanın hayata tutunabilmesi için bağışların artırılması gerektiğini ifade etti. Türkiye'de organ bağışının Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı yeni düzenlemelerle birlikte artık e-Nabız üzerinden de yapılabildiğini hatırlatan Doç. Dr. Özçelik, organ bağışının hayat kurtardığını aktardı.
'BEYİN ÖLÜMÜ VAKALARININ YALNIZCA YÜZDE 20'SİNDE ORGANLAR KULLANILABİLİYOR'
Türkiye'de kadavradan organ bağışı oranlarının çok düşük olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ümit Özçelik, "Aslında en önemli sorunumuz, maalesef yıllardır artıramadığımız kadavradan organ bağışı oranlarındaki düşüklük. Gelişmiş ülkelerde organ nakillerinin yüzde 80'i kadavradan yapılırken ülkemizde maalesef bu oran tam tersidir. En önemlisi, her yıl ülkemizde bildirilen yaklaşık bin 800 beyin ölümü vakasının ancak yüzde 20'sinde organları kullanabiliyoruz. Bu, ülkemizdeki en önemli problemlerden biri olarak karşımıza çıkıyor" dedi.
'KOMADAKİ HASTALARLA BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞEN HASTALAR KARIŞTIRILIYOR'
Organ bağışı konusunda toplumda bilgi eksikliği bulunduğunu belirten Doç. Dr. Özçelik, koma ile beyin ölümünün birbirine karıştırıldığını söyledi. Özçelik, "Halk arasında bu durum oldukça fazla karıştırılıyor. Komadaki hastaların organlarını kullanamıyoruz. Türkiye'de sadece yoğun bakım koşullarında beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin organlarını kullanabiliyoruz. Sağlığında organlarını bağışlamak isteyen vatandaşlarımız daha önce hastanelere başvurarak organ bağış formu doldurabiliyordu. Ancak yapılan yeni düzenlemeyle artık e-Nabız üzerinden de organ bağışında bulunmak mümkün. Herhangi bir yere başvurmadan doğrudan e-Nabız üzerinden istediğimiz organları seçerek ya da tüm organlarımızı bağışlayarak bu işlemi gerçekleştirebiliyoruz" diye konuştu.
'33 BİN HASTA ORGAN NAKLİ BEKLİYOR'
Türkiye'de organ nakli bekleyen hastaların sayısına ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Özçelik, "2025 yılı verilerine göre ülkemizde yaklaşık 33 bin hasta organ nakli bekleme listesinde bulunuyor. Bunların yaklaşık 25 bini böbrek, 3 bini karaciğer, bin 500'ü ise kalp nakli bekleyen hastalardan oluşuyor. Ancak bu hastaların büyük bir çoğunluğunun Organ Nakli Merkezlerine yönlendirilmemesi nedeniyle gerçek rakamların bu sayıların çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor. T.C. Sağlık Bakanlığı ve Türk Nefroloji Derneği'nin 2025 yılında yayınlanan Ortak Raporu'na göre ülkemizde yaklaşık 25 bini böbrek nakli yapılmış hastalar olmak üzere kronik böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi görmekte olan toplam hasta sayısı 100 bine yaklaşmaktadır. Maalesef her yıl bu hasta grubuna yaklaşık 10-15 bin kişi daha ekleniyor" ifadelerini kullandı.
'ORGAN BAĞIŞI KARARINIZI AİLENİZLE PAYLAŞIN'
Organ bağışının önündeki en önemli engellerden birinin kişinin sağlığında bu konudaki düşüncesinin bilinmemesi olduğunu belirten Doç. Dr. Özçelik, vatandaşlara bağış kararlarını aileleriyle paylaşmaları çağrısında bulundu. Doç. Dr. Özçelik, "Organ bağışının önündeki en büyük engelin, kişinin sağlığında bu konuda ne düşündüğünün bilinmemesi olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle organ bağışında bulunacak kişilere önerimiz şu: Lütfen sağlığınızda ailenizle bu kararınızı paylaşın. Öldükten sonra organlarınızın bağışlanmasını istediğinizi, bunun sizin vasiyetiniz olduğunu onlara belirtin. İkinci sorun ise bazı yanlış dini inanışlar olabiliyor. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığının 1980 yılında yayımladığı kararla organ naklinin caiz olduğu ortaya konulmuş durumda" dedi.
'KADAVRADAN BAĞIŞLAR ARTIRILIRSA BEKLEME LİSTELERİ AZALABİLİR'
Türkiye'de yıllık ortalama 5 bin 500 organ nakli gerçekleştirildiğini belirten Doç. Dr. Özçelik, bunların yaklaşık 3 bin 500-4 bininin böbrek, bin 500'ünün ise karaciğer nakli olduğunu söyledi. Böbrek ve karaciğer nakillerinin canlı vericilerden de yapılabildiğini kaydeden Özçelik, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak nakli bekleyen hastaların ise canlı vericilerden yararlanma şansının bulunmadığını ifade etti.
Özçelik, "Karaciğer ve böbrek canlı vericilerden de alınabildiği için bu hastaların bir şekilde nakle ulaşma şansı var. Ancak kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak bekleyen hastaların canlı vericilerden nakil olma şansı yok. Diyalize giren hastalar, nakle ulaşana kadar yaşamlarını bir şekilde sürdürebiliyor. Bu nedenle kadavra organı beklemek için daha fazla zamanları olabiliyor. Ancak diğer organları bekleyen hastaların maalesef böyle bir şansı yok" diye konuştu.
'1400 VAKADA ORGANLAR KULLANILABİLSEYDİ BİNLERCE NAKİL YAPILABİLİRDİ'
2025 yılı verilerine göre beyin ölümü gerçekleşen hastaların organlarının kullanım oranına dikkat çeken Özçelik, "2025 yılında ülkemizde beyin ölümü gerçekleşen yaklaşık 1.800 kişinin 400'ünün organları kullanılabildi. Yaklaşık bin 400 kişinin organları ise kullanılamadı. Eğer bu bin 400 kişinin organları kullanılabilseydi yaklaşık 2 bin 800 böbrek ve bin 400 karaciğer nakli daha yapılabilirdi. Karaciğer nakli bekleme listesindeki hasta sayısının yaklaşık 3 bin olduğunu düşünürsek, organ bağışları yeterli düzeye ulaşsaydı yaklaşık iki yıl içinde karaciğer nakli bekleyen hastaların listesini tamamen bitirmek mümkün olabilirdi" dedi.
'ORGANLARIMIZ TOPRAK OLMASIN, BİRİLERİNE UMUT OLSUN'
Organ naklinin hastalar için yeni ve sağlıklı bir hayata kavuşmanın en önemli yolu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özçelik, sözlerini şöyle tamamladı: "Öncelikle şunu söylemek istiyorum: Organ nakli hayat kurtarır. Bu insanların yeniden sağlıklı bir hayata kavuşmasının tek yolu organ naklidir. Evet, diyaliz geçici bir çözüm. Hastaların nakle ulaşana kadar hayatta kalmalarını bir şekilde sağlayabiliyor. Ancak karaciğer, kalp ve akciğer gibi organları bekleyen kişiler için diyaliz gibi bir yöntem bulunmadığından hayatta kalmanın tek yolu organ nakli yapılmasıdır. Vatandaşlarımıza vermek istediğim mesaj şu; lütfen organlarınızı bağışlayın. Organlarımız toprak olmasın; çaresizce organ nakli bekleyen insanlara umut, can ve nefes olsun. Bir gün o organı bekleyen kişi siz de olabilirsiniz" ifadelerini kullandı.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Sağlık
E-Nabız, Türkiye, Güncel, Sağlık, E-Nabız, Türkiye, Organ Bağışı, Organ Bağışı, Güncel, Sağlık, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA