"NATO Zirvesi Diyalogları" kapsamında müttefiklerin "yük paylaşımının geleceği" konuşuldu
Türk Atlantik Konseyi ve Hariciye Merkezi tarafından düzenlenen panelde, Avrupa'nın güvenlik mimarisi, NATO içindeki Avrupa sütununun güçlendirilmesi ve müttefiklerin savunma sorumlulukları tartışıldı.
Türk Atlantik Konseyi (ATA Türkiye) ve Hariciye Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen "NATO Zirvesi Diyalogları" etkinliği kapsamında "Avrupa Savunmasının Temelini Oluşturmak: Avrupa Sütunu ve Müttefiklerin Yük Paylaşımının Geleceği" paneli yapıldı.
"NATO Zirvesi Diyalogları" etkinliği kapsamında, TÜSİAD'ın ev sahipliğinde düzenlenen panelde, Avrupa'nın güvenlik mimarisinin yeniden inşası, NATO içindeki Avrupa sütununun güçlendirilmesi ve Avrupalı ??müttefiklerin İttifak uyumunu parçalamak yerine güçlendirirken, kendi savunmaları için nasıl daha büyük sorumluluk üstlenebilecekleri konusu ele alındı.
Panele, Atlantik Anlaşması Birliği Başkan Yardımcısı Terhi Suominen moderatörlüğünde, İngiltere Birleşmiş Milletler Derneği Yöneticisi Jane Kinninmont, Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Christian Schmidt ve ATA Türkiye Genel Sekreteri Emir Abbas Gürbüz konuşmacı olarak katıldı.
Kinninmont, burada yaptığı konuşmada, dünyanın kırılma, geçiş ve rekabet döneminden geçtiğini belirterek, uluslararası düzenin yeniden şekillendiği bu süreçte pasif kalınmaması gerektiğini söyledi.
Pek çok aktörün uluslararası düzeni yeniden şekillendirmeye çalıştığına işaret eden Kinninmont, "Avrupalılar da gelecekteki bir Avrupa projesini ve dünya düzenine Avrupa'nın katkısını inşa etmek için çaba göstermeli, geçmişten alınan olumlu unsurları temel almalı ancak bunları geleceğe hazır hale getirmeli." ifadesini kullandı.
Kinninmont, diplomasi, kalkınma, çatışmaların önlenmesi ve barışın inşasının da güvenliğin ayrılmaz parçaları olduğunu dile getirdi.
Savunma bütçelerini artırmak amacıyla kalkınma yardımlarında yapılan kesintilerin uzun vadede güvenlik risklerini artırabileceğini belirten Kinninmont, güvenlik tehditlerinin yalnızca devletlerden kaynaklanmadığını, iklim değişikliği, aşırı sıcaklar, okyanusların ısınması ve yapay zekanın yol açabileceği risklerin de insan güvenliği açısından dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kinninmont, gelecekte küresel dayanışmanın daha fazla önem kazanacağını vurgulayarak, "Avrupalıların NATO içinde dayanışma ve güven inşa etmeleri gerekiyor ancak bu dayanışma ve güveni NATO'nun ötesinde de inşa etmeyi düşünmeleri ve kendi irademiz dışında bazı düşmanlarla karşı karşıya kalabileceğimiz bir dünyada yaşamayı da göz önünde bulundurmaları gerekiyor." dedi.
"Savunma tedarikinde Avrupa'nın kapasitesinin artırılması önemli"
NATO'da savunma harcamaları için gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 3'ünün ayrılmasının temel bir ilke ve anlayış olduğunu söyleyen Schmidt, "Bu, hiçbir zaman tartışma konusu olmadı çünkü buna ihtiyaç olduğu son derece açıktı." dedi.
Schmidt, bazı ülkelerin savunma harcamalarını gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 1'inin altına düşürdüğünü, bu nedenle bazı jeostratejik gelişmelere hazırlıksız yakalanıldığını aktardı.
Avrupa'nın savunma alanında 3 temel sorunla karşı karşıya olduğunu dile getiren Schmidt, bunların savunma tedarik süreçleri, toplumların savunma kabiliyetlerinin önemine ilişkin farkındalığı ve NATO üyeleri arasındaki birlikte çalışabilirlik eksikliği olduğunu kaydetti.
Schmidt, Avrupalı müttefikler arasında daha fazla koordinasyon sağlanması, AB ile NATO'nun savunma planlamasının uyumlu hale getirilmesi ve konvansiyonel savunma tedarikinde Avrupa'nın kapasitesinin artırılmasının önem taşıdığını söyledi.
Nükleer caydırıcılık konusunun giderek daha kritik hale geldiğine işaret eden Schmidt, transatlantik ittifakın korunmasını desteklediğini belirtti.
"Stratejik özerkliği ve kolektif savunma kültürünü sağlamamız gerekiyor"
Gürbüz, transatlantikçiliğin, Avrupa'daki siyasi istikrarın "vesayet altında olduğu" bir dönemde doğduğunu ve bu nedenle Avrupa'nın stratejik özerkliğinden bahsedildiğinde silahlanmadan da söz edildiğini dile getirdi.
Avrupa ülkelerinin çoğunda toplumların savaştan uzak yaşadığını kaydeden Gürbüz, "Sorun, sadece silah satın almak için para değil, o silahları kullanacak insanlar da gerekiyor. Ancak Avrupa'nın her yerinde toplumsal bir kriz var." dedi.
Gürbüz, Fransa'nın "Avrupa'nın nükleer şemsiyesinin liderliğini üstlenmeye" istekli göründüğünü, ancak bunun karşılığında ne talep edeceğinin belirsiz olduğunu söyledi.
NATO içinde bir Avrupa sütunu oluşturulmadan önce yanıtlanması gereken çok sayıda kritik soru bulunduğunu dile getiren Gürbüz, "Öncelikle stratejik özerkliği ve kolektif savunma kültürünü sağlamamız gerekiyor." ifadesini kullandı.
"NATO Zirvesi Diyalogları" etkinliği kapsamında, TÜSİAD'ın ev sahipliğinde düzenlenen panelde, Avrupa'nın güvenlik mimarisinin yeniden inşası, NATO içindeki Avrupa sütununun güçlendirilmesi ve Avrupalı ??müttefiklerin İttifak uyumunu parçalamak yerine güçlendirirken, kendi savunmaları için nasıl daha büyük sorumluluk üstlenebilecekleri konusu ele alındı.
Panele, Atlantik Anlaşması Birliği Başkan Yardımcısı Terhi Suominen moderatörlüğünde, İngiltere Birleşmiş Milletler Derneği Yöneticisi Jane Kinninmont, Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Christian Schmidt ve ATA Türkiye Genel Sekreteri Emir Abbas Gürbüz konuşmacı olarak katıldı.
Kinninmont, burada yaptığı konuşmada, dünyanın kırılma, geçiş ve rekabet döneminden geçtiğini belirterek, uluslararası düzenin yeniden şekillendiği bu süreçte pasif kalınmaması gerektiğini söyledi.
Pek çok aktörün uluslararası düzeni yeniden şekillendirmeye çalıştığına işaret eden Kinninmont, "Avrupalılar da gelecekteki bir Avrupa projesini ve dünya düzenine Avrupa'nın katkısını inşa etmek için çaba göstermeli, geçmişten alınan olumlu unsurları temel almalı ancak bunları geleceğe hazır hale getirmeli." ifadesini kullandı.
Kinninmont, diplomasi, kalkınma, çatışmaların önlenmesi ve barışın inşasının da güvenliğin ayrılmaz parçaları olduğunu dile getirdi.
Savunma bütçelerini artırmak amacıyla kalkınma yardımlarında yapılan kesintilerin uzun vadede güvenlik risklerini artırabileceğini belirten Kinninmont, güvenlik tehditlerinin yalnızca devletlerden kaynaklanmadığını, iklim değişikliği, aşırı sıcaklar, okyanusların ısınması ve yapay zekanın yol açabileceği risklerin de insan güvenliği açısından dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Kinninmont, gelecekte küresel dayanışmanın daha fazla önem kazanacağını vurgulayarak, "Avrupalıların NATO içinde dayanışma ve güven inşa etmeleri gerekiyor ancak bu dayanışma ve güveni NATO'nun ötesinde de inşa etmeyi düşünmeleri ve kendi irademiz dışında bazı düşmanlarla karşı karşıya kalabileceğimiz bir dünyada yaşamayı da göz önünde bulundurmaları gerekiyor." dedi.
"Savunma tedarikinde Avrupa'nın kapasitesinin artırılması önemli"
NATO'da savunma harcamaları için gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 3'ünün ayrılmasının temel bir ilke ve anlayış olduğunu söyleyen Schmidt, "Bu, hiçbir zaman tartışma konusu olmadı çünkü buna ihtiyaç olduğu son derece açıktı." dedi.
Schmidt, bazı ülkelerin savunma harcamalarını gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 1'inin altına düşürdüğünü, bu nedenle bazı jeostratejik gelişmelere hazırlıksız yakalanıldığını aktardı.
Avrupa'nın savunma alanında 3 temel sorunla karşı karşıya olduğunu dile getiren Schmidt, bunların savunma tedarik süreçleri, toplumların savunma kabiliyetlerinin önemine ilişkin farkındalığı ve NATO üyeleri arasındaki birlikte çalışabilirlik eksikliği olduğunu kaydetti.
Schmidt, Avrupalı müttefikler arasında daha fazla koordinasyon sağlanması, AB ile NATO'nun savunma planlamasının uyumlu hale getirilmesi ve konvansiyonel savunma tedarikinde Avrupa'nın kapasitesinin artırılmasının önem taşıdığını söyledi.
Nükleer caydırıcılık konusunun giderek daha kritik hale geldiğine işaret eden Schmidt, transatlantik ittifakın korunmasını desteklediğini belirtti.
"Stratejik özerkliği ve kolektif savunma kültürünü sağlamamız gerekiyor"
Gürbüz, transatlantikçiliğin, Avrupa'daki siyasi istikrarın "vesayet altında olduğu" bir dönemde doğduğunu ve bu nedenle Avrupa'nın stratejik özerkliğinden bahsedildiğinde silahlanmadan da söz edildiğini dile getirdi.
Avrupa ülkelerinin çoğunda toplumların savaştan uzak yaşadığını kaydeden Gürbüz, "Sorun, sadece silah satın almak için para değil, o silahları kullanacak insanlar da gerekiyor. Ancak Avrupa'nın her yerinde toplumsal bir kriz var." dedi.
Gürbüz, Fransa'nın "Avrupa'nın nükleer şemsiyesinin liderliğini üstlenmeye" istekli göründüğünü, ancak bunun karşılığında ne talep edeceğinin belirsiz olduğunu söyledi.
NATO içinde bir Avrupa sütunu oluşturulmadan önce yanıtlanması gereken çok sayıda kritik soru bulunduğunu dile getiren Gürbüz, "Öncelikle stratejik özerkliği ve kolektif savunma kültürünü sağlamamız gerekiyor." ifadesini kullandı.
Kaynak: AA / Güncel
Atlantik Konseyi, Dış Politika, Güvenlik, Politika, Savunma, Güncel, Dünya, Nato, Türk, Nato, Nato Zirvesi, Atlantik Konseyi, Güvenlik, Dış Politika, Savunma, Dünya, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA