Kaya kütlesi üzerine kurulu 1000 yıllık Murtaza Kalesi zamana direniyor
Niğde'nin Çiftlik ilçesindeki Murtaza Kalesi, Doğu Roma dönemine ait tarihi bir yapı olarak, 1000 yıldır ayakta duruyor. Kale, hem savunma amaçlı kullanılmış hem de restorasyon çalışmalarla turizme kazandırılması hedefleniyor.
Niğde'nin Çiftlik ilçesine bağlı Murtaza köyünde kaya kütlesi üzerine kurulu 1000 yıllık Murtaza Kalesi, zamana direniyor.
Doğu Roma döneminde yapıldığı bilinen ve yaklaşık 1830 rakımda yer alan kalenin, tarih boyunca savunma ve askeri amaçlarla kullanıldığı değerlendiriliyor.
Giriş kapısı, 6 burç ve beden duvarları günümüze ulaşan tarihi kale, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce 2009'da yapılan yüzey araştırmalarıyla Niğde Kültür Envanterine alındı.
Arkeolog Mustafa Eryaman, AA muhabirine, Murtaza Kalesi'nin "Andulus Kalesi" olarak da ifade edildiğini söyledi.
Kalenin Melendiz Ovası'na yol veren bir geçit olduğunu anlatan Eryaman, yapının geçitteki bölgeye hakimiyet sağlayan bir kaya kütlesinin üzerinde kurulduğunu dile getirdi.
Orta Çağ'da bu tür kaya kütlelerinin doğal kale vasfında olduğuna dikkati çeken Eryaman, şöyle konuştu:
"60 metre yüksekliğinde doğal bir kaya üzerine kurulu, batı yönde eğim veren toplam 6 burçtan oluşan bir duvar yapılarak iç kale vasfı oluşturulmuş. Kalenin duvarları batı, güney ve kuzey cephelerinde şekillendirilmiş. Buradaki kale duvarlarına baktığımızda, dışarıdan ortalama 20 metre yüksekliğe sahip ve toplamda 6 burçla desteklenmiş. Burçlar savunmaya yönelik, olası bir saldırı durumunda karşı koymaları için. Kalenin girişi güneybatıda oldukça yüksek, anıtsal bir giriş kapısı günümüze ulaşmış. Burçlar ve kale beden duvarlarının büyük oranda günümüze ulaştığını görüyoruz. Kale, 1000 yıllık bir geçmişe sahip ve Doğu Roma döneminde kullanıldığını biliyoruz. Anadolu Selçuklu döneminde de bu vadi, Melendiz Dağları'nın su kaynakları ve tarım alanları koruma amacıyla kullanıldı."
700-800 yıl boyunca farklı amaçlarla kullanıldığı değerlendiriliyor
Eryaman, Melendiz Ovası'nın büyük bir bölge olduğunu ve Murtaza Kalesi gibi yapıların diğer geçitlerde de görüldüğünü kaydetti.
Altunhisar'da bulunan Keçi Kalesi'nin Melendiz Dağları'nın dışarıdaki kale vasfını gördüğünü belirten Eryaman, "Buna benzer diğer küçük çaplı geçişlerde de garnizon tarzı kule veya kaleleri görmemiz mümkün. Bu bir Orta Çağ kalesi. O dönemde hüküm süren devletler ve hatta imparatorluklar tarafından aktif olarak kullanılmış. Yapının mevcut haliyle esasında 20. yüzyılın başlarına ya da 19. yüzyıl sonlarına kadar aktif şekilde kullanıldığına yönelik bilgilere ulaşabiliriz. Dolayısıyla aşağı yukarı 700-800 yıl boyunca farklı amaçlarla Murtaza Kalesi'nin kullanımda olduğunu anlıyoruz." ifadelerini kullandı.
"Restorasyonla turizme kazandırılması düşünülebilir"
Eryaman, kale içerisinde değişik birimlerin olduğunu anlatarak, bu birimlerin çöktüğünü fakat beden duvarlarının sağlam olduğuna dikkati çekti.
Tarihi yapıda bilimsel kazı ve restorasyon çalışmalarının başlatılması gerektiğini vurgulayan Eryaman, şunları kaydetti:
"Orta Çağ kalesi büyük oranda korunarak günümüze geldiği için restorasyonla turizme kazandırılması düşünülebilir. İçerisinde su sarnıçları var, kale beden duvarlarında da harç tekniğinin kullanıldığını görüyoruz. Bu harcın beden duvarlarındaki moloz ağırlıklı duvar taşları arasında da kullanıldığını ve ilk günkü gibi sağlam şekilde günümüze ulaştığını görebiliyoruz. Kalenin doğu cephesi sarp olduğu için herhangi bir taş veya duvar uygulamasına gidilmemiş. Bu da Orta Çağ döneminde bu tür yapılarda ekonomik ve doğanın sunduğu imkanların en iyi şekilde kullanıldığını gösteren güzel bir örnek. Beden duvarlarında biz mazgal dediğimiz küçük çaplı, içe doğru açılan gözetleme pencerelerini görüyoruz. Bu pencereler aynı zamanda olası bir saldırıda, içerideki bulunan askerler tarafından ok atması için de özel sistemle kurulan gözetleme pencereleri."
Doğu Roma döneminde yapıldığı bilinen ve yaklaşık 1830 rakımda yer alan kalenin, tarih boyunca savunma ve askeri amaçlarla kullanıldığı değerlendiriliyor.
Giriş kapısı, 6 burç ve beden duvarları günümüze ulaşan tarihi kale, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce 2009'da yapılan yüzey araştırmalarıyla Niğde Kültür Envanterine alındı.
Arkeolog Mustafa Eryaman, AA muhabirine, Murtaza Kalesi'nin "Andulus Kalesi" olarak da ifade edildiğini söyledi.
Kalenin Melendiz Ovası'na yol veren bir geçit olduğunu anlatan Eryaman, yapının geçitteki bölgeye hakimiyet sağlayan bir kaya kütlesinin üzerinde kurulduğunu dile getirdi.
Orta Çağ'da bu tür kaya kütlelerinin doğal kale vasfında olduğuna dikkati çeken Eryaman, şöyle konuştu:
"60 metre yüksekliğinde doğal bir kaya üzerine kurulu, batı yönde eğim veren toplam 6 burçtan oluşan bir duvar yapılarak iç kale vasfı oluşturulmuş. Kalenin duvarları batı, güney ve kuzey cephelerinde şekillendirilmiş. Buradaki kale duvarlarına baktığımızda, dışarıdan ortalama 20 metre yüksekliğe sahip ve toplamda 6 burçla desteklenmiş. Burçlar savunmaya yönelik, olası bir saldırı durumunda karşı koymaları için. Kalenin girişi güneybatıda oldukça yüksek, anıtsal bir giriş kapısı günümüze ulaşmış. Burçlar ve kale beden duvarlarının büyük oranda günümüze ulaştığını görüyoruz. Kale, 1000 yıllık bir geçmişe sahip ve Doğu Roma döneminde kullanıldığını biliyoruz. Anadolu Selçuklu döneminde de bu vadi, Melendiz Dağları'nın su kaynakları ve tarım alanları koruma amacıyla kullanıldı."
700-800 yıl boyunca farklı amaçlarla kullanıldığı değerlendiriliyor
Eryaman, Melendiz Ovası'nın büyük bir bölge olduğunu ve Murtaza Kalesi gibi yapıların diğer geçitlerde de görüldüğünü kaydetti.
Altunhisar'da bulunan Keçi Kalesi'nin Melendiz Dağları'nın dışarıdaki kale vasfını gördüğünü belirten Eryaman, "Buna benzer diğer küçük çaplı geçişlerde de garnizon tarzı kule veya kaleleri görmemiz mümkün. Bu bir Orta Çağ kalesi. O dönemde hüküm süren devletler ve hatta imparatorluklar tarafından aktif olarak kullanılmış. Yapının mevcut haliyle esasında 20. yüzyılın başlarına ya da 19. yüzyıl sonlarına kadar aktif şekilde kullanıldığına yönelik bilgilere ulaşabiliriz. Dolayısıyla aşağı yukarı 700-800 yıl boyunca farklı amaçlarla Murtaza Kalesi'nin kullanımda olduğunu anlıyoruz." ifadelerini kullandı.
"Restorasyonla turizme kazandırılması düşünülebilir"
Eryaman, kale içerisinde değişik birimlerin olduğunu anlatarak, bu birimlerin çöktüğünü fakat beden duvarlarının sağlam olduğuna dikkati çekti.
Tarihi yapıda bilimsel kazı ve restorasyon çalışmalarının başlatılması gerektiğini vurgulayan Eryaman, şunları kaydetti:
"Orta Çağ kalesi büyük oranda korunarak günümüze geldiği için restorasyonla turizme kazandırılması düşünülebilir. İçerisinde su sarnıçları var, kale beden duvarlarında da harç tekniğinin kullanıldığını görüyoruz. Bu harcın beden duvarlarındaki moloz ağırlıklı duvar taşları arasında da kullanıldığını ve ilk günkü gibi sağlam şekilde günümüze ulaştığını görebiliyoruz. Kalenin doğu cephesi sarp olduğu için herhangi bir taş veya duvar uygulamasına gidilmemiş. Bu da Orta Çağ döneminde bu tür yapılarda ekonomik ve doğanın sunduğu imkanların en iyi şekilde kullanıldığını gösteren güzel bir örnek. Beden duvarlarında biz mazgal dediğimiz küçük çaplı, içe doğru açılan gözetleme pencerelerini görüyoruz. Bu pencereler aynı zamanda olası bir saldırıda, içerideki bulunan askerler tarafından ok atması için de özel sistemle kurulan gözetleme pencereleri."
Kaynak: AA / Kültür Sanat
Yerel Haberler, Kültür Sanat, Çiftlik, Kültür, Niğde, Roma, Roma, Çiftlik, Restorasyon, Niğde, Yerel Haberler, Kültür, Kültür Sanat, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA