Milli yapay zeka platformu EVREN, 64 H200 GPU ile dijital egemenliğe katkı sunuyor
Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde geliştirilen milli yapay zeka platformu EVREN, 11 açık ağırlıklı büyük dil modeline ve 64 H200 GPU'ya erişim sağlıyor. Kısa sürede yaklaşık 15 bin aktif kullanıcıya ulaşan platform, veri ve hesaplama gücünün Türkiye'de tutulmasını hedefliyor.
TRT World Dijital Ekip Sorumlusu Abdulvehab Ejupi, kısa süre önce kullanıma açılan milli yapay zeka platformu EVREN'in önemini AA Analiz için kaleme aldı.
***
Yapay zeka yarışını çoğu zaman Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin arasındaki mücadele olarak okuyoruz. ABD dünyanın önde gelen yapay zeka şirketlerine, gelişmiş çip tasarım kapasitesine ve devasa sermaye piyasalarına sahip. Çin ise büyük iç pazarı, üretim kapasitesi ve devlet destekli teknoloji yatırımlarıyla yarışın diğer büyük kutbunu oluşturuyor.
Ancak bu iki süper gücün hemen arkasında daha sessiz ama giderek önem kazanan başka bir rekabet yaşanıyor. Türkiye, Fransa, Almanya, İspanya, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin ABD veya Çin ile yüz milyarlarca dolarlık ileri seviye model yarışında doğrudan rekabet etmesi kolay değil. Fakat yapay zeka çağında güç yalnızca en büyük modeli geliştirmekten ibaret değil. Enerji, veri merkezleri, hesaplama kapasitesi, veri, insan kaynağı ve yapay zekanın gerçek ekonomiye uygulanması da giderek stratejik güç unsurlarına dönüşüyor. Türkiye'nin kısa süre önce kullanıma açılan milli yapay zeka platformu EVREN'i bu daha geniş dönüşüm içinde değerlendirmek gerekiyor.
EVREN neden önemli?
EVREN'i "Türkiye'nin ChatGPT'si" olarak tanımlamak doğru değil. Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde geliştirilen platform, veri hazırlama ve etiketlemeden model eğitimine, bilgisayarlı görü uygulamalarından büyük dil modellerinin çalıştırılmasına kadar yapay zeka geliştirme sürecinin farklı aşamalarını ortak bir altyapıda birleştiriyor.
Platform bugün 11 açık ağırlıklı büyük dil modeline erişim sağlıyor. Kullanıcılar veri seti yükleyerek, veri etiketleyerek veya eğitilmiş modellerini paylaşarak kredi kazanabiliyor ve bu kredileri yüksek performanslı Grafik İşlem Birimi (GPU) altyapısında model eğitimi ve çıkarım işlemleri için kullanabiliyor.
Bu altyapının merkezinde, her biri 141 GB HBM3e belleğe sahip 64 Nvidia H200 GPU bulunuyor. Sistem toplamda yaklaşık 9 terabayt yüksek bant genişlikli GPU belleği ve 47,5 petaflop FP16 Tensor Core hesaplama kapasitesi sunuyor. H200 gibi ileri seviye yapay zeka çiplerinin bazı ülkelere ihracatının ABD lisans ve ihracat kontrollerine tabi olması, bu donanımların artık yalnızca teknolojik değil, jeopolitik açıdan da stratejik bir kaynak haline geldiğini gösteriyor.
Buradaki kritik kavram hesaplama gücü, yani "compute". EVREN kısa sürede yaklaşık 15 bin aktif kullanıcıya ulaşmış durumda. Önümüzdeki aşamada yerli büyük dil, görüntü ve ses modellerinin sisteme eklenmesi ve dağıtık GPU altyapısının geliştirilmesi planlanıyor. Bu özellikle üniversiteler, araştırmacılar ve teknoloji girişimleri açısından önemli. Çünkü günümüzde gelişmiş yapay zeka geliştirmenin önündeki en büyük engellerden biri artık yalnızca bilgi veya yetenek değil, yeterli hesaplama gücüne erişim. EVREN bu nedenle yalnızca bir yazılım projesi değil, Türkiye'de ortak bir yapay zeka geliştirme altyapısı oluşturma girişimi.
Yapay zeka çağında dijital egemenlik
EVREN'in belki de daha önemli tarafı veri egemenliği. Bugün milyonlarca insan ve şirket yabancı yapay zeka servislerini kullanırken verilerini başka ülkelerde bulunan altyapılara gönderiyor. EVREN'de ise kullanıcı istemlerinin, yanıtların ve kullanım verilerinin Türkiye'de bulunan yüksek performanslı GPU altyapısında işlenmesi hedefleniyor. Özellikle savunma, kamu ve kritik sektörlerde bu önemli bir ayrım. Çünkü önümüzdeki dönemde "Veri nerede tutuluyor?" sorusunun yanına bir soru daha eklenecek: Yapay zeka işlemi nerede gerçekleştiriliyor ve bu hesaplama altyapısını kim kontrol ediyor? Yapay zeka egemenliği giderek üç temel unsur üzerinden şekilleniyor: veri, model ve hesaplama gücü.
EVREN'i Türkiye'nin yeni Yapay Zeka Eylem Planı'ndan bağımsız değerlendirmek de eksik olur. Haziran ayında kamuoyuna açıklanan ve 18 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026–2030), "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" başlıkları altında Türkiye'nin önümüzdeki dört yıldaki yol haritasını ortaya koyuyor.
Hedefler iddialı: 2030'a kadar en az 1 GW yapay zeka ve veri merkezi kapasitesi, ağırlıklı olarak özel sektörden en az 10 milyar dolarlık yatırım, 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli. Ayrıca iki yıl içinde 5 milyon kişinin yapay zeka okuryazarlığı programlarından geçirilmesi planlanıyor. Araştırmacılar, girişimler ve KOBİ'ler için "Herkes İçin GPU" programı, Ulusal Veri Kütüphanesi, sektörel yapay zeka modelleri ile fiziksel yapay zeka ve robotik kapasitesinin geliştirilmesi de planın parçaları arasında.
Bütün bunlar birlikte okunduğunda EVREN'in daha büyük resimdeki yeri ortaya çıkıyor: Türkiye yalnızca yapay zeka kullanan değil; verisini, hesaplama altyapısını ve belirli modelleri yönetebilen bir ekonomi olmak istiyor.
Enerji yarışında yapay zeka farkı
Burada genellikle gözden kaçan başka bir mesele var. Yapay zeka artık yalnızca bir yazılım değil, aynı zamanda enerji ve altyapı hikayesi. Devasa veri merkezleri GPU'ların yanı sıra??????? kesintisiz elektrik, güçlü şebekeler, soğutma sistemleri ve fiber bağlantılar gerektiriyor. Türkiye'nin 1 GW veri merkezi hedefinin başarısı da büyük ölçüde bunları sağlayabilmesine bağlı olacak.
Türkiye yıllardır Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) gibi projelerle Avrupa ile Asya arasında enerji koridoru rolünü geliştiriyor. Buna elektrik iletim projeleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Akkuyu ile devreye girmesi planlanan nükleer kapasite eklendiğinde daha ilginç bir soru ortaya çıkıyor: Türkiye, enerji koridoru olmanın ötesinde Avrupa ile Asya arasında bir enerji ve hesaplama koridoruna dönüşebilir mi? Bu henüz bir gerçeklik değil. Ancak 1 GW'lık veri merkezi hedefi hayata geçirilebilirse Türkiye'nin coğrafi avantajının dijital altyapıya taşınması mümkün olabilir.
Milli yapay zeka ne anlama geliyor?
Türkiye'nin OpenAI, Google DeepMind veya Anthropic ölçeğinde yüz milyarlarca dolar gerektiren genel amaçlı model yarışını taklit etmesi gerekmiyor. Daha gerçekçi yaklaşım, Türkiye'nin savunma ve otonom sistemler, endüstriyel yapay zeka ve robotik, enerji, lojistik, tarım teknolojileri, Türkçe ve bölgesel diller için yapay zeka modelleri gibi rekabet avantajına sahip olduğu alanlarda uzmanlaşması olabilir.
Geleceğin yapay zeka ekosistemi; her ülkenin kendi küçük Silikon Vadisi'ni kurduğu bir yapıdan ziyade, Körfez'in sermaye ve enerjisinin, Türkiye'nin mühendislik ve üretim kapasitesinin, Avrupa'nın araştırma ve sanayi altyapısının birbirini tamamladığı daha dağıtık bir sisteme dönüşebilir. Türkiye'nin avantajlarından biri tam da bu coğrafi kesişimde bulunması.
Bununla birlikte EVREN'in hesaplama altyapısında Nvidia H200 GPU'lar bulunuyor ve platformdaki büyük dil modellerinin önemli bir bölümü küresel açık ağırlıklı modellerden oluşuyor. Fakat teknolojik egemenlik de her çipi, modeli ve yazılımı ülke içinde üretmek anlamına gelmiyor. Asıl mesele kritik teknolojilerde ne kadar stratejik hareket alanına sahip olduğunuz. Verinizi ülke içinde tutabiliyor musunuz? Modelleri kendi altyapınızda çalıştırabiliyor musunuz? Araştırmacılarınız hesaplama gücüne erişebiliyor mu? Kendi diliniz ve sektörleriniz için modeller geliştirebiliyor musunuz? EVREN'in önemini bu sorular üzerinden değerlendirmek daha doğru.
Asıl sınav şimdi başlıyor
Elbette platform kurmak ile küresel ölçekte rekabetçi bir yapay zeka ekosistemi oluşturmak aynı şey değil. Türkiye hala gelişmiş çiplere erişim, finansman, enerji ve veri merkezi altyapısı, ileri düzey araştırma ve nitelikli insan kaynağını ülkede tutma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya. Bu nedenle EVREN'in başarısı birkaç yıl sonra kullanıcı sayısından çok ürettiği sonuçlarla ölçülmeli.
Kaç yerli model geliştirildi? Kaç girişim EVREN'in hesaplama gücünü kullanarak ürün çıkardı? Kaç araştırma ticarileşti? Savunmada geliştirilen teknolojilerin ne kadarı sivil ekonomiye aktarıldı? ve en önemlisi, Türkiye yalnızca yapay zeka kullanan değil, yapay zeka teknolojisi ve ürünü ihraç eden bir ülkeye dönüşebildi mi?
Amaç ABD veya Çin'i yapay zeka yarışında geçmekten ziyade, Avrupa, Körfez, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya'nın kesişiminde önemli bir yapay zeka üretim, hesaplama ve uygulama merkezi haline gelmektir. EVREN bu hedefin kendisi değil, ancak doğru ölçeklendirilir, özel sektör ve üniversiteler tarafından aktif biçimde kullanılır ve enerji, veri merkezi ve insan kaynağı yatırımlarıyla desteklenirse bu hedefe giden altyapının önemli parçalarından biri olabilir. Çünkü yapay zeka çağında egemenlik artık yalnızca toprağı, enerjiyi veya fiziksel altyapıyı kontrol etmekle ölçülmeyecek. Veriyi, hesaplama gücünü ve yapay zeka altyapısını kontrol edebilme kapasitesi de ülkelerin ekonomik ve stratejik gücünü belirleyecek. EVREN'in asıl önemi de burada yatıyor.
[Abdulvehab Ejupi, TRT World'de Dijital Ekip Sorumlusudur.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
***
Yapay zeka yarışını çoğu zaman Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin arasındaki mücadele olarak okuyoruz. ABD dünyanın önde gelen yapay zeka şirketlerine, gelişmiş çip tasarım kapasitesine ve devasa sermaye piyasalarına sahip. Çin ise büyük iç pazarı, üretim kapasitesi ve devlet destekli teknoloji yatırımlarıyla yarışın diğer büyük kutbunu oluşturuyor.
Ancak bu iki süper gücün hemen arkasında daha sessiz ama giderek önem kazanan başka bir rekabet yaşanıyor. Türkiye, Fransa, Almanya, İspanya, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin ABD veya Çin ile yüz milyarlarca dolarlık ileri seviye model yarışında doğrudan rekabet etmesi kolay değil. Fakat yapay zeka çağında güç yalnızca en büyük modeli geliştirmekten ibaret değil. Enerji, veri merkezleri, hesaplama kapasitesi, veri, insan kaynağı ve yapay zekanın gerçek ekonomiye uygulanması da giderek stratejik güç unsurlarına dönüşüyor. Türkiye'nin kısa süre önce kullanıma açılan milli yapay zeka platformu EVREN'i bu daha geniş dönüşüm içinde değerlendirmek gerekiyor.
EVREN neden önemli?
EVREN'i "Türkiye'nin ChatGPT'si" olarak tanımlamak doğru değil. Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde geliştirilen platform, veri hazırlama ve etiketlemeden model eğitimine, bilgisayarlı görü uygulamalarından büyük dil modellerinin çalıştırılmasına kadar yapay zeka geliştirme sürecinin farklı aşamalarını ortak bir altyapıda birleştiriyor.
Platform bugün 11 açık ağırlıklı büyük dil modeline erişim sağlıyor. Kullanıcılar veri seti yükleyerek, veri etiketleyerek veya eğitilmiş modellerini paylaşarak kredi kazanabiliyor ve bu kredileri yüksek performanslı Grafik İşlem Birimi (GPU) altyapısında model eğitimi ve çıkarım işlemleri için kullanabiliyor.
Bu altyapının merkezinde, her biri 141 GB HBM3e belleğe sahip 64 Nvidia H200 GPU bulunuyor. Sistem toplamda yaklaşık 9 terabayt yüksek bant genişlikli GPU belleği ve 47,5 petaflop FP16 Tensor Core hesaplama kapasitesi sunuyor. H200 gibi ileri seviye yapay zeka çiplerinin bazı ülkelere ihracatının ABD lisans ve ihracat kontrollerine tabi olması, bu donanımların artık yalnızca teknolojik değil, jeopolitik açıdan da stratejik bir kaynak haline geldiğini gösteriyor.
Buradaki kritik kavram hesaplama gücü, yani "compute". EVREN kısa sürede yaklaşık 15 bin aktif kullanıcıya ulaşmış durumda. Önümüzdeki aşamada yerli büyük dil, görüntü ve ses modellerinin sisteme eklenmesi ve dağıtık GPU altyapısının geliştirilmesi planlanıyor. Bu özellikle üniversiteler, araştırmacılar ve teknoloji girişimleri açısından önemli. Çünkü günümüzde gelişmiş yapay zeka geliştirmenin önündeki en büyük engellerden biri artık yalnızca bilgi veya yetenek değil, yeterli hesaplama gücüne erişim. EVREN bu nedenle yalnızca bir yazılım projesi değil, Türkiye'de ortak bir yapay zeka geliştirme altyapısı oluşturma girişimi.
Yapay zeka çağında dijital egemenlik
EVREN'in belki de daha önemli tarafı veri egemenliği. Bugün milyonlarca insan ve şirket yabancı yapay zeka servislerini kullanırken verilerini başka ülkelerde bulunan altyapılara gönderiyor. EVREN'de ise kullanıcı istemlerinin, yanıtların ve kullanım verilerinin Türkiye'de bulunan yüksek performanslı GPU altyapısında işlenmesi hedefleniyor. Özellikle savunma, kamu ve kritik sektörlerde bu önemli bir ayrım. Çünkü önümüzdeki dönemde "Veri nerede tutuluyor?" sorusunun yanına bir soru daha eklenecek: Yapay zeka işlemi nerede gerçekleştiriliyor ve bu hesaplama altyapısını kim kontrol ediyor? Yapay zeka egemenliği giderek üç temel unsur üzerinden şekilleniyor: veri, model ve hesaplama gücü.
EVREN'i Türkiye'nin yeni Yapay Zeka Eylem Planı'ndan bağımsız değerlendirmek de eksik olur. Haziran ayında kamuoyuna açıklanan ve 18 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026–2030), "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" başlıkları altında Türkiye'nin önümüzdeki dört yıldaki yol haritasını ortaya koyuyor.
Hedefler iddialı: 2030'a kadar en az 1 GW yapay zeka ve veri merkezi kapasitesi, ağırlıklı olarak özel sektörden en az 10 milyar dolarlık yatırım, 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli. Ayrıca iki yıl içinde 5 milyon kişinin yapay zeka okuryazarlığı programlarından geçirilmesi planlanıyor. Araştırmacılar, girişimler ve KOBİ'ler için "Herkes İçin GPU" programı, Ulusal Veri Kütüphanesi, sektörel yapay zeka modelleri ile fiziksel yapay zeka ve robotik kapasitesinin geliştirilmesi de planın parçaları arasında.
Bütün bunlar birlikte okunduğunda EVREN'in daha büyük resimdeki yeri ortaya çıkıyor: Türkiye yalnızca yapay zeka kullanan değil; verisini, hesaplama altyapısını ve belirli modelleri yönetebilen bir ekonomi olmak istiyor.
Enerji yarışında yapay zeka farkı
Burada genellikle gözden kaçan başka bir mesele var. Yapay zeka artık yalnızca bir yazılım değil, aynı zamanda enerji ve altyapı hikayesi. Devasa veri merkezleri GPU'ların yanı sıra??????? kesintisiz elektrik, güçlü şebekeler, soğutma sistemleri ve fiber bağlantılar gerektiriyor. Türkiye'nin 1 GW veri merkezi hedefinin başarısı da büyük ölçüde bunları sağlayabilmesine bağlı olacak.
Türkiye yıllardır Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) gibi projelerle Avrupa ile Asya arasında enerji koridoru rolünü geliştiriyor. Buna elektrik iletim projeleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve Akkuyu ile devreye girmesi planlanan nükleer kapasite eklendiğinde daha ilginç bir soru ortaya çıkıyor: Türkiye, enerji koridoru olmanın ötesinde Avrupa ile Asya arasında bir enerji ve hesaplama koridoruna dönüşebilir mi? Bu henüz bir gerçeklik değil. Ancak 1 GW'lık veri merkezi hedefi hayata geçirilebilirse Türkiye'nin coğrafi avantajının dijital altyapıya taşınması mümkün olabilir.
Milli yapay zeka ne anlama geliyor?
Türkiye'nin OpenAI, Google DeepMind veya Anthropic ölçeğinde yüz milyarlarca dolar gerektiren genel amaçlı model yarışını taklit etmesi gerekmiyor. Daha gerçekçi yaklaşım, Türkiye'nin savunma ve otonom sistemler, endüstriyel yapay zeka ve robotik, enerji, lojistik, tarım teknolojileri, Türkçe ve bölgesel diller için yapay zeka modelleri gibi rekabet avantajına sahip olduğu alanlarda uzmanlaşması olabilir.
Geleceğin yapay zeka ekosistemi; her ülkenin kendi küçük Silikon Vadisi'ni kurduğu bir yapıdan ziyade, Körfez'in sermaye ve enerjisinin, Türkiye'nin mühendislik ve üretim kapasitesinin, Avrupa'nın araştırma ve sanayi altyapısının birbirini tamamladığı daha dağıtık bir sisteme dönüşebilir. Türkiye'nin avantajlarından biri tam da bu coğrafi kesişimde bulunması.
Bununla birlikte EVREN'in hesaplama altyapısında Nvidia H200 GPU'lar bulunuyor ve platformdaki büyük dil modellerinin önemli bir bölümü küresel açık ağırlıklı modellerden oluşuyor. Fakat teknolojik egemenlik de her çipi, modeli ve yazılımı ülke içinde üretmek anlamına gelmiyor. Asıl mesele kritik teknolojilerde ne kadar stratejik hareket alanına sahip olduğunuz. Verinizi ülke içinde tutabiliyor musunuz? Modelleri kendi altyapınızda çalıştırabiliyor musunuz? Araştırmacılarınız hesaplama gücüne erişebiliyor mu? Kendi diliniz ve sektörleriniz için modeller geliştirebiliyor musunuz? EVREN'in önemini bu sorular üzerinden değerlendirmek daha doğru.
Asıl sınav şimdi başlıyor
Elbette platform kurmak ile küresel ölçekte rekabetçi bir yapay zeka ekosistemi oluşturmak aynı şey değil. Türkiye hala gelişmiş çiplere erişim, finansman, enerji ve veri merkezi altyapısı, ileri düzey araştırma ve nitelikli insan kaynağını ülkede tutma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya. Bu nedenle EVREN'in başarısı birkaç yıl sonra kullanıcı sayısından çok ürettiği sonuçlarla ölçülmeli.
Kaç yerli model geliştirildi? Kaç girişim EVREN'in hesaplama gücünü kullanarak ürün çıkardı? Kaç araştırma ticarileşti? Savunmada geliştirilen teknolojilerin ne kadarı sivil ekonomiye aktarıldı? ve en önemlisi, Türkiye yalnızca yapay zeka kullanan değil, yapay zeka teknolojisi ve ürünü ihraç eden bir ülkeye dönüşebildi mi?
Amaç ABD veya Çin'i yapay zeka yarışında geçmekten ziyade, Avrupa, Körfez, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya'nın kesişiminde önemli bir yapay zeka üretim, hesaplama ve uygulama merkezi haline gelmektir. EVREN bu hedefin kendisi değil, ancak doğru ölçeklendirilir, özel sektör ve üniversiteler tarafından aktif biçimde kullanılır ve enerji, veri merkezi ve insan kaynağı yatırımlarıyla desteklenirse bu hedefe giden altyapının önemli parçalarından biri olabilir. Çünkü yapay zeka çağında egemenlik artık yalnızca toprağı, enerjiyi veya fiziksel altyapıyı kontrol etmekle ölçülmeyecek. Veriyi, hesaplama gücünü ve yapay zeka altyapısını kontrol edebilme kapasitesi de ülkelerin ekonomik ve stratejik gücünü belirleyecek. EVREN'in asıl önemi de burada yatıyor.
[Abdulvehab Ejupi, TRT World'de Dijital Ekip Sorumlusudur.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Kaynak: AA / Güncel
Yapay Zeka, Teknoloji, Türkiye, Ekonomi, Güncel, Türkiye, Yapay Zeka, Ekonomi, Teknoloji, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA