Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Koleksiyonu dijital erişime açıldı

Güncel Haberler

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), Osmanlı Devleti'nde sadrazamlık yapan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın koleksiyonunu dijitalleştirerek araştırmacıların kullanımına sundu.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK), Osmanlı Devleti'nde sadrazamlık yapan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın koleksiyonunu dijitalleştirerek araştırmacıların kullanımına sundu.

Kurumun kültürel mirası koruma vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği "Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Koleksiyonu Kataloğu ve Dijitalleştirme" projesiyle, 546 kitabın katalog bilgileri ve dijital görüntüleri "www.yek.gov.tr" adresindeki veri tabanında erişime açıldı.

TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl katalog çalışmaları için yeni bir standart belirlediklerini söyleyerek, "Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Hacı Bektaş Veli Dergahı ve Trabzon Yazmaları gibi önemli koleksiyonlar erişime açıldı. Kataloglaması tamamlanarak ilk defa dijital erişime açılan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Koleksiyonu da bu zincirin önemli bir halkası." dedi.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın çok ünlü, çok büyük ve çok değerli bir devlet adamı olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

"Kara Mustafa Paşa, Kanuni Sultan Süleyman'dan sonra 1683'te ikinci defa Viyana kapılarına dayanan isim. Hazin bir son ve idamla biten bir hayat hikayesi var. Ancak bu hayat hikayesinden geriye kalan en önemli unsurlardan biri de yazma eser koleksiyonudur. Biz bu eserleri hem dijitalleştirdik hem de kataloğunu çıkardık ve erişime açtık. Bu son derece önemli ve çok kıymetli bir çalışma."

"İlme, kitaba, sanata, kültüre yatırım yapan unutulmaz"

Kuruma ait katalog veri tabanının 500 bine yakın yazma eseri barındırdığını aktaran Yılmaz, "yek.gov.tr"nin dünyanın en büyük yazma eser portalı olduğunu söyleyerek, "Yüzlerce esere artık meraklılar, ilgililer ve araştırmacılar ulaşmış oluyor. İlme, kitaba, sanata, kültüre yatırım yapan unutulmaz. Bir gün gelir, mutlaka çok daha ehil isimler tarafından hatırlanır ve yad edilir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Koleksiyonu da bize bu önemli mesajı veriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Dr. Coşkun Yılmaz, TÜYEK'in alanında dünyanın en büyük ve en zengin İslami yazma eser koleksiyonlarına sahip kurumu olduğunu vurgulayarak, "Öncelikle böylesine büyük bir stratejik kültürel ihya hamlesiyle Başkanlığımızı kurarak, her aşamada yakın ilgisini ve desteğini sürdüren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a müteşekkirim. Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'a da kurumumuza göstermiş olduğu destekten dolayı teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Kurumun 2010'da kurulduğuna işaret eden Yılmaz, bugüne kadar yapılan çalışmaların stratejik değerine dikkati çekerek, "Türkiye Yazma Eserler Kurumu, teşkilatıyla, uzmanlarıyla ve hizmet sahalarıyla gerçekten kültürel ihya konusunda atılmış çok önemli ve çok büyük bir adımdır." dedi.

Yılmaz, kurumun temel görevinin eserleri muhafaza ederek toplumun istifadesine sunmak olduğunu belirterek, bu hedefe ulaşmada en önemli araçlardan birinin dijitalleştirme ve kataloglama çalışmaları olduğunu, aynı zamanda geçmişin birikim ve tecrübesinden yararlanarak bu süreçleri hızlandırdıklarını kaydetti.

"Kara Mustafa Paşa, devleti 8 yıl boyunca fiilen yönetti"

Tarihçi ve yazar Prof. Dr. Abdülkadir Özcan da Mustafa Paşa'nın Merzifon kökenli bir Türk ailenin evladı olduğunu ve babası Oruç Bey'in 4. Murat'ın Bağdat seferinde şehit düştüğünü belirterek, "Henüz 4 yaşındayken yetim kaldı ve Köprülü Mehmet Paşa'nın himayesinde yetişti, iyi bir eğitim aldı. Köprülü Mehmet Paşa onu kendi oğulları Fazıl Ahmet Paşa ve Fazıl Mustafa Paşa ile birlikte yetiştirdi. Hem devlet tecrübesi edindi hem de başta dini alanlar olmak üzere iyi bir eğitim aldı." diye konuştu.

Özcan, Kara Mustafa Paşa'nın devlet adamlığı, kültürel kişiliği ve sadaret kaymakamlığı dönemindeki etkin rolüne işaret ederek, şunları anlattı:

"Fazıl Ahmet Paşa'nın veziri azamlığı zamanında adeta devleti o yönetti. 8 yıl kadar sadaret kaymakamlığı, yani sadrazam vekilliği yaptı. Fazıl Ahmet Paşa seferlerdeyken devleti iç işlerinde başarıyla yönetti. 1676'da sadrazamlığa getirildi. İlk seferini 1678 yılında yaptı. Osmanlıların Ruslarla ilk sıcak temasta bulunduğu sefer budur. Viyana seferine ise Orta Avrupa meselesini halletmek niyetiyle çıktı ama şartlar uygun değildi. Biraz acelesi vardı, maalesef meşverete fazla önem vermedi."

Merzifonlu'nun sadece bir asker ve devlet adamı değil, aynı zamanda bir kültür insanı olduğunu vurgulayan Özcan, "Kendisi çok yönlü bir şahsiyet. Yüzlerce eser bırakmış, külliyeler yaptırmış. İstanbul Çarşıkapı'daki külliyesini oğlu Genç Mehmet Paşa tamamlattı. Yazılı kültürümüzün kaynakları yazmalardır. Onu özellikle bu yönüyle de anmamız gerekir." dedi.

Dijitalleşmenin önemine de değinen Prof. Dr. Özcan, "Bugüne ışık tutan yönü, bu eserlerin dijital platforma aktarılması ve bir tıkla masanıza gelmesidir. Artık kütüphanelere bile gitmeden bu platformda yazmalara ulaşabiliyoruz. Bu çok önemli bir hizmet. Devletimizin bu hususta yapmış olduklarını şükranla yad etmek isterim." görüşlerini paylaştı.

"Koleksiyon, 488 cilt içerisinde 546 eserden oluşuyor"

TÜYEK Katalog Koordinatörü ve Yazma Eser Uzmanı Ali Aslan ise koleksiyonun kataloglama ve dijitalleştirme faaliyetlerini TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz'ın direktifleriyle hızlandırdıklarını söyleyerek, şu bilgileri verdi:

"Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesi Çarşıkapı'da yer alıyor. Bu külliyenin bir parçası da kütüphanenin kendisidir. Vakfiyesinde kitapların da kaydedildiğini görüyoruz. Koleksiyon önce Nuruosmaniye Kütüphanesine, daha sonra Beyazıt Kütüphanesine intikal ediyor. Şu anda Beyazıt Umumi Koleksiyonu'nun içerisinde yer alıyor. Koleksiyon, 488 cilt içerisinde 546 eserden oluşuyor. Bir cildin içerisinde birkaç eserin bulunması sayının artmasına vesile oluyor. Eserlerde Arapça ağırlıkta olup üç tane de matbu eser mevcuttur."

Koleksiyonun niteliği hakkında ise Aslan, "Konu itibarıyla bir medrese koleksiyonu ama daha ziyade 'üst medrese' diyebiliriz. Çünkü eserler arasında Hanefi fıkhının önemli metinleri yer alıyor. Dolayısıyla bu koleksiyonun, kadı veya müderris olmaya namzet öğrencilerin kullandığı bir başvuru kaynağıydı. Hanefi fıkhı veya tarihi çalışılacaksa, burada önemli eserlerin eski tarihli nüshalarına ve müellif hattı nüshalarına ulaşılabilir. Bu anlamda çok kıymetli bir koleksiyon." değerlendirmesini yaptı.