MSÜ Bando Astsubay Okulu: Asker ve Müzisyen Yetiştiriyor
MSÜ Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu, TSK ve Jandarma'nın bando astsubay ihtiyacını karşılıyor. Öğrenciler iki yılda hem askeri eğitim alıyor hem de ön lisans diploması kazanıyor. Okulda 17 branşta eğitim veriliyor, mezunlar Astsubay Çavuş rütbesiyle göreve başlıyor.
Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığının ihtiyaç duyduğu bando sınıfı astsubayları yetiştiriyor.
Kökeni 1831 yılında kurulan Mızıka-yı Hümayun'a dayanan okulda öğrenciler, iki yıllık eğitim sürecinde hem askeri eğitim alıyor hem de ön lisans diploması sahibi oluyor. Ankara'da faaliyet gösteren MSÜ Bando Astsubay Meslek Yüksekokulunda eğitim gören öğrenciler, okulun sunduğu imkanlar ve kariyer fırsatlarına ilişkin bilgi verdi.
Okul bünyesinde "Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar" ile "Çalgı Bakım ve Onarım" olmak üzere iki farklı ön lisans programı bulunuyor. Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Programında flüt, obua, klarnet, fagot, saksafon, korno, trompet, trombon, piyano ve vurmalı çalgılar dahil 17 farklı branşta eğitim veriliyor. Çalgı Bakım ve Onarım Programında ise Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki kamışlı, bakır, vurmalı, tuşlu, yaylı ve telli çalgıların bakım ve onarımına yönelik teknik eğitimler gerçekleştiriliyor.
Öğrenciler, müzikal işitme, çalma ve söyleme alanlarındaki yeteneklerini geliştirerek icracı astsubay olarak mezun olurken, teknik programda eğitim görenler ise askeri bandolarda kullanılan enstrümanların bakım ve onarım süreçlerinde uzmanlaşıyor.
Hem askeri hem akademik eğitim
Okulda askeri ve akademik eğitim eş zamanlı yürütülüyor. Öğrenciler mezun olduklarında Astsubay Çavuş rütbesiyle göreve başlarken aynı zamanda ön lisans diploması almaya hak kazanıyor. Mesleki ve fiziksel becerilerin geliştirilmesi amacıyla öğrenciler birinci yılın sonunda İzmir Kartal'da dört hafta süreli uygulamalı kamp eğitimine katılıyor. Bu kapsamda yüzme ve çeşitli silahlarla atış eğitimleri veriliyor. İkinci yılın sonunda ise öğrenciler Ankara'daki askeri bandolarda dört hafta süreyle staj yaparak meslek hayatına hazırlık sürecinde deneyim kazanıyor.
Okula giriş sürecine ilişkin bilgi veren Arık, adayların müzik kulağı ve solfej çalışmalarına önem vermesi gerektiğini ifade ederek, "Milli Savunma Üniversitesi'nin sitesinde sınavların içeriğine dair yayınladığı ön kılavuzlar oluyor. Solfej çalışmak burada ön planda oluyor. Genellikle müzik kulağı ön plana çıkıyor. Tabii enstrüman çalabiliyor olmanız burada komutanlarımızın gözünde sizi bir adım öne geçiriyor. Çünkü çalgı yeteneklerinizin olduğunu onlara gösteriyorsunuz. Ben hem solfej hem de nota okuma hem de enstrüman üzerine yoğunlaşıp bu şekilde sınavlara girdim" diye konuştu.
Okuldaki eğitim sürecini anlatan Arık, intibak eğitiminin ardından öğrencilerin fiziksel özellikleri ve uygunluk durumlarına göre enstrüman gruplarına ayrıldığını belirterek, "Komutanlarımız bizim dudak yapımız, diş yapımız ve uygunluğumuza göre biz enstrüman gruplarını ayırıyorlar. O şekilde enstrümanda artık eğitim öğretimini devam ettiriyor. Daha sonrasında okulda öncelikli olarak çalgı eğitimlerimiz oluyor. Bunun yanında solfej, bona, müzik teorisi, müzik kültürü derslerimiz oluyor" ifadelerini kullandı.
Enstrümanlarında yeterli bir seviyeye ulaştıktan sonra orkestra derslerine ikinci sınıfta başladıklarını kaydeden Arık, derslerde enstrümanları toplu şekilde çalmayı öğrendiklerini söyledi.
Mezuniyet sonrasında öğrencilerin Astsubay Çavuş rütbesiyle göreve başladığını belirten Arık, "Mezun olduğumuz gün Astsubay Çavuş rütbesini takıyoruz. OYAK üyeliği, lojmanlardan, orduevlerinden ve kamplardan yararlanma gibi haklarımız da bu süreçte başlıyor. Aynı zamanda mezun olduğumuz gün maaş almaya başlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Okulda askeri eğitimlerin de verildiğine dikkati çeken Arık, "Burada en başta bir askeriz. Fakat aynı zamanda biz asker-müzisyen kişileriz. Asker ruhluyuz fakat müzisyen ruhumuzu da bir köşeye bırakmıyoruz. Müzisyen ruhumuzla ilerliyoruz. Okulda yoğunluklu olarak çalgı derslerimiz bizi bekliyor. Okulda yoğun çalgı dersi alıyoruz. Seçildiğimiz enstrümanı en iyi şekilde icra etmek için burada yeteri kadar dersler alıyoruz" dedi.
Bando Astsubay Meslek Yüksekokulunu bilinçli bir şekilde tercih ettiğini belirten Arık, "Sivil bir üniversite istemedim. Direkt olarak MSÜ Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu'na hazırlandım. İki sene hazırlandım ve ikinci senemde kazandım. Asker ruhluyum, her Türk asker ruhludur. Aynı zamanda sivil hayatımda da müzisyen bir ruhum vardı. Müzisyenlik ve askerliği en iyi şekilde nasıl birleştireceğimi kafamda kurduğumda bu okul benim için gerçekten bir çıkış yoluydu" diye konuştu.
Aday öğrencilere tavsiyelerde bulunan Arık, "Öncelikle bu okula girerken asker olduklarını unutmasınlar. Askerlikle beraber müzisyenliği harmanlayarak bir kişilik ortaya çıkaracaklar. Tabii biz ne kadar müzisyen yönümüzde ortaya çıksak da hepimiz birer askeriz. Öncelikle bunu unutmamaları gerekli. Bunu bilerek okula girmeleri gerekli. Burada kahraman askerlerimize moral, güç kaynağı oluyoruz. Mehmetçiğin bestesi oluyoruz. O yüzden bu okula girecek arkadaşlar, bu söylediğim kriterleri göz önünde bulundurarak bu okula hazırlanırlarsa en iyisini yapmış olurlar" ifadelerine yer verdi.
Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu'na 2025 yılında kadın öğrenci alımı duyurusu ile dikkatini çektiğini belirten bando okulu 1'inci sınıf öğrencisi Gülce Örmeci, okulun köklü geçmişine dikkati çekerek, "Bando Astsubay Meslek Yüksek Okulu aslında tarihte çok önemli bir yer kaplıyor. 1831 yılından beridir kurulmuş bir düzen aslında burası. Burada askerliğin yanı sıra meslek dersleri, çalgı dersleri görüyoruz. Aslında çok köklü bir okul ve çok güzel dersler var. Dışarıda bulabileceğimiz bir fırsat da değil aslında. Çünkü burada vatana olan aşkımız ve duygumuzla birlikte hem disiplin hem de özveriyle çalışıyoruz. Bu da bizi aslında mesleğimize olan görevimizi daha iyi yapmaya itiyor" dedi.
Okula giriş sürecini anlatan Örmeci, Güzel Sanatlar Lisesi mezunu olduğunu belirterek "Dört yıllık Güzel Sanatlar Lisesi eğitimimden sonra kısa bir hazırlık geçirdim. Önce spor mülakatı oldu. Sonrasında sözlü mülakat ve yetenek sınavı oldu. Yetenek sınavı için zaten güzel sanatlar mezunu olduğum için çok da bir hazırlığım olmadı. Fakat spor açısından çalıştım, kendimi geliştirdim. Sözlü mülakat için daha önceki yıllarda sorulan sorulara baktım" diye konuştu.
Yetenek sınavının içeriğine ilişkin bilgi veren Örmeci, "Yetenek sınavı öncelikle solfejle başlıyor. Sonrasında tek ses duyma, çift ses duyma, üç ses duyma aşamaları geliyor. Ezgi ve ritim tekrarları 'na' hecesiyle ve ritimle tekrarlanıyor. Sonrasında kişinin kendi icra ettiği enstrümanı çalması bekleniyor. Bu piyano olabilir, keman olabilir, buradaki bandodaki enstrümanlardan biri olmak zorunda değil. Ben sınav esnasında davulla giren adaylar bile gördüm. O yüzden hiç korkmalarına gerek yok. Sadece müzik kulağına bakıyorlar" ifadelerini kullandı.
Kadın adaylara da çağrıda bulunan Örmeci, "Bence bir kadın olarak mesleki açıdan ve vatanımıza hizmet etmek için burası en güzel seçeneklerden biri. 'Bir kadın olarak yapamazsın, orası sana zor gelir' diyorlar. Fakat hiç böyle bir şey yok. Bir kadın olarak burada olmaktan öncelikle gurur duyuyorum. Sonrasında diğer kadın arkadaşlarımın da buraya gelebileceğinden çok eminim" dedi.
Askeri ortamın kendine özgü zorlukları bulunduğunu ancak bunların aşılabildiğini vurgulayan Örmeci, "Askeri bir ortam olduğu için sivil hayattan farklı zorlukları var. Burası erkek egemen bir toplum. Bunun da ara sıra zorlukları var. Fakat bunlar aşılmayacak şeyler değil. Komutanlarımız zaten öncelikle çok yardımcı oluyorlar, destek oluyorlar. Sonrasında devrelerimiz, alışmamız için ellerinden geleni yaptılar bizim için" diye konuştu. - ANKARA
Kökeni 1831 yılında kurulan Mızıka-yı Hümayun'a dayanan okulda öğrenciler, iki yıllık eğitim sürecinde hem askeri eğitim alıyor hem de ön lisans diploması sahibi oluyor. Ankara'da faaliyet gösteren MSÜ Bando Astsubay Meslek Yüksekokulunda eğitim gören öğrenciler, okulun sunduğu imkanlar ve kariyer fırsatlarına ilişkin bilgi verdi.
Okul bünyesinde "Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar" ile "Çalgı Bakım ve Onarım" olmak üzere iki farklı ön lisans programı bulunuyor. Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Programında flüt, obua, klarnet, fagot, saksafon, korno, trompet, trombon, piyano ve vurmalı çalgılar dahil 17 farklı branşta eğitim veriliyor. Çalgı Bakım ve Onarım Programında ise Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki kamışlı, bakır, vurmalı, tuşlu, yaylı ve telli çalgıların bakım ve onarımına yönelik teknik eğitimler gerçekleştiriliyor.
Öğrenciler, müzikal işitme, çalma ve söyleme alanlarındaki yeteneklerini geliştirerek icracı astsubay olarak mezun olurken, teknik programda eğitim görenler ise askeri bandolarda kullanılan enstrümanların bakım ve onarım süreçlerinde uzmanlaşıyor.
Hem askeri hem akademik eğitim
Okulda askeri ve akademik eğitim eş zamanlı yürütülüyor. Öğrenciler mezun olduklarında Astsubay Çavuş rütbesiyle göreve başlarken aynı zamanda ön lisans diploması almaya hak kazanıyor. Mesleki ve fiziksel becerilerin geliştirilmesi amacıyla öğrenciler birinci yılın sonunda İzmir Kartal'da dört hafta süreli uygulamalı kamp eğitimine katılıyor. Bu kapsamda yüzme ve çeşitli silahlarla atış eğitimleri veriliyor. İkinci yılın sonunda ise öğrenciler Ankara'daki askeri bandolarda dört hafta süreyle staj yaparak meslek hayatına hazırlık sürecinde deneyim kazanıyor.
Okula giriş sürecine ilişkin bilgi veren Arık, adayların müzik kulağı ve solfej çalışmalarına önem vermesi gerektiğini ifade ederek, "Milli Savunma Üniversitesi'nin sitesinde sınavların içeriğine dair yayınladığı ön kılavuzlar oluyor. Solfej çalışmak burada ön planda oluyor. Genellikle müzik kulağı ön plana çıkıyor. Tabii enstrüman çalabiliyor olmanız burada komutanlarımızın gözünde sizi bir adım öne geçiriyor. Çünkü çalgı yeteneklerinizin olduğunu onlara gösteriyorsunuz. Ben hem solfej hem de nota okuma hem de enstrüman üzerine yoğunlaşıp bu şekilde sınavlara girdim" diye konuştu.
Okuldaki eğitim sürecini anlatan Arık, intibak eğitiminin ardından öğrencilerin fiziksel özellikleri ve uygunluk durumlarına göre enstrüman gruplarına ayrıldığını belirterek, "Komutanlarımız bizim dudak yapımız, diş yapımız ve uygunluğumuza göre biz enstrüman gruplarını ayırıyorlar. O şekilde enstrümanda artık eğitim öğretimini devam ettiriyor. Daha sonrasında okulda öncelikli olarak çalgı eğitimlerimiz oluyor. Bunun yanında solfej, bona, müzik teorisi, müzik kültürü derslerimiz oluyor" ifadelerini kullandı.
Enstrümanlarında yeterli bir seviyeye ulaştıktan sonra orkestra derslerine ikinci sınıfta başladıklarını kaydeden Arık, derslerde enstrümanları toplu şekilde çalmayı öğrendiklerini söyledi.
Mezuniyet sonrasında öğrencilerin Astsubay Çavuş rütbesiyle göreve başladığını belirten Arık, "Mezun olduğumuz gün Astsubay Çavuş rütbesini takıyoruz. OYAK üyeliği, lojmanlardan, orduevlerinden ve kamplardan yararlanma gibi haklarımız da bu süreçte başlıyor. Aynı zamanda mezun olduğumuz gün maaş almaya başlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Okulda askeri eğitimlerin de verildiğine dikkati çeken Arık, "Burada en başta bir askeriz. Fakat aynı zamanda biz asker-müzisyen kişileriz. Asker ruhluyuz fakat müzisyen ruhumuzu da bir köşeye bırakmıyoruz. Müzisyen ruhumuzla ilerliyoruz. Okulda yoğunluklu olarak çalgı derslerimiz bizi bekliyor. Okulda yoğun çalgı dersi alıyoruz. Seçildiğimiz enstrümanı en iyi şekilde icra etmek için burada yeteri kadar dersler alıyoruz" dedi.
Bando Astsubay Meslek Yüksekokulunu bilinçli bir şekilde tercih ettiğini belirten Arık, "Sivil bir üniversite istemedim. Direkt olarak MSÜ Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu'na hazırlandım. İki sene hazırlandım ve ikinci senemde kazandım. Asker ruhluyum, her Türk asker ruhludur. Aynı zamanda sivil hayatımda da müzisyen bir ruhum vardı. Müzisyenlik ve askerliği en iyi şekilde nasıl birleştireceğimi kafamda kurduğumda bu okul benim için gerçekten bir çıkış yoluydu" diye konuştu.
Aday öğrencilere tavsiyelerde bulunan Arık, "Öncelikle bu okula girerken asker olduklarını unutmasınlar. Askerlikle beraber müzisyenliği harmanlayarak bir kişilik ortaya çıkaracaklar. Tabii biz ne kadar müzisyen yönümüzde ortaya çıksak da hepimiz birer askeriz. Öncelikle bunu unutmamaları gerekli. Bunu bilerek okula girmeleri gerekli. Burada kahraman askerlerimize moral, güç kaynağı oluyoruz. Mehmetçiğin bestesi oluyoruz. O yüzden bu okula girecek arkadaşlar, bu söylediğim kriterleri göz önünde bulundurarak bu okula hazırlanırlarsa en iyisini yapmış olurlar" ifadelerine yer verdi.
Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu'na 2025 yılında kadın öğrenci alımı duyurusu ile dikkatini çektiğini belirten bando okulu 1'inci sınıf öğrencisi Gülce Örmeci, okulun köklü geçmişine dikkati çekerek, "Bando Astsubay Meslek Yüksek Okulu aslında tarihte çok önemli bir yer kaplıyor. 1831 yılından beridir kurulmuş bir düzen aslında burası. Burada askerliğin yanı sıra meslek dersleri, çalgı dersleri görüyoruz. Aslında çok köklü bir okul ve çok güzel dersler var. Dışarıda bulabileceğimiz bir fırsat da değil aslında. Çünkü burada vatana olan aşkımız ve duygumuzla birlikte hem disiplin hem de özveriyle çalışıyoruz. Bu da bizi aslında mesleğimize olan görevimizi daha iyi yapmaya itiyor" dedi.
Okula giriş sürecini anlatan Örmeci, Güzel Sanatlar Lisesi mezunu olduğunu belirterek "Dört yıllık Güzel Sanatlar Lisesi eğitimimden sonra kısa bir hazırlık geçirdim. Önce spor mülakatı oldu. Sonrasında sözlü mülakat ve yetenek sınavı oldu. Yetenek sınavı için zaten güzel sanatlar mezunu olduğum için çok da bir hazırlığım olmadı. Fakat spor açısından çalıştım, kendimi geliştirdim. Sözlü mülakat için daha önceki yıllarda sorulan sorulara baktım" diye konuştu.
Yetenek sınavının içeriğine ilişkin bilgi veren Örmeci, "Yetenek sınavı öncelikle solfejle başlıyor. Sonrasında tek ses duyma, çift ses duyma, üç ses duyma aşamaları geliyor. Ezgi ve ritim tekrarları 'na' hecesiyle ve ritimle tekrarlanıyor. Sonrasında kişinin kendi icra ettiği enstrümanı çalması bekleniyor. Bu piyano olabilir, keman olabilir, buradaki bandodaki enstrümanlardan biri olmak zorunda değil. Ben sınav esnasında davulla giren adaylar bile gördüm. O yüzden hiç korkmalarına gerek yok. Sadece müzik kulağına bakıyorlar" ifadelerini kullandı.
Kadın adaylara da çağrıda bulunan Örmeci, "Bence bir kadın olarak mesleki açıdan ve vatanımıza hizmet etmek için burası en güzel seçeneklerden biri. 'Bir kadın olarak yapamazsın, orası sana zor gelir' diyorlar. Fakat hiç böyle bir şey yok. Bir kadın olarak burada olmaktan öncelikle gurur duyuyorum. Sonrasında diğer kadın arkadaşlarımın da buraya gelebileceğinden çok eminim" dedi.
Askeri ortamın kendine özgü zorlukları bulunduğunu ancak bunların aşılabildiğini vurgulayan Örmeci, "Askeri bir ortam olduğu için sivil hayattan farklı zorlukları var. Burası erkek egemen bir toplum. Bunun da ara sıra zorlukları var. Fakat bunlar aşılmayacak şeyler değil. Komutanlarımız zaten öncelikle çok yardımcı oluyorlar, destek oluyorlar. Sonrasında devrelerimiz, alışmamız için ellerinden geleni yaptılar bizim için" diye konuştu. - ANKARA
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel
Jandarma, Savunma, Yerel, TSK, Astsubay, TSK, Jandarma, Milli Savunma Üniversitesi, Savunma, Yerel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA