MANİFEST’in menajeri Tolga Akış’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım"
MANİFEST grubunun kurucusu ve yapımcısı Tolga Akış’ın, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı.
MANİFEST grubunun kurucusu ve yapımcısı Tolga Akış'ın, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Akış, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Hiçbir zaman hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım. Telefonum ve banka hesaplarım incelendiğinde de beyanlarımın doğruluğu ortaya çıkacaktır" dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "müstehcenlik", "uyuşturucu madde kullanma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla gözaltına alınan Akış, savcılık ifadesinde MANİFEST grubunun kuruluş sürecinden grubun gelir paylaşımına, üyeler hakkında basında yer alan iddialardan sosyal medya çalışmalarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
"MANİFEST isimli müzik grubunun kurucusuyum"
Üzerine atılı suçlamaları anladığını belirten Akış, "MANİFEST isimli müzik grubunun kurucusuyum. Söz konusu müzik grubundaki kadınları Big Five Türkiye isimli yarışmada seçtim. Söz konusu yarışma Youtube'da da devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Yurt dışından hesaplarına gelen paralarla ilgili de açıklama yapan Akış, "Hesaplarım ayrıntılı olarak incelendiğinde yurt dışı olarak sorduğunuz ülkelerden sadece iki yerden para gelmektedir. Bunlardan biri Youtube adlı sosyal medya uygulamasından ve müzik servisleri (Spotify, Apple vb.) yerlerinden para gelmektedir" dedi.
Mesut Adlin ile neden çalışmayı bıraktıklarını anlattı
Mesut Adlin ve Zeynep Sürmeli'yi tanıdığını belirten Akış, Adlin ile yaklaşık bir yıl önce bazı projelerde fotoğrafçı olarak çalışması nedeniyle tanıştığını söyledi. Akış, "Kendisinin son projesi de Manifest'in fotoğraflarını çekmek olmuştu. Mesut Adlin'in daha sonradan birkaç kadın ile taciz iddiaları ortaya çıkınca kendisiyle çalışmak istemedik. Bunu da sosyal medyada açıkladık" dedi. Bu açıklamanın ardından mağdur kadınların iddialarını daha güçlü şekilde dile getirmeye başladığını belirten Akış, "Bu süreçten sonra Mesut Adlin iş bulmakta zorlandı ve bunun karşılığında bana karşı kin beslemeye başladı. ve bu şekilde hareket etmeye devam etti" ifadelerini kullandı.
"Yazışmalar tamamen mizah amaçlıydı"
Sosyal medyada paylaşılan bazı yazışmaların eşi Gizem Akış ile Zeynep Sürmeli ve Mesut Adlin arasındaki konuşmalar olduğunu belirten Akış, söz konusu yazışmaların gerçek bir durumu yansıtmadığını savundu. Akış, "Söz konusu yazışmalar tamamen mizah amaçlı olup gerçeği yansıtmamaktadır. Mesut Adlin bu yazışmaları beni ve grubumu itibarsızlaştırmak için kullanmıştır" dedi.
Yazışmaların üzerinden yaklaşık 1-2 yıl geçtiğini belirten Akış, "Söz konusu yazışmalar Mesut Adlin tarafından sohbetin devamı tam olarak paylaşılmadan algı oluşturacak şekilde paylaşılmıştır" ifadelerini kullandı.
"Dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi"
6 Eylül 2025 tarihinde Küçükçiftlik Parkı'nda gerçekleşen ve MANİFEST grubunun 7 üyesinin yargılandığı davaya da değinen Akış, kendisinin o soruşturmada şüpheli olmadığını söyledi. Akış, "Buradaki grubun dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi. Herhangi bir şekilde benim sorumluluğum söz konusu değildir" diye konuştu.
"Gelirin yüzde 60'ı Manifest kızlarına dağıtılıyor"
Basında yer alan haberlerdeki menajerlik gelir paylaşımına ilişkin iddiaları da yanıtlayan Akış, "Söz konusu Manifest grubu ile iş ilişkisindeki menajerlik gelir paylaşım oranları yüzde 60 Manifest kızlarına eşit miktarda dağıtılırken yüzde 40'lık kısmı ise şirketin Manifest proje giderlerine ayrılmaktadır. Basında çıkan bu haberler yanlıştır" ifadelerini kullandı.
Grup üyelerinin başka insanlarla görüşmesinin yasaklandığı yönündeki iddiaların da doğru olmadığını belirten Akış, üyelerin kendi sosyal medya hesaplarından bağımsız reklamlı paylaşım yapmalarına ilişkin ise "Basında çıkan grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız olarak reklamlı paylaşım yapamayacağı iddiası kısmen doğrudur. Bunu projeyi korumak için getirdik" dedi.
Sözleşmeye aykırı davranılması halinde cezai şart bulunduğunu belirten Akış, "Rakamı hatırlamamakla birlikte grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kazancına oranla belirli miktar cezai şart vardır" ifadelerini kullandı.
"Tatilde benimle tatil yapma zorunlulukları yok"
Grup üyelerinin kendisiyle tatil yapmak zorunda olduğu yönündeki haberlerin de gerçeği yansıtmadığını söyleyen Akış, "Söz konusu fotoğraf ve video 1,5 yıl önce çekilen birlikte toplu yaptığımız bir günlük tatildir" dedi.
"Hilal'i doktor onayı olmadan sahneye çıkartmadım"
Grup üyelerinden Hilal'in hastalığına rağmen sahneye çıkmaya zorlandığı yönündeki iddiayı da reddeden Akış, Yenikapı konserinde yaşanan olayı anlattı.
Akış, "Hilal isimli grup üyesinin kendi rızasıyla konsere geri dönme isteğine rağmen 2 doktordan net bir şekilde onay almadan Hilal'i konsere tekrar çıkartmadım. Hatta bu yüzden konserin yarım saat uzamasına sebep oldu" ifadelerini kullandı. Hilal'e sahneye çıkmak zorunda olmadığını defalarca söylediğini belirten Akış, "O süre boyunca da her an yanındaydım" dedi.
Grubun konser sayısının diğer popüler sanatçılara göre daha az olduğunu savunan Akış, "Popüler bir sanatçı ayda 20-25 konser yaparken biz grup olarak yılda 20 konsere çıkıyoruz. Hatta konsere giderken doktor, psikolog ve fizyoterapist her konserlerinde yanlarında bulunur" diye konuştu.
"Troll bot hesaplarında hiçbir şekilde dahlimiz yok"
MANİFEST için yapay halkla ilişkiler çalışmaları yapıldığı yönündeki iddiaları da reddeden Akış, "Troll bot hesaplarında hiçbir şekilde dahlimiz olmayıp kendi fan kitlemiz kendileri paylaşımlar yapmaktadır" ifadelerini kullandı.
Netflix belgeseliyle ilgili açıklama
Netflix ile yürütülen çalışmaya ilişkin de bilgi veren Akış, "Netflix isimli sosyal platforma biz dizi yapmak için başvuru yaptık. Kendileri araştırdıklarında grubun dizisini değil belgeselinin daha iyi ses getireceğini söyleyince biz de bu konuda hemfikir olup çalışmalara başladık" dedi.
Belgesel projesindeki amaçlarının MANİFEST'i uluslararası alanda tanıtmak olduğunu belirten Akış, "Amacımız Manifest grubunun Netflix'in küresel gücünden faydalanarak tüm dünyaya grubu tanıtmaktı" ifadelerini kullandı.
"Suçlamaları kabul etmiyorum"
Hesaplarının suç gelirlerinin aklanması amacıyla kullanılmadığını savunan Akış, gözaltına alındığında telefon şifresini kendi rızasıyla verdiğini söyledi.
Akış, "Hiçbir zaman hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım. Gözaltına alındığımda telefon şifremi kendi rızam ile teslim ettim. Telefonum ve banka hesaplarım incelendiğinde de beyanlarımın doğruluğu ortaya çıkacaktır" dedi.
Akış, ifadesinin sonunda "Suçsuzum, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında "müstehcenlik", "uyuşturucu madde kullanma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla gözaltına alınan Akış, savcılık ifadesinde MANİFEST grubunun kuruluş sürecinden grubun gelir paylaşımına, üyeler hakkında basında yer alan iddialardan sosyal medya çalışmalarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
"MANİFEST isimli müzik grubunun kurucusuyum"
Üzerine atılı suçlamaları anladığını belirten Akış, "MANİFEST isimli müzik grubunun kurucusuyum. Söz konusu müzik grubundaki kadınları Big Five Türkiye isimli yarışmada seçtim. Söz konusu yarışma Youtube'da da devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Yurt dışından hesaplarına gelen paralarla ilgili de açıklama yapan Akış, "Hesaplarım ayrıntılı olarak incelendiğinde yurt dışı olarak sorduğunuz ülkelerden sadece iki yerden para gelmektedir. Bunlardan biri Youtube adlı sosyal medya uygulamasından ve müzik servisleri (Spotify, Apple vb.) yerlerinden para gelmektedir" dedi.
Mesut Adlin ile neden çalışmayı bıraktıklarını anlattı
Mesut Adlin ve Zeynep Sürmeli'yi tanıdığını belirten Akış, Adlin ile yaklaşık bir yıl önce bazı projelerde fotoğrafçı olarak çalışması nedeniyle tanıştığını söyledi. Akış, "Kendisinin son projesi de Manifest'in fotoğraflarını çekmek olmuştu. Mesut Adlin'in daha sonradan birkaç kadın ile taciz iddiaları ortaya çıkınca kendisiyle çalışmak istemedik. Bunu da sosyal medyada açıkladık" dedi. Bu açıklamanın ardından mağdur kadınların iddialarını daha güçlü şekilde dile getirmeye başladığını belirten Akış, "Bu süreçten sonra Mesut Adlin iş bulmakta zorlandı ve bunun karşılığında bana karşı kin beslemeye başladı. ve bu şekilde hareket etmeye devam etti" ifadelerini kullandı.
"Yazışmalar tamamen mizah amaçlıydı"
Sosyal medyada paylaşılan bazı yazışmaların eşi Gizem Akış ile Zeynep Sürmeli ve Mesut Adlin arasındaki konuşmalar olduğunu belirten Akış, söz konusu yazışmaların gerçek bir durumu yansıtmadığını savundu. Akış, "Söz konusu yazışmalar tamamen mizah amaçlı olup gerçeği yansıtmamaktadır. Mesut Adlin bu yazışmaları beni ve grubumu itibarsızlaştırmak için kullanmıştır" dedi.
Yazışmaların üzerinden yaklaşık 1-2 yıl geçtiğini belirten Akış, "Söz konusu yazışmalar Mesut Adlin tarafından sohbetin devamı tam olarak paylaşılmadan algı oluşturacak şekilde paylaşılmıştır" ifadelerini kullandı.
"Dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi"
6 Eylül 2025 tarihinde Küçükçiftlik Parkı'nda gerçekleşen ve MANİFEST grubunun 7 üyesinin yargılandığı davaya da değinen Akış, kendisinin o soruşturmada şüpheli olmadığını söyledi. Akış, "Buradaki grubun dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi. Herhangi bir şekilde benim sorumluluğum söz konusu değildir" diye konuştu.
"Gelirin yüzde 60'ı Manifest kızlarına dağıtılıyor"
Basında yer alan haberlerdeki menajerlik gelir paylaşımına ilişkin iddiaları da yanıtlayan Akış, "Söz konusu Manifest grubu ile iş ilişkisindeki menajerlik gelir paylaşım oranları yüzde 60 Manifest kızlarına eşit miktarda dağıtılırken yüzde 40'lık kısmı ise şirketin Manifest proje giderlerine ayrılmaktadır. Basında çıkan bu haberler yanlıştır" ifadelerini kullandı.
Grup üyelerinin başka insanlarla görüşmesinin yasaklandığı yönündeki iddiaların da doğru olmadığını belirten Akış, üyelerin kendi sosyal medya hesaplarından bağımsız reklamlı paylaşım yapmalarına ilişkin ise "Basında çıkan grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız olarak reklamlı paylaşım yapamayacağı iddiası kısmen doğrudur. Bunu projeyi korumak için getirdik" dedi.
Sözleşmeye aykırı davranılması halinde cezai şart bulunduğunu belirten Akış, "Rakamı hatırlamamakla birlikte grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kazancına oranla belirli miktar cezai şart vardır" ifadelerini kullandı.
"Tatilde benimle tatil yapma zorunlulukları yok"
Grup üyelerinin kendisiyle tatil yapmak zorunda olduğu yönündeki haberlerin de gerçeği yansıtmadığını söyleyen Akış, "Söz konusu fotoğraf ve video 1,5 yıl önce çekilen birlikte toplu yaptığımız bir günlük tatildir" dedi.
"Hilal'i doktor onayı olmadan sahneye çıkartmadım"
Grup üyelerinden Hilal'in hastalığına rağmen sahneye çıkmaya zorlandığı yönündeki iddiayı da reddeden Akış, Yenikapı konserinde yaşanan olayı anlattı.
Akış, "Hilal isimli grup üyesinin kendi rızasıyla konsere geri dönme isteğine rağmen 2 doktordan net bir şekilde onay almadan Hilal'i konsere tekrar çıkartmadım. Hatta bu yüzden konserin yarım saat uzamasına sebep oldu" ifadelerini kullandı. Hilal'e sahneye çıkmak zorunda olmadığını defalarca söylediğini belirten Akış, "O süre boyunca da her an yanındaydım" dedi.
Grubun konser sayısının diğer popüler sanatçılara göre daha az olduğunu savunan Akış, "Popüler bir sanatçı ayda 20-25 konser yaparken biz grup olarak yılda 20 konsere çıkıyoruz. Hatta konsere giderken doktor, psikolog ve fizyoterapist her konserlerinde yanlarında bulunur" diye konuştu.
"Troll bot hesaplarında hiçbir şekilde dahlimiz yok"
MANİFEST için yapay halkla ilişkiler çalışmaları yapıldığı yönündeki iddiaları da reddeden Akış, "Troll bot hesaplarında hiçbir şekilde dahlimiz olmayıp kendi fan kitlemiz kendileri paylaşımlar yapmaktadır" ifadelerini kullandı.
Netflix belgeseliyle ilgili açıklama
Netflix ile yürütülen çalışmaya ilişkin de bilgi veren Akış, "Netflix isimli sosyal platforma biz dizi yapmak için başvuru yaptık. Kendileri araştırdıklarında grubun dizisini değil belgeselinin daha iyi ses getireceğini söyleyince biz de bu konuda hemfikir olup çalışmalara başladık" dedi.
Belgesel projesindeki amaçlarının MANİFEST'i uluslararası alanda tanıtmak olduğunu belirten Akış, "Amacımız Manifest grubunun Netflix'in küresel gücünden faydalanarak tüm dünyaya grubu tanıtmaktı" ifadelerini kullandı.
"Suçlamaları kabul etmiyorum"
Hesaplarının suç gelirlerinin aklanması amacıyla kullanılmadığını savunan Akış, gözaltına alındığında telefon şifresini kendi rızasıyla verdiğini söyledi.
Akış, "Hiçbir zaman hesaplarımı suç gelirlerini aklamak için kullanmadım. Gözaltına alındığımda telefon şifremi kendi rızam ile teslim ettim. Telefonum ve banka hesaplarım incelendiğinde de beyanlarımın doğruluğu ortaya çıkacaktır" dedi.
Akış, ifadesinin sonunda "Suçsuzum, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA