İstanbul'da 3 katı çöken binada can pazarı! Kahreden anları komşu anlattı

Güncel Haberler

İstanbul Maltepe'de 3 katı çöken 7 katlı binada 2 kişi hayatını kaybetti, 3’ü çocuk 10 kişi yaralı kurtarıldı. Enkaz altında kalan 2 kişiyi arama kurtarma çalışmaları sürerken, olaya şahit olan bir çevre sakini "Deprem oldu diye kendimi dışarı attım. Bir patlama oldu. Herkes 'Kurtarın' diye camlara, balkona çıkıp bağırıyordu" ifadelerini kullandı.

Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'ta 7 katlı binanın ilk 3 katı sabah saatlerinde çöktü. Binada bulunanlar ekiplerin çalışmasıyla tahliye edilirken, olayın hemen ardından çevre sakinlerinden binanın çöktüğü anları anlattı.

BİNANIN BİR BÖLÜMÜ KONTROLLÜ YIKILIYOR

3 katı çöken binada 2 kişi öldü; 3'ü çocuk 10 kişi ise yaralı olarak kurtarıldı. 3 kişiyi arama çalışmaları devam ederken, yükünü azaltmak amacıyla binanın bir bölümünün kontrollü yıkımı sürüyor.

2 KİŞİ GÖZALTINDA

Olayın ardından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet Savcısının görevlendirildiği soruşturma kapsamında mimar ile şantiye şefi olmak üzere 2 kişi gözaltına alındı.

"ÇOK SALLANDI, DEPREM OLDU ZANNETTİK"

Eylem Koç, "Sabah 06.00'ya 10 dakika kala bomba patlar gibi şiddetli bir gürültü ve sarsıntıyla uyandık. Daha sonrasında camımı açtığımda bir toz kütlesinin sardığını gördük ama biz bu binanın olduğu değil de başka bir binanın yıkıldığını sandık. Daha sonrasında aşağıya indiğimizde teyit ettik ki bu binaymış. Sabahın o sessizliğinde camımı açtığımda bir bayan sesinin 'Ne olur önce bizi kurtarın' diye bağırdığını duyduk. Ona rağmen biz ilk önce deprem oldu zannettik. Deprem oldu, bina çöktü ve kurtarmamız için çağırıyorlar diye aşağı indik. İndikten sonra da zaten eşim olay mahalline gitti. Benim çocuğum olduğu için gidemedim. Orada da cama çıkıp bir bayanın yardım istediğine şahit oldu. Daha sonrasında dakikalar içerisinde zaten AFAD, itfaiye ve ambulans anında geldiler ve biz tabii ki de olay yerinden uzaklaşıp onları işlerini yapmaları için bıraktık; ama bina böyle bir çıtırtı şeklinde düşmedi. Böyle bomba şeklinde biz onu duyduk, onu hissettik ve bizim binamız çok sallandı. Biz deprem oldu zannettik" dedi.

"SON KATTA İNSANLAR VARDI, BAĞIRIYORLARDI"

Yeter Yalvarıcı, "İlk anda benim haberim oldu. Binada kimse dışarı çıkmadı. Ben şiddetli deprem oldu diye kendimi dışarı attım. Oğlumu da çağırdım, çıktım. Herkese seslendim, 'Çıkın dışarıya şiddetli deprem var' diye bağırdım. Kimse çıkmadı. Sonra bir patlama oldu. Ben patlamadan önce yola dışarıya çıktım. Ondan sonra baktık bina toz duman. Bütün mahalle, bizim mahalle, bu mahalle her yer tozdu. Burada bağrışma var. Baktığımda bina aşağı oturmuştu. Herkes 'Kurtarın' diye camlara balkona çıkıp bağırıyordu, 'Ne olur kurtarın' diyordu. Ondan sonra ambulans geldi. Devletimiz hemen anında yetiştiler. 10 dakikanın içinde hepsi de buraya vardı yani. Son katta insanlar vardı. Bağırıyorlardı, herkes korku halindeydi, biz de çok korktuk. Komşuları çağırdım, 'Çıkın dışarı şiddetli deprem var. Bize "Deprem yok" diyorlar. Ben 'Deprem oldu niye duymuyorsunuz, diyorum" şeklinde konuştu.

KOLON MU KESİLDİ?

Binanın alt katındaki tekstil dükkanını işleten Fatma Kaya ise, "Orada bir kolon kesme durumu asla yok. Benden önce orası yıllardır baklava imalat yeriydi. Yaklaşık 3 ton diyorum ama belki 2 tondur bilmiyorum. Bayağı büyük bir fırındı. Biz sadece o fırını çıkartıp içerisine boya, badana tadilatı yaptırdık. Onun dışında kolon kesme yok. Çünkü zaten benim makinam yok. Benim alana ihtiyacım yok. Ben küçük penye kumaşları, parça kumaş satıyorum. Dükkanı yaptığım tadilatın öncesi sonrası bile var. Öyle bir şey söz konusu değil. Evet, bir tane video çektim yönetime atmak için. Çünkü merak ettim, bizim dükkanda çatlaklar başladı. Sizin evlerde de var mı diye. Onlar da tamam dediler hani biz bir bakalım dediler. Ondan sonra zaten gırgır şamata yaptık. 'Allah korusun üstümüze çökecek bu bina falan' dedik. Çünkü tanıyorum samimiydik onlarla. O konuşma orada bitti" dedi.

KİMLİKLERİ BELLİ OLDU

Öte yandan; hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu. Otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu'na getirilen cenazelerin Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan'a ait olduğu öğrenildi.