KESK, AYM önünde yaşamına son veren emekli polisin sözünü milyonların çığlığı saydı

Güncel Haberler

KESK, Ankara'da AYM önünde emeklilerin zam ve insanca yaşam talebiyle yaptığı eylemde emekli bir polisin yaşamına son vermesine ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, 'Geçinemiyorum' sözünün milyonların ortak çığlığı olduğu, insan onurunun ve umudun da yoksullaştığı belirtildi.

(ANKARA) - KESK, emekli polis Ali Şekeroğlu'nun Ankara'da Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında yaşamına son vermesine ilişkin yaptığı açıklamada, "Bir emekçinin son sözü olan 'Geçinemiyorum' artık yalnızca kişisel bir feryat değil, milyonların ortak çığlığıdır. İnsanların yaşamlarına son verme noktasına sürüklendiği bir ülkede artık mesele yalnızca ekonomik yoksulluk değil; insan onurunun, umudun ve geleceğe dair inancın da yoksullaşmasıdır" dedi.
KESK, emeklilerin seyyanen zam ve insanca yaşam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde gerçekleştirdiği eylem sırasında yaşamına son veren emekli yurttaş Ali Şekeroğlu'nun ölümüne ilişkin açıklama yaptı. KESK'in açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Emekliyi sefalete, çaresizliğe ve ölüme mahkum eden bu düzeni değiştirecek olan yine emekçilerin ortak mücadelesidir. Ankara'da emeklilerin seyyanen zam ve insanca yaşam talebiyle Anayasa Mahkemesi önünde gerçekleştirdiği eylem sırasında 'geçinemiyorum' diyerek yaşamına son veren emekli yurttaşımız Ali Şekeroğlu'nun ailesine, yakınlarına ve tüm emekçilere başsağlığı diliyoruz. Yaşanan bu büyük trajedi hepimizde büyük bir üzüntü yaratmıştır. Türkiye'de uzunca zamandır emeklilere ve emekçilere dayatılan ücretler, yoksulluk düzeyinin çok daha ötesine geçmiş; açlık, sefalet ve yaşamda kalma sorununa dönüşmüştür.
"24 YILLIK AKP İKTİDARININ BIRAKTIĞI TABLO ORTADADIR"
Bugün ülkemizde milyonlarca insan kirasını, faturasını, mutfak masrafını nasıl karşılayacağını düşünüyor. Yıllarca çalışıp üreten emekçiler, emekli olduklarında pazarda filesini dolduramıyor, torununa harçlık veremiyor, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Bu toplumsal buhran artık milyonlarca evin içindedir. Bu yük daha fazla taşınamaz! 24 yıllık AKP iktidarının emekçilere bıraktığı tablo ortadadır: açlık, yoksulluk, sefalet, güvencesizlik ve geleceksizlik.
"SORUMLULUK YOK SAYILAMAZ"
Emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya zorlayan, emeğin milli gelirden aldığı payı azaltan, çalışma yaşamını güvencesizleştiren politikaların siyasi sorumluluğu vardır ve bu sorumluluk yok sayılamaz. Bir emekçinin son sözü olan 'Geçinemiyorum' artık yalnızca kişisel bir feryat değil, milyonların ortak çığlığıdır. Başta emekliler olmak üzere işçilerin ve emekçilerin yükselen feryadını duymamak için özel bir çaba harcayanlara karşı, insanların yaşadığı yoksulluğu, çaresizliği ve derin toplumsal trajediyi görmezden gelmenin utancı ülkenin dört bir yanında dalga dalga büyüyor. İnsanların yaşamlarına son verme noktasına sürüklendiği bir ülkede artık mesele yalnızca ekonomik yoksulluk değil; insan onurunun, umudun ve geleceğe dair inancın da yoksullaşmasıdır.
"BU DÜZENE KARŞI SUSMAK, BİZİ YOKSULLAŞMA POLİTİKALARININ ORTAĞI YAPAR"
Bu çığlığı duymayanlar bilmelidir ki toplumların sessizliği sonsuza kadar sürmez. Görmezden gelinen her acı, bir gün daha büyük bir toplumsal hesaplaşmanın vicdanında karşılığını bulur. Buradan bütün emekçilere ve emeklilere sesleniyoruz: Bizi yoksulluğa ve çaresizliğe mahküm eden politikalara karşı örgütlenmekten, yan yana gelmekten, dayanışmayı büyütmekten ve haklarımız için birlikte mücadele etmekten başka yolumuz yoktur. Bu düzene karşı susmak, bizi yoksullaşma politikalarının ortağı yapacaktır. Tam da bu yüzden susmayacağız, boyun eğmeyeceğiz."