Kaz Dağları'ndaki Maden Arama Çalışmaları

Yerel Haberler

Çanakkale Tabip Odası Başkanı Dr.

Çanakkale Tabip Odası Başkanı Dr. Nihat Gülhan, Kaz Dağları'ndaki maden arama çalışmalarıyla ilgili olarak, "Bugün altın madenciliğinin önünde durabilecek iradeyi gösteremezsek, gelecek kuşakların yaşayacağı çevre sağlığı sorunlarının sorumluluğunun bize ait olacağını tarihe not düşülmesini istiyoruz" dedi.

Gülhan, yazılı açıklamasında, yaklaşık 10 yıldır uluslararası altın ve metalik madencilik şirketlerinin Çanakkale ve Balıkesir bölgesinde bulunan Kaz Dağları ve çevresindeki altın cevherini çıkarabilmek amacıyla çalışma yaptığını iddia etti.

Söz konusu şirketlerin internet sayfasında, Ağı Dağı ve Kirazlı Bölgesi ile ilgili planları, herkese açık bir şekilde yayınlandığını belirten Gülhan,

"Altının uluslararası piyasalardaki değeri bilinmektedir. Şirketler, söz konusu faaliyetler için ülkemizin altın ihtiyacı ve bu çalışmaların ekonomimize getireceği değerlerden bahsetmektedir. Bir an için, bu görüşün doğru olabileceğini kabul etsek bile tartışmasız olarak göz önünde bulundurulması gereken gerçek, bu madencilik faaliyetlerinden doğacak değerin aslan payının madencilik şirketine kalacağıdır" dedi.

Gülhan, Ağı Dağı, Kirazlı köyü, Kaz Dağları ile yöresinin alelade bir ormanlık alan olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Oluşumu milyonlarca yıl süren doğal bir ekosistemdir. Bu sistem Çanakkale ve Balıkesir bölgesinde yaşayan 2 milyon 500 bin insanın yaşam alanını oluşturmaktadır. Bu nüfus, bu yaşam alanından ve su kaynaklarından doğrudan etkilenenleri işaret etmektedir. Bölgeye komşu olan, yaşamı bu HABITAT'ın varlığına ya da yokluğuna bağlı olabilecek başka milyonlarca insan bulunmaktadır. Anayasamız, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı olduğunu belirtirken, çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önlenmesini hem devlete hem de vatandaşa yerine getirilmesi zorunlu olan bir görev olarak vermektedir. Bu nedenle doğa ve insan yaşamı üzerinde olumsuz yönde risk oluşturabilecek bir faaliyete ekonomik değeri düşünülerek izin verilmesi Anayasamızın çevrenin korunması ile ilgili hükümlerine aykırıdır. Ayrıca Anayasa'nın vatandaşa ve devlete verdiği görevler hepimizin için bağlayıcı niteliktedir."

Madencilik şirketinin, çevreye ve insan sağlığına duyarlı çalışacağını, çevredeki bitki örtüsünü ve doğal yaşamı koruyacağını iddia ettiğini belirten Gülhan, şöyle devam etti:

"Dünya üzerindeki tüm maden şirketleri çalışmaya başlamadan önce, asla çevre üzerinde zararlı bir etki yapacaklarını söylemezler. Ancak bilinen örnekler, bu konuda şirketlerin samimi olmadıkları yönündedir. Ayrıca bu konuda maden şirketine inanmak, geri dönüşümü olmayan bir riski gelecek kuşaklara aktarmaktır. Çünkü bu durum, şirketin haksız çıkması durumunda koşullarının laboratuvar ortamında kolayca geri alınabileceği bir deney değildir. Anayasamıza ve benzer durumdaki yargı kararlarına göre Kaz Dağları bölgesinde altın madenciliği işletmeciliği için kamu yararı bulunmamaktadır. Eğer bugün altın madenciliğinin önünde durabilecek iradeyi gösteremezsek, gelecek kuşakların yaşayacağı çevre sağlığı sorunlarının sorumluluğunun bize ait olacağını da tarihe not düşülmesini istiyoruz."

- ÇANAKKALE