İthib Başkanı İsmail Gülle'den Nkü Öğrencilerine Seminer

Yerel Haberler

İş dünyasının liderlerini öğrencilerle buluşturmayı sürdüren Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çorlu Mühendislik Fakültesi'nin konuğu bu kez ile İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nin (İTHİB) Başkanı ve Gülle Entegre Tekstil...

İş dünyasının liderlerini öğrencilerle buluşturmayı sürdüren Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Çorlu Mühendislik Fakültesi'nin konuğu bu kez ile İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nin (İTHİB) Başkanı ve Gülle Entegre Tekstil İşletmeleri A.Ş., Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle oldu. Deneyimlerini ve iş hayatında başarının ipuçlarını öğrencilerle paylaşan Gülle, sektörün tarihsel gelişimi ile alakalı olarak da bilgiler aktardı.

NKÜ Çorlu Mühendislik Fakültesinin toplantı salonunda gerçekleştirilen konferansa konuşmacı olarak İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nin (İTHİB) Başkanı ve Gülle Entegre Tekstil İşletmeleri A.Ş., Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle katıldı. Konferans öncesinde konuşan, Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fatma Göktepe sektör temsilcilerini öğrencilerle buluşturmayı sürdüreceklerini ifade ederek: "İsmail Gülle ile geçtiğimiz yıl düzenlemiş olduğumuz uluslararası kongre sırasında tanıştık. İTHİB olarak bizlere destekleri oldu. Hem o dönem yapmış olduğu desteklerden ötürü bir kez daha hem de bizleri kırmayarak öğrencilerimizle bir araya geldiği için kendisine teşekkür ediyorum" dedi.

Türk Tekstilinin Geçmişten Bugüne Yolculuğu başlıklı konferansta öğrencilerle buluşan İsmail Gülle, tekstil sanayinin ülkemizin ilk ve temel sanayisi olduğunu söyledi. Ülkemizin tekstil üretiminin tarihi 16. ve 17. yüzyıla uzanmaktadır diyen Gülle: "Osmanlı İmparatorluğu'nda son yıllara kadar sanayi tekstil üzerine kuruludur. Bu dönemde ticaretin en önemli kalemlerinden birisi kumaşlardır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması ile birlikte Önderimiz Atatürk tarafından atılan sanayinin ilk temellerinde Sümerbank'ın kumaş ve iplik işletmeleri vardır. Türkiye'de ilk özel sektör kuruluşları da tekstil alanında kurulmuştur" dedi.

1980'li yıllarda dünyada tekstil alanındaki gelişmeleri de aktaran Gülle: "1980'den sonraki dönemde Cumhurbaşkanımız Turgut Özal döneminde başlayan globalleşme ile birlikte tekstil sektörüne entegre oluşumuz başladı" diye konuştu.

Dünyada tekstil alanında gelişmeleri sıralayarak konuşmasını sürdüren Gülle: "Biz nasıl Çin'den şikayetçiysek bir dönem benzer şikayetler Türkiye için de vardı, yapılıyordu. Şimdi biz Çin ve Uzak Doğu ülkeleri için benzer şikayetler söz konusu. Tekstil ticaretinin kotalı döneminde en çok kazananlar kotaların ticaretini yapanlar oldu. Üreticiler o dönemde çok büyük sıkıntı çekmişlerdi. Daha önce dünyanın parlayan yıldızı

tekstil olacak denilmişti, 1995 yılından sonra özellikle tekstil alanına yatırımlar bir hayli arttı. Sektörü bilmeyen, kuyumcular, gıda işi yapanlar, inşaat işi yapanlar tekstil sektörüne girdiler ancak sektör deneyimleri bulunmadığı için, sektörü çok iyi bilmediklerinden tekstil ve konfeksiyona zarar vererek ayrıldılar" dedi.

Kotaların dünya tekstil ticaretine etkileri, 2005 ATC anlaşmasıyla dünya ticaretinde yeni dönemle alakalı olarak da öğrencilere bazı bilgiler aktaran Gülle: "2005 sonrası kotasız dönemde rekabet şartları değişmiştir.

Dünya çapında artan rekabete uyum, teknoloji ve sermayenin öneminin artması, yeni ürünler, tasarım ve tanıtıma olan ihtiyacın artması, sosyal sorumluluk, çevreye duyarlı üretim, tüketici tercihlerinin yeni rekabetçilik kriterleri olarak ortaya çıkması söz konusu oldu. Kotaların kaldırılmasıyla birlikte Türk tekstil sektörü çetin rekabet şartları ile karşı karşıya kalmıştır. Dünya pazarında Çin bir tehdit olarak ortaya çıkmıştır. Çetin rekabet şartları ve Çin'in haksız rekabetine rağmen Türkiye dünya tekstil ticaretinde büyük bir oyuncu olarak yerini almıştır" şeklinde konuştu.

Gülle sözlerini şöyle sürdürdü: "Çorlu bölgesi bir dönem teşvik bölgesiydi. Biz o dönemde Çorlu'ya teşvikle gelmiştik. Bizim gibi pek çok yatırımcı o dönemde teşvikler nedeniyle Çorlu'ya geldi. Türkiye'de çalışanların yüzde 25,6'sı tekstil sektöründe diğer bir deyişle çalışanların dörtte biri bu sektörde istihdam ediliyor. Türkiye'nin toplam tekstil ve konfeksiyon ihracatı 1980'lerde, 800 milyon dolarken bugün 23,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Türkiye dünyanın 8. Büyük tekstil ihracatçısı konumunda yer alıyor. Dünyada tekstil ve hazır giyimin cirosu 600 milyar dolar seviyelerine geldi. Bu paydan Türkiye olarak payımızı arttırmalıyız. Bir dönem bizi almıyorlar diye eleştirdiğimiz AB'nin durumu ortada Bakanımız önceki gün bu konuyla alakalı olarak AB'ye gireriz, Euro'yu düşünürüz dedi. Yunanistan'ın durumu içler acısı, herkes kaçan kaçana. 20 sene önce mal aldığımız önemli pazarlardan biri Yunanistan'dı. Üretim yapıyorlardı, iplik alıyorduk. Şimdilerde ise Yunanistan denilince, akla tatil, sabahlara kadar eğlence geliyor. Sonuçları ortada, yaşadıkları durum üretimi, sanayiyi terk etmelerinin sonucudur."

Tekstil sektörünün ihracatını etkileyen temek faktörleri de sıralayan Gülle: "Biz 5 dolara, 10 dolara gömlek satarken İtalyanlar 300 dolara, 500 dolara gömlek satıyor. Bir armayla, bir markayla kat be kat fazla kazanıyorlar" dedi.

Konuşmasının bir bölümünde uzun vadede sektörü etkileyebilecek gelişmeleri de sıralayan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nin (İTHİB) Başkanı ve Gülle Entegre Tekstil İşletmeleri A.Ş., Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gülle bu gelişmeleri Yeni oluşan pazarlar, teknik tekstillerde gelişme, düşük maliyetli hammaddeye erişim, iletişimdeki, gelişmeler, sosyal medyanın etkisi ve e-ticaret olarak sıraladı.

(SŞ -MC )

31.05.2012 18: 20: 27

TSI

NNNN - TEKİRDAĞ