Akdeniz'de düzensiz göçmenleri kurtaran STK'ler, İtalya hükümetinin yeni yasa tasarısına tepkili

Güncel Haberler

Akdeniz'deki düzensiz göçmenleri kurtaran 9 sivil toplum kuruluşu, İtalya hükümetinin yeni yasa tasarısıyla denizden gelişleri engellemeyi amaçladığını ve insan hayatını tehdit ettiğini belirtti.

Akdeniz'de düzensiz göçmenleri kurtaran 9 sivil toplum kuruluşu (STK), İtalya hükümetinin düzensiz göçle mücadele kapsamında denizden gelişleri önlemek için abluka uygulamasını da içeren yeni yasa tasarısına tepki gösterdi.

Ülkede Ekim 2022'den bu yana iktidarda olan ve düzensiz göçle mücadeleye yönelik kuralları sıkılaştıran farklı düzenlemeleri parlamentodan geçiren Giorgia Meloni liderliğindeki sağ koalisyon hükümetinin, dün kabul ettiği son yasa tasarısı tartışmaların odağında yer alıyor.

Akdeniz'i geçmeye çalışan düzensiz göçmenleri kurtaran Alarm Phone, Emergency, Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Mediterranea Saving Humans, Open Arms, ResQ People Saving People, Sea-Watch, SOS Humanity ve SOS Mediterranee isimli STK'ler yayımladıkları ortak açıklamada, Meloni hükümetinin, Akdeniz'deki sivil kurtarma çalışmalarını "baskılamaya yönelik" yeni bir adım attığını belirtti.

Ortak açıklamada, "Bu önlemler, hareket halindeki insanların akınlarını yönetmeyi değil, insani yardım gemilerini hedef alıp, engellemeyi amaçlıyor. Bunun sonucunda, denizde kaybedilecek can sayısını artıracaktır." ifadesi yer aldı.

Hükümetin dün kabul ettiği yasa tasarısıyla, İtalya'nın yeni Avrupa Göç ve İltica Paktı'nı uygulamaya koyan ilk ülke haline geleceği aktarılan açıklamada, bunun da temel hakların korunmasında "ciddi bir gerilemeye işaret edeceği" vurgulandı.

Açıklamada, İtalya'da operasyonel kısıtlamalar, sadece bir kurtarmanın ardından limana dönülmesi zorunluluğu, kurtarılan göçmenlerin tahliyesi için sistematik olarak uzak limanların tahsis edilmesi ve yardım sağlayanlara yönelik yaptırımlar getirilmesi gibi halihazırda yürürlükte olan uygulamalar hatırlatılırken son yasa tasarısında da "kara sularına girişin 6 aya kadar yasaklanması"nın gündeme getirildiği ifade edildi.

Yasa tasarısının, uluslararası hukuku ve arama-kurtarma sözleşmelerini ihlal ettiği, insan hayatını kurtarma yönündeki vazgeçilmez yükümlülüğü tartışmaya açtığı ileri sürüldü.

Açıklamada, "(İtalya) Hükümetin, Akdeniz'de boğulma riski altında olan insanları ve onları kurtarmaya çalışanları ulusal güvenliğe tehdit olarak görmesini kabul edilemez buluyoruz. Bu kurallar ülkeyi daha güvenli hale getirmiyor." ifadeleri kullanıldı.

Meloni hükümetinin dün kabul ettiği yasa tasarısı, ciddi güvenlik tehditleri söz konusu olduğunda İtalyan kara sularına girişi 30 günden 6 aya kadar yasaklayabilecek, olağanüstü göç baskısı durumunda denizden abluka ile blokaj uygulayabilecek ve düzensiz göçmenleri menşe ülkeleri haricinde İtalya'nın özel anlaşmalar yaptığı üçüncü ülkelere nakletmeyi öngörüyor.

Yeni yasa tasarısının, yasalaşması için parlamentonun alt ve üst kanadı tarafından onaylanması gerekiyor.

Orta Akdeniz'deki düzensiz göç sorunu

Avrupa'ya yönelik düzensiz göç akınında İtalya, Malta, Libya ve Tunus arasında kalan Orta Akdeniz güzergahı, son yıllarda yoğun hareketlilik gözlenen rotalardan biri olarak öne çıkıyor.

Genellikle Kuzey Afrika kıyılarından denize açılan göçmenlerden yardım çağrısı yapanları bu güzergahta Avrupa devletlerinin görevlileri yerine genellikle Avrupa menşeli sivil toplum kuruluşları (STK) kurtarıyor. Söz konusu STK'ler, Avrupa Birliği (AB) üyesi devletlerin "güvenli liman" vermemesinden dolayı zaman zaman kurtardıkları düzensiz göçmenleri tahliye etmekte güçlük çekiyor.

STK'ler, 2023'ten bu yana İtalya'da Giorgia Meloni liderliğindeki sağ hükümetin, STK'lere ait gemilerin kurtarma operasyonları yapmasını zorlaştıran bazı yasal düzenlemeleri nedeniyle faaliyetlerini sürdürmekte güçlük çekiyor.

Kendi imkanlarıyla Akdeniz'i geçebilen ya da kurtarılan göçmenlerin, Avrupa'da ilk ayak bastıkları yer ise çoğunlukla İtalya'nın Kuzey Afrika'ya en yakın kara parçası Lampedusa Adası veya Malta oluyor.

Öte yandan, teknelerin olumsuz deniz ve hava koşulları sebebiyle alabora olması ya da kapasitelerinin çok üzerinde dolu olması dolayısıyla yaşanan susuzluk, havasızlık ve egzoz gazı zehirlenmesi gibi nedenlerle her yıl çok sayıda düzensiz göçmen, Akdeniz'i geçmeye çalışırken hayatını kaybediyor.