İtalya'da "Türkiye Fenomeni" Tartışıldı
İtalya'da bir düşünce kuruluşunun düzenlediği konferansa katılan TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, "AB bizim için stratejik partnerdir."
İtalya'da bir düşünce kuruluşunun düzenlediği konferansa katılan TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, "AB bizim için stratejik partnerdir. Ama biliyorsunuz tangoyu aynaya bakarak tek başınıza yapamazsınız, partner gerekir" dedi. İtalya'da 1989 yılından bu yana faaliyet gösteren İtalyan Ortadoğu Barış Çalışmaları Merkezi'nin(CIPMO) ilkini 2011'de yaptığı "Türkiye Fenomeni" başlıklı toplantıların üçüncüsünde dün, pek çok uzmanın katılımıyla "2020 yılında Türkiye: Ekonomi, toplum, dış politika ve olası gelişmeler" konusu tartışıldı. Toplantıda konuşan TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır, dünyada son 20 yılda Sovyetlerin çöküşü, ekonomik kriz ve Ortadoğu'daki Arap Baharı olarak anılan siyasi geçiş süreci olmak üzere üç deprem yaşandığın belirterek, Türkiye'nin de kendi bünyesinde pek çok deprem yaşadığını ifade etti. Bozkır, Türkiye'nin 2000'li yılların henüz başında yaşanan ekonomik krizde bütün banka sisteminin çöktüğünü anımsatarak, "Ama bu krizden yapısal reformlarını sağlayarak 10 yılda milli gelirini üçe katlayacak duruma geldi. Ekonomide özgürlükçü liberal adımlar attık. Liberalizm girişimcilere büyük özgürlük verdi. Liberal demokrasinin önünü açtı. Özel sektör ve girişimciyi teşvik ettik. Bunda istikrarlı tek parti hükümetinin de payı var. Daha dayanıklı hale geldi" dedi. Türkiye'nin son 10 yıllık süreçte ekonomide attığı adımlar sayesinde kişi başına gelirini üçe katladığını bu nedenle kendilerinin artık AB üyeliğine ekonomi kazanım olarak bakmadıklarını dile getiren Bozkır, "Eskiden ekonomik kazanım gözüyle bakıyorduk ama artık ekonomik nedeni kalmadı. Türkiye, AB üyesi 22 ülkeden daha iyi durumda. Maashtricht kriterlerini sağlama konusunda Almanya ile bunu karşılayabilen tek ülke. AB yanlış resme bakmayacaktır. AB bizim için stratejik partnerdir. Ama biliyorsunuz tangoyu aynaya bakarak yapamazsınız, partner gerekir. Partner olmazsa bu iş olmaz" diye konuştu. -Negri: "Türk modeli ihraç edilemez"- Bozkır ile aynı oturumda konuşan İtalyan "Il 24 Ore" gazetesi yazarlarından Türkiye uzmanı Alberto Negri de, "Türkiye, yeniden Avrupa'ya girecektir" derken, neden yeniden dediğini şöyle açıkladı: "Yeniden diyorum çünkü, Atatürk ve o dönem Genç Türkler olarak anılan Osmanlı'daki gençlerin bir bölümü Avrupa'da eğitildiler. Zaten Avrupa'dalardı" dedi. Negri, Türkiye'nin benimsediği laiklik modelinin Ortadoğu dünyasına ihraç edilemeyeceğini, Arap ülkelerinin kendilerine has özellikleri olduğunu savundu. İtalyan gazeteci 2020 yılına gelindiğinde, Avrupa'nın bugünkü durumda olmayacağını, Ortadoğu'nun ise bugünkü haritasının değişebileceğini ileri sürdü. -Deniz Ülke Arıboğan- Türkiye'de "eskiden" statükocu bir yaklaşım varken, son 10 yıllık hükümet döneminde daha revizyonist bir politikayla ezberleri bozduğu yorumunda bulunan Deniz Ülke Arıboğan ise, "Ben Başbakanın önermesiyle Akil İnsanlar grubunda yer alıyorum. Marmara Bölgesi grup başkanıyım burada bugüne kadar yaptığımız görüşmelerde, insanların kaygısını dikkate almak lazım. Bu sorunu çözerken, Türk-Kürt sorunu yaratmamak lazım. Bir tarafı çözerken, diğer tarafı incitmemek lazım yoksa bu Türkiye için intihar olur" şeklinde konuştu. Toplumlar arasında Türk-Kürt çatışmasının hiçbir zaman olmadığına işaret eden Arıboğan, "Bazı Kürtlerle devlet çatıştı ama Türk-Kürt çatışması hiç olmadı. Şimdi böyle bir risk yükselme eğiliminde olduğunu söyleyebilirim. Süreç kötü yönetilir, dikkat edilmesi gereken hassasiyetler atlanırsa böyle bir şeye sürüklenme ihtimali doğar. Bizim toplumdan edindiğimiz izlenim bu" ifadelerini kullandı. -Mark Heller- Tel Aviv Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü araştırmacılarından Mark Heller de, Türkiye-İsrail ilişkilerini ele alan konuşmasında, 2006'dan bu yana Hamas'ın Ankara ziyaretiyle başlayıp Mavi Marmara ile devam eden diplomatik krize rağmen iki ülke arasında ticari verilerin artış gösterdiğini söyledi. Her iki ülkenin dostluğunun bölge barışına katkısı bakımından önemli olduğunu kaydeden Heller, "Dolayısıyla bir tahammül süreci başladı. Geleceği bilemem. Ama Başbakan Erdoğan Gazze'yi ziyaret ederse İsrail tarafını mutsuz eder. Bu ziyaretin ilişkilere katkısı olmayacaktır" dedi. -Dışişleri Bakan Yardımcısı Pistelli- Toplantının sonuç bölümünde konuşmaları değerlendirmek üzere söz alan İtalya Dışişleri Bakan Yardımcısı Lapo Pistelli de, "Çözüm Süreci" için, "Biliyorum zor ama tarihi bir adım. Türk hükümeti çok cesur ve revizyonist adımlar atmakta. Cesaret gerektiren bir adım kutlamak lazım. Eğer, bu zor süreci olumlu bir şekilde sonuçlanırsa olağanüstü bir gelişme olacaktır" dedi. Türkiye'nin bölgede yalnız hareket edemeyeceğini ifade eden Pistelli, "Dolayısıyla dünyanın şekillenmesinde hem tarihi, hem de bölgesel yakınlık bakımından ABD, AB ve Türkiye bakımından bir ajanda oluşturulmasından yanayım. Asıl bu üçgen, dünyadaki gelişmelere olumlu etkide bulunabilir. Büyük küresel sorunlara çözüm getirebilir. Bunlar aynı idealleri paylaşan aktörler" ifadelerini kullandı. Pistelli, İtalya ve Türkiye'nin Balkanlar, Kuzey Afrika olsun ortak çıkarları enerji konusunun da bunlardan biri olduğunu kaydetti. -Eski bakan yardımcısı Mantica- İtalya eski Dışişleri Bakan Yardımcısı ve eski Senatör Alfredo Mantica da, Türkiye'nin son 10 senelik periyotta kaydettiği büyümenin İtalya'nın 50'li yıllardaki büyümesine benzediğini belirtirken, Türkiye'nin Afrika'ya yaptığı yatırımlardan övgüyle söz etti. "Türkiye Fenomeni: 2020 yılında Türkiye: Ekonomi, toplum, dış politika ve olası gelişmeler" başlıklı toplantının ilk oturumunda gazeteciler Nur Batur, Türkiye'nin tarihi ve geleceğine ilişkin öngörülerini, Marta Ottaviani; kadınların ve gençlerin girişimci oluşlarından, Türk-İtalyan Ekonomisi Komisyonu Asbaşkanı (DEIK) Cafer Sait Okray; Türkiye'nin büyüme verilerini, Sabahattin Zaim Üniversitesi Araştırma Görevlisi Valeria Giannotta da AK Parti Hükümetleri ve Kürt sorununa ilişkin sunumlarını, konferansa katılanlarla paylaştı. İlk oturumda moderatör olarak görev yapan İtalya'nın eski Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili de, özellikle ekonomik ilişkiler bakımından vizelerin kaldırılmamasını 'adaletsizlik' olarak yorumladı. - MILANO
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA