İstanbul Finans Zirvesi
96 Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name: "Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size: 0; mso-tstyle-colband-size: 0; mso-style-noshow: yes; mso-style-priority: 99; mso-style-parent: ""; mso-padding-alt: 0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin: 0cm; mso-para-margin-bottom: .0001pt; mso-pagination: widow-orphan; font-size: 12.0pt; font-family: Calibri; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-hansi-font-family: Calibri; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-fareast-language: EN-US;}Maliye Bakanı Naci Ağbal, güçlü kamu maliyesi ve güçlü bankacılık sisteminin Türkiye ekonomisinde kırılganlıklara karşı güçlü bir kalkan oluşturduğunu söyledi.
96
Normal021falsefalsefalseTRX-NONEX-NONE
/* Style Definitions */table.MsoNormalTable{mso-style-name: "Normal Tablo";mso-tstyle-rowband-size: 0;mso-tstyle-colband-size: 0;mso-style-noshow: yes;mso-style-priority: 99;mso-style-parent: "";mso-padding-alt: 0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;mso-para-margin: 0cm;mso-para-margin-bottom: .0001pt;mso-pagination: widow-orphan;font-size: 12.0pt;font-family: Calibri;mso-ascii-font-family: Calibri;mso-ascii-theme-font: minor-latin;mso-hansi-font-family: Calibri;mso-hansi-theme-font: minor-latin;mso-fareast-language: EN-US;}
Maliye Bakanı Naci Ağbal, güçlü kamu maliyesi ve güçlü bankacılık sisteminin Türkiye ekonomisinde kırılganlıklara karşı güçlü bir kalkan oluşturduğunu söyledi.
Ağbal, Başbakanlık himayelerinde düzenlenen 7. İstanbul Finans Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin gelişmekte olan ülkeler içinde pozitif olarakayrıştığını belirterek, Türkiye'nin güçlü büyüme momentumuna devam ettiğinisöyledi.
Son 3 yılda Türkiye'nin ortalama yüzde 4 büyüdüğünü aktaranAğbal, "2016'nın ilk çeyreğinde yüzde 4,8 büyüme elde ettik. Bu büyümeoranlarını Çin ve Hindistan hariç diğer gelişmekte olan ülkelerlekarşılaştırırsanız hemen hemen 2 katı büyüme seviyesini Türkiye'ninyakaladığını görebilirsiniz. Son iki çeyrekte nispeten biraz ılımlı hale gelse debüyüme momentumunun 2016 yılında da devam edeceğini biliyoruz." dedi.
Türkiye'de ekonominin hem büyüdüğünü hem de istihdamyarattığını ifade eden Ağbal, "Bu da çok önemli. Son bir yılda Türkiyeekonomisini 800 bin kişiye yeni istihdam sağladı. Global kriz sonrası dönemde 7milyon 200 bin kişiye istihdam sağladık. Dolayısıyla istihdamla büyüyen amakendisini de büyüten bir Türkiye ekonomisi görünümü var. Bu bizi gerçektensevindiriyor. Özellikle global kriz sonrası OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri ilekarşılaştırıldığında büyük bir istihdam gelişmesi olduğunu söyleyebiliriz. Özelliklede kadınlarda iş gücüne katılma oranının artmış olması Türkiye'nin uzun vadelibüyüme perspektifine önemli bir katkı sağlıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Ağbal, gıda fiyatlarına bağlı olarak yükselmeye veyaazalmaya devam eden bir görünüm sergilese de ortaya konulan hedeflerinetrafında bir enflasyon gerçekleşmesi olduğunu dile getirdi.
"Bütçe açığı yüzde 1'lere indi"
Ekonomik büyüme ve dış ticaret alanındaki gelişmelere bağlıolmak suretiyle cari açığın da aşağıya doğru gittiğini anlatan Ağbal, şunlarıkaydetti:
"Türkiye olarak, tabii Maliye Bakanı olmam hasebiyle belkien fazla gururla konuşacağım konu mali disiplindir. Türkiye'nin ekonomikbaşarısının, ekonomide elde ettiği performansının arkasında yatan birkaç taneşeyi söyleyin deseniz herhalde Maliye Bakanı olarak ben birinci sıraya malidisiplini koyarım. Düşünün, 2002 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 11'e yakınbütçe açığı veren bir görünümü vardı. Bugün Türkiye'de bütçe açığı yüzde 1'ler seviyesinde.Dolayısıyla, Türkiye ekonomisinin bugünkü sağlam duruşunun arkasında güçlü birmali disiplin, güçlü bir bütçe performansı var. İnşallah önümüzdeki dönemde demali disiplin hedefimizden hiçbir şekilde vazgeçmeden düşük bütçe açığı iledevam edeceğiz."
Naci Ağbal, Türkiye'nin hem gelişmekte olan ülkeler hem de G20ülkeleri arasında bütçe açıkları bakımından son derece pozitif ayrıştığınaişaret ederek, "Düşünebiliyor musunuz, 2015 yılında Türkiye'de genel devletaçığı yok. Devletin gelirleri ile giderleri başa baş. Yani denk bütçeyi Türkiyebu global kriz ortamında sağladı. Bu son derece gerçekten bizi memnun edengelişmedir." diye konuştu.
Bütçe açıklarında hızlı bir şekilde azalma meydana gelmesive ekonomideki yakaladıkları büyüme ivmesinin Türkiye'nin borç stokunun milligelire oranını da hızlı bir şekilde aşağıya çektiğini vurgulayan Ağbal, 2002yılında yüzde 72 seviyesinde olan borcun milli gelire oranının şu anda yüzde 32seviyesinde bulunduğunu aktardı.
Bugün bu oranın OECD ülkeleri ortalamasının yüzde 115, Avrobölgesi ortalamasının ise yüzde 93 olduğu bilgisini veren Ağbal, "Dolayısıyla Türkiye'ninborcunun milli gelire oranı gerçekten kamu maliyesi anlamında ekonomiye çokciddi bir güç veriyor. Meydana gelebilecek risklere karşı güçlü bir korumakalkanı oluşturmuş durumda." yorumunu yaptı.
Mali disipline önem vermelerinin nedenlerini açıklayanAğbal, "Çünkü Türkiye'nin başka konularının çözümü de yine mali disiplinle mümkün.Türkiye'de enflasyon oranları hala olması gerekenden daha yukarıda. Dolayısıylakamu maliyesinin, maliye politikasının enflasyonla mücadeleye düşük bütçeaçıkları üzerinden destek vermesi lazım. Türkiye'de cari açık aşağıya gelirkenbütçe açıklarını da sürdürülebilir seviyelerde tutmak cari açıkla mücadeleyeciddi bir destek verecektir." dedi.
Maliye Bakanı Ağbal, Türkiye'de sağlanan mali disiplininarkasında yatan en önemli sebebin 2000'li yıllarda AK Parti hükümetleri olarakkamu maliyesi alanında yaptıkları reformlar olduğunu söyledi.
Attıkları adımların kamu maliyesindeki harcamalara verimlilikve etkinlik getirirken gelir performansını da artırdığınıanlatan Ağbal, "Dolayısıyla kamu maliyesinde reform çabalarımız devam edecek.Biz bunlara ikinci nesil reformlar diyoruz. İnşallah şu andaki mali disiplinisürdürmek için reform çabamızı aynı şekilde sürdüreceğiz" dedi.
"Sermaye piyasalarını derinleştirecek adımlar attık"
Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmak için çok kapsamlı makrove mikro reform ve program çalışmaları olduğuna değinen Ağbal, bunlarınarasında İstanbul Finans Merkezi projesinin de önemli bir yeri olduğunu dile getirdi.
İstanbul'un global dünyanın gelişen jeopolitiği içerisindeyeni bir merkez haline geldiğini belirten Ağbal, şöyle devam etti:
"Türkiye sahip olduğu nitelikli genç nüfus ve niteliklihukuk sistemi sayesinde önümüzdeki dönemde bölgesinde de global olarak finansmerkezi olmaya aday. Bunun için de özel bir program uyguluyoruz. İnşallah bu programlayasal ve idari düzenlemeleri tek tek yapacağız. Türkiye olarak önemli ve güçlüyanlarımızdan biri de güçlü bankacılık sistemi. Türkiye'de bugün bankacılıksisteminin sermaye yeterlilik oranları gerek uluslararası normlarla gerekseTürkiye'nin kendi regülasyonu ile karşılaştırıldığında gerçekten son derecepozitif. Regülasyona bakarsanız sermaye yeterlilik oranı yüzde 8. Ama Türkiye'de sermaye yeterlilik oranı yüzde15'ler civarında. Dolayısıyla güçlü kamu maliyesi ve güçlü bankacılık sistemiTürkiye ekonomisinde kırılganlıklara karşı güçlü bir kalkanı oluşturuyor."
Ağbal, sermaye piyasalarının derinleştirilmesi konusunda da önemlidüzenlemeler yaptıklarını ifade ederek, "Sermaye Piyasaları Kanunu'nda2012'de değişiklikler yaptık. Sermaye piyasalarının yapısını dönüştürecekadımlar attık. Borsa İstanbul 2013'te yeni bir anlayışla yeniden yapılandırıldı.İnşallah İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamında Borsa İstanbul önemli birmerkez haline gelecek. Özellikle faizsiz finansman alanında Türkiye'nin bölgeselbir merkez haline gelmesi noktasında önemli yasal düzenlemeler getirdik. 2012yılında özellikle sukukla ilgili önemli düzenlemeleri mevzuatımıza dahil ettik.Yine faizsiz bankacılığa dayalı katılım bankacılığının Türkiye'de büyümesinoktasında önemli adımları tek tek atıyoruz." görüşlerini paylaştı.
Naci Ağbal, Maliye Bakanı olarak göreve başlar başlamazfinans kuruluşlarıyla bir dizi toplantı yaptıklarını ve orada sermayepiyasalarında rekabet eşitliğini sağlama noktasında belli düzenlemeler yapmaihtiyacı ortaya çıktığını anlattı.
Ağbal, "Bu çerçevede finans kurumları ve finansal ürünlerarasındaki vergisel yükleri eşitledik. Şu anda finans piyasalarında, hangikurum hangi enstrümanı kullanırsa kullansın, vergi yükü aynı hale getirildi. Buda rekabeti son derece olumlu yönde etkileyen bir düzenleme." dedi.
Ulusal Varlık Fonu
Faizsiz finansman sisteminin vergi düzenlemeleri bağlamındagüçlendirilmesi noktasında da düzenlemeler yaptıklarına değinen Ağbal, tasarruforanlarını artırmak amacıyla uzun vadeli tasarruf enstrümanları için vergiselkolaylıkları artırdıklarını ifade etti.
Bu çerçevede Ulusal Varlık Fonu'nun yeni bir enstrümanolduğunu dile getiren Ağbal, bu fonun birçok ülkede örneği görüldüğü gibi kalkınmaamacına hizmet edeceğini düşündüklerini söyledi.
Finans sektörünü rahatlatacak önemli düzenlemeleri hepberaber sektörle birlikte yaptıklarını belirten Ağbal, finans sektörünün budüzenlemelerden sonra çok daha rekabetçi bir ortamda büyüyeceğine inandığınıifade etti.
Faizsiz finansman sistemini geliştirecek şekilde vergiselteşvikler de sağladıklarını aktaran Ağbal, tasarrufları teşvik etmek adınaözellikle otomatik katılıma dayalı bireysel emeklilik sistemini Türkiye'yekazandırdıklarını kaydetti.
Naci Ağbal, Ulusal Varlık Fonu'nun kurulmasını temelamacının sermaye piyasalarının büyümesi ve derinleşmesi, piyasa istikrarının korunmasınakatkı sağlanması, kalkınmanın finansmanı ve kamu kaynaklarının daha etkinkullanılması olduğunu söyledi.
Yaptıkları yasal düzenlemede kurulacak fonun kesinlikleuluslararası normlarda kurumsal yönetişim ilkelerine uygun olarakyönetileceğini vurgulayan Ağbal, "Tamamen özel sektör yaklaşımı içinde kurumsalyönetime ve global bir perspektife sahip olacak. Uluslararası standartla uyumluraporlama, şeffaf, hesap verebilir, kamusal yönetime tabi bir varlık fonuuygulamasını Türkiye'ye kazandırıyoruz. Dolayısıyla Türkiye'de oluşturduğumuzVarlık Fonu'nda global örnekler hangi standartlara sahipse o standartlarolacak. Varlık Fonu, bana hiçbir şekilde bizim mali disiplin noktasındakiduruşumuzu farklı bir noktaya taşıyacak bir uygulama asla değildir. Dolayısıylavarlık fonu kamu kesiminin genel dengesi içinde kendi yerini bulacak ve oçerçevede bir kuruluş olarak yapılanacak." ifadelerini kullandı.
Reform gündemi
Reform gündemlerinin devam ettiğini belirten Ağbal, "Özellikleyatırımları teşvik etmek önceliklerden bir tanesi. Uluslararası iş gücü ileilgili önemli yasal düzenlemeler yaptık. Nitelikli insan kaynağının Türkiye'yekazandırılması noktasında önemli düzenlemeler hayata geçirdik. Özellikle Ar-Geve inovasyonu büyütecek yeni vergisel teşvikler getirdik" dedi.
Gündemdeki bir diğer önemli konunun da demokrasi ve hukukdevleti olduğunu aktaran Ağbal, şunları kaydetti:
"AK Parti hükümetinin her zaman birinci sıradaki gündemidemokrasinin ve hukuk devletinin güçlendirilmesi olmuştur. Bugüne kadar yürüttüğümüzreform çabaları bundan sonra devam edecek. Daha etkili çalışan bir yargısistemini Türkiye'de hep beraber kuracağız. Eğitim reformu önemli bir reformalanı. İnşallah bu alanda da önemli düzenlemeler yapacağız. Reel ekonomideköklü dönüşümü sağlayacak şekilde gerek patent kanunu gerekse iş gücü piyasasıile ilgili düzenlemeleri yapacağız. Kamu maliyesi alanında da önemlidüzenlemelerimiz var. Gelir Vergisi Kanunu, şu anda Meclis'te. Gelir vergisindeönemli düzenlemeler getiriyoruz. Kamu harcamalarında sağladığımız etkinliğiverimliliği tasarrufu önümüzdeki günlerde daha da geliştirecek adımlarıartıracağız. Kamu personel reformu da kısa vadede gündemimizdeki konulardan biriolacak."
Ağbal, bu çerçevede önemli bir reform gündeminin Türkiye'yibeklediğini ve bunları teker teker hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
(son)
Normal021falsefalsefalseTRX-NONEX-NONE
/* Style Definitions */table.MsoNormalTable{mso-style-name: "Normal Tablo";mso-tstyle-rowband-size: 0;mso-tstyle-colband-size: 0;mso-style-noshow: yes;mso-style-priority: 99;mso-style-parent: "";mso-padding-alt: 0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;mso-para-margin: 0cm;mso-para-margin-bottom: .0001pt;mso-pagination: widow-orphan;font-size: 12.0pt;font-family: Calibri;mso-ascii-font-family: Calibri;mso-ascii-theme-font: minor-latin;mso-hansi-font-family: Calibri;mso-hansi-theme-font: minor-latin;mso-fareast-language: EN-US;}
Maliye Bakanı Naci Ağbal, güçlü kamu maliyesi ve güçlü bankacılık sisteminin Türkiye ekonomisinde kırılganlıklara karşı güçlü bir kalkan oluşturduğunu söyledi.
Ağbal, Başbakanlık himayelerinde düzenlenen 7. İstanbul Finans Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin gelişmekte olan ülkeler içinde pozitif olarakayrıştığını belirterek, Türkiye'nin güçlü büyüme momentumuna devam ettiğinisöyledi.
Son 3 yılda Türkiye'nin ortalama yüzde 4 büyüdüğünü aktaranAğbal, "2016'nın ilk çeyreğinde yüzde 4,8 büyüme elde ettik. Bu büyümeoranlarını Çin ve Hindistan hariç diğer gelişmekte olan ülkelerlekarşılaştırırsanız hemen hemen 2 katı büyüme seviyesini Türkiye'ninyakaladığını görebilirsiniz. Son iki çeyrekte nispeten biraz ılımlı hale gelse debüyüme momentumunun 2016 yılında da devam edeceğini biliyoruz." dedi.
Türkiye'de ekonominin hem büyüdüğünü hem de istihdamyarattığını ifade eden Ağbal, "Bu da çok önemli. Son bir yılda Türkiyeekonomisini 800 bin kişiye yeni istihdam sağladı. Global kriz sonrası dönemde 7milyon 200 bin kişiye istihdam sağladık. Dolayısıyla istihdamla büyüyen amakendisini de büyüten bir Türkiye ekonomisi görünümü var. Bu bizi gerçektensevindiriyor. Özellikle global kriz sonrası OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri ilekarşılaştırıldığında büyük bir istihdam gelişmesi olduğunu söyleyebiliriz. Özelliklede kadınlarda iş gücüne katılma oranının artmış olması Türkiye'nin uzun vadelibüyüme perspektifine önemli bir katkı sağlıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Ağbal, gıda fiyatlarına bağlı olarak yükselmeye veyaazalmaya devam eden bir görünüm sergilese de ortaya konulan hedeflerinetrafında bir enflasyon gerçekleşmesi olduğunu dile getirdi.
"Bütçe açığı yüzde 1'lere indi"
Ekonomik büyüme ve dış ticaret alanındaki gelişmelere bağlıolmak suretiyle cari açığın da aşağıya doğru gittiğini anlatan Ağbal, şunlarıkaydetti:
"Türkiye olarak, tabii Maliye Bakanı olmam hasebiyle belkien fazla gururla konuşacağım konu mali disiplindir. Türkiye'nin ekonomikbaşarısının, ekonomide elde ettiği performansının arkasında yatan birkaç taneşeyi söyleyin deseniz herhalde Maliye Bakanı olarak ben birinci sıraya malidisiplini koyarım. Düşünün, 2002 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 11'e yakınbütçe açığı veren bir görünümü vardı. Bugün Türkiye'de bütçe açığı yüzde 1'ler seviyesinde.Dolayısıyla, Türkiye ekonomisinin bugünkü sağlam duruşunun arkasında güçlü birmali disiplin, güçlü bir bütçe performansı var. İnşallah önümüzdeki dönemde demali disiplin hedefimizden hiçbir şekilde vazgeçmeden düşük bütçe açığı iledevam edeceğiz."
Naci Ağbal, Türkiye'nin hem gelişmekte olan ülkeler hem de G20ülkeleri arasında bütçe açıkları bakımından son derece pozitif ayrıştığınaişaret ederek, "Düşünebiliyor musunuz, 2015 yılında Türkiye'de genel devletaçığı yok. Devletin gelirleri ile giderleri başa baş. Yani denk bütçeyi Türkiyebu global kriz ortamında sağladı. Bu son derece gerçekten bizi memnun edengelişmedir." diye konuştu.
Bütçe açıklarında hızlı bir şekilde azalma meydana gelmesive ekonomideki yakaladıkları büyüme ivmesinin Türkiye'nin borç stokunun milligelire oranını da hızlı bir şekilde aşağıya çektiğini vurgulayan Ağbal, 2002yılında yüzde 72 seviyesinde olan borcun milli gelire oranının şu anda yüzde 32seviyesinde bulunduğunu aktardı.
Bugün bu oranın OECD ülkeleri ortalamasının yüzde 115, Avrobölgesi ortalamasının ise yüzde 93 olduğu bilgisini veren Ağbal, "Dolayısıyla Türkiye'ninborcunun milli gelire oranı gerçekten kamu maliyesi anlamında ekonomiye çokciddi bir güç veriyor. Meydana gelebilecek risklere karşı güçlü bir korumakalkanı oluşturmuş durumda." yorumunu yaptı.
Mali disipline önem vermelerinin nedenlerini açıklayanAğbal, "Çünkü Türkiye'nin başka konularının çözümü de yine mali disiplinle mümkün.Türkiye'de enflasyon oranları hala olması gerekenden daha yukarıda. Dolayısıylakamu maliyesinin, maliye politikasının enflasyonla mücadeleye düşük bütçeaçıkları üzerinden destek vermesi lazım. Türkiye'de cari açık aşağıya gelirkenbütçe açıklarını da sürdürülebilir seviyelerde tutmak cari açıkla mücadeleyeciddi bir destek verecektir." dedi.
Maliye Bakanı Ağbal, Türkiye'de sağlanan mali disiplininarkasında yatan en önemli sebebin 2000'li yıllarda AK Parti hükümetleri olarakkamu maliyesi alanında yaptıkları reformlar olduğunu söyledi.
Attıkları adımların kamu maliyesindeki harcamalara verimlilikve etkinlik getirirken gelir performansını da artırdığınıanlatan Ağbal, "Dolayısıyla kamu maliyesinde reform çabalarımız devam edecek.Biz bunlara ikinci nesil reformlar diyoruz. İnşallah şu andaki mali disiplinisürdürmek için reform çabamızı aynı şekilde sürdüreceğiz" dedi.
"Sermaye piyasalarını derinleştirecek adımlar attık"
Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmak için çok kapsamlı makrove mikro reform ve program çalışmaları olduğuna değinen Ağbal, bunlarınarasında İstanbul Finans Merkezi projesinin de önemli bir yeri olduğunu dile getirdi.
İstanbul'un global dünyanın gelişen jeopolitiği içerisindeyeni bir merkez haline geldiğini belirten Ağbal, şöyle devam etti:
"Türkiye sahip olduğu nitelikli genç nüfus ve niteliklihukuk sistemi sayesinde önümüzdeki dönemde bölgesinde de global olarak finansmerkezi olmaya aday. Bunun için de özel bir program uyguluyoruz. İnşallah bu programlayasal ve idari düzenlemeleri tek tek yapacağız. Türkiye olarak önemli ve güçlüyanlarımızdan biri de güçlü bankacılık sistemi. Türkiye'de bugün bankacılıksisteminin sermaye yeterlilik oranları gerek uluslararası normlarla gerekseTürkiye'nin kendi regülasyonu ile karşılaştırıldığında gerçekten son derecepozitif. Regülasyona bakarsanız sermaye yeterlilik oranı yüzde 8. Ama Türkiye'de sermaye yeterlilik oranı yüzde15'ler civarında. Dolayısıyla güçlü kamu maliyesi ve güçlü bankacılık sistemiTürkiye ekonomisinde kırılganlıklara karşı güçlü bir kalkanı oluşturuyor."
Ağbal, sermaye piyasalarının derinleştirilmesi konusunda da önemlidüzenlemeler yaptıklarını ifade ederek, "Sermaye Piyasaları Kanunu'nda2012'de değişiklikler yaptık. Sermaye piyasalarının yapısını dönüştürecekadımlar attık. Borsa İstanbul 2013'te yeni bir anlayışla yeniden yapılandırıldı.İnşallah İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamında Borsa İstanbul önemli birmerkez haline gelecek. Özellikle faizsiz finansman alanında Türkiye'nin bölgeselbir merkez haline gelmesi noktasında önemli yasal düzenlemeler getirdik. 2012yılında özellikle sukukla ilgili önemli düzenlemeleri mevzuatımıza dahil ettik.Yine faizsiz bankacılığa dayalı katılım bankacılığının Türkiye'de büyümesinoktasında önemli adımları tek tek atıyoruz." görüşlerini paylaştı.
Naci Ağbal, Maliye Bakanı olarak göreve başlar başlamazfinans kuruluşlarıyla bir dizi toplantı yaptıklarını ve orada sermayepiyasalarında rekabet eşitliğini sağlama noktasında belli düzenlemeler yapmaihtiyacı ortaya çıktığını anlattı.
Ağbal, "Bu çerçevede finans kurumları ve finansal ürünlerarasındaki vergisel yükleri eşitledik. Şu anda finans piyasalarında, hangikurum hangi enstrümanı kullanırsa kullansın, vergi yükü aynı hale getirildi. Buda rekabeti son derece olumlu yönde etkileyen bir düzenleme." dedi.
Ulusal Varlık Fonu
Faizsiz finansman sisteminin vergi düzenlemeleri bağlamındagüçlendirilmesi noktasında da düzenlemeler yaptıklarına değinen Ağbal, tasarruforanlarını artırmak amacıyla uzun vadeli tasarruf enstrümanları için vergiselkolaylıkları artırdıklarını ifade etti.
Bu çerçevede Ulusal Varlık Fonu'nun yeni bir enstrümanolduğunu dile getiren Ağbal, bu fonun birçok ülkede örneği görüldüğü gibi kalkınmaamacına hizmet edeceğini düşündüklerini söyledi.
Finans sektörünü rahatlatacak önemli düzenlemeleri hepberaber sektörle birlikte yaptıklarını belirten Ağbal, finans sektörünün budüzenlemelerden sonra çok daha rekabetçi bir ortamda büyüyeceğine inandığınıifade etti.
Faizsiz finansman sistemini geliştirecek şekilde vergiselteşvikler de sağladıklarını aktaran Ağbal, tasarrufları teşvik etmek adınaözellikle otomatik katılıma dayalı bireysel emeklilik sistemini Türkiye'yekazandırdıklarını kaydetti.
Naci Ağbal, Ulusal Varlık Fonu'nun kurulmasını temelamacının sermaye piyasalarının büyümesi ve derinleşmesi, piyasa istikrarının korunmasınakatkı sağlanması, kalkınmanın finansmanı ve kamu kaynaklarının daha etkinkullanılması olduğunu söyledi.
Yaptıkları yasal düzenlemede kurulacak fonun kesinlikleuluslararası normlarda kurumsal yönetişim ilkelerine uygun olarakyönetileceğini vurgulayan Ağbal, "Tamamen özel sektör yaklaşımı içinde kurumsalyönetime ve global bir perspektife sahip olacak. Uluslararası standartla uyumluraporlama, şeffaf, hesap verebilir, kamusal yönetime tabi bir varlık fonuuygulamasını Türkiye'ye kazandırıyoruz. Dolayısıyla Türkiye'de oluşturduğumuzVarlık Fonu'nda global örnekler hangi standartlara sahipse o standartlarolacak. Varlık Fonu, bana hiçbir şekilde bizim mali disiplin noktasındakiduruşumuzu farklı bir noktaya taşıyacak bir uygulama asla değildir. Dolayısıylavarlık fonu kamu kesiminin genel dengesi içinde kendi yerini bulacak ve oçerçevede bir kuruluş olarak yapılanacak." ifadelerini kullandı.
Reform gündemi
Reform gündemlerinin devam ettiğini belirten Ağbal, "Özellikleyatırımları teşvik etmek önceliklerden bir tanesi. Uluslararası iş gücü ileilgili önemli yasal düzenlemeler yaptık. Nitelikli insan kaynağının Türkiye'yekazandırılması noktasında önemli düzenlemeler hayata geçirdik. Özellikle Ar-Geve inovasyonu büyütecek yeni vergisel teşvikler getirdik" dedi.
Gündemdeki bir diğer önemli konunun da demokrasi ve hukukdevleti olduğunu aktaran Ağbal, şunları kaydetti:
"AK Parti hükümetinin her zaman birinci sıradaki gündemidemokrasinin ve hukuk devletinin güçlendirilmesi olmuştur. Bugüne kadar yürüttüğümüzreform çabaları bundan sonra devam edecek. Daha etkili çalışan bir yargısistemini Türkiye'de hep beraber kuracağız. Eğitim reformu önemli bir reformalanı. İnşallah bu alanda da önemli düzenlemeler yapacağız. Reel ekonomideköklü dönüşümü sağlayacak şekilde gerek patent kanunu gerekse iş gücü piyasasıile ilgili düzenlemeleri yapacağız. Kamu maliyesi alanında da önemlidüzenlemelerimiz var. Gelir Vergisi Kanunu, şu anda Meclis'te. Gelir vergisindeönemli düzenlemeler getiriyoruz. Kamu harcamalarında sağladığımız etkinliğiverimliliği tasarrufu önümüzdeki günlerde daha da geliştirecek adımlarıartıracağız. Kamu personel reformu da kısa vadede gündemimizdeki konulardan biriolacak."
Ağbal, bu çerçevede önemli bir reform gündeminin Türkiye'yibeklediğini ve bunları teker teker hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
(son)
Kaynak: AA / Ekonomi
İstanbul Finans Zirvesi, Naci Ağbal, Türkiye, Ekonomi, Ekonomi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA