Filistinli yetkili: İsrail, Harem-i İbrahim Camisi'ni sinagoga dönüştürmeye çalışıyor

Güncel Haberler

İsrail yönetiminin, işgal altındaki Batı Şeria'daki Harem-i İbrahim Camisi'ni sinagoga çevirme girişimleri sürüyor. Filistinli yetkililer, camideki İslami kimliğin silinmeye çalışıldığını ve bölgede gerilimin tırmandığını belirtiyor.

İsrail yönetiminin, işgal altındaki Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim Camisi'ni sinagoga dönüştürmeye çalıştığı uyarısı yapıldı.
İsrail yönetimi, 23 Haziran'da cami avlusundaki şemsiyeyi kaldırmaya başlamış; bu adım, Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı tarafından caminin İslami kimliğine ve bakanlığın yetki alanına yapılan bir saldırı olarak nitelendirilmişti.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) Dünya Mirası Listesi'nde yer alan eski kentteki önemli bir tarihi ve ulusal simge olan camide değişiklik yapılmaması yönündeki kararına rağmen İsrail, Harem-i İbrahim Camisi'ndeki Yahudileştirme faaliyetlerini sürdürüyor.
Filistinli yetkililer, İsrail'in cami avlusundaki şemsiyesi kaldırarak avlunun üzerini kapatmayı ve camiyi bir sinagoga dönüştürmeyi planladığı uyarısında bulunuyor.
Camiyi Yahudileştirme çalışmaları hız kesmeden sürüyor
Harem-i İbrahim Camisi Vakfı Müdürü Mutez Ebu Suneyne, cami ve çevresinde yaşananların, El Halil Belediyesi ve Vakıflar Bakanlığının yetkileriyle ilgili alınan kararlar göz önüne alındığında İsrail'in gerilimi tırmandırma politikasının bir parçası olduğunu söyledi.
Suneyne, "İsrail, Harem-i İbrahim Camisi'nde yeni defakto durumlar dayatmak için siyasi şartları lehine kullanıyor. İsrailliler zamana karşı yarışıyor ve El Halil kentine ayak bastıklarından beri uğraştıkları camiyi Yahudileştirme planlarını hayat geçirmek için dünyanın içinde bulunduğu zor şartları istismar ediyor." dedi.
"Artan saldırılar ve ihlaller göz önüne alındığında, durum şu ki İsrail, Harem-i İbrahim Camisi'ni bir sinagoga dönüştürmeye çalışıyor." diyen Suneyne, dini ve tarihi bir yer olan bu cami üzerinde yasal yetki ve egemenliğe sahip tek yetkili merciinin Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı olduğunu vurguladı.
İsrail, caminin İslami kimliğini silmeye çalışıyor
İsrail'in attığı adımların sadece siyasi boyutla sınırlı kalmadığını, cami ve çevresindeki günlük yaşamı da etkilediğini belirten Suneyne, İsrail ordusunun camide ezanı engellemeye devam ettiğini ve El Halil Belediyesi tarafından camiye sağlanan elektrik, su ve diğer hizmetleri kontrol ettiğini dile getirdi.
"İsrail tüm bu uygulamalarla caminin İslami kimliğini ve ihtiva ettiği dini sembolleri silmeye çalışıyor. İsrail bunu yaparken bir yandan da Filistinlileri sürerek bölgenin demografik yapısını değiştirmeye çalışıyor." diyen Suneyne, İsrail'in bu çalışmaları dört koldan yürüttüğünü vurguladı.
El Halil ve Harem-i İbrahim Camisi'ne yönelik atılan adımlar
İsrail, 1994 yılında bir Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiği ve 29 Filistinli Müslüman'ın hayatını kaybettiği katliamın ardından Harem-i İbrahim Camisi'ni yüzde 63'ü Yahudilere, yüzde 37'si Müslümanlara ait olacak şekilde fiilen bölmüştü.
1997 tarihli El Halil Protokolü uyarınca Harem-i İbrahim Camisinin teknik ve hizmet alanlarındaki yönetimi El Halil Belediyesi, Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı ile El Halil İmar Komitesi tarafından yürütülüyordu.
Ancak İsrail ordusuna bağlı Sivil İdare Yüksek Planlama Konseyi, Ocak 2026'da Harem-i İbrahim Camisine ilişkin planlama yetkilerini El Halil Belediyesinden alma kararı vermişti. Kararın, belediyenin, cami avlusunun üstünün kapatılmasına yönelik İsrail taleplerini reddetmesinin ardından "inşaat ruhsatı sürecini kolaylaştırma" gerekçesiyle alındığı belirtilmişti.
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de, 16 Haziran 2026'ta El Halil kentinin idari ve güvenlik yapısına ilişkin "El Halil Anlaşması'nı" feshettiklerini duyurmuştu.
Kentin ilhakına ilişkin attıkları adımın "tarihi bir düzeltme" olduğunu savunan Smotrich, konuşmasında, "Oslo Anlaşmaları'nın en saçma protokollerinden biri yıllardır yürürlükteydi. Bu protokol uyarınca Yahudi topluluğuna ve kutsal mekanlara ilişkin yetkiler El Halil Belediyesine bağlıydı. Dün buna bir son verdik." ifadelerini kullanmıştı.
Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1997'de imzalanan El Halil Anlaşması, kenti "H1" ve "H2" olmak üzere iki bölgeye ayırmıştı.
Buna göre H1 bölgesinde güvenlik ve idare Filistin yönetimine verilirken, H2 bölgesinde yaklaşık 500 İsrailli ve 30 binden fazla Filistinli yaşamasına rağmen güvenlik İsrail ordusunun sorumluluğuna bırakılmıştı.