Hitit Üniversitesi İslam Felsefesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uyanık Açıklaması
Esma Aygün - Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr."Türkiye demokrasi deneyimini Arap Baharı'nın yaşandığı bölgelere götürmek istiyorsa bu bölgelere ekonomi ve sanat merkezleri kazandırmalı" dedi.
Esma Aygün - Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mevlüt Uyanık, "Türkiye demokrasi deneyimini Arap Baharı'nın yaşandığı bölgelere götürmek istiyorsa bu bölgelere ekonomi ve sanat merkezleri kazandırmalı" dedi. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığı tarafından Arap Baharı'nın başladığı dönemde Yemen'in başkentindeki Sana Üniversitesi'nde görevlendirilen Uyanık, Yemen ve Arap Baharı'nın etkisinde kalan diğer ülkelerde yaşanan sürece ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Yemen'deki gösterilere üniversitenin balkonundan bizzat şahitlik ettiğini belirten Uyanık, Arap Baharı ile ilgili rasyonel değerlendirmeler yapılmazsa Türkiye'nin bölgedeki konumuyla ilgili de sağlıklı analizler yapılamayacağını söyledi. Tunus'ta başlayan, Mısır'da ivme kazanan olayların Yemen'deki sürecini yerinde takip etme imkanı bulduğunu anlatan Uyanık, Yemen halkının her şeye rağmen sivil itaatsizlik eylemiyle devrimi gerçekleştirmeye çalıştığını belirtti. Yemen'in bireysel silahlanmanın en fazla olduğu ülkeler arasında ilk sırada yer aldığına dikkat çeken Uyanık, "Tunus'taki, Mısır'daki, özellikle Libya ve Suriye'deki şiddetten Yemen halkı uzak durmaya çalışıyor. Devlet görevlilerinin sistematik olarak şiddet uygulamasına rağmen halk silahlı eyleme katılmamak için çaba harcıyor" dedi. -"Türkiye bölgeye kültür ve sanatla yaklaşmalı" Türkiye'nin bölgedeki tek laik, sosyal ve demokratik yapı olduğunu vurgulayan Uyanık, "Bölgenin problemleri Osmanlı ve Türkiye tarihi anlaşılamadan çözülemez. Türkiye, bölgedeki ülkelere 'İslam, ferahlık, esenlik anlamına gelirken siz nasıl terörle, şiddetle İslam'ı özdeşleştirir, kitle katliamlarıyla anılırsınız- Bunu yaptığınız sürece İslam fobiye katkıda bulunursunuz. Bunu yapmayın' diyebilecek tek ülke. Türkiye demokratikleşme deneyimini bu ülkelere götürmek istiyorsa bu bölgelere kültür ve sanat merkezleri kazandırmalı" diye konuştu. Türkiye'nin kendi içinde aşmaya çalıştığı birtakım sorunları olduğuna da değinen Uyanık, şöyle devam etti: "Bu ülkelere bir şeyler ihraç etmek yerine ekonomik ve kültürel işbirliğini arttırmanın yollarını aramalıyız. Özellikle Arap dünyasının dini ve etnik yapısına ilişkin söylemlerden kaçınmalıyız. Dini, mezhebi ne olursa olsun, insan olduğu için bölgedeki zulmü eleştirmeliyiz. Din, Arap Baharı'nın yaşandığı bölgelerde Muaviye döneminden bu yana meşruiyet alanı olarak kullanılmış. Peygamber efendimizin kaldırdığı kabile anlayışı yeniden inşa edilmiş. Bölge tamamen mezhepsel farklılıklar, azınlık çoğunluk ilişkileri ters okutularak yerleştirilmiş bir durumda. Yemen'de kargaşa devam ediyor. Mısır'da yeni yeni demokratik zemin hazırlanmaya çalışılıyor. Suriye'de ise durum gittikçe vahimleşiyor. 'Arap Baharı' diyoruz, ancak insanlar 1 yıldır kışı yaşıyorlar." -Türkiye'den Yemen'e elma fidanı- Uyanık, TİKA başta olmak üzere özellikle son 10 yıldır sivil toplum kuruluşlarının Türkiye ile dünyanın pek çok yerindeki ülke arasında ekonomik ve kültürel ilişkiler kurduklarını belirtti. Arap Baharı'nın yaşandığı ülkelerde ilişkilerin ekonomi ve sanatsal açılımlarla sürdürülmesi gerektiğini ifade eden Uyanık, şunları dile getirdi: "TİKA özellikle bölgede çok önemli projeler yapıyor. Bu kargaşada Ortadoğu ile nasıl sanatsal kültürel faaliyet yapılabilir diye düşünülebilir. Ancak bu mümkün. Yemen'de 'Gag' diye bir uyuşturucu var. İnsanlar öğleden akşama kadar bu uyuşturucuyu çiğniyor. Bu uyuşturucunun ağacı için meyve ağaçlarını kesiyorlar. Yemen, Kuran'ı Kerim'de kıssalarla adı geçen öyle bir coğrafya ki bütün Arap dünyasına yetecek meyve ve sebze üretecek bir ülke. Ancak bugün dünyanın en fakir 48 ülkesinden biri. 'Gag' ağacı, 25 elma ağacının tükettiği suyu tek başına tüketiyor. Yemen 15 yıl sonra susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye buraya uyuşturucu ticaretinin önüne geçmek için elma fidanları gönderiyor. Yörenin insanları kendileri elma ağaçlarını keserken Türkiye'nin bunları göndermesine şaşırıyor. Nasıl vizeler kalkıyor Türk insanı yurtdışına gidiyor, oradaki ülkelerin hayat standartlarını görüyor. Bu bölgelerin insanları da kurulan ilişkiler sayesinde Türkiye'ye geldiklerinde burada üst standardı görecekler." - ÇORUM
Kaynak: AA / Yerel
Hitit Üniversitesi, Esma Aygün, Türkiye, Yerel, Yerel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA