Hastanede ölen bebeğin anne babasına 100'er bin lira manevi tazminat kararı kesinleşti
- Yargıtay, 2,5 aylık bebeğin tedavi sürecinde ailenin yeterince aydınlatılmamasını, bilgilendirilmemesini ve gerekli onayın alınmamasını kusur kabul etti Ailenin avukatı Fırat Kılıç: "Yaklaşık 11 yıldır süren hukuk mücadelesinin sonunda verilen kararla ailenin adalet arayışı kısmen karşılandı"
Antalya'da özel bir hastanede ameliyat edilen 2,5 aylık İzzet Emre Tunçer bebeğin hayatını kaybetmesiyle ilgili anne ve babaya 100'er bin lira manevi tazminat ödenmesine ilişkin istinaf kararı Yargıtay 3. Hukuk Dairesince onandı.
Antalya'da 8 Eylül 2015'te dünyaya gelen İzzet Emre Tunçer, doğumundan yaklaşık 9 gün sonra rahatsızlanınca ailesi tarafından sağlık kuruluşuna götürüldü. Buradaki değerlendirmelerin ardından özel bir hastaneye sevk edilen bebek, tedavi altına alındı.
İzzet Emre, hastanede gerçekleştirilen teşhis, operasyon ve tedavi sürecinin ardından yaşamını yitirdi.
Bunun üzerine aile, bebeğin tedavisi sırasında yanlış kan verildiğini ve tıbbi müdahalelerde kusur bulunduğunu ileri sürerek hastane aleyhine 1 milyon liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı.
Dava, Antalya 3. Tüketici Mahkemesinde görüldü.
Mahkemece dosyaya sunulan bilirkişi ve hastane kayıtları değerlendirildi. Yapılan incelemelerde bebeğe yanlış kan verildiği veya yanlış tedavi uygulandığı yönünde bir tespit bulunmadığı, hastanenin kusurunun ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildi.
Ailenin avukatları, karara itiraz ederek dosyayı Antalya Bölge Adliye Mahkemesine taşıdı.
İstinaf, manevi tazminata hükmetti
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak davayı yeniden değerlendirdi.
Bölge Adliye Mahkemesi, ailenin maddi tazminat talebini reddederken manevi tazminat talebini kabul etti.
Kararda, bebeğin tedavi sürecinde ailenin yeterince aydınlatılmadığı ve bilgilendirilmediği, ayrıca alınması gereken onam belgesinin dosyaya sunulamadığı değerlendirmesine yer verildi.
Bu gerekçelerle hastanenin söz konusu hususlar bakımından kusurlu olduğu kabul edilerek anne Derya Uslucan ve baba Mehmet Tunçer'e ayrı ayrı 100'er bin lira tazminata karar verdi.
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin incelemesine geldi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna vararak hükmü onadı.
Böylece anne ve baba lehine hükmedilen toplam 200 bin liralık manevi tazminat kararı kesinleşti.
"Yanlış kan" iddiası konusunda aileden açıklama
Baba Mehmet Tunçer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 11 yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini ve süreçte büyük zorluklar yaşadıklarını söyledi.
Bebeğinin kan grubunun 0 Rh pozitif olmasına rağmen çocuklarına AB Rh pozitif kan verildiğini öne süren Tunçer, bu nedenle bebeğinin organlarının iflas ettiğini iddia etti.
Tunçer, "11 yılın sonunda küçük bir meblağ benim çocuğumu geri getirmez. Dosyadaki raporlarda kan grubuyla ilgili hiçbir açıklama yapılmadı, net bir açıklama yok." dedi.
Ailenin avukatı Fırat Kılıç da davanın yerel mahkeme tarafından iki kez reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin ise hastanenin aileyi bilgilendirme ve onam alma yükümlülüğü yönünden kusurlu olduğuna karar verdiğini belirtti.
Kılıç, Yargıtay'ın da bu kararı onamasıyla manevi tazminata ilişkin hükmün kesinleştiğini ifade etti.
Ailenin temel iddialarından birinin bebeğe yanlış kan verilmesi olduğunu aktaran Kılıç, 80-90 sayfalık bilirkişi raporlarına rağmen bu iddianın yargılama aşamalarında aydınlatılmadığını savundu.
Kılıç, "Yaklaşık 11 yıldır süren hukuk mücadelesinin sonunda verilen kararla ailenin adalet arayışı kısmen karşılandı." diye konuştu.
Antalya'da 8 Eylül 2015'te dünyaya gelen İzzet Emre Tunçer, doğumundan yaklaşık 9 gün sonra rahatsızlanınca ailesi tarafından sağlık kuruluşuna götürüldü. Buradaki değerlendirmelerin ardından özel bir hastaneye sevk edilen bebek, tedavi altına alındı.
İzzet Emre, hastanede gerçekleştirilen teşhis, operasyon ve tedavi sürecinin ardından yaşamını yitirdi.
Bunun üzerine aile, bebeğin tedavisi sırasında yanlış kan verildiğini ve tıbbi müdahalelerde kusur bulunduğunu ileri sürerek hastane aleyhine 1 milyon liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı.
Dava, Antalya 3. Tüketici Mahkemesinde görüldü.
Mahkemece dosyaya sunulan bilirkişi ve hastane kayıtları değerlendirildi. Yapılan incelemelerde bebeğe yanlış kan verildiği veya yanlış tedavi uygulandığı yönünde bir tespit bulunmadığı, hastanenin kusurunun ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildi.
Ailenin avukatları, karara itiraz ederek dosyayı Antalya Bölge Adliye Mahkemesine taşıdı.
İstinaf, manevi tazminata hükmetti
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak davayı yeniden değerlendirdi.
Bölge Adliye Mahkemesi, ailenin maddi tazminat talebini reddederken manevi tazminat talebini kabul etti.
Kararda, bebeğin tedavi sürecinde ailenin yeterince aydınlatılmadığı ve bilgilendirilmediği, ayrıca alınması gereken onam belgesinin dosyaya sunulamadığı değerlendirmesine yer verildi.
Bu gerekçelerle hastanenin söz konusu hususlar bakımından kusurlu olduğu kabul edilerek anne Derya Uslucan ve baba Mehmet Tunçer'e ayrı ayrı 100'er bin lira tazminata karar verdi.
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin incelemesine geldi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna vararak hükmü onadı.
Böylece anne ve baba lehine hükmedilen toplam 200 bin liralık manevi tazminat kararı kesinleşti.
"Yanlış kan" iddiası konusunda aileden açıklama
Baba Mehmet Tunçer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 11 yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini ve süreçte büyük zorluklar yaşadıklarını söyledi.
Bebeğinin kan grubunun 0 Rh pozitif olmasına rağmen çocuklarına AB Rh pozitif kan verildiğini öne süren Tunçer, bu nedenle bebeğinin organlarının iflas ettiğini iddia etti.
Tunçer, "11 yılın sonunda küçük bir meblağ benim çocuğumu geri getirmez. Dosyadaki raporlarda kan grubuyla ilgili hiçbir açıklama yapılmadı, net bir açıklama yok." dedi.
Ailenin avukatı Fırat Kılıç da davanın yerel mahkeme tarafından iki kez reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin ise hastanenin aileyi bilgilendirme ve onam alma yükümlülüğü yönünden kusurlu olduğuna karar verdiğini belirtti.
Kılıç, Yargıtay'ın da bu kararı onamasıyla manevi tazminata ilişkin hükmün kesinleştiğini ifade etti.
Ailenin temel iddialarından birinin bebeğe yanlış kan verilmesi olduğunu aktaran Kılıç, 80-90 sayfalık bilirkişi raporlarına rağmen bu iddianın yargılama aşamalarında aydınlatılmadığını savundu.
Kılıç, "Yaklaşık 11 yıldır süren hukuk mücadelesinin sonunda verilen kararla ailenin adalet arayışı kısmen karşılandı." diye konuştu.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA