Generation Next Summit etkinliğinde "yapay zeka" konuşuldu

Ekonomi Haberleri

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, yapay zekanın artık sağlıktan finansa, savunmadan eğitime ve tarımdan sanayiye kadar bütün alanlarda etkili olduğunu belirterek, "Kullanan hızlanıyor, kullanmayan geride kalıyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, yapay zekanın artık sağlıktan finansa, savunmadan eğitime ve tarımdan sanayiye kadar bütün alanlarda etkili olduğunu belirterek, "Kullanan hızlanıyor, kullanmayan geride kalıyor." dedi.

Yapay zeka şirketi Cerebrum Tech'in kuruluşunun 5'inci yılı dolayısıyla İstanbul'da bir otelde düzenlediği ve geleceği şekillendirecek teknolojiler ile küresel trendlerin ele alındığı "Generation Next Summit", teknoloji dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan, artık teknolojinin insan hayatının yönünü belirlemeye başladığını kaydederek, bu dönüşümün tam merkezinde "yapay zeka" ismiyle yepyeni bir kavramın olgunlaştığını söyledi.

Yapay zeka sistemlerini "sadece komut alan araçlar değil karar veren, tahmin yapan, yönlendiren yapılar" olarak görmeleri gerektiğini dile getiren Sayan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte bu yüzden yapay zekayı sadece teknik bir konu olarak görmemeliyiz. Yapay zeka stratejik bir güç. Sağlıktan finansa, savunmadan eğitime, tarımdan sanayiye kadar hemen hemen bütün alanlarda etkili. Bugün şirketlerin yüzde 94'ü yapay zekayı en az bir iş sürecinde kullanıyor. Bu şu anlama geliyor: Artık mesele 'kullanalım mı?' değil, mesele 'biz bunu ne kadar etkin kullanabiliriz?'. Yani bu sadece teknoloji değil, aynı zamanda ekonomi. Kullanan hızlanıyor, kullanmayan geride kalıyor."

"Asıl mesele işimizin yapay zekayla daha güçlü yapacağımızın cevabını aramak"

Bakan Yardımcısı Sayan, gençlerle sohbetinde sürekli "Yapay zeka ile mesleklerimiz elimizden gidecek mi?" sorusu ile karşı karşıya kaldığını belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

"Bana sürekli yapay zekayla ilgili yeni iş alanları soruluyor. Sanki gelecekte tek bir meslek olacakmış gibi bir algı da var. Evet, yapay zeka çok önemli ama tek başına bir kariyer planı değil. Sevgili genç arkadaşlar, yapay zeka birçok ezberi bozuyor ama sizlerin, bizlerin, bizden öncekilerin ya da sizden sonrakilerin işini alacak olan yapay zeka değil. İşinizi elinizden alması muhtemel olanlar, yapay zekayı sizden daha iyi kullananlar olacak."

Sayan, bu nedenlerle "Yapay zeka alanında çalışmalı mıyım?" diye düşünmenin bir anlamının olmadığını kaydederek, "Bir alanda yığılma olursa değeri azalıyor. Asıl mesele şu: Hangi işi yaparsanız yapın, onu yapay zekayla birlikte daha güçlü nasıl yapacağımızın cevabını aramak." şeklinde konuştu.

Yapay zekayı kullanan ülkelerin öne geçtiğini, üreten ülkelerin oyun kurduğunu, tüketen ülkelerin ise geriden takip etmekle meşgul olduğunu anlatan Sayan, "Buradaki kritik soru şu: Bu dönüşümü sadece bir yarış olarak mı göreceğiz, yoksa bu dönüşümü biz insan merkezli bir atılım olarak mı göreceğiz? Biz ikinci yolu seçiyoruz." ifadelerini kullandı.

"Türkiye'de 457'nin üzerinde aktif yapay zeka girişimi var"

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan, Türkiye'de 457'nin üzerinde aktif yapay zeka girişiminin bulunduğunu kaydederek, "Bu bir trend değil, bu bir ekosistem. Tüm bunlardan öte yapay zeka sadece bir kod değil, adeta bir kültür. Veri merkezleri, bulut altyapıları, siber güvenlik kapasitesi... Hepsi yapay zeka ekonomisinin temel taşları ve biz bu taşları sağlamlaştırmakla mükellefiz." dedi.

Salonda bulunan gençlere "Biz bugün burada 5 yıl sonra nerede olmak istiyoruz? Bir uygulamanın kullanıcısı mı, yoksa o uygulamanın geliştiricisi mi? Bir algoritmanın verisi mi olacağız, yoksa o algoritmanın yazarı mı olacağız?" sorularını yönelten Sayan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Eğer ikinci tarafta olmak istiyorsanız bugün neyi farklı yaptığımızı, hangi becerilerimizi geliştirdiğimizi, hangi soruları daha derin sorduğumuzu ve hangi problemleri çözmeye talip olduğumuzu bir kez daha düşünmemiz gerekiyor. Çünkü gelecek bir anda gelmiyor, her gün attığımız küçük adımlarla şekilleniyor. Bugün buradasınız, dinliyorsunuz; ama yarın o sistemleri yazan, o verileri geliştiren, o etik çerçeveyi belirleyen sizler olabilirsiniz. ve o gün geldiğinde farkınızı ortaya koymak işte bugünden başlıyor. Hiçbir şey için yarını beklemiyoruz."

"Yapay zekayı konuşan değil kullanan olmalıyız"

DEİK Başkanı Nail Olpak da sadece teknoloji zirvesinde buluşmadıklarını aynı zamanda küresel ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir eşikte bir araya geldiklerini söyledi.

Dünya ekonomisinin bir taraftan öngörülemezliğin ağır sorunlarıyla yüzleştiğini ve serbest ticaretten korumacılık yarışına evrildiğini, diğer taraftan da üretimi veri, algoritma ve dijital altyapıyla beraber kullanma üzerine bir rekabetin içerisinde olduğunu anlatan Olpak, şöyle devam etti:

"Hep şunu konuşuyoruz, yapay zekayı konuşan değil, kullanan olmalıyız, ekonomiyi tartışan değil, ölçülebilir çıktıya dönüştüren ekosistem inşa etmeliyiz. Türkiye'nin genç nüfusu önemli, girişimcilik kapasitemiz önemli, bütün bunlar doğru ama sadece biz bunlara sahip değiliz. Doğruları zamanında ve yeterince yapamazsak, maalesef fırsatlarımız riskimiz de olabilir."

"Dijital dönüşümün kaçırılması halinde stratejik bağımsızlık da kaybedilebilir"

DEİK Başkanı Olpak, kurumsal yapay zeka uygulamalarını ölçeklendirilemediğinde verimlilik noktasında sıkıntı oluştuğunu belirterek, verimlilik sağlayamayınca maliyet avantajının kaybedildiğini ve sürdürülebilir pazar payı elde edilemediğini vurguladı.

Bu alanda üç başlığa odaklanılması gerektiğine işaret eden Olpak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital teknolojide uluslararası işbirliğini daha fazla artırmak hepimizin görevi, girişim sermayesi ekosistemini fonlarla buluşturmak ve dijital dönüşümü daha fazla KOBİ'ler dahil olmak üzere yaygınlaştırmak. Bizim kurum olarak ana omurgamızı ülke iş konseylerimiz oluşturuyor. Sektörel bazda yeni iş konseyi oluşturmayı hedeflemiyoruz, zaten var olan sektörel yapılara destek olmanın daha uygun olduğunu düşünüyoruz ama onun bir istisnasını yaptık, Dijital Teknolojiler İş Konseyimizi kurduk, iyi ki de kurmuşuz. Neden diyorum, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi başta olmak üzere sektör temsilcileri, bu konuda özellikle DEİK'in görev alması gerektiği konusunda bizden talepte bulundular. Bugün 11 alt komitesiyle birlikte çok güzel çalışmalara imza atıyorlar."

Olpak, sanayi devrimini ıskalayanların büyüme fırsatlarını kaçırdıklarını kaydederek, dijital dönüşümün kaçırılması halinde sadece büyümeyi ya da kalkınmayı değil, stratejik bağımsızlığı da kaybetme riski doğacağını söyledi.

Nail Olpak, "Hem bir iş insanı hem de bir iş örgütünün başkanı olarak iyimser olduğumu özellikle söylemek isterim. Ülkemizin dinamizmine, özel sektörümüzün adaptasyon kabiliyetine ve politika yapıcılarımızın ortaya koyduğu çerçeveye güveniyorum." diye konuştu.