Gazze Medya Ofisi tır vergisi iddialarını reddetti, İsrail'den günde 600 tır istedi

Güncel Haberler

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi, ticari tırlardan vergi alındığı iddialarını reddederek İsrail'e günde 600 tır girişine izin vermesi için baskı yapılması çağrısında bulundu. Açıklamada, tır girişlerinin aksamasından Gazze'deki hükümet kurumlarının sorumlu tutulması reddedildi.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi, ticari tırlardan vergi alındığı iddialarını reddederek İsrail'e Gazze Şeridi'ne günde 600 tır girişine izin vermesi için baskı yapılması çağrısında bulundu.
Medya Ofisinden, İsrail'in Filistin Topraklarındaki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörü Yoram Halevi'nin, Gazze'deki tüccarlardan para alındığı ve nakit işlemlere ilişkin düzenlemeler hakkında öne sürdüğü iddialara yanıt olarak yazılı açıklama yapıldı.
İsrail'in, mal girişine yönelik kısıtlamaların sürmesini gerekçelendirmek amacıyla bir "dezenformasyon kampanyası" yürüttüğü belirtilen açıklamada, tırların girişinin aksamasından Gazze'deki hükümet kurumlarının sorumlu tutulmaya çalışıldığı ifade edildi.
Açıklamada, "Ticari tırlara herhangi bir devlet vergisi veya harcı uygulanmamıştır." ifadesine yer verilerek bölgedeki olağanüstü insani ve ekonomik koşullar gözetilerek son 3 yılda ticari faaliyetlerden vergi veya harç tahsil edilmediği kaydedildi.
Halevi, uluslararası yetkililere gönderdiği mektupta, Hamas'ın Gazze'ye giren her tır için tüccarlardan yaklaşık 10 bin şekel (3 bin 225 dolar) talep ettiğini, bu nedenle özel sektörün mal girişine yönelik koordinasyonu durdurduğunu ileri sürmüştü.
Medya Ofisi ise söz konusu tutarın iş insanları, kuruluşlar ve şirketlerin katıldığı "gönüllülük esasına dayalı toplumsal bir girişimle" ilgili olduğunu bildirdi.
Toplanan paraların yetimlerin, dul kadınların, çocukların ve ihtiyaç sahibi öğrencilerin desteklenmesine ve barınma, kanalizasyon ile insani yardım projelerine ayrıldığı belirtildi.
Nakit işlemlere ilişkin düzenleme ticaret odasının girişimiyle yapıldı
Halevi'nin, Hamas'ın para akışını kontrol etmek amacıyla tüccarları malların yaklaşık yüzde 30'unu nakit karşılığında satmaya zorladığı iddiasına da yanıt verildi.
Açıklamada, yüzde 30 oranındaki nakit işlemlere ilişkin düzenlemenin ciddi nakit sıkıntısına ve yıpranmış banknotların yaygın kullanımına çözüm bulunması, alışverişin kolaylaştırılması amacıyla yapıldığı ifade edildi.
Bu adımın "Ticaret odasının girişimi ve mutabakatıyla atıldığı, hükümetin tek taraflı kararı olmadığı" vurgulandı.
"Zorla para toplama" iddiası reddedildi
Gazze'deki hükümet kurumlarının Filistin yasalarını uygulamaya, malların tekelleştirilmesi, fiyatlarla oynanması ve halkın ihtiyaçlarının istismar edilmesiyle mücadelede bağlı olduğu belirtildi.
Bazı tüccarlar hakkında yürütülen işlemlerin, haksız kazanç şüphesi dahil hukuki sorumluluk gerektiren şüphe ve ihlallere dayandığı, bu işlemlerde yürürlükteki hukuki ve adli usullerin izlendiği kaydedildi.
İsrail'in münferit olaylardan genel sonuçlar çıkararak bu uygulamaları "zorla para toplama " gibi göstermeye çalıştığı ifade edilen açıklamada, işlemlerin gerekçelerini ortaya koyan belge ve tanıklıkların gerektiğinde paylaşıma hazır olduğu bildirildi.
Gazze'ye günde 600 tır girişinin sağlanması çağrısı
Medya Ofisi, "En acil ve öncelikli mesele, Gazze Şeridi'ne düzenli ve yeterli miktarda mal girişinin sağlanmasıdır." açıklamasında bulundu.
Şarm eş-Şeyh sürecinde varılanlar dahil ilan edilen mutabakatların İsrail'i günde 600 tır yardım ve ihtiyaç malzemesinin girişine izin vermekle yükümlü kıldığı vurgulandı.
Tırların girişlerinin azaltılmasının sorumluluğunun Gazze'deki hükümet kurumlarına yüklenmesi reddedilerek devam eden kısıtlamaların insani ve ekonomik krizi derinleştirdiği, gıda, ilaç ve barınma ihtiyaçlarının karşılanmasını engellediği belirtildi.
Arabuluculara, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'ne, Birleşmiş Milletlere ve uluslararası kuruluşlara, İsrail'in taahhütlerini yerine getirmesi için baskı yapmaları ve gerçekleri bölgedeki ilgili kurumlarla doğrudan iletişim kurarak araştırmaları çağrısında bulunuldu.
Ofis, 20 Eylül'deki açıklamasında, İsrail'in insani yardım ve yeniden imar malzemesi taşıyan tırların, mutabık kalınan tır sayısının yalnızca yüzde 35'inin girişine izin verdiğini duyurmuştu.