Yarın vizyona girecek "Filistin 36"nın başrol oyuncusu ve yapımcısı, AA'ya konuştu Açıklaması
TRT'nin düzenlediği 12 Punto etkinliği kapsamında, Filistinli yönetmen Annemarie Jacir'in 'Filistin 36' filmi Türkiye ön gösterimiyle izleyiciyle buluşuyor. Film, 1936'daki Filistin halk ayaklanmasını ve bağımsızlık mücadelesini konu alıyor.
TRT tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen 12 Punto, TRT ortak yapımı "Filistin 36" filminin Türkiye ön gösterimine ev sahipliği yapacak.
Türkiye'deki sinema salonlarında yarın vizyona girecek film, bu akşam Sinema Feriye'de izleyicilerle buluşacak.
Filistinli Annemarie Jacir'in yönettiği film, 1936'da İngiliz mandası altındaki Filistin'de yaşayan Yusuf'un hikayesi üzerinden Filistin halkının bağımsızlık mücadelesini beyaz perdeye taşıyor.
Filmin başrolünde yer alan Karim Daoud Anaya ile filmin yapımcısı Ossama Bawardi, AA muhabirine filmin çıkış noktası, hazırlık süreci ve vermek istediği mesajlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Bu film sadece 1936'yı anlatmıyor"
Anaya, senaryoyu ilk okuduğunda Yusuf karakterini canlandırmayı çok istediğini belirterek, role hazırlanma sürecinde yönetmen Jacir'in oyuncular için oluşturduğu çalışma yönteminin belirleyici olduğunu, kapsamlı okumalar yaptıklarını ve hazırlık sürecinin bu sayede verimli geçtiğini anlattı.
Filmin geçmişte yaşananları gözler önüne serse de bugüne dair güçlü bir anlatı sunduğuna işaret eden Anaya, "Hazırlık sürecinde çok okuduk ve uzun çalışmalar yaptık. Bu film sadece 1936'yı anlatmıyor. Aslında bugün yaşadıklarımızı da yansıtıyor." ifadelerini kullandı.
Anaya, filmdeki en zorlayıcı sahnelerin soykırımı konu alan bölümler olduğunu dile getirerek, çekimlerin duygusal açıdan oldukça yoğun geçtiğini söyledi.
"Yaşananların etkisini sürekli hissettik"
Çekimler sırasında anlatılanları düşünmeden çalışmanın mümkün olmadığını ifade eden Anaya, "Hepimiz yüreğimizde büyük bir ağırlık taşıyorduk. Ne kadar güvenli ve rahat bir çalışma ortamı oluşturmaya çalışsak da yaşananların etkisini sürekli hissettik. Bu açıdan zorlayıcı bir deneyimdi ama aynı zamanda bu hikayenin belgelenmesi ve insanlara ulaşması bizim için çok önemliydi." değerlendirmesinde bulundu.
Karim Daoud Anaya, Türk ve Filistin halklarının birbirine yakın olduğunu düşündüğünü belirterek, "Filmin Türkiye'de gösterime girmesinden gerçekten büyük mutluluk duyuyorum. Umarım yaşananlar üzerine birlikte düşünme fırsatı buluruz." diye konuştu.
"Film, Filistin tarihinin uzun yıllar boyunca yeterince anlatılmamış önemli bir dönemini beyaz perdeye taşıyor"
Yapımcı Ossama Bawardi ise filmin Filistin tarihinin yeterince bilinmeyen bir dönemini sinemaya taşıdığını aktararak, "Bu film, Filistin tarihinin uzun yıllar boyunca yeterince anlatılmamış önemli bir dönemini beyaz perdeye taşıyor. Bizim için önemli olan, Filistin tarihinin bu dönemini sinemaya taşımaktı. Bugüne kadar çekilmiş en büyük Filistin filmi olmasından da gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı.
Filmin 1936 yılındaki olayları anlatsa da güncelliğini koruyan bir hikayeye sahip olduğuna dikkati çeken Bawardi, sömürgecilik politikalarının etkilerinin bugün de sürdüğünü söyledi.
Tarihin tekerrür ettiğini dile getiren Bawardi, "Aradan yaklaşık 100 yıl geçmiş olsa da Filistin halkının yaşadığı acılar hala devam ediyor. Bu yüzden film yalnızca 1936'yı anlatmıyor, bugün yaşananları da hatırlatıyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Kuşaklar boyunca izlenecek bir film yapmak istedik"
Filmin Toronto Uluslararası Film Festivali'ndeki dünya prömiyerinden Oscar kısa listesine uzanan uluslararası yolculuğunu da değerlendiren Bawardi, yapımın çok sayıda festivalde gösterildiğini, birçok ödül kazandığını ve izleyicilerden güçlü karşılık gördüğünü anlattı.
Filmi gelecek kuşaklara ulaşacak kalıcı bir eser olarak tasarladıklarını belirten Bawardi, "Her çocuğun tanıyacağı, kuşaklar boyunca izlenecek, bölgenin klasiklerinden biri olacak bir film yapmak istedik. Filmin uluslararası alanda gördüğü ilgi ve izleyicilerden aldığı karşılık bizi çok mutlu etti. Bu başarıdan büyük mutluluk duyuyoruz." dedi.
Bawardi, Türk izleyicisinin filmdeki karakterlerle güçlü bir bağ kuracağını düşündüğünü ifade ederek, "Türkiye'de hem filme hem de Filistin'e büyük bir ilgi ve destek görüyoruz. İki halk arasında tarihsel ve kültürel yakınlık var. Dil dışında pek çok ortak yönümüz bulunuyor. Bu nedenle Türk izleyicisinin filmdeki karakterlerle güçlü bir bağ kuracağını düşünüyorum." görüşünü paylaştı.
Filmin konusu
Film, 1936 yılında İngiliz manda yönetimi altındaki Filistin'de başlayan tarihi halk ayaklanmasını ve sömürgeciliğe karşı direnişi konu alıyor.
Filistin 36, Avrupa'daki zulümden kaçan göçlerin arttığı bir dönemde, Kudüs ile köyü arasında mekik dokuyan Yusuf'un gözünden, günümüz Filistin krizinin de temellerini oluşturan dönemsel olayları mercek altına alıyor.
Türkiye'deki sinema salonlarında yarın vizyona girecek film, bu akşam Sinema Feriye'de izleyicilerle buluşacak.
Filistinli Annemarie Jacir'in yönettiği film, 1936'da İngiliz mandası altındaki Filistin'de yaşayan Yusuf'un hikayesi üzerinden Filistin halkının bağımsızlık mücadelesini beyaz perdeye taşıyor.
Filmin başrolünde yer alan Karim Daoud Anaya ile filmin yapımcısı Ossama Bawardi, AA muhabirine filmin çıkış noktası, hazırlık süreci ve vermek istediği mesajlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Bu film sadece 1936'yı anlatmıyor"
Anaya, senaryoyu ilk okuduğunda Yusuf karakterini canlandırmayı çok istediğini belirterek, role hazırlanma sürecinde yönetmen Jacir'in oyuncular için oluşturduğu çalışma yönteminin belirleyici olduğunu, kapsamlı okumalar yaptıklarını ve hazırlık sürecinin bu sayede verimli geçtiğini anlattı.
Filmin geçmişte yaşananları gözler önüne serse de bugüne dair güçlü bir anlatı sunduğuna işaret eden Anaya, "Hazırlık sürecinde çok okuduk ve uzun çalışmalar yaptık. Bu film sadece 1936'yı anlatmıyor. Aslında bugün yaşadıklarımızı da yansıtıyor." ifadelerini kullandı.
Anaya, filmdeki en zorlayıcı sahnelerin soykırımı konu alan bölümler olduğunu dile getirerek, çekimlerin duygusal açıdan oldukça yoğun geçtiğini söyledi.
"Yaşananların etkisini sürekli hissettik"
Çekimler sırasında anlatılanları düşünmeden çalışmanın mümkün olmadığını ifade eden Anaya, "Hepimiz yüreğimizde büyük bir ağırlık taşıyorduk. Ne kadar güvenli ve rahat bir çalışma ortamı oluşturmaya çalışsak da yaşananların etkisini sürekli hissettik. Bu açıdan zorlayıcı bir deneyimdi ama aynı zamanda bu hikayenin belgelenmesi ve insanlara ulaşması bizim için çok önemliydi." değerlendirmesinde bulundu.
Karim Daoud Anaya, Türk ve Filistin halklarının birbirine yakın olduğunu düşündüğünü belirterek, "Filmin Türkiye'de gösterime girmesinden gerçekten büyük mutluluk duyuyorum. Umarım yaşananlar üzerine birlikte düşünme fırsatı buluruz." diye konuştu.
"Film, Filistin tarihinin uzun yıllar boyunca yeterince anlatılmamış önemli bir dönemini beyaz perdeye taşıyor"
Yapımcı Ossama Bawardi ise filmin Filistin tarihinin yeterince bilinmeyen bir dönemini sinemaya taşıdığını aktararak, "Bu film, Filistin tarihinin uzun yıllar boyunca yeterince anlatılmamış önemli bir dönemini beyaz perdeye taşıyor. Bizim için önemli olan, Filistin tarihinin bu dönemini sinemaya taşımaktı. Bugüne kadar çekilmiş en büyük Filistin filmi olmasından da gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı.
Filmin 1936 yılındaki olayları anlatsa da güncelliğini koruyan bir hikayeye sahip olduğuna dikkati çeken Bawardi, sömürgecilik politikalarının etkilerinin bugün de sürdüğünü söyledi.
Tarihin tekerrür ettiğini dile getiren Bawardi, "Aradan yaklaşık 100 yıl geçmiş olsa da Filistin halkının yaşadığı acılar hala devam ediyor. Bu yüzden film yalnızca 1936'yı anlatmıyor, bugün yaşananları da hatırlatıyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Kuşaklar boyunca izlenecek bir film yapmak istedik"
Filmin Toronto Uluslararası Film Festivali'ndeki dünya prömiyerinden Oscar kısa listesine uzanan uluslararası yolculuğunu da değerlendiren Bawardi, yapımın çok sayıda festivalde gösterildiğini, birçok ödül kazandığını ve izleyicilerden güçlü karşılık gördüğünü anlattı.
Filmi gelecek kuşaklara ulaşacak kalıcı bir eser olarak tasarladıklarını belirten Bawardi, "Her çocuğun tanıyacağı, kuşaklar boyunca izlenecek, bölgenin klasiklerinden biri olacak bir film yapmak istedik. Filmin uluslararası alanda gördüğü ilgi ve izleyicilerden aldığı karşılık bizi çok mutlu etti. Bu başarıdan büyük mutluluk duyuyoruz." dedi.
Bawardi, Türk izleyicisinin filmdeki karakterlerle güçlü bir bağ kuracağını düşündüğünü ifade ederek, "Türkiye'de hem filme hem de Filistin'e büyük bir ilgi ve destek görüyoruz. İki halk arasında tarihsel ve kültürel yakınlık var. Dil dışında pek çok ortak yönümüz bulunuyor. Bu nedenle Türk izleyicisinin filmdeki karakterlerle güçlü bir bağ kuracağını düşünüyorum." görüşünü paylaştı.
Filmin konusu
Film, 1936 yılında İngiliz manda yönetimi altındaki Filistin'de başlayan tarihi halk ayaklanmasını ve sömürgeciliğe karşı direnişi konu alıyor.
Filistin 36, Avrupa'daki zulümden kaçan göçlerin arttığı bir dönemde, Kudüs ile köyü arasında mekik dokuyan Yusuf'un gözünden, günümüz Filistin krizinin de temellerini oluşturan dönemsel olayları mercek altına alıyor.
Kaynak: AA / Güncel
Kültür Sanat, Yönetmen, Filistin, Türkiye, Güncel, Dünya, Trt, Trt, Film, Türkiye, Yönetmen, Filistin, Bağımsızlık, Dünya, Kültür Sanat, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA