Eski Kültür ve Turizm Bakanı Sağlar Açıklaması

Yerel Haberler

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Fikri Sağlar, yeni Anayasa ile ilgili "Parlamentoyu, siyasi partileri ve yargıyı düzenlemenin yanı sıra YÖK gibi, Milli Güvenlik Kurulu gibi kurumları da ortadan kaldıracak, devleti yeniden yapılandıracak bir noktada"...

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Fikri Sağlar, yeni Anayasa ile ilgili "Parlamentoyu, siyasi partileri ve yargıyı düzenlemenin yanı sıra YÖK gibi, Milli Güvenlik Kurulu gibi kurumları da ortadan kaldıracak, devleti yeniden yapılandıracak bir noktada olmalıdır" dedi.

Sağlar, Demokratik Anayasa Hareketi Malatya Girişimi tarafından Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Anayasa" adlı konferansta yaptığı konuşmada, insan onurunu öne alan, demokrasiyi kuran, eşitliği, adaleti özgürlüğü ortaya çıkaran Anayasa yapılması zorunluluğu olduğunu ifade etti.

1982 Anayasasıyla 30 yıl yaşandığını belirten Sağlar, bu süreçte özgürlükleri unutan, haklarını bilmeyen, sadece sorumluluklar üzerine yaşamını sürdüren bir toplum haline gelindiğini savundu.

Anayasa yapma biçiminin demokrasi kültürünün gelişimine de katkı sağlayacağını kaydeden Sağlar, bundan önceki Anayasaları askerlerin yaptığını, ilk kez bir sivil girişimin Anayasa yapacağını söyledi.

Sağlar, Meclis'te Anayasa Uzlaşma Komisyonu oluşturulduğunu, ancak nüfusun yarısının kadın olmasına karşın burada sadece bir kadın üyenin bulunduğunu belirterek, BDP'yi komisyona kadın üye gönderdiği için tebrik etti.

Yeni Anayasa'nın kapsayıcı ve katılımcı olması gerektiğini ifade eden Sağlar, Türkiye'de Kürt ve Alevi sorunu bulunduğunu, yeni Anayasa'nın hepsini kapsaması gerektiğini belirtti. Sağlar, şöyle devam etti:

"Anayasa'nın kimlikleri, inançları sahiplendiği gibi aynı zamanda ekonomik gelirin adil paylaşımını da ortaya koyacak, kadını hayatın içerisinde çalışan, üreten, adil bir şekilde hakkını alan bir konuma getirecek, gençleri, eğitim öğretimiyle ülkenin kalkınmasında yer almasını sağlayacak derecede kapsayıcı bir Anayasa olmalı. Demokratik kurumsal reformları içeren bir Anayasa olmalıdır. Yani parlamentoyu, siyasi partileri ve yargıyı düzenlemenin yanı sıra YÖK gibi, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) gibi kurumları da ortadan kaldıracak, devleti yeniden yapılandıracak bir noktada olmalıdır."

-Protokol sıralamasında ana muhalefetin yeri-

Türkiye'de zayıf bir muhalefet ve egemen bir parti iktidarının bulunduğunu savunan Sağlar, protokol sıralamasında Başbakan'dan sonra Genelkurmay Başkanı, sonra ana muhalefet partisinin genel başkanının geldiğini söyledi. Sağlar,

"Böyle bir şey olamaz. Genelkurmay Başkanı Başbakan'a bağlı bir memurdur. Atanmış birisidir. Başbakanlığa bağlı bir memur demokrasinin vazgeçilmez unsuru, niteliği olan bütün muhalefetin temsilcisi olarak ana muhalefet diye adlandırılan kişinin önünde durması iktidarla karşı karşıya, sadece onun karşısında güç olarak

'ben de varım' demektir. Yani bir ciddi askeri vesayettir" diye konuştu.

-19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili genelge-

Sağlar, konferans öncesi gazetecilerin soruları üzerine 19 Mayıs kutlamalarıyla ilgili genelgeyi de değerlendirdi. Genelgeyi "Son derece şaşırtıcı bir uygulama" olarak nitelendiren Sağlar, şu ifadeleri kullandı:

"19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı bir milli bayram. Belki statlardan çıkarılmalı ama alanların içerisinde, sadece okul bahçelerinde değil, alanlarda kentliyle, köylüyle birlikte her yerde, meydanlarda coşkuyla, gençliğin, sporun öne çıkarıldığı ama aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet süreceğini ortaya koyan bir bayram şeklinde kutlanmalı."

Milli bayramların ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ileri süren Sağlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin İslam dünyasının bir parçası haline getirilmeye çalışıldığını iddia etti.

-BDP Diyarbakır Milletvekili Tan-

Konferansa konuşmacı olarak katılan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da, Türkiye'de Kürtlerin sorunları, askeri vesayet, yargı bağımsızlığı, Alevi vatandaşların öz kimlikleriyle ilgili sorunlarının hepsini çözmek için yeni bir Anayasa istediklerini söyledi.

Gazetecilerin KCK operasyonları kapsamında yapılan aramalara ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine Tan, "Şu anda geldiğimiz nokta oldukça vahim" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in sözlerini eleştiren Tan, "Bu dil, dil değil. Bu yol demokratikleşme yolu değil. Bugün Başbakan'ın bütün Türkiye'ye, Müslüman demokratlara, Alevilere, özellikle de Kürtlere demokrasi borcu var" ifadelerini kullandı.

- MALATYA