Erzurum'da sağlık çalışanları 151 haftadır Gazze için yürüyor
Erzurum'da hekimler ve sağlık çalışanları, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve zulme dikkati çekmek amacıyla sessiz yürüyüşlerini 151. haftada da sürdürdü.
Erzurum'da hekimler ve sağlık çalışanları, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve zulme dikkati çekmek amacıyla sessiz yürüyüşlerini 151. haftada da sürdürdü.
Lala Mustafa Paşa Camisi önünde bir araya gelen, aralarında doktor ve tıp fakültesi öğrencilerinin de bulunduğu sağlık çalışanları Türk, Filistin ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi bayrakları eşliğinde taşıdıkları döviz ve pankartlarla Yakutiye Medresesi'ne yürüdü.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Hakan Sümbül, grup adına yaptığı açıklamada, Erzurum sessiz yürüyüş ekibi olarak haftalardır süren sarsılmaz bir kararlılıkla, zamanın ve mekanın rehavetine kapılmadan bir kez daha meydanlarda olduklarını söyledi.
Bugün burada sadece seslerini duyurmak için değil yorulan kalpleri uyandırmak, uyuşan zihinleri diriltmek ve herkesi derinden sarsması gereken acı gerçeklerle bir kez daha yüzleşmek için toplandıklarını ifade eden Sümbül, "Bizler her yeni güne güven içinde uyanarak işimize, okulumuza gidiyoruz. Arkadaşlarımızla özgürce buluşuyor, çocuklarımızın başını huzurla okşuyor, eş ve dostlarımızı korkusuzca ziyaret edebiliyoruz. Bizim için son derece sıradan olan bu anlar, ne yazık ki yanı başımızdaki bir coğrafyada ulaşılamaz bir hayale dönüştü." dedi.
Boykot çağrısı
Gazze'yi sevmek, çocuklara sevdirmek, o destansı direnişi bir izzet abidesi olarak nesillere aktarmak için önce şehitler şehri Gazze'yi iliklerine kadar tanımak zorunda olduklarını vurgulayan Sümbül, şöyle konuştu:
"Katil İsrail'i ve onun işbirlikçilerini de çok iyi tanımak ve herkese tanıtmak zorundayız. Karşımızdaki bu yapının insanlığın bünyesine musallat olmuş en azılı, en radikal ve en ırkçı bir zehir olduğunu evlatlarımıza, küçük kardeşlerimize bıkıp usanmadan anlatmalıyız. Gazze'deki vahşeti yalnızca ekranlardan seyrederek kahrolamayız. Peygamber Efendimiz'in buyurduğu gibi 'kötülüğü ya elimizle düzelteceğiz, gücümüz yetmiyorsa dilimizle haykıracağız, ona da yetmiyorsa kalbimizle buğzedeceğiz'.
İşte boykot, bu kötülüğe elimizle müdahale etmektir. Boykot kardeşimizi katleden kurşuna, o bombaya, o uçağa bir kuruş dahi finansör olmamaktır. Dünyevi heveslerimizden vazgeçmek, maddi ve manevi boykottan zerre taviz vermemektir. Boykotumuzu sarsılmaz bir kararlılıkla sürdürecek, zihnimizi ve neslimizi bu şuurla eğiterek her daim Hakk'ın yanında duracağız. İnanın, Gazze'de olanları idrak edebilirsek, ümmetin zulüm altındaki diğer coğrafyalarını da anlamamız ve omuz vermemiz çok daha kolay olacaktır."
Lala Mustafa Paşa Camisi önünde bir araya gelen, aralarında doktor ve tıp fakültesi öğrencilerinin de bulunduğu sağlık çalışanları Türk, Filistin ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi bayrakları eşliğinde taşıdıkları döviz ve pankartlarla Yakutiye Medresesi'ne yürüdü.
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisi Hakan Sümbül, grup adına yaptığı açıklamada, Erzurum sessiz yürüyüş ekibi olarak haftalardır süren sarsılmaz bir kararlılıkla, zamanın ve mekanın rehavetine kapılmadan bir kez daha meydanlarda olduklarını söyledi.
Bugün burada sadece seslerini duyurmak için değil yorulan kalpleri uyandırmak, uyuşan zihinleri diriltmek ve herkesi derinden sarsması gereken acı gerçeklerle bir kez daha yüzleşmek için toplandıklarını ifade eden Sümbül, "Bizler her yeni güne güven içinde uyanarak işimize, okulumuza gidiyoruz. Arkadaşlarımızla özgürce buluşuyor, çocuklarımızın başını huzurla okşuyor, eş ve dostlarımızı korkusuzca ziyaret edebiliyoruz. Bizim için son derece sıradan olan bu anlar, ne yazık ki yanı başımızdaki bir coğrafyada ulaşılamaz bir hayale dönüştü." dedi.
Boykot çağrısı
Gazze'yi sevmek, çocuklara sevdirmek, o destansı direnişi bir izzet abidesi olarak nesillere aktarmak için önce şehitler şehri Gazze'yi iliklerine kadar tanımak zorunda olduklarını vurgulayan Sümbül, şöyle konuştu:
"Katil İsrail'i ve onun işbirlikçilerini de çok iyi tanımak ve herkese tanıtmak zorundayız. Karşımızdaki bu yapının insanlığın bünyesine musallat olmuş en azılı, en radikal ve en ırkçı bir zehir olduğunu evlatlarımıza, küçük kardeşlerimize bıkıp usanmadan anlatmalıyız. Gazze'deki vahşeti yalnızca ekranlardan seyrederek kahrolamayız. Peygamber Efendimiz'in buyurduğu gibi 'kötülüğü ya elimizle düzelteceğiz, gücümüz yetmiyorsa dilimizle haykıracağız, ona da yetmiyorsa kalbimizle buğzedeceğiz'.
İşte boykot, bu kötülüğe elimizle müdahale etmektir. Boykot kardeşimizi katleden kurşuna, o bombaya, o uçağa bir kuruş dahi finansör olmamaktır. Dünyevi heveslerimizden vazgeçmek, maddi ve manevi boykottan zerre taviz vermemektir. Boykotumuzu sarsılmaz bir kararlılıkla sürdürecek, zihnimizi ve neslimizi bu şuurla eğiterek her daim Hakk'ın yanında duracağız. İnanın, Gazze'de olanları idrak edebilirsek, ümmetin zulüm altındaki diğer coğrafyalarını da anlamamız ve omuz vermemiz çok daha kolay olacaktır."
Kaynak: AA / Güncel
Dış Politika, Erzurum, İsrail, Güncel, Gazze, Gazze, İsrail, Protesto, Auto Yerel Haber, Erzurum, Dış Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA