Erzurum'da 3 günlük aile sempozyumu 9 ülkeden katılımla sona erdi
Erzurum'da Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde 3 gün süren Aile ve Neslin Korunması Uluslararası Sempozyumu, 9 ülkeden katılımcılarla tamamlandı. Sonuç bildirilerinde dijital okuryazarlık, eğitim düzeni ve aile enstitüleri gibi öneriler öne çıktı.
Erzurum'da, Dünya Müslüman Alimleri Birliği ve İslam Alimleri Vakfı ortaklığında düzenlenen "Modern Saldırılar Karşısında Aile ve Neslin Korunması Uluslararası Sempozyumu" tamamlandı.
Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi paydaşlığıyla üniversitenin 15 Temmuz Milli İrade Salonu'nda düzenlenen ve 3 gün süren sempozyumda, aile kurumunun karşı karşıya bulunduğu güncel tehditler, dini, hukuki, sosyolojik, psikolojik ve kültürel boyutlarıyla ele alındı.
Türkiye, Katar, Mısır, Filistin, Cezayir, Suriye, Fas, Pakistan ve İngiltere'den katılımcıların yer aldığı sempozyumda, aile ve neslin korunmasına yönelik önemli değerlendirmeler yapıldı, farklı coğrafyalardan bilgi ve tecrübeler paylaşıldı.
Burada konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sempozyum başladığında aile meselesinin artık bir beka, gelecek ve medeniyet meselesi olduğunu ifade ettiğini belirterek, yoğun ve verimli bir çalışmanın sonunda bu kanaatin ilim insanlarının ortak sesiyle daha da güçlendiğini söyledi.
İlim insanlarının oturumlar boyunca aileyi ve nesli tehdit eden meseleleri farklı yönleriyle ele aldığını aktaran Hacımüftüoğlu, "Farklı dillerde, farklı coğrafyalardan söylenen sözlerin aynı dertte buluşması, bu meselenin gerçekten bütün insanlığın meselesi olduğunu bir kez daha gösterdi. Aileyi korumak, yalnızca bugünü değil, yarını korumaktır. Bir neslin emanetini taşıyan herkese, başta ilim insanlarına, büyük sorumluluk düşmektir. Bu sorumluluğu birlikte taşıma kararlılığımızın her geçen gün güçleneceğine inanıyorum." dedi.
Rektör Hacımüftüoğlu, sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
"Gençlerin hayata erken atılmasını destekleyen yeni bir eğitim düzeni inşa edilmelidir"
İslam Alimleri Vakfı Başkanı Nasrullah Hacımüftüoğlu da sempozyumda, aile ve neslin korunmasında devletin, eğitim kurumlarının, sivil toplumun ve toplumun diğer kesimlerinin sorumluluklarının ele alındığını anlattı.
Sempozyumun sonuç bildirilerini açıklayan Hacımüftüoğlu, şunları kaydetti:
"Aileyi etkileyen sosyal, kültürel ve ekonomik değişimler bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Dijital çağın getirdiği ekran bağımlılığı ve zararlı içerikler, aile içi iletişimi ve nesiller arası bağları derinden sarsmaktadır. Bu kültürel kuşatmaya karşı ebeveynlere sistemli bir dijital okuryazarlık becerisi kazandırılmalıdır. Nüfus yenilenme hızının kritik eşiğin altına düşmesi, insanlığın ve milletimizin geleceği adına beka sorunudur. Mevcut on iki yıllık zorunlu eğitim uygulaması, gençlerin meslek sahibi olmalarını ve evlilik süreçlerini geciktirmektedir. Bu sebeple gençlerin hayata erken atılmasını destekleyen yeni bir eğitim düzeni inşa edilmelidir."
Hacımüftüoğlu, modern dünyanın çocuklarla ilişkilerde yol açtığı en ağır tahribatın 'babalık statüsünün zayıflatılması' ve 'anneden yoksunluk sendromu' olarak karşılarına çıktığına dikkati çekti.
Evlilik öncesinde eş adaylarına, evlilik sonrasında ise eşlere aile eğitimlerinin verilmesini öneren Hacımüftüoğlu, aile içi anlaşmazlıklarda boşanma sürecinin en son çare olarak değerlendirilmesini dile getirdi.
İslam Alimleri Vakfı Başkanı Hacımüftüoğlu, eşler arasında uzlaşmayı sağlayacak 'aile arabuluculuğu' ve 'aile hakemliği' müesseselerinin ivedilikle hukuki ve işlevsel bir zemine kavuşturulmasını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Aile ve neslin korunmasına yönelik üniversiteler bünyesinde müstakil 'Aile Enstitüleri' kurulmalıdır. Devletimizin 2025 yılını 'Aile Yılı' ve 2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' ilan etmesi aileyi güçlendirmek adına tarihi bir fırsattır. Mazlum ailelerle dayanışma ümmetin ortak sorumluluğudur. Soykırım altındaki Filistin ailesinin yaşadığı acılar, neslin korunması meselesinin en ağır ve en acil boyutunu oluşturmaktadır. İslam dünyası ve uluslararası toplum, savaş ve zulüm altındaki ailelerin hayatta kalması, çocukların korunması ve neslin devamı için somut adımlar atmaya çağrılmaktadır."
Sempozyum, katılımcıların toplu fotoğraf çektirmesiyle sona erdi.
Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi paydaşlığıyla üniversitenin 15 Temmuz Milli İrade Salonu'nda düzenlenen ve 3 gün süren sempozyumda, aile kurumunun karşı karşıya bulunduğu güncel tehditler, dini, hukuki, sosyolojik, psikolojik ve kültürel boyutlarıyla ele alındı.
Türkiye, Katar, Mısır, Filistin, Cezayir, Suriye, Fas, Pakistan ve İngiltere'den katılımcıların yer aldığı sempozyumda, aile ve neslin korunmasına yönelik önemli değerlendirmeler yapıldı, farklı coğrafyalardan bilgi ve tecrübeler paylaşıldı.
Burada konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sempozyum başladığında aile meselesinin artık bir beka, gelecek ve medeniyet meselesi olduğunu ifade ettiğini belirterek, yoğun ve verimli bir çalışmanın sonunda bu kanaatin ilim insanlarının ortak sesiyle daha da güçlendiğini söyledi.
İlim insanlarının oturumlar boyunca aileyi ve nesli tehdit eden meseleleri farklı yönleriyle ele aldığını aktaran Hacımüftüoğlu, "Farklı dillerde, farklı coğrafyalardan söylenen sözlerin aynı dertte buluşması, bu meselenin gerçekten bütün insanlığın meselesi olduğunu bir kez daha gösterdi. Aileyi korumak, yalnızca bugünü değil, yarını korumaktır. Bir neslin emanetini taşıyan herkese, başta ilim insanlarına, büyük sorumluluk düşmektir. Bu sorumluluğu birlikte taşıma kararlılığımızın her geçen gün güçleneceğine inanıyorum." dedi.
Rektör Hacımüftüoğlu, sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
"Gençlerin hayata erken atılmasını destekleyen yeni bir eğitim düzeni inşa edilmelidir"
İslam Alimleri Vakfı Başkanı Nasrullah Hacımüftüoğlu da sempozyumda, aile ve neslin korunmasında devletin, eğitim kurumlarının, sivil toplumun ve toplumun diğer kesimlerinin sorumluluklarının ele alındığını anlattı.
Sempozyumun sonuç bildirilerini açıklayan Hacımüftüoğlu, şunları kaydetti:
"Aileyi etkileyen sosyal, kültürel ve ekonomik değişimler bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Dijital çağın getirdiği ekran bağımlılığı ve zararlı içerikler, aile içi iletişimi ve nesiller arası bağları derinden sarsmaktadır. Bu kültürel kuşatmaya karşı ebeveynlere sistemli bir dijital okuryazarlık becerisi kazandırılmalıdır. Nüfus yenilenme hızının kritik eşiğin altına düşmesi, insanlığın ve milletimizin geleceği adına beka sorunudur. Mevcut on iki yıllık zorunlu eğitim uygulaması, gençlerin meslek sahibi olmalarını ve evlilik süreçlerini geciktirmektedir. Bu sebeple gençlerin hayata erken atılmasını destekleyen yeni bir eğitim düzeni inşa edilmelidir."
Hacımüftüoğlu, modern dünyanın çocuklarla ilişkilerde yol açtığı en ağır tahribatın 'babalık statüsünün zayıflatılması' ve 'anneden yoksunluk sendromu' olarak karşılarına çıktığına dikkati çekti.
Evlilik öncesinde eş adaylarına, evlilik sonrasında ise eşlere aile eğitimlerinin verilmesini öneren Hacımüftüoğlu, aile içi anlaşmazlıklarda boşanma sürecinin en son çare olarak değerlendirilmesini dile getirdi.
İslam Alimleri Vakfı Başkanı Hacımüftüoğlu, eşler arasında uzlaşmayı sağlayacak 'aile arabuluculuğu' ve 'aile hakemliği' müesseselerinin ivedilikle hukuki ve işlevsel bir zemine kavuşturulmasını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Aile ve neslin korunmasına yönelik üniversiteler bünyesinde müstakil 'Aile Enstitüleri' kurulmalıdır. Devletimizin 2025 yılını 'Aile Yılı' ve 2026-2035 dönemini 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' ilan etmesi aileyi güçlendirmek adına tarihi bir fırsattır. Mazlum ailelerle dayanışma ümmetin ortak sorumluluğudur. Soykırım altındaki Filistin ailesinin yaşadığı acılar, neslin korunması meselesinin en ağır ve en acil boyutunu oluşturmaktadır. İslam dünyası ve uluslararası toplum, savaş ve zulüm altındaki ailelerin hayatta kalması, çocukların korunması ve neslin devamı için somut adımlar atmaya çağrılmaktadır."
Sempozyum, katılımcıların toplu fotoğraf çektirmesiyle sona erdi.
Kaynak: AA / Güncel
Atatürk Üniversitesi, Erzurum, Güncel, Yaşam, Auto Yerel Haber, Atatürk Üniversitesi, Erzurum, Yaşam, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA