Ertuğrul Günay'ı Foça'ya Davet Ediyorum
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ı Foça'ya davet ediyorum.
Gazetecilik kariyerim 2007 yılında ' Foça Bakış' Gazetesinde "Kimliğini Arayan Foça" başlığı altında kaleme aldığım makale ile başladı.O makale benim hayatımda birçok şeyi değiştirdi.Fakat, benim o yazıda dile getirdiğim sorunlar bugün halen devam ediyor. Yaklaşık 5 yıl önce yazdığım makalede "Foça bir balıkçı kasabası mı? Turizm kasabası mı? Tarihi bir kent mi? Yoksa emekli cenneti mi?" diye sormuştum.. Yazımın sonunda Foça'nın bir emekli cenneti olduğu kanaatine varmıştım.. Şimdi aynı soruyu kendi kendime bir daha soruyorum.. "Foça'nın ilçeye ivme kazandıran, istihdam sağlayan ve ilçe halkının gelir düzeyi ile birlikte ilçemizin ticari potansiyelini yükselten bir kimliği var mıdır?" Hiç sanmıyorum… Son yıllarda özellikle turizme yönelik kentlerde belirlenen kimlik doğrultusunda yürütülen politikalar olumlu sonuçlar veriyor. Kimlik hedeflenerek marka olma yönünde çalışmalar yapılıyor. Örneğin, Seferihisar 'yavaş şehir' olmayı, Alaçatı rüzgar sörf alanında ilerlemeyi tercih ederek ulusal ve uluslar arası turizm alanında kısa sürede marka olmayı başarmış durumdalar… Foça'yı yönetenler ise hep günün ve zamanın şartlarına göre hareket etmeyi tercih ediyor..İşlerine nasıl geliyorsa öyle konuşuluyor. Seçim öncesi "Dünya kenti yapacağız" deniliyor. Seçim sonrası Butik Şehir'de karar kılınıyor. Foça işlerine geldi mi tarihi balıkçı kasabası oluyor. İşlerine gelmedi mi butik turizm kenti. Ne diyorlar? "Turizm kasabasıyız" Ama bir Turizm kentinde olmaması gereken tüm olumsuzluklar Foça'da sergileniyor. Kaliteli yatak sayısı her geçen yıl biraz daha düşüyor. Eğlence mekanları başta olmak üzere turistik işletmeler bir bir kapanıyor. Sinek, otopark, altyapı ve dolayısıyla lağım kokusu gibi sorunlardan sebep Foça'ya bir gelen insan bir daha gelmek istemiyor. Geçenlerde ismi şimdi burada mevzu bahis olmayan bir okurum gönderdiği e-mailinde geçmiş yıllarda tatil için Foça'yı tercih eden birçok kalbur üstü ailenin artık, Foça yerine Çeşme,Özdere',Urla gibi diğer turizm ilçelerini tercih ettiğini belirterek, .Orta halli vatandaşın da daha Foça'ya adım atar atmaz olumsuzluklarla karşılaştığını ve geldiğine pişman olduğunu söylüyor.Yaz aylarında Foça Büyük Deniz Sahiline park eden araçlardan Foça Spor'a yardım gerekçesiyle otopark parası alındığından şikayet eden okurum aynen şu ifadeleri kullanıyor: " Foça'da geçtiğimiz yaz, Devletin ,milletin sokakları rantiye kapısı oldu.Her taraf özel otopark yeri.Koçanı eline alan 'çık bakalım' diyor.Geçen gün Fok heykelinin önündeki hat boyunca bilet kesen gençler gördüm.İnsanlara; 'at bi beşlik be yav' diyor.Köşedeki dondurmacıda da 'bas bas paraları Leyla'ya' diye bir şarkı çalmıyor mu. Pes dedim.Pes artık.Gökhan Başkan Foça'nın sokaklarını deli Dumrul'un hikayesi gibi yaptı.Deli Dumrul akarsuyun üstüne bir köprü yaptırmış,geçenden 1 akçe geçmeyenden zorla 2 akçe alırmış.Bizim ki de o hesap arabayla çarşıya çıkmaya korkar olduk.Bu arada Başkan bey, Göker apartın önündeki otoparkı da ihaleye verecek mi merak ediyoruz?. Acaba orada da 2011 yaz sezonunda park edenlerden otopark ücreti alındı mı? Orada Foça Belediyesi'nin kaybı olan otopark kirası nereden tazmin edildi?" Bahsettiğim bu şikayet bana gelen yüzlerce mailden bir tanesinden küçük bir alıntı.. Malumunuz Foça'nın sorunlarını bir makaleye sığdırmak olanaksız..Öte yandan, Tüm bu olumsuzlukların karşısında Foça ve Foça halkının ne kadar mağdur olduğu da aşikar.. "Balıkçı Kasabasıyız" deniliyor.. Ama, Foça balıkçısı aileleri ile birlikte başını sokacak bir ev bulamıyor..Foça'da konut sahipleri sadece balıkçı oldukları için evlerini balıkçılara kiraya vermek istemiyor. Ev sahipleri Foça'da 3 tane büyük askeri birlik olması avantajını iyi kullanıyor. "Gariban balıkçıya evimi kiralayacağıma, ordu mensuplarına kiralar, paramı garanti altına alırım" diyor. Foça'da ailesi ile birlikte başını sokacak ev bulamayan balıkçılar, balıkçılık mesleğini mecburen başka memleketlere göç ederek sürdürmeyi tercih ediyor. Foça'nın konut sorunu bir türlü çözülemiyor. Bu sorun aslında sadece balıkçılarımıza has bir sorun değil. Tüm ilçe halkının sorunu.. Tel örgünün içinde her yıl çok katlı evler inşa ediliyor. Dışında ise 3 katın üstüne izin verilmiyor. Bırakın 3 katı bir kenara,"Burası sit'tir" denilip çivi çakılmasına bile izin verilmiyor. Foça'nın bir arkeolojik kent olduğunu da söylüyorlar..Bu ifade doğru... Lakin, 3 bin yıllık tarihi geçmişi olan bir kent'inin tarihi dokusu yok edildi. Yerine karo taşlar döşendi. Foça'nın çarşısı, sahilleri Karşıyaka çarşısının devamı gibi oldu. Foça meydanıyla, çarşısıyla beton kaplı bir kent haline geldi. Yapılan düzenlemeler tarih ile ilgisi olmayan bir kent için son derece başarılı sayılabilirdi.Ama, asırlarca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış Foça için bu bir intihar oldu. Foça'nın otantik havasına hayran olan turistler, Foça belediyesinin tarihi görünümü katleden düzenlemelerini görünce: "Foça otantik havasıyla bizleri büyülüyordu. Fakat geldik gördük ki Foça İzmir'de Alsancak'ın Karşıyaka'nın devamı haline gelmiş" dediler.. 21 yıl önce büyük umutlarla başlanan arkeolojik kazılardan halen somut bir gelişme elde edilemedi. "Söz uçar yazı kalır" derler.. Her dönem seçim bildirgelerini süsleyen müze sözü yazılı olmasına rağmen uçtu gitti. Büyük İskender döneminden kalma Phokaia antik kenti tiyatro kalıntıları 20 yıldır gün ışığına çıkarılmayı bekliyor. Bu arada İzmir halkının oyları ile Milletvekili seçilen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ı da ne seçim öncesi, ne de sonrasında ilçemizde göremedik.Foça Bakan Günay'dan çok umutluydu.. Bir çok Foçalı CHP'li Bakan Günay'a olan sempatisinden dolayı oyunu AKP'ye verdi. Ancak, burada asırlarca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış 3 bin yıllık geçmişi olan bir ilçe nedense Bakan Bey'in dikkatini çekmeyi başaramadı.. Bakan Bey İzmir'e her gelişinde koştura koştura Çeşme'ye gidiyor. Halbuki Çeşme, Foça'ya göre kendini kurtarmış bir ilçedir. Foça ise maalesef 25 yıldır Bakan Bey'in eski dava arkadaşları tarafından yönetildiği için ne turizm alanında, ne de arkeolojik anlamda bir arpa boyu ilerleme kaydedememiş bir kasabadır. Halbuki Türkiye'nin ilk tatil köyü Foça'da açılmış.. Gerçi O köy'de AKP, CHP çekişmeleriyle yıllardır atıl bekliyor. Bakan Günay, basına yaptığı bir açıklama da, "Foça'nın atıl tatil köyü Club Med sorununu en kısa sürede çözeceğiz" dedi. Teşbihte hata aranmazmış.. Yengece niçin yan yan gidersin? demişler; "serde kabadayılık var" demiş.. Benim gençliğim her yerel seçimde CHP'li siyasetçilerin boş vaatlerini dinlemek ile geçti.. Bakan Günay'ında eski CHP'li olması hasebiyle Club Med'in Foça'ya yeniden kazandırılacağına her ne kadar inanmıyor olsam da, Bakan Bey'in Ak Parti'nin bakanı olduğunu düşününce de "İnşallah neden olmasın" diyorum..
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA