Eğitim-Bir-Sen, PISA 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirme yayımladı:

Güncel Haberler

- "Yeni dönemin hedefi yalnızca Türkiye ortalamasını yükseltmek değil, matematikte temel yeterliklerin güçlendirilmesi, okuma becerilerinde üst başarı grubunun genişletilmesi, okul türleri arasındaki başarı farklarının azaltılması, sosyoekonomik dezavantajların öğrenci başarısı üzerindeki etkisinin zayıflatılması ve dijital problem çözme becerilerinin geliştirilmesi olmalıdır"

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından, PISA 2025 sonuçlarına ilişkin değerlendirme yayımlandı.
Sendikadan yapılan açıklamada, PISA 2025 sonuçlarında Türkiye'nin fen bilimleri puanını 476'dan 494'e, okuma becerileri puanını 456'dan 472'ye, matematik puanını 453'ten 462'ye yükselttiği, OECD ortalamalarının ise 2022-2025 arasında fen bilimlerinde 3, okumada 15, matematikte 9 puan gerilediği anımsatıldı.
PISA 2025 Türkiye Raporu'na göre fen bilimleri, okuma ve matematik alanlarının tamamında son 10 yılda performansı artış eğiliminde olan tek OECD üyesi ülkenin Türkiye olduğu belirtilen açıklamada, okul türlerine göre de 2022'ye kıyasla matematik, okuma ve fen bilimleri alanlarının tamamında bütün okul türlerinde puan artışı yaşandığı belirtildi.
Açıklamada, Türkiye'deki öğrencilerin yaklaşık yüzde 35,7'sinin matematikte temel yeterlik eşiğinin altında kaldığı vurgulanarak, 2025'te bütün okul türlerinde matematik puanlarının artmasıyla birlikte farklılaşmanın devam ettiğine dikkat çekildi.
Türkiye'nin okulda güvende hissetme indeksi yükseldi
Türkiye'de bilgi işlemsel problem çözmede öğrencilerin yüzde 71,4'ünün asgari performans düzeyine, yüzde 13,2'sinin üst performans düzeyine ulaştığı bildirilen açıklamada, OECD ortalamalarının yüzde 77,3 ve yüzde 26,1 olduğu vurgulandı.
Türkiye'nin okula aidiyet indeksinin, PISA 2022'deki -0,30'dan 2025'te 0,05'e yükselerek 0,09'luk OECD ortalamasına yaklaştığı belirtilen açıklamada, şu bilgiler verildi:
"Raporda öğrencilerin kendilerini okulun bir parçası olarak hissetme ve kolay arkadaşlık kurma oranlarının OECD ortalamasından yüksek olduğu görülmektedir. Okul ikliminin olumlu taraflarından biri öğrencilerin kendilerini güvende hissetme düzeyindeki gelişmedir. Türkiye'nin okulda güvende hissetme indeksi PISA 2022'de -0,42 iken 2025'te -0,10'a yükselmiştir. 2025'te OECD ortalaması 0,18 olduğu için Türkiye hala OECD'nin gerisindedir ancak üç yıldaki değişim belirgin bir iyileşmeye işaret etmektedir. Rapora göre Türkiye'de öğrencilerin yaklaşık yüzde 87'si okula giderken ve okuldan dönerken kendisini güvende hissetmektedir."
PISA 2025 sonuçlarının, "Türkiye'nin eğitimde uzun dönemli iyileşmesinin güçlü bir göstergesi" olarak nitelendirildiği açıklamada, fen bilimlerinde OECD ortalamasının üzerine çıkılması, okumada OECD ortalamasının aşılması, matematikte OECD seviyesinin yakalanması, üç alanda da hem puanın hem sıralamanın yükselmesi ve son 10 yılda üç alanın tamamında yükseliş eğilimi gösteren tek OECD ülkesi olunması önemine işaret edildi.
PISA verilerinin, eğitim politikalarının güçlü ve zayıf yönlerini görünür hale getirdiğine değinilen açıklamada, "Yeni dönemin hedefi yalnızca Türkiye ortalamasını yükseltmek değil, matematikte temel yeterliklerin güçlendirilmesi, okuma becerilerinde üst başarı grubunun genişletilmesi, okul türleri arasındaki başarı farklarının azaltılması, sosyoekonomik dezavantajların öğrenci başarısı üzerindeki etkisinin zayıflatılması ve dijital problem çözme becerilerinin geliştirilmesi olmalıdır." ifadesi kullanıldı.