Dr. Ömer Akgül: Epstein olayı, bir sapıklık meselesi değil bir sapkınlık meselesi

Dünya Haberleri

Haberler.com'da yayınlanan İyilik İyileştirir programında Metin Aydın'ın konuğu Dr. Ömer Akgül, Epstein dosyası üzerinden güç, şantaj ve küresel sistem eleştirisini değerlendirdi. Akgül, iktidar–ahlak ilişkisi, içsel boşluk ve para–makam hırsının insanı sürüklediği çöküşe dair çarpıcı ifadeler kullandı.

Haberler.com kanalında yayınlanan ve Metin Aydın'ın sunduğu İyilik İyileştirir programında Psikolojik Danışman Dr. Ömer Akgül, kamuoyunda tartışılmaya devam eden Epstein dosyasını psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele aldı. Programda yalnızca bir suç dosyası değil; güç ilişkileri, şantaj mekanizmaları, ahlaki zemin kaybı ve bireyin iç dünyasındaki boşlukların küresel yapılarla ilişkisi masaya yatırıldı.

"EPSTEIN OLAYI, BİR SAPIKLIK DEĞİL BİR SAPKINLIK MESELESİ"

Dr. Ömer Akgül, Epstein dosyasını bireysel bir suç vakası olarak görmediğini belirterek, "Epstein olayı, bir sapıklık meselesi değil bir sapkınlık meselesi" dedi. Akgül, bu yapının sistematik bir ahlaki çöküşün göstergesi olduğunu ifade etti.

"Şu anda yaşanan Epstein olaylarına kimse ses çıkarmıyor" sözleriyle küresel ölçekteki sessizliğe dikkat çeken Akgül, yaşananların yalnızca bireylerle sınırlı olmadığını vurguladı.

"DÜNYAYI BACAK ARASINDAN ŞANTAJLADILAR"

Programda en dikkat çeken ifadelerden biri de güç ve şantaj ilişkisine dair oldu. Akgül, "Dünyayı bacak arasından şantajladılar, esir ettiler ve bacak arası imparatorluğu kurdular" diyerek cinsel içerikli şantaj mekanizmalarının küresel siyasette bir baskı aracına dönüştüğünü savundu.

"Devlet başkanları düzeyinde, bacak aralarından yakalanmış insanlar dünyayı yönetiyor" diyen Akgül, mevcut sistemin ahlaki zemininin sorgulanması gerektiğini söyledi. "Firavunlar ve Hitler bu yaşanan olayların yanında masum kalır" ifadesiyle de olayların vahametini kendi perspektifinden dile getirdi.

"İNSAN DIŞARIYI NESNELEŞTİRMEYE BAŞLIYOR"

Akgül, tartışmayı bireysel psikoloji boyutuna taşıyarak, "İnsan kendi içindeki özneyi büyütürse dışarıdaki her şeyi nesneleştirir" dedi. Güç ve iktidar hırsının, insanın iç dünyasındaki eksikliklerle bağlantılı olduğunu ifade etti.

"Başımıza gelen talihsizliklere isyan etmek yerine eksik olan neyimizi tamamlamaya geldiğini bulmamız gerekiyor" sözleriyle, dış dünyaya yönelen öfke yerine içsel farkındalık çağrısı yaptı.

"PARA VE MAKAMI HAYATIN AMACI HALİNE GETİRMEMELİYİZ"

Programın son bölümünde para ve makam hırsının insan üzerindeki etkileri ele alındı. Akgül, "Parayı, mülkü ve makamı hayatımızın amacı haline getirmemeliyiz" diyerek, bu anlayışın bireyi hem ahlaki hem de ruhsal olarak yıprattığını dile getirdi.