Çocukluk Merakı Mesleğe Dönüştü: Yasemin Güler Orhan Seracılıkta Örnek Oldu

Yerel Haberler

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde yaşayan 38 yaşındaki Yasemin Güler Orhan, çocukluk yıllarında babasından edindiği tarım sevgisini seracılığa taşıdı.

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde yaşayan 38 yaşındaki Yasemin Güler Orhan, çocukluk yıllarında babasından edindiği tarım sevgisini seracılığa taşıdı. Ziraat mühendisi babasının yanında küçük yaşlardan itibaren tarıma ilgi duyan Orhan, farklı bir bölümden mezun olmasına rağmen yeniden üniversite sınavına girerek tarımsal biyoteknoloji mühendisliği bölümünü kazandı. Üç yıldır serasında domates, biber, salatalık, kabak ve farklı süs bitkileri yetiştiren Orhan, Bakanlığın yüzde 75 hibe desteğinden de yararlanarak üretimini sürdürüyor.
Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projeleri kapsamında sebze üretiminin artırılması, üreticilerin desteklenmesi ve genç çiftçilerin tarıma kazandırılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda "Sebzecilik Artsın, Üreticilerin Yüzü Gülsün" ve "Genç Çiftçilerin Tarıma Kazandırılması" projeleriyle fide bedellerinin yüzde 75'i Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, yüzde 25'i ise üretici katkısıyla karşılanıyor. Projeler kapsamında yazlık sebzelerden domates, biber ve patlıcan; kışlık sebzelerden ise başta kıvırcık olmak üzere lahana ve karnabahar fideleri üreticilere dağıtılıyor.
Çocukluk merakı mesleğe dönüştü
Serasında üretim yapan Yasemin Güler Orhan, tarıma olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını belirterek, babasının ziraat mühendisi olmasının hayatında önemli bir rol oynadığını söyledi. Orhan, "3 yıldır gördüğünüz seralarda domates, biber, salatalık, değişik süs ve kabak çeşitlerini yetiştiriyorum. Bu işe başlamam çocukluğumdan beri var aslında. Rahmetli babam da ziraat mühendisiydi. Onun da araştırma enstitülerinde çalışmasıyla yanında gezerken bu merakıma yenik düştüm. Gıda teknisyeni bölümü mezunu olmama rağmen tekrar üniversite sınavına girip tarımsal biyoteknoloji mühendisliğini kazandım bu sene" dedi.
"Öncelikle iyi tarım yapıyoruz"
Serasında farklı sebze çeşitleri yetiştiren Orhan, üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede kontrollü yöntemler kullandığını ifade etti. Orhan, "Burada gördüğünüz gibi domates yetiştiriyorum, biber yetiştiriyorum. Ama bunu nasıl yapıyorum? Öncelikle iyi tarım yapıyoruz. Tuzaklarımızı kuruyoruz. Popülasyonun durumuna göre ilaçlama yapıyoruz. Sıklıkla ilaçlama yapılan bir yer değil benim seram" diye konuştu.
Trakya'daki seralarda hangi çeşitlerin daha verimli olduğunu araştırdığını belirten Orhan, hastalıklara dayanıklı çeşitler üzerinde de çalışma yaptığını söyledi.
Yüzde 75 hibeyle aldığı fidelerle üretim yapıyor
Bakanlığın genç üreticilere yönelik desteklerinden yararlandığını ifade eden Orhan, serasında kullandığı domates fidelerinin yüzde 75 hibe kapsamında temin edildiğini belirtti. Orhan, "Trakya'da seralarda hangi çeşitler daha verimli olur, hangilerinin hastalıklara yatkınlığı daha düşük, daha yüksek, bunları belirlemeye çalışıyorum. Burada genç girişimcilere ve çiftçilere verilen desteklerden de faydalanıyorum. Bu seramda şu anda oturak cins bir domatesimiz var. Bu domatesin fidesini ben Bakanlığımızdan yüzde 75 hibeyle aldım. Bu çeşidi denemek istiyordum. Hibeyi de duyunca faydalanmak istedim. Çok memnunum" ifadelerini kullandı.
"Sertifikalı fidelerde hastalıkla mücadele çok daha kolay"
Sertifikalı fide kullanımının üretimde önemli avantaj sağladığını belirten Orhan, kendi serasında hastalıklarla mücadelede başarılı sonuçlar aldığını dile getirdi. Orhan, "Bakanlığımızın sertifikalı fidelerini kullandığımız zaman hiçbir şekilde hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalmıyoruz desem yeridir. Örneğin bu çeşitte Fusarium solgunluğu dediğimiz hastalığı hiç görmedim, aylardır takip ediyorum. Fakat başka üreticilerden, sertifikasız yerlerden aldığım fidelerde çoğunlukla başarısız oluyoruz. Çünkü ya virüs geliyor ya hastalık geliyor ve bunun önüne geçemiyoruz" dedi.
"Bir meyveyi büyütmek gerçekten bir çocuk büyütmek gibi"
Serasında yerel ıslah çalışmalarıyla geliştirilen hibrit tohumlardan üretilen çeşitleri tercih ettiğini belirten Orhan, üretmenin kendisine büyük mutluluk verdiğini söyledi. Orhan, "Ben seramda yerelde ıslah çalışması yapılmış hibrit tohumlardan üretilen domates, biber, kabak ve salatalık çeşitlerini tercih ediyorum. Bir meyveyi büyütmek gerçekten bir çocuk büyütmek gibi ve insan bunu yaparken çok mutlu oluyor. Burada her şeyi unutuyorsunuz yani. Onunla ilgilenirken bakıyorsunuz, ediyorsunuz. Bir atımlık lokma değil bu, gerçekten insanın çocuğu gibi. Herkese tavsiye ediyorum" diye konuştu.
"Hiçbir şey için geç kalmış sayılmayız"
Genç girişimcilere ve tarımla ilgilenmek isteyenlere destek ve hibe programlarını takip etmeleri çağrısında bulunan Orhan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Hibeleri, destekleri takip edin. Hiçbir şey için geç kalmış sayılmayız. Herkese buradan teşekkür ediyorum. Özellikle de Tarım İl Müdürlüğümüze çok teşekkürlerimi sunuyorum."
Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri de genç üreticinin serasını ziyaret ederek yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. Kentte gençlerin tarımsal üretime kazandırılması ve sebze üretiminin geliştirilmesine yönelik desteklerin sürdürüleceği belirtildi.