Dha Yurt Bülten-8

Güncel Haberler

1)BAKAN KURUM: 2 GÜNLÜK SEL VE HORTUMDA 315 BİNADA HASAR TESPİT ETTİKÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Antalya'da meydana gelen hortumun yol açtığı hasarla ilgili "2 günlük sel ve hortum sebebiyle Antalya ilinde ön hasar tespit çalışmaları neticesinde 315 binada hasar tespit ettik" dedi.

1)BAKAN KURUM: 2 GÜNLÜK SEL VE HORTUMDA 315 BİNADA HASAR TESPİT ETTİK

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Antalya'da meydana gelen hortumun yol açtığı hasarla ilgili "2 günlük sel ve hortum sebebiyle Antalya ilinde ön hasar tespit çalışmaları neticesinde 315 binada hasar tespit ettik" dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Antalya'da hortum ve fırtınanın hasara neden olduğu Kemer ilçesinde incelemelerde bulundu. Kemer Devlet Hastanesi ile Kemer Sanayi Sitesi'ni ziyaret eden Soylu ve Kurum, daha sonra hortumun dereye sürüklediği otomobilde kaybolan Kader Buse Acar'ı arama çalışmalarını yerinde inceledi. Vali Münir Karaloğlu ve diğer kamu kurumlarının temsilcilerinin de eşlik ettiği bakanlar, baba Ahmet Acar ile görüştü. İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tekin Aktemur da Soylu ve Kurum'a arama çalışmaları hakkında bilgi verdi.

'BUSE KIZIMIZI ARIYORUZ'

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, gazetecilere yaptığı açıklamada, 24 ve 26 Ocak'ta Antalya'nın Kemer, Kumluca, Finike ve Muratpaşa ilçelerinde hortum ve sel afetinin meydana geldiğini belirterek, "Bu hortum ve sel sebebiyle 2 vatandaşımız hayatını kaybetti ve bir tane de arama çalışmamız var. Buse kızımızı arıyoruz. İnşallah onu da en yakın zamanda bulacağız. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" diye konuştu.

'315 BİNADA HASAR TESPİT ETTİK'

Bölgedeki hasar tespitiyle ilgili bilgileri de paylaşan Bakan Kurum, "Kemer ilçemizde 10 ağır, 127 az hasarlı bina, Kumluca'da 2 yıkık binamız var, 11 adet ağır hasarlı, 78 adet de az hasarlı binamız var. Finike ilçemizde 3 hasarlı binamız mevcut. Muratpaşa ilçemizde yapılan çalışmalarda 3 adet ağır olmak üzere 81 adet az hasarlı binamız var. 2 günlük sel ve hortum sebebiyle Antalya ilinde ön hasar tespit çalışmaları neticesinde 315 binada hasar tespit ettik. Tüm Antalyalılara geçmiş olsun" dedi.

SOYLU: TEDBİR ALMA KONUSUNDA DEĞERLENDİRME YAPMA DURUMUNDAYIZ

İçişleri Bakanı Soylu da başından itibaren olayla ilgili bilgileri aldıklarını belirtip, şunları söyledi:

"Dönem dönem de hem havanın müsaade ettiği hem de suyun ve etrafın müsaade ettiği kadarıyla arama çalışmalarını yoğunlaştırmaya çalışıyoruz. Arama kurtarma ekipleri hep birlikte çalışmalarını yürütüyor. Hem nehirde hem aynı zamanda karada hem de havada ve etrafta bütün çalışmalar tüm yoğunluğuyla devam ediyor. Yaklaşık 4 ilçemizi etkiledi. 20 gündür de yoğun bir yağmur yağıyor. Havadan helikopterler de gördük. Birçok yerde su baskını söz konusu. Bir taraftan tarım hasarları var. Hayvancılık hasarları da var. Aynı zamanda hem iş yeri hem de bina hasarları var. Bu konuda özellikle hem alınabilecek tedbirler, yapılabilecek uyarılar ve vatandaşlarımızın ve bizlerin bu konuda atması gereken adımlar konusunda da değerlendirmelerimizi yapıyoruz. Çünkü biraz önce de kendi aramızda konuştuk tayfun başka bir afet biçimi, hortum başka bir afet biçimi. Hortumun çıkışıyla karaya gelişi arasındaki mesafe ve etkileme anındaki zaman dilimi çok kısa ve etkisi de 120- 130 kilometrenin çok üzerinde olduğu için bazı ciddi hem maddi hasarlara sebebiyet veriyor hem de araç olsun diğer binalar olsun, buradaki hastanenin çatısında da ciddi hasarlar meydana getirdi. Tüm bunlara yönelik bu tedbirlerimizi de alma konusunda değerlendirmelerimizi de yapma durumundayız. Özellikle Antalya'ya geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."

2001 İLE 2018 ARASI 159 HORTUM OLUŞMUŞ

Hortum olaylarının daha çok kasım, aralık ve ocak aylarında yoğunlaştığını vurgulayan Bakan Soylu, "Özellikle arkadaşlarımızın yaptığı 2001 ile 2018 arasındaki hangi dönemde ne kadar hortum olmuş Türkiye'de, 159 sayısını buldu arkadaşlarımız. 159 sayısının yoğunlaştığı aylar, bu aylar; yani kasım, aralık ve ocak ayları. Bu konuda da hem bizim hortum konusundaki karşı karşıya kalındığında vatandaşlarımız ne tür tedbir almalılar, bizler ne tür tedbir almalıyız ve nasıl bir süreç uygulanmalı bu konuda biraz daha bilgilendirici, hem eğitici hem de kendimizi ona yönelik korunaklı bir noktanın oluşabileceği adımı gerçekleştirmemiz lazım. 2 kaybımız var. Allah rahmet eylesin. Bir sevgili kızımız, babası da burada, birlikteyiz; ama hakikaten buradaki arkadaşlarımızın yaptığı çalışmalar var. Onlar da büyük bir gayretle arıyorlar. İnşallah yakın bir zamanda bulmuş oluruz. Bizim temennimiz, duamız da bu" dedi.

'CUMHURBAŞKANI'MIZA ARZ EDECEĞİZ'

Üreticilerin zararlarının karşılanması konusunda yardım beklentisine ilişkin soru üzerine Bakan Soylu, "Biraz sonra Sayın Cumhurbaşkanımız gelecek. Hem Vali Bey aynı zamanda Sayın Bakanımız, bizler, Tarım Bakanımız da buradaydı, özellikle tarım hasarlarıyla ilgili de bir değerlendirme ortaya koydu. Tüm bu hasarların tamamı, yani sanayi sitesindeki bütün hasarlardan ev hasarlarına kadar bir hasar tespiti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ekiplerimiz, bütün ekipler burada el birliğiyle yapıyor. Özellikle Türkiye bu hasar, afet meselelerinde bütün dünyanın çok önünde, hem anında müdahale hem bu hasarların tespiti hem de bunların karşılanması konusunda mesafe almış durumda. Bu konuların tamamını biraz sonra Sayın Cumhurbaşkanı'mız Antalya'da olacak, kendisine arz edeceğiz. Zannediyorum, tüm değerlendirmeleri ve tüm kararları kendisinin değerlendirmeleri üzerine belirteceğiz" diye konuştu.

Herhangi bir hortum riski veya uyarısı olup, olmadığı sorusu üzerine de İçişleri Bakanı Soylu, "Sayın Valimiz gerekli uyarıları biraz önce, dün de yaptı; ama şu anda bir beklenti olmadığı konusundaki bir ifade dün de paylaşıldı. Ama yine de bu hortum, 'Şu zaman gelecek, bu zaman gelebilecek' gibi söylenebilecek bir afet cinsi değil ve oluşumla da hasardaki etkisi arasındaki fark, zaman dilimi çok uzun zaman dilimi olmadığını da gördük" diye yanıt verdi.

Görüntü Dökümü

-------------------

-Bakanlar Süleyman Soylu ve murat kurum un açıklamaları

-Sel bölgesinde incelemelerde bulunmaları

Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya), -

========================================================

(EK HABER VE GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜYLE YENİDEN)

2)ANTALYA'DA HORTUM VE YAĞIŞIN ZARARI BÜYÜK

ŞİDDETLİ YAĞIŞ VE FIRTINA ANTALYA'YI OLUMSUZ ETKİLEDİ

ANTALYA'da dün oluşan fırtına, hortum ve yağış sonrası 750 dönüm sera ve bahçe zarar gördü. Aksu Çayı'nda 50 tekne denize sürüklendi, 10 tekne battı. Meteoroloji yetkilileri, bugün ve yarın için kuvvetli rüzgar ve yağış beklenmediğini söyledi.

Antalya merkez ve daha çok Kemer, Kumluca, Finike ilçelerinde birkaç gündür devam eden olumsuz hava şartları, bugün itibariyle normale döndü. Yer yer yağışların devam edeceği Antalya'da, meteorolojik verilere göre bugün ve yarın kentin genelini etkileyecek olumsuz hava şartı görünmüyor. Meteoroloji 4. Bölge Müdürü Davut Öztürk, bugün ve yarın için ciddi bir uyarıları olmadığını söyledi. Yağışların il genelinde aralıklarla devam edeceğini belirten Öztürk, "Kuvvetli rüzgar ve yağış görünmüyor. Doğu ilçelerinde biraz daha fazla miktar yağış oluşabilir. Dün Kemer'e 131, Antalya merkeze 121, Serik'e 86, Döşemealtı'na 81 kilogram yağış düştü" dedi.

KENT MERKEZİNDE DÜN 350 DÖNÜM ZARAR GÖRDÜ

Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ise perşembe günü çıkan hortum ve kuvvetli rüzgar sonrası zarar tespit çalışmalarını cuma günü tamamladıklarını, ancak dün kent merkezi ve Kumluca'yı etkileyen hortumlar sonrası çiftçinin zararının büyüdüğünü söyledi. Dünkü hortumlar sonrası Kumluca'da 400 dönüm, Antalya merkezde de 350 dönüm sera ve bahçenin büyük zarar gördüğünü anlatan Alp, perşembe günü de Kumluca'da 1200, merkezde 198 dönüm ekili alanın zarar gördüğünü hatırlattı. Tarım Sigortaları Havuzu'nun (TARSİM) alanda çalışma yaptığını dile getiren Alp, cuma gününden itibaren alanlarını sigorta yaptıran çiftçilerin parasının ödeneceğini söyledi. Alp, "Devletin çiftçinin elinden değil, gövdesinden tutması gerekiyor. Kendi başına ayağa kalkmasının imkanı yok. Çiftçinin çok ciddi desteğe ihtiyacı var" dedi.

50 TEKNE DENİZE SÜRÜKLENDİ

Diğer yandan dünkü yağışlar sonrası Aksu Çayı'nda suyun debisi yükseldi. Çayda bulunan 50 tekne denize sürüklenirken, 10'a yakın balıkçı teknesi ve kayık battı. Aksu Karaöz bölgesinde ise dere yataklarının taşması sonucu 13 evin sular altında kaldığı kaydedildi.

BÜYÜKŞEHİR TEYAKKUZA GEÇTİ

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamada ise 30 araç ve 200 personelden oluşan 10 ayrı ekiple olaylara müdahale edildiği kaydedildi. Yüzüncü Yıl Caddesi, Havaalanı Yolu, Yıldız Caddesi'nde yıkılan 63 ağaç, ekiplerce kaldırıldı. İtfaiye ekipleri gün boyunca kesintisiz çalıştı. 47 araç ve 137 personel, olumsuz hava koşulları sonrası 195 olaya müdahale etti. ASAT Genel Müdürlüğü de 121 personel ve 23 araçla hazır bekledi. ASAT personeli mazgal temizliklerini düzenli yaparak, trafik akışının kesintisiz sağlanmasına yardımcı oldu. Yeniden düzenlenen Konyaaltı Sahili'nde de 150 kişilik belediyenin temizlik ekibi çalıştı. Sahilde fırtına sonrası ortaya çıkan olumsuzluklar, bu ekipler tarafından giderildi.

SERİK'TE HASAR TESPİTİ SÜRÜYOR

Antalya'nın Serik ilçesinde, dün etkili olan şiddetli dolu ve fırtına, 15 mahalledeki seralar ile tarım alanlarında hasara yol açtı. Yaklaşık 1000 dönüm cam ve plastik serada hasara neden olan dolu ve fırtına nedeniyle ekili biber, domates ve salatalık gibi ürünler de zarar gördü. Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ekipleri, bölgede hasar tespit çalışmalarına başlarken, Kaymakam Haluk Şimşek ile Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mustafa Çömezoğlu, bölgede incelemelerde bulundu.

'1000 DÖNÜMÜN ÜZERİNDE HASAR VAR'

Kaymakam Haluk Şimşek, "Dün öğleden sonra etkili olan dolu ve aşırı yağıştan dolayı 15 mahallemizde seralarda hasar meydana geldi. En büyük hasarı cam ve plastik seralar gördü. Burada cam seralarda kırılan camları temizlemek ve yenilemek çok zor. İçerisindeki ürünler de zarar gördü. Şu an Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri hasar tespit çalışmalarına başladı. Net rakam yok ama 1000 dönümün üzerinde seralarda hasar var. Daha net hasarı tespit edemedik. Üreticilere manevi destek veriyoruz. Bu tespit çalışmalarını yapıp, valilik ve bakanlığımıza bildireceğiz. Antalya'nın bir ucundan diğer ucuna kadar bildiğimiz kadarıyla hasar var ama şu an Serik dün itibarıyla dolu ve hortumdan sonra en çok hasar gören ilçelerden biri" diye konuştu.

'BÜTÜN EMEKLERİMİZ BOŞA GİTTİ'

Burmahancı Mahallesi'nde seraları hasar gören üreticiler de aniden başlayan ve yaklaşık 15 dakika süren dolu sırasında ceviz büyüklüğünde yağış olduğunu anlattı. Seraların ve içindeki mahsulün zarar gördüğünü kaydeden üreticilerden biri, "Zararımız çok büyük. Bütün emeklerimiz boşa gitti. Devlet büyüklerimizden buraların afet bölgesi ilan edilmesini ve borçlarımızın ertelenmesini istiyoruz" dedi.

Öte yandan Aksu Çayı'nda sürüklenen tekneler ise Kundu bölgesinde karaya oturdu. Bazı tekneler yan yatıp, suya gömülürken, bazıları da denize sürüklendi. Balıkçılar, teknelerini kurtarmak için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Kaymakam Haluk Şimşek açıklama

Vatandaşların konuşmaları

Zarar gören seralar

Haber- Kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK (Antalya),

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ (2)

--------------------------

Aysu çayı drone görüntüleri

Sürüklenen tekneler

Balıkçılardan detay

Çaydan detay

Teknelerin sürüklenme görüntüsü

Haber: Hasan DEMİRBAŞ- Kamera Emrah  GÜL- İbrahim LALELİ/ANTALYA-DHA)

=======================================================

3)DÜDEN TURİZMİ OLUŞTU

İZMİR'in Menderes ilçesinde aşırı yağışlar sonrasında tarım arazilerinde oluşan düdenlere vatandaşlar hafta sonu büyük ilgi gösterdi. Düden çevresinde çökme riskine rağmen vatandaşlar fotoğraf çektirmek için adeta birbiriyle yarıştı.

İzmir'de iki hafta önce üç gün aralıksız devam eden yağışlarda metrekareye toplam 250 kilogram civarında yağmur düştü. Aşırı yağışlar nedeniyle Menderes'in kırsal Karakuyu Mahallesi'ndeki tarım arazilerinde biriken yağmur sularının da etkisiyle yer altındaki çatlaklar ortaya çıktı. Yağmur sularının bu çatlaklardan yer altına şelale şeklinde akmaya başlaması ise ilginç görüntülere yol açtı. Geçen süre içinde arazideki suların çekilmesiyle yeni düdenler oluştu. Suların çekilmesiyle düdenler daha net ortaya çıkarken, Cuma gününden bu yana etkili olan yağış nedeniyle düdenlere su akmaya tekrar başladı.

VATANDAŞLAR HAFTA SONU AKIN ETTİ

Düdenlerdeki şelaleyi andıran görüntüleri görmek isteyen vatandaşlar ise Pazar gününü fırsat bilip bölgeye akın etti. Çok sayıda vatandaş araçlarıyla düdenlerin oluştuğu bölgeye geldi. Düdenlerin oluştuğu ilk gün jandarma tarafından çekilen güvenlik şeridine rağmen vatandaşlar fotoğraf çekebilmek için bölgeye girdi. Arazinin çamurlu olması nedeniyle çökme riskine aldırış edilmedi.  Düdeni merak ettiği için görmeye geldiğini söyleyen Birgül Mert, "Burayı merak ettik. Karakuyu Köyü'nde yaşışorum" dedi. Cansu Çetin ise, "Ben buraya gelin olarak geldim. Herkes konuşuyordu, merak ettik, görmeye geldik" dedi. Kezban Kayban, "İşten çıktım. Hafta sonu olduğu için İzmir'den geldim" dedi. Televizyonda gördüğü düdenleri canlı olarak görmek için geldiğini ifade eden Ali Sandal ise, "Herkes konuşuyordu düdenleri. Ben de Gölova Köyü'nde oturuyorum merak ettim, arkadaşlarla toplanıp geldik. Biz buna 'kara boğaz' deriz ama bunun ismini değiştirmişler" diye konuştu.

Öte yandan bölgede yaşayanlar düdenler nedeniyle köylerinin meşhur olduğunu kent merkezi ve çevre ilçelerden gelin ve damatların fotoğraf çekimi için düdenlere geldiğini belirtti.

Görüntü Dökümü

----------------------------

Düdenden görüntüler

Vatandaşlarla röportaj

Drone çekimleri

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Drone: Mehmet CANDAN – Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR,

=============================================================

4)BEBEĞİ İÇİN ÜRETTİĞİ BİSKÜVİLERİ TÜM TÜRKİYE'YE SATIYOR

BURSA'da yaşayan kimyager Çiğdem Ardıç, 4 yıl önce doğan bebeği için sağlıklı tarifler denerken yaptığı bebe bisküvilerini, sosyal medya aracılığıyla bugün Türkiye'nin dört bir tarafına gönderir hale geldi.

Bursa'da yaşayan kimyager Çiğdem Ardıç, 4 yıl önce dünyaya gelen bebeği için ek gıdalarda en iyisini araştırırken marketlerde satılan bebek maması ve ek gıdaların birçoğunun şeker ve katkı maddeleri içerdiğini bu ürünlerin bebeğine uygun olmadığını gördü. Daha sonra bebeğine özel sağlıklı tarifler hazırlamaya başlayan Ardıç, bu tarifleri sosyal medya üzerinden paylaşıp fazlaca beğeni topladı. Sosyal medya hesaplarını takip eden annelerin bu ürünleri istemeleri üzerine üretim tesisi açan Ardıç, Türkiye'nin dört bir yanından sipariş alıyor.

Meslek hayatına başladığından beri gıda alanına yöneldiğini söyleyen Ardıç yaptığı açıklamada, "Anne olunca sağlıklı beslenme ve mutfağa olan ilgim birleşince 2014'de ek gıda tarifi verdiğim bir blok açtım. Ek gıda dönemine geçişte en çok yapılan yanlışlardan birisi hazır bebe bisküvisinin bebeklerde rutin kullanılması. Bunu takipçilerime duyurdum ve paketli gıdalardan uzak durmalarını istedim. Daha sonra tariflerim arasında öne çıkan bebe bisküvisi tariflerim oldu. Daha sonra annelerden 'bize göndermez misiniz?' gibi talepler oldu. Bu şekilde bir iş fikri ortaya çıktı. Ülkemizde yaşanan gıda terörüne bir nebze olsun katkı sunmak istedim. Şu an tüm Türkiye'ye sağlıklı bebe bisküvisi gönderiyoruz. Ayrıca erişte, tarhana gibi ürünler de üretiyoruz. Örneğin sütü keçi sütünden, unu ise tam tahıldan kullanıyoruz. Mevsimsel değil de haftalık üretiyoruz. Diğer bisküvi çeşitlerinde ise üretim günlüktür. Stoksuz çalışmak en büyük özelliklerimizden biridir" dedi.

6 AYDAN 6 YAŞA HER BEBEĞE

Ürün çeşitliliklerinin pek çok bebeğe uygun olduğuna dikkat çeken Ardıç, "İlk çeşidimiz olan bebe bisküvisi 6 ay üzeri bebeklere uygundur. Sadece tereyağ kullanıyoruz. Unlarımız tam tahıl ve yoğurt ile yumurta sayesinde besleyiciliğini artırıyoruz. 2'nici olarak keçi boynuzlu bisküvi var 1 yaş üzeri uygundur. Süt alerjik bebekler günümüzde çok arttı. Onlar için süt alerjik bebe bisküvimiz var. Yine çocuk cipsimiz var. Bunlar günlük ürünler. Haftalık olarak siyez unu tarhana ve keçi yoğurtlu tarhanamız var. Eriştemiz var. Bir de kendimizin ürettirdiği ürünlerimiz var. 6 aydan 6 yaşa kadar ürün üretiyoruz. Ama ürünlerimizi anneler de tüketebiliyor" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Hamurum yoğrulması, açılması

-Bisküvilerin kesilip fırınlanması

-Paketleme işlemi

-Genel detaylar

-Çiğdem Ardıç içe röportaj

Süre: 3.47 Boyut: 424 MB

Haber: Muammer İRTEM / Kamera: Serkan AKKUŞ/BURSA,

=============================================================

5)KATİL ZANLISI TORUNUN, GÜVERCİNLERİNİ YAKARAK TELEF ETTİLER

ADANA'da dün akşam tartıştığı babaannesi Nazlı K.'yı(74), pompalı tüfekle öldüren Olcay K.'nın(19) ailesiyle birlikte yaşadığı evin damındaki güvercin kulübesi kimliği belirsiz bir kişi tarafından ateşe verildi. Kulübenin içindeki 10 güvercin telef oldu.

Merkez Seyhan ilçesi Hürriyet Mahallesi 20021 sokakta dün akşam gerçekleşen olayda iddiaya göre Nazlı K. bilinmeyen bir nedenden dolayı torunu Olcay K. ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Olcay K. babaannesi Nazlı K.'yı pompalı tüfekle ateş ederek öldürdü. Olay sonrası kaçan zanlı polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalandı.

GÜVERCİNLER TELEF OLDU

Nazlı K. için olayın gerçekleştiği evinde bugün taziye çadırı kuruldu. Bir süre sonra ise yan taraftaki binanın damından dumanlar yükselmeye başladı. Olcay K.'nın güvercin beslediği kulübeden alevler çıktığını gören mahalle sakinleri polise ve itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye, kulübenin olduğu binanın damına çıkarak yangına müdahale etti. Yangın kısa süre içinde kontrol altına alındı. Güvercin dolaplarını açan itfaiye ekipleri yaklaşık 10 güvercinin yanarak telef olduğunu belirledi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı. Cinayet zanlısı Olcay K.'nın ise sorgusunun tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Görüntü Dökümü

------------------------

Cenaze aracı ve olay yeri akaşam görüntüleri (arşiv)

Yangın çıkan evden genel görüntü

İtfaiyenin söndürme çalışmaları

Yanan güvercinler

SÜRE: 01'41"    BOYUT: 186 MB

Haber-Kamera: Can ÇELİK-Nuri PİR/ADANA,

=============================================================

6)KULÜBEDE ÖLDÜRÜLEN KÖPEK İÇİN SUÇ DUYURUSU

TRABZON'da, kaldığı kulübe önünde tüfekle vurularak telef edilen köpeğin sahibi Erkan Çolak, saldırganların bulunması için suç duyurusunda bulundu. Olay geçen hafta Ortahisar ilçesine bağlı Tosköy Mahallesi'nde meydana geldi. Hanım Yıldız'a ait bahçeli evin önünde bağlı duran 'Mix' kırması 6 yaşındaki 'Baron' isimli köpeğe yemek vermek için, sabah saatlerinde bahçeye giden komşuları, köpeği kanlar içerisinde buldu. Komşular, bunun üzerine köpeğin sahibi Erkan Çolak'a haber verdi. Bahçeye gelen Erkan Çolak, kanlar içerisinde hareketsiz yatan köpeğini veterinere götürdü. Burada yapılan ilk kontrolün ardından ağır yaralı köpek kaldırıldığı Samsun Hayvan Hastanesi'ne tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Köpeğin, ateşlenen av tüfeğinden çıkan saçmaların isabet ettiği vücudunda ağır tahribat oluşturduğu ve aşırı kan kaybından öldüğü tespit edildi.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Baron adlı köpeğinin ölmesiyle büyük üzüntü yaşayan Erkan Çolak,  saldırganların yakalanması için hayvan hakları derneğinin de destekleriyle suç duyurusunda bulundu. köpeği 5 yıl önce barınaktan sahiplendiğini anlatan Çolak, saldırının köpeği bölgede istemeyen bazı komşuları tarafından yapılabileceğini tahmin ettiğini söyledi. Çolak, "Köpeğimi 5 yıl önce barınaktan aldıp sahiplendim. İş yerimizde duruyordu, orası kapandığı için kayınvalidemin evine getirdim. Buradaki tel örgüleri ve klübeyi de Baron için hazırladık. Zincirle bağlı bir hayvandı. Köpeği getirdiğimizde bazı yakın çevrelerden baskı oldu; 'Biz bu köpeği istemiyoruz, birisini ısırırsa ne olur' dediler. Bu kişilere, köpeğin saldırgan olmadığını, saldırgan olsa buraya bırakmayacağımı söyledim. Bu hayvan bağlı ve etrafı tel örgülerle çevrili bir şekilde duruyorö dedi.

'BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIM'

Köpeğini vuranların bir an önce bulunmasını isteyen  Çolak, gerekli mercilere suç duyurusunda bulunduğunu belirterek "Beni aradılar ve 'köpeğin vuruldu' dediler. Geldiğimizde köpek yaralı bir şekilde kulübesinin altına saklanmıştı. Köpeği oradan çıkarıp, veterinere götürdük. Samsun'daki Hayvan Hastanesi'ne götürdük. Hemen tedaviye aldılar fakat hayvan dayanamadı ve onu kaybettik. Daha sonra köye getirerek defnettik. Ben bunu kim veya kimler yaptıysa bulunmasını istiyorum. Gerekli suç duyurumuzu yaptık. Bu işin peşini bırakmayacağımö diye konuştu.

Erkan Çolak'ın oğlu Muhammet Çolak (7) da, "Baron'u çok seviyordum. O benim canım köpeğimdi, onu vuranların cezasını çekmesini istiyorum" diyerek bunu yapanların insan olamayacağını söyledi.

Öte yandan Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği (TRAHAYKO) da, sosyal medya hesabından yaşananları kınadı, saldırganların yakalanarak cezalandırılmasını istedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

Köpeğin vurulduğu bahçeden görüntüler

Köpeğin tedavi olurken görüntüleri

Röpler

Detaylar

BOYUT: 554 MB

HABER KAMERA:  Uğur AYDIN-Selçuk BAŞAR/TRABZON,

=============================================================

7)TÜRKİYE'NİN METAL MUTFAK EŞYALARININ YÜZDE 70'İNİ KAHRAMANMARAŞ ÜRETİYOR

KAHRAMANMARAŞ, metal mutfak eşyaları üretiminde lider konuma gelerek tek başına Türkiye'nin metal mutfak eşyalarının yüzde 70'ni üretiyor. 100'e yakın fabrikayla 90 ülkeye ihracat yapan kent, Türkiye'nin en ünlü markalarının da üretim merkezi.

Biberi, dondurması ve tarhanasıyla ünlü Kahramanmaraş, metal mutfak eşyaları üretiminde 1980'li yıllarda başlayan dönüşüm ve yatırımlarla Türkiye'nin lokomotifi oldu. Kahramanmaraş sanayisinin en büyük sektörlerinden biri olan metal mutfak eşyaları üretiminde 100'e yakın fabrikada 15 bin kişi istihdam etmesinin yanında ihracatıyla da hem Kahramanmaraş hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor.

ÜNLÜ MARKALARIN TERCİHİ KAHRAMANMARAŞ

Tencere, tava ve çaydanlık başta olmak üzere bir mutfağın olmazsa olmazı olan metal mutfak eşyalarının üretimindeki artış ve kalite, sektörün önde gelen markaların da tercihi oldu. Başta Türkiye olmak üzere İtalya, İsrail gibi bazı ülkelerdeki ünlü markaların çelik tencere, tava, çaydanlık gibi ürünleri Kahramanmaraş'taki fabrikalarda üretiliyor. Ürünlerin büyük bir bölümü ise ihraç ediliyor. Kaliteden ödün vermeyen sektör, son 10 yılda 4 kat büyüdü ve 2018 sonu itibariyle 90 ülkeye metal mutfak eşyası ihraç etti.

"HEDEF 1 MİLYAR DOLAR"

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Serdar Zabun, Türkiye'nin dünya ev ve mutfak eşyaları ihracatında en büyük 6'ncı ülke olarak sektörde güçlü bir pazar payına sahip olduğunu belirtirken, sektörün Türkiye'deki liderinin ise Kahramanmaraş olduğunu söyledi. Türkiye'deki tencere, tava ve çaydanlık bakımından yüzde 70'ini üreten Kahramanmaraş'ta sektörün yıllık ihracatının 167 milyon dolara çıktığını ifade eden Zabun, "Arap, Avrupa, Asya her ülkenin kendi mutfak kültürüne göre mutfak eşyaları üretimini yapmaktayız. Rusya'dan Afrika'ya, Amerika'dan küçücük ada ülkelere kadar 90 ülkede Kahramanmaraşlı metal mutfak eşya sanayicilerinin ürünleri kullanılmaktadır. Geçmişten gelen kültürünü, girişimci ve yenilikçi yaklaşımlarla geliştiren, güçlü markalara sahip, dünyanın önde gelen üretim ve pazarlama üssü olmak vizyonu ile sektörün hedefi 1 milyar dolar ihracat yapmak üzere kendini dizayn etmektedir" diye konuştu.

"PASLANMAZ ÇELİK İTHALATINDA EK VERGİNİN KALDIRILMASINI BEKLİYORUZ"

Sektörün, hammadde temini, nitelikli işgücüne ulaşımı ve düşük enerji maliyeti sağlanması, Ar-Ge, tasarım ve inovasyon faaliyetlerinin desteklenmesi suretiyle ihracatını 1 milyar dolara çıkaracak üretim ve pazar potansiyeline sahip olduğuna inandıklarını ifade eden Başkan Serdar Zabun, şöyle devam etti:

"Bu anlamda, hammadde maliyetlerinin düşürülmesi bakımından paslanmaz çelik ithalatına uygulanan ek verginin kaldırılması sektörün öncelikli beklentisidir. Diğer yanda, eskiye göre insanlar artık evlerinde daha çok yemek hazırlamakta ve bu da metal mutfak eşyalarını zorunlu ihtiyaç maddelerinden birisi haline getirmektedir. Dolayısıyla, mobilyada, beyaz eşyada yapılan KDV indirimlerinin bu ürünlerde de uygulanması sektöre ciddi bir canlılık getirecektir."

Görüntü Dökümü

------------------------

Tencere üretiminden detay

Çalışan işçiler

Serdar Zabun ile röp.

Üretimden detay

Satışa hazır ürünler

(Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 811 MB

=============================================================

8)BULGARİSTAN'DA SURVA MASKELİ OYUNLAR FESTİVALİ

BULGARİSTAN'ın Pernik şehrinde bu yıl 28'ncisi düzenlenen ve UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde yer alan Surva Maskeli Oyunlar Festivali'ne 19 ülkeden gruplar katılırken, 7 bin 500 katılımcı festival alanlarında maskeleri ve geleneklerini tanıttı.

Pernik, Avrupa Karanaval Oyunları Federasyonu tarafından 'Avrupa Maskeli Oyunlar Başkenti' ilan edildi. Balkanların en büyük maskeli oyunlar festivali konumundaki Surva, UNESCO'nun somut olmayan kültürel miras listesinde de yer alıyor. Kötü ruhları çanlarla kovma, bütün olumsuzlukları uzaklaştırma gayesi güden ve bereket, mutluluk, sağlık dilekleri içeren gelenekler üç gün boyunca Pernik meydanlarında sergileniyor. Balkanlarda ve Bulgaristan'nın en prestijli geleneksel maskeli etkinliği olan festivale bu yıl 19 ülkeden 7 bin 500 kişi katıldı. Festival aynı zamanda yarışma niteliği taşıyor. En güzel maskeler, en orijinal eserler, en iyi korunmuş gelenekler gibi farklı dallarda uluslararası bir jüri gösterilerin performanslarını izleyip, katılım ödülleri dağıtıyor.

Geçmişi Pagan dönemlere, şamanizme dayalı olan eski gelenek 'Surva', korkunç maskelerle kötü ruhları kovma anlamı taşıyor. Ülkenin farklı bölgelerinde benzeri etkinlikler olsa da en büyüğü Pernik'te düzenleniyor. Bir madenci şehri olan Sofya yakınında 75 bin nüfuslu şehirde ve çevresindeki köylerde maske atölyeleriyle gelenek gelecek nesillere aktarılıyor.

Görüntü Dökümü:

----------------------

-Festivale katılanlar

-Zilli gösteriler

-İlginç maskeler

-Festival alanı

-İstanbul'dan gelen turistlerle röp.

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: PERNİK(Bulgaristan),-

=============================================================

(ÖZEL)

9) DİYARBAKIR'IN 'FİLOZOF LASTİKÇİSİ'

DİYARBAKIR'da 30 yıldır oto lastik tamirciliği yapan çevresindekilerin 'filozof lastikçi' dedikleri Ramazan Özpamuk (49), okuduğu kitaplarla iş yerinde kitaplık kurdu. Yenişehir ilçesi Şehitlik mahallesinde bulunan ilçe otogarında yaklaşık 30 yıldır oto lastik tamiri yapan evli ve 2 çocuk babası Ramazan Özpamuk, çocukluğundan beri edindiği kitap okuma alışkanlığını tamirhanesine de taşıdı. Okuyup biriktirdiği kitaplarından mini bir kütüphane oluşturan lise mezunu Özpamuk, işten geri kalan zamanlarını kitap okuyarak geçiriyor. Binlerce kitap okuduğunu ve çevre esnafının kendisine 'filozof lastikçi' lakabını taktığını belirten Özpamuk, tamirhaneye gelen müşterilerin de kitaplığı görünce çok şaşırdığını söyledi. Kitap okuma alışkanlığını ailesine de aşıladığını aktaran Özpamuk'un hayali arşivinde eksik olan kitapları da tamamlayarak tamirhanesine daha büyük bir kütüphane yapmak.

'EVDE KİTAP OKUMA SAATİMİZ VAR'

Çocukluğumdan beri okuma alışkanlığının olduğunu dile getiren Özpamuk, ailecek her akşam evde kitap okudukların söyledi. Özpamuk, "Binlerce kitap okudum. Büyük bir kitaplık kurma hayalim vardı. İşim el verdiği oranda kendi açımdan böyle bir imkan yaratmaya çalıştım. Tabii gelen giden müşterilerin de dikkatini çekiyor. İnceleme, araştırma, tarih, mitoloji, felsefe üzerine çeşitli kitaplar okuyorum. Çevrede genelde 'filozof lastikçi' olarak tanınıyorum. Gelen giden kitaplığı görünce ve sohbet kitap üzerine gelişince tuhaf karşılıyorlar. Böyle bir lastikçi nasıl böyle bir bilgiye sahip olabilir diye düşünüyorlar. Aynı zamanda okuma alışkanlığını ev ortamında da yaymaya başladım. 11 ve 6 yaşında iki oğlum var. Onlar da kitap okumaya başladı. Eşim daha önce kitap okumuyordu. Son 2-3 yıldır o da kitap alıp düzenli olarak okuyor. Akşam saat: 20.00-21.00 arasını kitap okuma saati olarak belirledik. Bu saatlerde televizyon kapanır herkes sessiz olur. Oturur kitabını okur. Sonra da herkes gelir kitabın özetini anlatır. Kitap üzerine fikir alışverişinde bulunuyoruz. Şu an kitaplıkta 400'e yakın kitabım var. Fakat benim hayalim daha büyük bir kitaplık kurmak. Koşullar el verirse eğitimimi sürdürmeyi de düşünüyorum" dedi.

'OKUMAYAN İNSAN KÖRDÜR'

Okuma alışkanlığının tüm topluma mutlaka yayılması gerektiğini vurgulayan Özpamuk, "Okumayan insan kördür, cahildir. İnsan okuyarak kendi yüreğinin karanlığına, ruhunun karanlığına, toplumun karanlığına mutlaka ışık tutar. İnsan okuyarak aydınlanabilir, bilinçlenebilir, kendinin farkına varabilir. Bu toplumun mutlak anlamda kendi korkularını, karanlıklarını, bilinçsizliklerini yenmek için ve topluma gerçekten de doğru bir cevap bulabilmesi için okumak şarttır. Teknoloji ve benzeri ortam gerçekten de okuma alışkanlığını yerle bir etmiş durumda. Toplumda okuma alışkanlığını edinebilmek için mutlaka düzenli programlar yapılması gerekir. Herkes kendi çapında bunu gerçekleştirebilme imkanını yaratabilir. Kimse 'benim zamanım yok' demesin. Herkes mutlaka kendi zamanını bir satır dahi olsa okumaya ayırabilir diye düşünüyorum" dedi.

Görüntü Dökümü:

--------------------------------------

Lastikçiden genel detay

Ramazan Özpamuk'un kütüphanesinden çıkıp lastik tamirine geçmesi

Lastik tamiri yapması

Tamiri bitirip kütüphanesinde kitap seçmesi

Kitap okuması

Özpamuk'un konuşması

Özpamuk çalışırken genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Emrah KIZIL /DİYARBAKIR,

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 724 MB
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

Türkiye, Antalya, Güncel, Haberler