Devrim Partisi, Soma ve Zonguldak faciaları sonrası Madenci Anıtı önünde eylem yaptı

Güncel Haberler

Devrim Partisi, Soma'da 5, Zonguldak'ta 1 işçinin öldüğü faciaların ardından Ankara'daki Madenci Anıtı önünde eylem yaptı. Eylemde okunan basın açıklamasında, 'kaza' ve 'fıtrat' denilen ölümlerin cinayet olduğu belirtildi; emekçilerin daha zor koşullarda çalıştığı vurgulandı.

(ANKARA) - Devrim Partisi, Soma'da 5, Zonguldak'ta ise 1 işçinin hayatını kaybettiği maden facialarının ardından Ankara'daki Madenci Anıtı önünde eylem yaptı. Eylemde okunan basın açıklamasında, "İktidar ve patronlar tarafından 'kaza', 'fıtrat' olarak adlandırılan bu ölümler açıkça cinayettir" denildi. Eylemde konuşan Devrim Partisi Genel Başkanı Erçin Fırat da "Bunların bize reva gördüğü hayatımızın her aşamasında ölüm. Ölmez de hayatta kalırsak açlık. Ama biz köle değil halkız, halk. Biz halkız ve halk olduğumuzu göstermezsek, yan yana gelmezsek, bizi bizden başka düşünen kimsenin olmadığını görürsek ancak hayatta kalırız" dedi.
Devrim Partisi, Soma'da 5, Zonguldak'ta ise 1 madencinin hayatını kaybettiği faciaların ardından Ankara'daki Madenci Anıtı önünde eylem yaptı. Eylemde, "İşçilerin katili patron düzeni", "Katil sermaye, işbirlikçi AKP" sloganları atıldı.
Devrim Partisi Genel Başkanı Erçin Fırat, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Söylemesi dile kolay geliyor ama bunlar can, emekçilerin canı. Bunların aileleri, çocukları var. Bunların arkadaşları, akrabaları var. Bizim ise buna alışmamızı istiyorlar. Bizim o emekçilerin cenazesinde ağlayan çocuklarının görüntülerine alışmamızı istiyorlar. Senelerdir biz her yıl madenci ölümleri duyuyoruz. Kimi kaçak işletmeler, kimi peşkeş çekilmiş işletmeler, kimi güvenlik önlemleri alınmayan; kar hırsı için kurulmuş, sermayenin çıkarına bırakılmış işletmeler. Biz burada canlarımızı kaybediyoruz, hepsi bunlar için ise sadece bir sayı."
"BUNLAR SOMA'YA GİDİP HAKKINI ARAYAN İŞÇİLERİ TEKMELEDİLER"
Soma'daki maden faciasında 301 işçinin hayatını kaybettiğini anımsatan Fırat, "Yine orada bir sürü çocuk ağladı, bir sürü kadın perişan oldu, yine koca bir halk sokaklara döküldü. Biraz vicdanı olan, insanlığı olan, halkını düşünen herkes der ki 'Bir an önce bu soruna bir çözüm bulmamız lazım. Bir çocuğun daha ağlamaması lazım'. Bunlar Soma'ya gidip arkadaşlarını anan, hakkını arayan işçiyi tekmelediler" dedi.
Fırat, iktidarın iş cinayetlerini önlemek için adım atmadığını belirterek, "Çünkü bunlar için emekçi, halk sadece bir sayıdan ibaret. O ölmüş, kalmış, çocuğu ağlamış, evdeki eşi ağlamış, parası kalmamış bunların umurunda değil. Umurlarında olan tek şey, fonlardan götürdükleri paralar. Bunların umurunda olan tek şey zenginliklerine zenginlik katmak" diye konuştu.
İşçi tekmeleyen kişinin TFF'de başdanışman olduğunu bildiren Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yine para içinde yüzüyor, ona hiç bir şey olmadı. Ama arkadaşlarını anmak isteyen işçiye olan oldu. Bunlar bu yüzden bu sorunu çözmüyorlar. Bunlar yandaşlarına para dağıtmayı, fonlardan halkın cebinden para götürmenin peşindeler. Halk falan umurlarında değil. Bize reva gördükleri şu, çocuğumuz okula başlar, okula gider; okulda öldürülür bir psikopat tarafından. Bir işçi işine gider, iş kazasında ölür. Bir işçi madene gider maden kazasında ölür sermayenin çıkarı için. Liseye gider, MESEM'e verirler. Geçtiğimiz yıl sadece onlarca çocuğu kaybettik MESEM'lerde. Emekli olursun seni açlığa mahkum ederler. Daha geçen emekli bir polis memuru intihar etti, insanca yaşayamadığı için ve 'onurum için' dedi, para için değil.
Bunların bize reva gördüğü hayatımızın her aşamasında ölüm. Ölmez de hayatta kalırsak açlık. Çünkü bizi halk olarak görmüyorlar, köle olarak görüyorlar. Hep birlikte koca bir halk olarak şunun farkına varmamız lazım. Bizi düşünen yok. Ama biz köle değil halkız."
"PATRONLAR GÜCÜNÜ İKTİDARDAN ALIYOR"
Fırat'ın konuşmasının ardından basın açıklaması okundu. Açıklamada, "İktidar ve patronlar tarafından 'kaza', 'fıtrat' olarak adlandırılan bu ölümler açıkça cinayettir. Emekçiler gün geçtikçe daha zor koşullarda, daha düşük ücretlerle çalışırken bu düzende paylarına daha fazla açlık, daha fazla yoksulluk ve daha fazla ölüm düşmektedir" ifadeleri kullanıldı.
"Soma'da meydana gelen göçükte patronların gücünü iktidardan aldığının bir kez daha görüldüğü" kaydedilen açıklamada, maden ocağını işleten İmbat Madencilik şirketinde daha önce de iş cinayetleri yaşandığı, şirketin madencilik faaliyetlerine devam ettiği, ayrıca kamu kaynaklarından yararlanılarak şirkete 2,5 milyar liralık avantaj sağlandığı öne sürüldü.
Şirket hakkında zamanında verilen gensoruların ise iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedildiği ifade edilen açıklamada, "Soma'da 301 madencinin katledildiği facianın ardından dahi gerekli önlemleri almayan, işçilerin ağır ve güvencesiz koşullarda çalışmasına göz yuman, patronları her koşulda koruyan ve ülkemizin kaynaklarını yerli ve yabancı şirketlere peşkeş çeken AKP iktidarı, bu ölümlerin birinci derecede sorumlusudur" denildi.
İktidarın yıllardır ülke kaynaklarının talan edilmesinin önünü açtığı, işçi grevlerini yasakladığı, işçileri örgütsüzlüğe ittiği ve patronların kuralsızca hareket etmesine imkan sağladığı anlatılan açıklamada, "İngiliz Mehmet eliyle işçilerin kazanılmış tüm haklarına saldıran, emekçileri açlığa ve yoksulluğa mahküm ederken borsa manipülasyonlarıyla bakanlarını ve aile yakınlarını zengin eden iktidar, emekçilerin yoksullaşmasının sorumlusudur" ifadesi kullanıldı.