Deri sektöründe kriz büyüyor: Artık yoğun bakımdayız
Yüksek enflasyon, yüksek faiz ve küresel pazarlardaki durgunluk, Türkiye’nin köklü sektörlerinden deri ve deri mamullerini derinden etkiledi. İTO Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Musa Evin, sektördeki daralmaya dikkat çekerek, “Artık bırakın nefes almayı, yoğun bakımdayız” dedi.
Türkiye’de yüksek enflasyon, pahalı finansman ve küresel talepteki zayıflama, emek yoğun sektörlerin üzerindeki baskıyı artırıyor. Üretimden ihracata, kapasite kullanımından istihdama kadar birçok alanda gerileme yaşanırken, deri ve deri mamulleri sektöründe de alarm veren bir tablo ortaya çıkıyor.
2022 yılında 2 milyar 57 milyon dolarlık ihracatla zirveyi gören deri ve deri mamulleri sektörü, son yıllarda bu seviyenin oldukça gerisinde kaldı. 2026 yılının ilk 7 ayında sektörün ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre 18 milyon 677 bin dolar azalarak 830 milyon 838 bin dolar seviyesine geriledi. Dünya genelinde yaklaşık 300 milyar dolarlık büyüklüğe sahip deri ve deri mamulleri pazarında Türkiye’nin payının yüzde 1’in altında kalması da dikkat çekiyor.

Uzun yıllardır üretim yapan sektör, sahip olduğu köklü geçmişe rağmen yüksek maliyetler ve finansman koşulları nedeniyle küçülme baskısıyla karşı karşıya. Tuzla, Çorlu ve Menemen’de bulunan deri organize sanayi bölgelerinde (OSB) çok sayıda işletmenin faaliyetlerini durdurduğu, bazı bölgelerde iş yerlerinin yaklaşık yarısının kapandığı belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, mevcut ekonomik koşulların devam etmesi durumunda kapanmaların daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.
“REKABET EDEBİLECEK BİR KUR İSTİYORUZ”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Musa Evin, sektörün en önemli sorunlarından birinin döviz kurundaki artışın enflasyonun gerisinde kalması olduğunu söyledi.
İhracatçıların yüksek döviz kuru talep ettiği yönündeki eleştirilere tepki gösteren Evin, amaçlarının yüksek kur değil, uluslararası pazarlarda rekabet etmelerini sağlayacak bir seviyeye ulaşılması olduğunu belirtti.
Evin, “İhracatçılar yüksek döviz istiyor, bunlar vatan haini gibi bir algı yaratılmak isteniyor. Hayır, ihracatçı yüksek döviz kuru istemiyor, sadece rekabet edebilecek bir kur istiyor. Bu kur politikasıyla yaşama, bu yüksek faiz oranlarıyla ayakta kalma şansımız yok” diye konuştu.
“TEKSTİLDEN ÇIKIN DEMEK DOĞRU DEĞİL”
Sektörün geçmiş yıllardaki ihracat rakamlarıyla bugünkü durumunun karşılaştırılması hâlinde yaşanan kaybın daha net görüldüğünü belirten Evin, bundan yaklaşık üç yıl önce tekstil ve hazır giyim sektörünün 20 milyar dolar, deri ve kürk sektörünün ise 2 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğini söyledi.
Üretim yapan sektörlere “başka alanlara yönelin” çağrısı yapılmasının çözüm olmadığını dile getiren Evin, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:
“Bize, çaput yapmayın, tekstilden çıkın, savunma sanayine girin demek doğru değil. Artık bırakın nefes almayı, yoğun bakımdayız.”

ZEYTİNBURNU’NDA İŞLETMELER KÜÇÜLÜYOR
Türkiye’nin deri ve kürk ticaretinde önemli merkezlerinden biri olan İstanbul Zeytinburnu’nda da ekonomik koşulların etkisi hissediliyor.
Musa Evin, bölgede arz-talep dengesinin bozulmasının işletmeleri küçülmeye zorladığını ifade etti. Özellikle iç pazardaki tüketim gücünün gerilemesi, üreticiler açısından önemli bir sorun oluşturuyor.
Evin, “Biz dünyaya deri kürk ceket satıyoruz ama Türk halkına satamıyoruz. Bizim ürünlerin satışı 6 bin liradan başlar. 15-20 bin liraya kadar çıkar. Deri kürk pahalı algısı var. Halbuki deri ceketle triko ceket fiyatları aynı seviyeye geldi” dedi.
TÜRK DERİSİNE YABANCI TALEBİ SÜRÜYOR
İç pazardaki daralmaya karşın Türk deri ürünlerinin yabancı tüketicilerden ilgi gördüğünü belirten Evin, Türkiye’nin deri sektöründe önemli bir marka değerine sahip olduğunu söyledi.
Evin, Türkiye’ye gelen turistlerin deri ürünlerine yoğun ilgi gösterdiğine dikkat çekerek, “Türk derisi dünyada bir marka. Bunu her yerde görüyoruz. Türkiye’ye gelen turistin aklında ilk alınması gerekenlerden biri deri olarak öne çıkıyor. Burada yurt dışından, çok daha uygun fiyata çok daha kaliteli ürünler alabiliyorlar. Onun için bizim derilerimizi tercih ediyorlar” ifadelerini kullandı.

KAPANMALARIN ARTMASINDAN ENDİŞE EDİLİYOR
Sektörde yaşanan daralma yalnızca ihracat rakamlarına yansımıyor. Üretim merkezlerindeki işletme sayısındaki azalma ve istihdamdaki gerileme de krizin boyutunu ortaya koyuyor.
Sektör temsilcilerine göre yüksek faiz, artan üretim maliyetleri ve kur-enflasyon makasının mevcut şekilde devam etmesi, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesini daha da zorlaştırabilir.
Deri sektörü, Türkiye’nin yıllara dayanan üretim ve ihracat tecrübesine rağmen bugün hem iç pazarda hem de küresel rekabette ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Sektörel, Türkiye, Ekonomi, İto, İto, Faiz, Türkiye, Ekonomi, Sektörel, Enflasyon, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA