CHP Grup Toplantısı... Özgür Özel: "İstanbulluları Darbenin 300'üncü Gününde Meydana Akmaya Davet Ediyorum"

Güncel Haberler

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbulluları yarın akşam 19.30’da Beşiktaş’ta düzenlenecek mitinge davet etti. Özel, "Bugün 19 Mart darbenin 300’üncü günündeyiz. Yarın Beşiktaş Meydanı'nda 300’üncü gün eylemimizde olacağız. 19 Mart darbesine itiraz eden, 23 Mart'ta 15,5 milyon kişiyle gidip cumhurbaşkanı adayının arkasında duran, o günden bugüne bu yaşananların hepsini gören ve vicdanı bunu kaldırmayan tüm İstanbullulara sesleniyorum: Yarın akşam Beşiktaş Meydanı'nda darbenin 300’üncü kara gününde hep birlikte mücadeleye, hava kaç derece olursa olsun, ne yağarsa yağsın, pijamaları çıkarmaya meydana akmaya davet ediyorum" dedi.

(TBMM) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbulluları yarın akşam 19.30'da Beşiktaş'ta düzenlenecek mitinge davet etti. Özel, "Bugün 19 Mart darbenin 300'üncü günündeyiz. Yarın Beşiktaş Meydanı'nda 300'üncü gün eylemimizde olacağız. 19 Mart darbesine itiraz eden, 23 Mart'ta 15,5 milyon kişiyle gidip cumhurbaşkanı adayının arkasında duran, o günden bugüne bu yaşananların hepsini gören ve vicdanı bunu kaldırmayan tüm İstanbullulara sesleniyorum: Yarın akşam Beşiktaş Meydanı'nda darbenin 300'üncü kara gününde hep birlikte mücadeleye, hava kaç derece olursa olsun, ne yağarsa yağsın, pijamaları çıkarmaya meydana akmaya davet ediyorum" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısından konuştu. "Tayyip Bey'i dinleyen ailenin hazin bir hesabı var, onu göstereceğim" diyerek kürsüden bir fotoblok gösteren Özel, şöyle devam etti:
"Bu kardeşim eşiyle birlikte Tayyip Bey'in üç çocuk önerisine uymuş, üç evladı yapmış. Karne de gelmiş çatmış, söz vermiş 'Sinemaya gideceğiz.' En uygunundan beş sinema bileti bin 750 lira. 'Baba patlamış mısır da alacaksın değil mi'ye ta ekimde 'Alacağım' demiş ya almış. Onu üç tane almışlar, niye, hanım demiş ki 'Bize alma, ben sana evde patlatırım, dünya para.' O da 800 lira tutmuş. Sonra, beş tane hamburger menü 2 bin 500 lira. Oyuncakçıdan da girişte en ucuz oyuncak kutuları bin 100 liraymış; 3 bin 300 lira. Bu kardeşim Tayyip Bey'e uydu, üç çocuğu yaptı, 8 bin 350 lira altı saatlik mutluluk için sekiz gün mesai yapacak bu asgrai ücretle. Altı saat, üç evladın yüzünü güldürmenin karşılığı, sekiz gün sabahın köründen akşama kadar çalışmak, mesaj yapmak. Memleketi bu hale getirenlere yazıklar olsun.
" AK Parti 'nin kara düzeni . Bütün emeklilere saygıyla sunuyorum"
Emekliden torunu bir şey ister ya mesela 'Dede sınıfı geçersem bana tablet alabilir misin?' Emekli de bana soruyor, 'Alabilir miyim?' Baktım, alamıyormuş. Bir tane standart tablet 20 bin lira, emekli torununa aldığı bütün maaşı verip bir tablet alsa bu tabletin 3 bin 975 lirası vergiye gidiyor, 3 bin 333 lirası KDV, 642 lirası bandrol, TRT. Yanlış duymadınız. Tabletle TRT'nin ne alakası var? Torun internete bağlanabilirmiş. Oradan TRT'nin internet sitesine girip internet üzerinden TRT Name ya da TRT'nin radyo kanalını açabilirmiş. TRT'nin radyo kanalını dinleme ihtimaline karşı torunun emekliden 642 lira alıyorlar tablet alırken. AK Parti'nin kara düzeni. Bütün emeklilere saygıyla sunuyorum. İlk elde bitireceğiz bu rezilliği.
"Bir ülkede adalet olmazsa geçim de olmaz refah da olmaz"
Bir ülkede adalet olmazsa geçim de olmaz refah da olmaz. 19 Mart darbesi bu milleti daha da yoksullaştırdı. 160 milyar dolarımızı yediler, borsayı çökerttiler, yatırımcıyı kaçırttılar. Sayın Erdoğan bizimle sandıkta yarışmaktan, hesaplaşmaktan korktu. Bugün o darbenin 300'üncü günündeyiz. Yarın Beşiktaş Meydanı'nda 300'üncü gün eylemimizde olacağız. 19 Mart darbesine itiraz eden, 23 Mart'ta 15 buçuk milyon kişiyle gidip cumhurbaşkanı adayının arkasında duran, o günden bugüne bu yaşananların hepsini gören ve vicdanı bunu kaldırmayan tüm İstanbullulara sesleniyorum: Yarın akşam Beşiktaş Meydanı'nda darbenin 300'üncü kara gününde hep birlikte mücadeleye, hava kaç derece olursa olsun, ne yağarsa yağsın, pijamaları çıkarmaya meydana akmaya davet ediyorum.
" Bu ülkede egemenlik , m illet eliyle değil, maalesef birinin emriyle üç savcı, üç hakimin eliyle kullanılmaya kalkılıyo r"
İstanbullu, 'İstanbul'u Ekrem Başkan yönetsin' dedi. Bir yargı çetesi onu hapse attı. Adanalılar, 'Zeydan Karalar yönetsin' diyor. Antalyalılar, Muhittin Böcek'i istiyor. Mardinliler, Ahmet Türk'e üçüncü kez görev veriyor. Ama bir yargı çetesi onları görevden alıyor. Bu ülkede egemenlik, millet eliyle değil, maalesef birinin emriyle üç savcı, üç hakimin eliyle kullanılmaya kalkılıyor. Hakimler, savcılar rejimi, jüritokrasi gibi bir rejimle Türkiye yönetilmeye çalışıyor. Bizim buna karşı mücadelemiz elbette demokrasi mücadelesi. 10 ay boyunca yolsuzluk ve hırsızlık iftiraları attılar. Tutukluları aileleriyle tehdit ettiler. İftiraya, yalan beyanlara zorladılar. Birazcık iş ciddiye binince 'Beyaz Toros' gösterip siyasete ayar vermeye kalktılar, İBB borsası kurdurlar. Geçen hafta 95 milyonluk bir evin satın alma kontratının noter belgesini de yolladım. 17 tane paha biçilmez değerli taşınmaz vardı. Bu işler konuşurken beşini elden çıkardı, 12'sinin tapusu var. 2 bin yıl çalışsa aldığı maaşla ödeyemeyeceği kadar mal mülk edinmiş.
" Denizli'de 100 bin kişinin yüzüne de bakıyoruz, yarın İstanbul Beşiktaş'ı da görürsün"
Bu kadar mızrak çuvala sığmazken yapılacak bir şey var. Erdoğan yine diyecek ki 'Millet sandıkta verir kararı.' Nasıl Zekeriya Öz'ün altına zırhlı aracı veriyordun da 'Ben bunun savcısıyım' diyordun da sonra gidince 'Rabbim ve milletim beni affetsin. Kandırıldım' dedin ya. 'Kandırıldım' de. Hiç olmazsa bu rezilliği daha fazla devletin, milletin sırtına yük etme. Onu da demiyor. İddianame çıkana kadar diyordu ki 'İddianame çıksın, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar. Eşlerinin gözüne bakamayacaklar.' Vallahi Denizli'de 100 bin kişinin yüzüne de bakıyoruz, yarın İstanbul Beşiktaş'ı görürsün, geçen hafta Ekrem Başkan'ın eşi milletin göz bebeğinin içine de bakıyor. Birbirlerinin de yüzüne bakıyorlar, gözüne bakıyorlar. Ama bir yandan nerede o iftiralar? 'Bin 200 cep telefonu' dediniz bütün yaz televizyonlarda, biri bile yok. 'Ekrem İmamoğlu'nun lüks araçları' dediniz, başka bir milletvekilinin çıktı MHP'li. Parkenin altında İBB'nin bilmem neredeki yerinde '2 milyon euro çıktı' dediler, iki euro yok. Para dolu çantalardan jammer çıktı. 'Bunlar bir yere girdi çıktı, paralarla giderken İmamoğlu'nun görüntüsü var' dediler, görüntü meselesi yalan çıktı, yalan olduğunu da itiraf ettiler. Tutuklarken yaptıkları gizli tanıkların hiçbir tanesi ortada yok. Kimi intihara kalktı, kimi istifa dilekçesi yazdı. Onun dediğini başka gizli tanığa söyletiyor. Milletin yüzde 60'ı 'Bu dava siyasidir' diyor. Geri kalan yüzde 15 kararsız. 20-25'i de bunlar yavaş yavaş zehirliyorlar, o zehri de bünyeden arındırıyoruz. Çünkü arkasında duramıyorlar. Şimdi çıkmışlar, halen daha bu adamı görevde tutuyorlar.
" Anketleri bu halde görünce Tayyip Bey koşacak peşimden. ' Ç ıkalım televizyona'"
Açık açık söylüyorum Sayın Erdoğan: Dosyaya A'dan Z'ye hakimim. Sen ve yanına alacağın beş tane de danışmanın. Çıkalım istediğin televizyon kanalına, istediğin moderatörün karşısına. Ben sorayım sizinkiler cevaplasın, siz sorun ben cevaplayacağım. Var mısınız? 'Ben bundan kaçarım.' Sen buna geleceksin bu arada, ben söyleyeyim. Nasıl gelecek biliyor musunuz? Binali Bey Ekrem Bey'in karşısına nasıl geldi? İlk başta bunlar çok havalıydı, 'CHP ile televizyona çıkmayız, biz iktidarız.' Ankete bir baktılar, Ekrem İmamoğlu farkı atmış. Koşa koşa geldiler, 'Canlı yayına çıkalım mı?' Kaçmadık, çıktık. Göreceksiniz, gelecek seçimlerden önce ama üç ay kala ama beş ay kala. Anketleri bu halde görünce Tayyip Bey koşacak peşimden. 'Çıkalım televizyona.' Tayyip Bey bırak televizyonu, çıkalım milletin karşısına. Koyalım sandığı, bakalım.
" Biz kimin arkasında durduysak alınları açık , b aşı dik geziyor. Nerede Zekeriya Öz"
Tutuksuz yargılama bu vakitten sonra -anamızın ak sütü gibi helaldi zaten- ertelenemez. Tutuksuz yargılama istiyoruz. Cesareti olanı televizyonda karşımıza ya da sözünü tutmaya, mahkemeyi A'dan Z'ye TRT'de bir kanaldan canlı yayınlamaya, isteyen her televizyonun yayınlaması için düzenleme yapmaya çağırıyoruz. Devlet Bey, 'Olur' dedi, Tayyip Bey'e sordular, 'Devlet Bey uygun görürse münasiptir' dedi. Ne engel var? Şu engel var: İddianamede olacağını sandıkları hiçbir şey yok. Hiçbir ispat bulamadılar. Şimdi iddianameden utançlarından canlı yayından kaçıyorlar. Açık açık söylüyorum: Geçmişte biz bu filmi gördük. Ergenekon-Balyoz askeri casusluk... Biz gittik Balbay'a kefil olduk ilk günden. Biz gittik Haberal'a kefil olduk. Biz gittik Genelkurmay Başkanımız İlker Başbuğ'a kefil olduk. Onlar ağırlaştırılmış müebbet ikişer tane, yani idam yerine gelen ceza. Urganı bulsalar asacaklardı Balbay'ı da Genelkurmay Başkanımızı da. Biz kimin arkasında durduysak alınları açık, başı dik geziyor bizimkiler. Nerede Zekeriya Öz? Sıçan gibi kaçtı."
"Bu sürecin ilk sözünü ben söyledim , son sözü balkon konuşması yaparken İmamoğlu söyleyecek "
Mustafa Balbay'ın ve Yavuz Oğhan'ın 19 Mart sonrasına ilişkin kitaplarını kürsüden gösteren Özel, şöyle devam etti:
"Kitabın özelliği, 'Millete Emanet' gibi, Yavuz Oğhan'ın yazıp ilk sözünü ben, son sözünü Ekrem İmamoğlu'nun yazdığı... Bu sürecin ilk sözünü ben söyledim, bu süreçte son sözü balkon konuşması yaparken Ekrem İmamoğlu söyleyecek inşallah. Bu kitaplardan bir kuruş parayı kendilerine almıyorlar. Aile Dayanışma Ağı var, maaş alamayan arkadaşlarımızın ailelerine destek oluyor. Ayrıca yurttan çıkarılan öğrenciye yurt, bursu kesilen öğrenciye burs oluyor bu fonlar. Bunun için bu iki kitabı da sizlere emanet ediyorum.
" T üm zorluklara rağmen biz millete hizmet etmeye devam ediyoruz"
Tüm zorluklara rağmen biz millete hizmet etmeye devam ediyoruz. Millet nüfusun yüzde 65'ini CHP'li belediye başkanlarına emanet etti. O günden bugüne soruşturma, baskı, tutuklamalar ama bir yandan inadına hizmet üretmeye devam. Kent lokantası sayımız Türkiye genelinde 155 oldu. Kreş sayımız hedef bindi, 785 oldu. Öğrenci yurdu hedef 100'dü, 77 oldu. Halk market, 155 oldu. 21 belediyemiz 257 okulda evlatlarımıza bedava su dağıtıyor ya da suyu temizleyerek sebillerden veriyor. 'Kesilecek' denen sosyal yardımlar beş katına çıktı. Tüm vatandaşlarımıza ilan ediyorum:  Dışarıdaki kıymanın kilosu neredeyse bin lira, Denizli Büyükşehir Halk Market'te 600 lira. Dışarıda kaşar peyniri 500 lira, Manisa Büyükşehir Halk Mandıra'da 230 lira. AK Parti'nin kara düzeninde dört kap yemek 750-800 lira, bizim kent lokantalarında 50-60 bilemedin 80 lira. Vatandaş belediyedeyken bunu yapan CHP'nin iktidarda olduğunda neler yapacağını düşünüyor ve şunu söylüyor: 'Bu kadar baskıya, bu kadar haksızlığa, bu kadar zulme rağmen CHP bana belediyede bunu yapıyorsa, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin iktidar zamanı gelmiştir.'
"E ninde sonunda AK Parti'nin kara düzenini bitireceği"
AK Partili, MHP'li tüm seçmenlere söylüyorum: Oy veren, verdiği oydan suçlu değil. Bu asgari ücreti ne AK Partili bir işçi hak eder ne bu en düşük emekli maaşını MHP'li bir emekli. Bundan sonraki süreçte biz emekliden yana, asgari ücretliden yana kim durursa yanımızda onlarla kol kola bu millet için mücadeleye devam edeceğiz. Ama eninde sonunda bu AK Parti'nin kara düzenini bitireceğiz. Alın terinin sömürüldüğü, emeklinin süründürüldüğü, memleketin bereketinin kaçırıldığı, tarımın bitirildiği, esnafın perişan edildiği, ülkenin Amerika'nın Büyükelçisi'nin ağzında 'Beş dakikalık randevu dilenenler' diye aşağılandığı, 'Amerikan Başkanı'nın adamı' diye buraya yollanan Büyükelçi'nin küstahlıkla bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na meşruiyet dağıttığı bu kara düzen değişecek. Yetkiyi milletten alacağız. Bu milleti 100 yıl önce olduğu gibi bir kere daha ayağa kaldıracağız. Söz veriyoruz. Hepinize güveniyorum, hepinizi çok seviyorum. Emeklilerin teker teker ellerinden öpüyorum. CHP emekliler için mücadeleye devam ediyor. Bu millet için mücadeleye devam ediyor. Biz kazanacağız, siz kazanacaksınız. En güzel günleri birlikte yaşayacağız."
(Son)