Güler: Terörsüz Türkiye kanunu gerçek bir Türkiye modelidir

Güncel Haberler

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 'Terörsüz Türkiye' kapsamındaki çerçeve yasa teklifine ilişkin, '50 yıllık bir meseleye bütün samimiyetimle, bütün gayretimle, çabamla bir şey yapmaya çalışıyorum. Bu kanun her yönüyle Terörsüz Türkiye hedefi noktasında gerçek manada bir Türkiye modelidir. Bu toprakların evlatlarının çalışmasıdır' dedi.

Haber: Ogün AKKAYA
(TBMM) - Ak Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan "Çerçeve Yasa" teklifine ilişkin, "50 yıllık bir meseleye bütün samimiyetimle, bütün gayretimle, çabamla bir şey yapmaya çalışıyorum. Bu kanun her yönüyle Terörsüz Türkiye hedefi noktasında gerçek manada bir Türkiye modelidir. Bu toprakların evlatlarının çalışmasıdır" dedi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin geneli üzerine yaptığı konuşmada, düzenlemenin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporundaki yasal düzenleme önerileri doğrultusunda hazırlandığını söyledi.

Güler, komisyonun 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başladığını, yaklaşık 20 toplantı gerçekleştirdiğini ve 137 kişiyi dinlediğini belirtti. Komisyon raporunun 28 Şubat 2026 tarihi itibarıyla bütün parti gruplarının desteğiyle hazırlandığını ifade eden Güler, raporun girişinde TBMM'nin toplumsal barışın ve bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğuna vurgu yapıldığını söyledi.

"KANUN TEKLİFİMİZ RAPORUN 6. MADDESİNİN ANA KAYNAĞI"

Güler, görüşülen 12 maddelik kanun teklifinin ana kaynağının komisyon raporunun "Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri" başlığındaki 6'ncı madde olduğunu belirtti. Güler, raporun 6'ncı maddesinde örgütün silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak süreci yönetecek yasal çerçevenin belirlenmesinin ve milli rehabilitasyon ve kardeşliği pekiştirici adımlar atılmasının öngörüldüğünü söyledi.

Sürecin en kritik eşiğinin PKK'nın tüm unsurlarıyla silah bırakması ve kendisini tasfiye ettiğinin devlet güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi olduğunu belirten Güler, bu hususun 18 Şubat 2026 tarihli komisyon raporunda yer aldığını söyledi. Güler, kanun teklifinin amaç ve kapsam maddesinde de PKK, KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığının sona erdiğinin ve kontrol altında bulunan silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit ve teyit edilmesine ilişkin düzenlemelerin yer aldığını ifade etti.

"ÖRGÜT MENSUPLARININ KONUMU VE FAALİYETLERİ DEĞERLENDİRİLECEK"

Kanun teklifinin 3'üncü maddesinde örgüt mensuplarına ilişkin düzenlemelerin yer aldığını belirten Güler, komisyon raporunda da örgüt mensuplarının fiillerinin niteliği ve örgüt içerisindeki konumlarının esas alınarak farklılaştırılmış, ölçülü ve denetlenebilir bir çerçevenin oluşturulmasının öngörüldüğünü söyledi. Güler, örgüt mensuplarının tek bir kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, örgütsel faaliyet kapsamında ortaya çıkan sorumluluğun kapsamı ve yoğunluğunun dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Güler, teklifin 4'üncü maddesinde koruma tedbirleri ve kanun düzenlemesinde bulunan dosyalara ilişkin hükümlerin yer aldığını belirterek, mahkemelerin ve Yargıtay'ın yapacağı incelemeler sonucunda değerlendirilecek hususların kararlara yansıtılacağını söyledi. Güler, Teklifin 6'ncı maddesinde ise örgüt mensuplarının taahhüt ettiği sürecin izlenmesi ve raporlanmasını sağlayacak bir mekanizma oluşturulmasının düzenlendiğini belirtti. Güler, "'Raporu üç kişi biliyormuş.' Kardeşim raporu okumazsan kimse bilmez. 'Kanun garip yerlerde hazırlandı. Nerede hazırlandığı bilinmiyordu' gibi ucuz, maalesef nezaketsiz ifadeleri reddediyorum" dedi.

"MEMNU HAKLAR SADECE SİYASET YAPMAYLA İLGİLİ DEĞİL"

Güler, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 58 ve 53'üncü maddeleri kapsamında erteleme ile birlikte gündeme gelen "hak yoksunluğu" konusunda kamuoyunda yapılan değerlendirmelere de değindi. Memnu hakların yalnızca siyaset yapmayla ilgili olmadığını belirten Güler, dernek kurmak, vakıf kurmak ve yöneticilik yapmak gibi farklı alanlarda da hak yoksunluklarının söz konusu olabileceğini söyledi.

Milletvekili seçilme ve seçilme yeterliliğinin TCK kapsamında yapılan erteleme işlemlerinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Güler, milletvekili seçilip seçilemeyeceğinin seçim kanunları çerçevesinde değerlendirileceğini ifade etti.

"AMACIMIZ TÜRKİYE'DE BİR DAHA SİLAHIN, ŞİDDETİN ASLA KONUŞULMAMASI"

Güler, amaçlarının Türkiye'de silah ve şiddetin bir daha konuşulmamasını sağlamak olduğunu belirtti. Sürece ilişkin yasal düzenleme önerilerinde silah bırakılması, örgüt mensuplarının toplumsal güvenliğinin sağlanması, yürütme içerisinde bir mekanizma oluşturulması ve süreçte görev alanlara yasal güvence sağlanması gibi başlıkların bulunduğunu söyledi.

Süreç öncesinde de siyasi partileri bilgilendirdiğini belirten Güler, kanun teklifinin gizli ve kapalı şekilde hazırlanmadığını söyledi. Güler, sürece katkı sağlayan siyasi parti temsilcilerine teşekkür ederek, sözlerini şöyel sürdürdü:

"50 yıllık bir meseleye ben bütün samimiyetimle, bütün gayretimle, çabamla bir şey yapmaya çalışıyorum. Eksiğim olabilir, yanlışım da olabilir. Sen ne diyorsun yani görelim. Açın elinizdeki bilgiyi, birikimi görelim. 6'ncı madde ortada. Bu kanun her yönüyle Terörsüz Türkiye hedefi noktasında gerçek manada bir Türkiye modelidir. Bu toprakların evlatlarının çalışmasıdır. Bununla gurur duyun, bir sevinin. Bizde dışarından üçüncü bir göz yok. Bu toprakların evlatları, Alevisi ile bu toprakların has evlatları, samimiyetle bu sorunu çözmek ve geleceğin Türkiye'sine daha sağlam, daha kararlı, kardeşçe, omuz omuza yürümek istiyor. Peki, bunu biz istersek birilerinin destekleyeceğini mi zannediyoruz? Yok, biliyoruz. Yıllar önce olduğu gibi, birilerinin ekmeği buradan kesilecek. Birileri buradan siyasi menfaat elde edemeyecek. Yok olacaklar belki. Onların bunu isteyeceğini düşünmüyorum. Biliyorum. Hakaret edecekler, yalan yanlış bilgiler verecekler, uydurma bilgiler verecekler. Ama şunu anlıyorum ben: Geçmiş yıllardan itibaren yaşanmışlıkla da beraber kaygılarımız olabilir, endişelerimiz olabilir. Bizim raporumuza da yansıtıyoruz. Ben cümlelerimi şöyle tamamlamak istiyorum: Gerçekten çok emek sarf ettik. Büyük uğraşlar verdik. Samimiyetle ortaya koyulan bir çaba var. Bu çabanın sonucunda inşallah Rabb'im de bunu bereketlendir."

Güler, komisyonun çalışmaları ile raporun hazırlanmasını önemli bir süreç olarak nitelendirerek, Türkiye'nin bu sorunu kendi iradesiyle çözmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin geleceğe daha sağlam, daha güçlü ve kardeşçe yürümesi gerektiğini ifade eden AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, konuşmasını Türkiye'nin "kardeşlik projesi" ve "bütünleşme projesi" olarak nitelendirdiği sürecin hep birlikte başarılacağı mesajıyla tamamladı.