Canlı Radyo Dinle Radyo Nedir? İlk Kez Ne Zaman Ortaya Çıkmıştır?
Günümüzde eskisi kadar değerli olmasa da müzik ve haber dinlemek, çeşitli programlar aracılığıyla kültürlenmek gibi amaçlara hizmet veren radyo; birçok kişi için vazgeçilmez olma özelliğini taşımaktadır.Radyonun tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır.
Radyonun Tarihçesi
Elektromanyetik dalgaların varlığı; ilk kez İngiliz fizikçi H.Hertz tarafından 1887 yılında ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda elektromanyetik dalgalar; ilk kez laboratuvar ortamında deneysel olarak elde edilmiştir. Hertz'in yapmış olduğu çalışmalar ilerleyen yıllarda başka bir fizikçi İtalyan G.Marconi tarafından ilerletilmiştir. Marconi; dalgaları ilk olarak 9m, sonrasında 275m ve en son 3 km'lik uzaklıklara atmayı başarmıştır. 1901 yılında Atlas Okyanusu ötesine ilk telsiz mesajı iletildi. Bu olay; radyonun gelişmesi açısından oldukça önemli bir olay oldu.
Örnek Radyo Slow Türk Dinlemek için oynatma tuşuna tıklayın:
Radyonun tarihçesine bakıldığında bir sonraki aşamada İngiliz fizikçi J.A. Fleming'in ilk elektrotlu lambayı geliştirmesinin göze çarptığını söyleyebiliriz. İçerisinden yalnızca bir yönde elektrik akımı geçebilen diyot; doğrultucu işlevi yapmasından dolayı alıcılarda demodülatör olarak kullanılıyordu. ABD'li mucit Lee De Forest; iki elektrotlu lambada anot ile katot arasına ızgara şeklinde üçüncü bir elektrot yerleştirerek 1906 yılında triyot lambayı gerçekleştirmiştir. Bu sayede, canlı radyo verici ve alıcılarında asilatör ve yükselteç olarak da kullanılabilen buluşun ortaya çıkması söz konusu oldu.
Lee De Forest tarafından tasarlanan buluşun geliştirilmesini sağlayan isimlerden birisi de bir başka ABD'li mucit Edwin H. oldu. Triyot lambanın titreşim üretici olarak kullanılabileceğini fark eden Edwin H.; 1918 yılında Avustralya'ya ilk telsiz mesajını gönderdi. İlk olarak mors kodlu telgraf sinyalleri iletilirken ilerleyen yıllarda okyanus ötesiyle konuşma içeren iletişim sağlanmıştır.
Müzik ve konuşma barındıranilk radyo yayını ise 24 Aralık 1906 tarihinde ABD'li mucit R.A Fessendon tarafından yapıldı. Radyonun gelişim sürecinde en çok emeği olanların başında E.H. Armstrong gelmektedir. Armstrong; geri besleme ilkesini bulmasının yanı sıra bu ilkeden faydalanarak triyotlu asilatör devresini 1912 yılında geliştirmiştir. Buna ek olarak, Birinci Dünya Savaşı'nın zorlu yıllarında süperhederodin alıcı ilkelerini ortaya koymuştur. Armstrong; radyonun gelişim sürecine en büyük katkıyı sağlayacak olan buluşu 1933 yılında gerçekleştirmiştir. Bu yılda frekans modülasyonunu bulmuştur.
Radyo tekniğinin geliştirilmesi ve ilerletilmesi bakımından ilerleyen yıllarda farklı buluşlara yer verilmiştir. 1948 yılında transistörün bulunmasının yanı sıra baskı devre tekniğinin ve 1960'lı yıllarda tümleşik devrelerin geliştirilmesi; radyoların günümüzdeki haline ulaşmasında önemli süreçleri ifade etmektedir.
Radyonun Gelişim Süreci Nasıl Olmuştur?
Radyo; kısa süre içerisinde önemli bir buluş olarak hayatın her alanına hükmetse de 1960'lı yıllarda televizyonun ortaya çıkmasıyla beraber popülaritesini kaybetmiştir. Ancak, bu süreçte, yayın içeriklerinin yenilenmesi sayesinde radyonun güncellenmesine çalışılmıştır. Eğlence ve müzik ağırlıklı yayınlar yapılmaya başlanmıştır. 1979 yılında Japonya'da uydu yayınına geçilmiştir. 1980'li yıllar ise radyonun gelişimi adına önemli bir süreci temsil etmektedir. Bu yıllarda, büyük kuruluşların tekeli kırılmıştır. Bu sayede, birçok şehirde yerel radyolar yayın yapmaya başlamıştır. 1990'lı yıllarda teknolojik gelişmelerin artmasından radyolar da faydalanmıştır. Bilhassa yayıncılık geliştirilmiştir. Ses sistemlerindeki yenilikler, dijital yayınların yapılması, internet radyoculuğunun başlaması gibi hususlar sayesinde radyo belki de altın çağlarını bu dönemde yaşamıştır.
Radyonun Türkiye'deki Gelişim Süreci
Türkiye'deki ilk radyo yayınının tarihi ise 1927 yılına denk gelmektedir. Bu dönemde, Cumhuriyet hükümeti; haberleşme sistemlerindeki gelişmeleri fark etmiştir. Bu bağlamda, Türkiye'de modern bir haberleşme sisteminin kurulmasına çalışılmıştır. İstanbul'un Eyüp ilçesinin Osmaniye semtinin yanı sıra Ankara'da Babaharman semtinde iki telsiz-telefon istasyonunun yapılması noktasında bir Fransız şirketi görev almıştır. Ancak, istasyonların tasarımı sırasında şirketin iflas tehlikesi yaşaması söz konusu olmuştur.
Avrupa'nın en güçlü istasyonu olması hedefiyle yola çıkan bu istasyonların yapım aşamasındaki maddi sıkıntılardan dolayı Türkiye İş Bankası ve Anadolu Ajansı başta olmak üzere bazı kuruluşlar; bir anonim şirket kurmuşlardır. Radyo difüzyon istasyonunun yapılması için hükümete başvuruda bulunan bu şirket ile on yıllık bir anlaşma imzalanmıştır. Ancak, 1938 yılında maddi şartlardan dolayı yapılan anlaşma yenilenemedi. Bu yüzden, her iki istasyonun işletmesi devlet tarafından yapılmaya başlandı. Sonuç olarak, 1949 yılında yeni İstanbul Radyosu yayın hayatına başlarken 2 Ocak 1964 tarihinde Türk Radyo Televizyon Kurumu (TRT) kurulmuştur.
Kaynak : Radyo Dinle
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA