Bursa'da avukat cinayeti davası başladı, sanık korkutmak için ateş açtığını savundu
Bursa Gürsu'da icra takibi başlatan avukatın öldürülmesine ilişkin sanıkların yargılanmasına Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Duruşmada tutuklu sanık, korkutmak amacıyla ayaklarına doğru ateş açtığını, öldürmek istemediğini savundu.
BURSA'nın Gürsu ilçesinde borcunu ödemediği gerekçesiyle kendisine yönelik icra takibi başlatan Avukat Hatice Kocaefe'yi (26) tabanca ile öldüren Hakkı Çetin (49) ile Ali Çetin, Esra Üstünel, Serkan Sakin, Hakan Sünbül, Salih U. ve Volkan A.'nın yargılamasına başlandı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Hakkı Çetin, "Ayaklarına doğru korkutmak amacıyla ateş açtım. Öldürmek amacıyla ateş etmedim" dedi.
Olay, 28 Nisan'da saat 17.00 sıralarında Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Hakkı Çetin, soğuk hava deposu bulunan Elif Çalışkan'a (40) armut sattı. Ödemesini yapan Çalışkan'dan ihracatta kullanılan 5 milyon TL'lik armut kasası satın alan Hakkı Çetin borcunu ödemedi. Çalışkan, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat olan kız kardeşi Hatice Kocaefe aracılığıyla hukuki süreç başlatınca Hakkı Çetin ile aralarında husumet oluştu. Kız kardeşleri telefonda tehdit eden Çetin, hakkında başlatılan icra takibinin geri çekilmesini istedi. Kocaefe, olumsuz yanıt verip hukuki sürecin devam edeceğini belirtti.
KIZ KARDEŞLERE SİLAHLI SALDIRI
İki kız kardeş, babaları Rahmi Kocaefe ve erkek kardeşleri Muammer Kocaefe ile birlikte sahibi oldukları soğuk hava deposuna yürüyerek gittikleri sırada, otomobille önlerini kesen Hakkı Çetin tarafından silahlı saldırıya uğradı. Şüpheli otomobille kaçarken, Elif Çalışkan dizinden, Hatice Kocaefe ise göğsüne isabet eden kurşunla yaralandı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hatice Kocaefe, ambulansla kaldırıldığı Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kurtarılamadı.
5 SUÇ KAYDI BULUNAN ŞÜPHELİ YAKALANDI
Olay sonrası jandarma ilk aşamada iki şüpheliyi gözaltına aldı. Soruşturmanın devredildiği Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, Hakkı Çetin'i Nilüfer ilçesinde rezidanstaki bir evde yakaladı. Hakkı Çetin'in 5 ayrı suçtan kaydı olduğu ortaya çıktı. Polis, ardından 6 kişiyi daha gözaltına aldı.
'ÇEKLERİ İCRAYA VERDİLER, SİNİRLENDİM'
Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulanan Hakkı Çetin'in verdiği ifadesinde, "Birlikte ticaret yapıyorduk. Borcum karşılığında kendilerine çek verdim. Ödeme yapacağımı söylememe rağmen çekleri icraya verdiler, buna sinirlendim" dediği öğrenildi.
5 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Hakkı Çetin ile kendisine yardım ve yataklık yaptıkları iddia edilen Ali Çetin, Esra Üstünel, Serkan Sakin ve Hakan Sünbül tutuklanırken, Salih U. ve Volkan A. adli kontrolle serbest bırakıldı. Mahkeme ara kararla Esra Üstünel ile Hakan Sünbül'ü tahliye etti.
AVUKATLAR ADLİYE ÖNÜNDE TOPLANDI
Öte yandan davanın görüleceği Bursa Adliyesi önünde avukatlar basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar, Yalova Barosu Başkanı Elif Turnacı Çavuş, Sakarya Barosu Başkanı Musa Adıyaman, Tekirdağ Barosu Başkanı Egemen Gürcün, Gaziantep Barosu Başkanı Bülent Duran, Mardin Barosu Başkanı Ahmet Duyan, Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın ve farklı illerden gelen avukatlar katıldı. Gazetecilere açıklama yapan Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, meslektaşlarının ölümünün ardından adliye önünde adalet talebiyle bulunmak zorunda kalmanın üzüntüsünü belirtti. Kocaefe'nin öldürülmesinin yalnızca bir cinayet dosyası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Öztosun, avukatların yürüttükleri mesleki faaliyetler nedeniyle hedef alınmasının savunma hakkı açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.
DURUŞMA BAŞLADI
Avukat Hatice Kocaefe'yi (26) öldüren Hakkı Çetin'in (49) yargılamasına Bursa 19'uncu Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı. Duruşmaya taraf avukatları, Hatice Kocaefe'nin babası Rahmi Kocaefe, Bahtinur Kocaefe, ağabeyi Muharrem Kocaefe, kardeşi Burak Kocaefe, ablası Elif Çalışkan, çeşitli şehirlerin baro başkanları ve temsilcileri, tutuksuz sanıklar Esra Üstünel, Hakan Sünbül, Salih U. ve Volkan A., Hakkı Çetin, Ali Çetin ve Serkan Sakin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Elif Çalışkan'ın yürüteç ile salona girdiği görüldü.
Duruşmada savunmasını yapan Hakkı Çetin, Elif Çalışkan ile aralarında ticari bir husumet olmadığını dile getirerek, "Bizim aramızda olan ticaret değil iyiliktir. Ben Elif Çalışkan'a kullansın diye 5 milyon lira hatır çeki verdim. Daha sonra Elif beni buzhaneye çağırdı. Orada da birbirimize hatır çeki verdik. Aradan 2-3 gün geçti. Çeki kırdırmaya gittim, karşılıksız çıktı. Onlar bizim çekleri kırdırdı ama biz onların çeklerini kırdıramadık. Elif'i aradım, 'Çekler geçmiyor, başka çek ver' dedim. Yeni verdiği çekleri kırdırdım. Sonra günü gelince bu çekler ödenmedi. Biz de kendi çeklerimizi iade ettik. Bizim sıkıntımız oradan kaynaklandı. Ben zor duruma düşünce başka bir soğuk hava deposu işletmecisi olan birinden nakit almak istedim. Oraya gittim ve işletme sahibini beklerken orada Elif Hanım geçiyordu. Daha önce çektirdikleri aklıma gelince kendimi tutamadım. 3-4 ayaklarına doğru korkutmak amacıyla ateş açtım. Öldürmek amacıyla ateş etmedim. Hatice Hanımı zaten tanımıyorum" diye konuştu.
'BANA ORTAĞIMIZ SERKAN HABER VERDİ'
Hakkı Çetin'in ardından tutuklu sanık Ali Çetin savunma yaptı. Olay günü annesini hastaneye götürdüğü sırada babası Hakkı Çetin'in aradığını belirten Ali Çetin, "Ben evde dinlenirken saat 17.00 sıralarında babam beni aradı 'Bahçeye gel' dedi. Ben de 'Tamam' deyip bahçeye gittim. Bahçede etrafa bakındım ama babamı göremeyince ayrıldım. Ben geri dönerken beni Serkan Sakin aradı. Kendisi bizim ortağımız. Odunluk Mahallesi'nde bulunan bir alışveriş merkezine çağırdı. Buluştuğumuzda babamın bir olaya karıştığını söyledi. Daha sonra ifadeye çağrıldığımı öğrendim. Serkan avukatın da gelmesini söyledi. Avukat gelince Cinayet Büro Amirliği'ne giderek ifade verdim" şeklinde konuştu.
'BABAMDAN BUNU BEKLEMEZDİM'
Şirketlerinin aile işletmesi olduğunu söyleyen Ali Çetin, "Babam annemin üzerine işletmeyi kurdu. Annemin işlerle alakası yok, kendisi ev hanımı. Babam ticari işlerle ben de çiftçilik işleriyle ilgileniyorum. Babam Elif Hanıma hatır çeki vermiş. Elif Hanım da babama hatır çeki vermiş. Elif Hanım, verdiğimiz çekleri kullanmış ama onlardan aldığımız çekleri biz kullanamadık. Aradaki husumet buradan başlamış. Olayı duyduğumda şok oldum. Ben babamdan bunu beklemezdim. İnanamadım, konduramadım da" dedi.
'ARAÇTAN İNMEYE YAKIN OLAYI ANLATTI'
Ali Çetin'in ardından mahkeme heyeti, diğer tutuklu sanık Serkan Sakin'e söz verdi. Savunmasına suçlamaları kabul etmeyerek başlayan Sakin, "Ölen avukat hanımı tanımıyorum. Ben Elif Çalışkan ile Hakkı Çetin arasında çek alışverişi olduğunu biliyorum. Olay günü Hakkı ile tarlada denk geldik. 'Burada ne yapıyorsun?' dediğimde sakin bir şekilde gezdiğini ve aracının bozulduğunu belirterek 'Beni Bursa'ya bırakır mısın?' diye rica etti. Aracıma binip onu götürdüm. Yol boyunca bir şey söylemedi. İnmeye yakın olayı anlattı" dedi.
'OLAYLARDAN HABERİM YOK'
Serkan Sakin'in ardından tutuksuz sanık Esra Üstünel savunmasını yaptı. Kendisinin ev hanımı olduğunu ve olaydan haberinin olmadığını dile getiren Üstünel, "Suçlamaları kabul etmiyorum. Ben ev hanımıyım. İşlerle ilgilenmiyorum. Hatır çeklerinden haberim yok. Eve icra geldiğinde haberim oldu. Hakkı ya da Ali daha önce bana haber vermedi. Ölen kişi beni telefonda aramıştı. Eve geleceğini söyledi. Evi dolaştılar gittiler. Elif Hanım ile bir iş yaptığını bilmiyordum. Gelenin de Elif Hanımın avukatı olduğunu orada öğrendim. Ben rahmetliği tehdit etmedim. Ben bir anneyim. Asla böyle bir şey olmaz" ifadesini kullandı.
'TEK SUÇUM POLİSİ ARAMAMAKTI'
Esra Üstünel'in ardından mahkeme heyeti, diğer tutuksuz sanık Hakan Sünbül'e söz verdi. Duruşmada savunmasını yapan Sünbül, Olay günü ben İstanbul'daydım. Akşama doğru Bursa'ya geldim. Hakkı ağabeye bizim evin yakınında apart daire tutmuştuk. Arada sırada orada kalıyordu. Bende de anahtar vardı. Bende kalıyordum. Serkan Sakin beni aradı ve 'Hakkı ağabey gelmedi. Özlüce'deki bekar evinde mi?' diye bakmamı istedi. Ben de o eve gittim. Eve girdiğimde Hakkı ağabey oradaydı ve sinirliydi. Bana 'Git, senin de başın belaya girmesin' dedi. Ben de eve döndüm. Saat 22.00 sıralarında olayı sosyal medyada görünce tekrar yanına gittim ve ona sordum. O da yine 'Git, sana bulaşmasın. Zaten teslim olacağım' dedi. Ben de eve gittim. Tek suçum polisi aramamaktı. Ama korktuğum için aramadım. İkinci gidişimden sonra Serkan'ı aradım durumu söyledim" diye konuştu.
Hakan Sünbül'ün ardından mahkeme heyeti Salih U. ve Volkan A.'ya da söz hakkı verdi. Tutuksuz sanıklar konuyla alakalarının olmadığını belirterek, beraatlerini talep etti.
'HATIR ÇEKİ ALIŞVERİŞİMİZ VARDI'
Sanıkların ardından mahkeme heyeti olayda yaralanan Hatice Kocaefe'nin ablası Elif Çalışkan' söz verdi. Kendisinin soğuk hava depo, meyve ve kasa işletmelerinin olduğunu söyleyen Çalışkan, Kardeşlerim yanımda çalışıyorlar. Rahmetli kardeşim Hatice de işletmelerimin hukuki işlerini yürütmekteydi. İhracat konularında ve tahsil edemediğimiz ödemelerin icra yoluyla almakla görevliydi. Ali Çetin ile aramızda hatır çeki alışverişi oldu. Ancak ben karşı taraftan alacaklıyım. Alacaklı olduğum içim 2025 yılında muhasebecimizle Ali Çetin'in Serme'deki bahçesine gittik. Orada, Hakkı Çetin, Ali Çetin ve Serkan Sakin bulunuyordu. Orada yaptığımız alacak verecek görüşmelerimizde benim alacaklı olduğum konusunda mutabık kaldık. Ben onlara ödeme yapmaları gerektiğini söyledim" ifadelerini kullandı.
TEHDİT EDİNCE İCRA BAŞLATTIK'
İlerleyen süreçte ödeme alamadığını dile getiren Çalışkan, "Ben bir daha muhasebe müdürümüz Hasan Beyle aynı yere gittim. Orada Hakkı Çetin ve Ali Çetin vardı. Masada oturuyorduk. Masanın üzerinde silah vardı. Ben zor durumda olduğumu, ödeme yapmam gerektiğini ve bana olan borçlarını ödemelerini söyledim. Ali Çetin de, 'Bu parayı ben ödeyemem. Beni bir sonraki sezona taşıyacaksın' dedi. Ben de bunun imkansız olduğunu, benim de sıkıştığımı, bir sene daha bekleyemeyeceğimi söyleyerek ne zaman ödeyeceklerini sordum. Bana 'Taşımazsan öldürürüz o zaman' dedi. O sırada araya Hakkı Çetin girdi. 'Önümüzdeki sezona taşıyacaksınız' dedi. Ben de bunun imkanının olmadığını söyleyerek, 'Ödeme niyetiniz yoksa ben de yasal yollar başvuracağım' dedim. Bunun üzerine Hakkı da 'Eğer Esra ile Ali'yi icraya verirsen seni Gürsu'da gezdirmem, seni öldürürüm. Mekanında bir tane canlı bırakmam. Gençliğine doyamazsın' diye tehdit etti. Ben de oradan ayrıldım ve kız kardeşim Hatice Kocaefe'ye icra takibini başlatmasını söyledim" diye konuştu.
'KARDEŞİMİ TOPRAĞA VERDİK'
Olaydan sonra Esra Üstünel, Hakkı Çetin ve Ali Çetin'in tehditlerinin devam ettiğini dile getiren Elif Çalışkan, Olay günü ailece işletmemize gittik. Burada işlerle ilgilenirken Hakan Sünbül beni aradı ve nerede olduğumu sordu. Ben de depoda olduğumu söyledim. Bana depoyu hala satıp satmayacağımı, müşteri olduğunu sordu. Bir süre konuştuktan sonra telefonu kapattım ve komşumuz olan işletmecilerden Turgut Bey'in işletmesine ziyarete gidiyorduk. O sırada bir araba yavaşladı. Ben otomobilde Hakkı Çetin'i gördüm. Bize hedef gözeterek 5-6 el ateş açtı. Ben kardeşimin yere yığıldığını gördüm. Sonra hastaneye gittik. Gül gibi kardeşimi kaybettik. Vatana millete hayırlı evlat olsun diye okuttuğumuz kardeşimi kara toprağa verdik. Sanıkların hepsinden şikayetçiyim" dedi.
'GÜNDE 4-5 SAAT AĞLIYORUM'
Elif Çalışkan'ın ardından Hatice Kocaefe'nin babası Rahmi Kocaefe söz aldı. Ailece çalıştıklarını söyleyen Kocaefe, " Sabah ailece işletmeye geldik. Sonra komşu işletmeye ziyarete gidiyorduk. Yolda yürürken bir araç yavaşladı. Ben adres soracak diye beklerken, bir kızımı kalbinden, bir kızımı da ayağından vurmuş. Ben bu işi yapanlardan yardımcı olanlardan şikayetçiyim. Günde 4-5 saat ağlıyorum. Davacıyım" ifadelerini kullandı.
'EVLADIMIN KANI YERDE KALMASIN'
Rahmi Kocaefe'nin ardından anne Bahtinur Kocaefe mahkeme heyetinden söz aldı. Göz yaşlarına hakim olamayan Kocaefe, "Kızım avukat diye çok gururlanıyordum. Hatice hukuk işleriyle uğraşıyordu. Evladım çok başarılıydı. Kızıma yurtdışında eğitim aldırdık, ki gelsin ülkeye faydalı olsun diye. Ama benim kızımı öldürdüler. Olay günü hep birlikte işletmeye gittik. Eşim ve çocuklarım yan işletmeye ziyarete gittiler ben ofiste kaldım. Sonra 5-6 el silah sesi duydum. Camdan dışarı baktığımda iki kızım yerde yatıyordu. Merdivenlerden düşe kalka yanlarına koştum. Hastaneye kaldırdık, orada hayatını kaybetti. İlk avukat kızımı, ardından diğer kızımı indirdi. Şikayetçiyim. Evladımın kanı yerde kalmasın" şeklinde konuştu.
Taraf avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Hakkı Çetin, Ali Çetin ve Serkan Sakin'in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Olay, 28 Nisan'da saat 17.00 sıralarında Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Hakkı Çetin, soğuk hava deposu bulunan Elif Çalışkan'a (40) armut sattı. Ödemesini yapan Çalışkan'dan ihracatta kullanılan 5 milyon TL'lik armut kasası satın alan Hakkı Çetin borcunu ödemedi. Çalışkan, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat olan kız kardeşi Hatice Kocaefe aracılığıyla hukuki süreç başlatınca Hakkı Çetin ile aralarında husumet oluştu. Kız kardeşleri telefonda tehdit eden Çetin, hakkında başlatılan icra takibinin geri çekilmesini istedi. Kocaefe, olumsuz yanıt verip hukuki sürecin devam edeceğini belirtti.
KIZ KARDEŞLERE SİLAHLI SALDIRI
İki kız kardeş, babaları Rahmi Kocaefe ve erkek kardeşleri Muammer Kocaefe ile birlikte sahibi oldukları soğuk hava deposuna yürüyerek gittikleri sırada, otomobille önlerini kesen Hakkı Çetin tarafından silahlı saldırıya uğradı. Şüpheli otomobille kaçarken, Elif Çalışkan dizinden, Hatice Kocaefe ise göğsüne isabet eden kurşunla yaralandı. İhbar üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hatice Kocaefe, ambulansla kaldırıldığı Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kurtarılamadı.
5 SUÇ KAYDI BULUNAN ŞÜPHELİ YAKALANDI
Olay sonrası jandarma ilk aşamada iki şüpheliyi gözaltına aldı. Soruşturmanın devredildiği Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, Hakkı Çetin'i Nilüfer ilçesinde rezidanstaki bir evde yakaladı. Hakkı Çetin'in 5 ayrı suçtan kaydı olduğu ortaya çıktı. Polis, ardından 6 kişiyi daha gözaltına aldı.
'ÇEKLERİ İCRAYA VERDİLER, SİNİRLENDİM'
Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulanan Hakkı Çetin'in verdiği ifadesinde, "Birlikte ticaret yapıyorduk. Borcum karşılığında kendilerine çek verdim. Ödeme yapacağımı söylememe rağmen çekleri icraya verdiler, buna sinirlendim" dediği öğrenildi.
5 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Hakkı Çetin ile kendisine yardım ve yataklık yaptıkları iddia edilen Ali Çetin, Esra Üstünel, Serkan Sakin ve Hakan Sünbül tutuklanırken, Salih U. ve Volkan A. adli kontrolle serbest bırakıldı. Mahkeme ara kararla Esra Üstünel ile Hakan Sünbül'ü tahliye etti.
AVUKATLAR ADLİYE ÖNÜNDE TOPLANDI
Öte yandan davanın görüleceği Bursa Adliyesi önünde avukatlar basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, Kocaeli Barosu Başkanı Kadir Caner Karakadılar, Yalova Barosu Başkanı Elif Turnacı Çavuş, Sakarya Barosu Başkanı Musa Adıyaman, Tekirdağ Barosu Başkanı Egemen Gürcün, Gaziantep Barosu Başkanı Bülent Duran, Mardin Barosu Başkanı Ahmet Duyan, Eskişehir Barosu Başkanı Barış Günaydın ve farklı illerden gelen avukatlar katıldı. Gazetecilere açıklama yapan Bursa Barosu Başkanı Metin Öztosun, meslektaşlarının ölümünün ardından adliye önünde adalet talebiyle bulunmak zorunda kalmanın üzüntüsünü belirtti. Kocaefe'nin öldürülmesinin yalnızca bir cinayet dosyası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Öztosun, avukatların yürüttükleri mesleki faaliyetler nedeniyle hedef alınmasının savunma hakkı açısından da ele alınması gerektiğini söyledi.
DURUŞMA BAŞLADI
Avukat Hatice Kocaefe'yi (26) öldüren Hakkı Çetin'in (49) yargılamasına Bursa 19'uncu Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı. Duruşmaya taraf avukatları, Hatice Kocaefe'nin babası Rahmi Kocaefe, Bahtinur Kocaefe, ağabeyi Muharrem Kocaefe, kardeşi Burak Kocaefe, ablası Elif Çalışkan, çeşitli şehirlerin baro başkanları ve temsilcileri, tutuksuz sanıklar Esra Üstünel, Hakan Sünbül, Salih U. ve Volkan A., Hakkı Çetin, Ali Çetin ve Serkan Sakin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Elif Çalışkan'ın yürüteç ile salona girdiği görüldü.
Duruşmada savunmasını yapan Hakkı Çetin, Elif Çalışkan ile aralarında ticari bir husumet olmadığını dile getirerek, "Bizim aramızda olan ticaret değil iyiliktir. Ben Elif Çalışkan'a kullansın diye 5 milyon lira hatır çeki verdim. Daha sonra Elif beni buzhaneye çağırdı. Orada da birbirimize hatır çeki verdik. Aradan 2-3 gün geçti. Çeki kırdırmaya gittim, karşılıksız çıktı. Onlar bizim çekleri kırdırdı ama biz onların çeklerini kırdıramadık. Elif'i aradım, 'Çekler geçmiyor, başka çek ver' dedim. Yeni verdiği çekleri kırdırdım. Sonra günü gelince bu çekler ödenmedi. Biz de kendi çeklerimizi iade ettik. Bizim sıkıntımız oradan kaynaklandı. Ben zor duruma düşünce başka bir soğuk hava deposu işletmecisi olan birinden nakit almak istedim. Oraya gittim ve işletme sahibini beklerken orada Elif Hanım geçiyordu. Daha önce çektirdikleri aklıma gelince kendimi tutamadım. 3-4 ayaklarına doğru korkutmak amacıyla ateş açtım. Öldürmek amacıyla ateş etmedim. Hatice Hanımı zaten tanımıyorum" diye konuştu.
'BANA ORTAĞIMIZ SERKAN HABER VERDİ'
Hakkı Çetin'in ardından tutuklu sanık Ali Çetin savunma yaptı. Olay günü annesini hastaneye götürdüğü sırada babası Hakkı Çetin'in aradığını belirten Ali Çetin, "Ben evde dinlenirken saat 17.00 sıralarında babam beni aradı 'Bahçeye gel' dedi. Ben de 'Tamam' deyip bahçeye gittim. Bahçede etrafa bakındım ama babamı göremeyince ayrıldım. Ben geri dönerken beni Serkan Sakin aradı. Kendisi bizim ortağımız. Odunluk Mahallesi'nde bulunan bir alışveriş merkezine çağırdı. Buluştuğumuzda babamın bir olaya karıştığını söyledi. Daha sonra ifadeye çağrıldığımı öğrendim. Serkan avukatın da gelmesini söyledi. Avukat gelince Cinayet Büro Amirliği'ne giderek ifade verdim" şeklinde konuştu.
'BABAMDAN BUNU BEKLEMEZDİM'
Şirketlerinin aile işletmesi olduğunu söyleyen Ali Çetin, "Babam annemin üzerine işletmeyi kurdu. Annemin işlerle alakası yok, kendisi ev hanımı. Babam ticari işlerle ben de çiftçilik işleriyle ilgileniyorum. Babam Elif Hanıma hatır çeki vermiş. Elif Hanım da babama hatır çeki vermiş. Elif Hanım, verdiğimiz çekleri kullanmış ama onlardan aldığımız çekleri biz kullanamadık. Aradaki husumet buradan başlamış. Olayı duyduğumda şok oldum. Ben babamdan bunu beklemezdim. İnanamadım, konduramadım da" dedi.
'ARAÇTAN İNMEYE YAKIN OLAYI ANLATTI'
Ali Çetin'in ardından mahkeme heyeti, diğer tutuklu sanık Serkan Sakin'e söz verdi. Savunmasına suçlamaları kabul etmeyerek başlayan Sakin, "Ölen avukat hanımı tanımıyorum. Ben Elif Çalışkan ile Hakkı Çetin arasında çek alışverişi olduğunu biliyorum. Olay günü Hakkı ile tarlada denk geldik. 'Burada ne yapıyorsun?' dediğimde sakin bir şekilde gezdiğini ve aracının bozulduğunu belirterek 'Beni Bursa'ya bırakır mısın?' diye rica etti. Aracıma binip onu götürdüm. Yol boyunca bir şey söylemedi. İnmeye yakın olayı anlattı" dedi.
'OLAYLARDAN HABERİM YOK'
Serkan Sakin'in ardından tutuksuz sanık Esra Üstünel savunmasını yaptı. Kendisinin ev hanımı olduğunu ve olaydan haberinin olmadığını dile getiren Üstünel, "Suçlamaları kabul etmiyorum. Ben ev hanımıyım. İşlerle ilgilenmiyorum. Hatır çeklerinden haberim yok. Eve icra geldiğinde haberim oldu. Hakkı ya da Ali daha önce bana haber vermedi. Ölen kişi beni telefonda aramıştı. Eve geleceğini söyledi. Evi dolaştılar gittiler. Elif Hanım ile bir iş yaptığını bilmiyordum. Gelenin de Elif Hanımın avukatı olduğunu orada öğrendim. Ben rahmetliği tehdit etmedim. Ben bir anneyim. Asla böyle bir şey olmaz" ifadesini kullandı.
'TEK SUÇUM POLİSİ ARAMAMAKTI'
Esra Üstünel'in ardından mahkeme heyeti, diğer tutuksuz sanık Hakan Sünbül'e söz verdi. Duruşmada savunmasını yapan Sünbül, Olay günü ben İstanbul'daydım. Akşama doğru Bursa'ya geldim. Hakkı ağabeye bizim evin yakınında apart daire tutmuştuk. Arada sırada orada kalıyordu. Bende de anahtar vardı. Bende kalıyordum. Serkan Sakin beni aradı ve 'Hakkı ağabey gelmedi. Özlüce'deki bekar evinde mi?' diye bakmamı istedi. Ben de o eve gittim. Eve girdiğimde Hakkı ağabey oradaydı ve sinirliydi. Bana 'Git, senin de başın belaya girmesin' dedi. Ben de eve döndüm. Saat 22.00 sıralarında olayı sosyal medyada görünce tekrar yanına gittim ve ona sordum. O da yine 'Git, sana bulaşmasın. Zaten teslim olacağım' dedi. Ben de eve gittim. Tek suçum polisi aramamaktı. Ama korktuğum için aramadım. İkinci gidişimden sonra Serkan'ı aradım durumu söyledim" diye konuştu.
Hakan Sünbül'ün ardından mahkeme heyeti Salih U. ve Volkan A.'ya da söz hakkı verdi. Tutuksuz sanıklar konuyla alakalarının olmadığını belirterek, beraatlerini talep etti.
'HATIR ÇEKİ ALIŞVERİŞİMİZ VARDI'
Sanıkların ardından mahkeme heyeti olayda yaralanan Hatice Kocaefe'nin ablası Elif Çalışkan' söz verdi. Kendisinin soğuk hava depo, meyve ve kasa işletmelerinin olduğunu söyleyen Çalışkan, Kardeşlerim yanımda çalışıyorlar. Rahmetli kardeşim Hatice de işletmelerimin hukuki işlerini yürütmekteydi. İhracat konularında ve tahsil edemediğimiz ödemelerin icra yoluyla almakla görevliydi. Ali Çetin ile aramızda hatır çeki alışverişi oldu. Ancak ben karşı taraftan alacaklıyım. Alacaklı olduğum içim 2025 yılında muhasebecimizle Ali Çetin'in Serme'deki bahçesine gittik. Orada, Hakkı Çetin, Ali Çetin ve Serkan Sakin bulunuyordu. Orada yaptığımız alacak verecek görüşmelerimizde benim alacaklı olduğum konusunda mutabık kaldık. Ben onlara ödeme yapmaları gerektiğini söyledim" ifadelerini kullandı.
TEHDİT EDİNCE İCRA BAŞLATTIK'
İlerleyen süreçte ödeme alamadığını dile getiren Çalışkan, "Ben bir daha muhasebe müdürümüz Hasan Beyle aynı yere gittim. Orada Hakkı Çetin ve Ali Çetin vardı. Masada oturuyorduk. Masanın üzerinde silah vardı. Ben zor durumda olduğumu, ödeme yapmam gerektiğini ve bana olan borçlarını ödemelerini söyledim. Ali Çetin de, 'Bu parayı ben ödeyemem. Beni bir sonraki sezona taşıyacaksın' dedi. Ben de bunun imkansız olduğunu, benim de sıkıştığımı, bir sene daha bekleyemeyeceğimi söyleyerek ne zaman ödeyeceklerini sordum. Bana 'Taşımazsan öldürürüz o zaman' dedi. O sırada araya Hakkı Çetin girdi. 'Önümüzdeki sezona taşıyacaksınız' dedi. Ben de bunun imkanının olmadığını söyleyerek, 'Ödeme niyetiniz yoksa ben de yasal yollar başvuracağım' dedim. Bunun üzerine Hakkı da 'Eğer Esra ile Ali'yi icraya verirsen seni Gürsu'da gezdirmem, seni öldürürüm. Mekanında bir tane canlı bırakmam. Gençliğine doyamazsın' diye tehdit etti. Ben de oradan ayrıldım ve kız kardeşim Hatice Kocaefe'ye icra takibini başlatmasını söyledim" diye konuştu.
'KARDEŞİMİ TOPRAĞA VERDİK'
Olaydan sonra Esra Üstünel, Hakkı Çetin ve Ali Çetin'in tehditlerinin devam ettiğini dile getiren Elif Çalışkan, Olay günü ailece işletmemize gittik. Burada işlerle ilgilenirken Hakan Sünbül beni aradı ve nerede olduğumu sordu. Ben de depoda olduğumu söyledim. Bana depoyu hala satıp satmayacağımı, müşteri olduğunu sordu. Bir süre konuştuktan sonra telefonu kapattım ve komşumuz olan işletmecilerden Turgut Bey'in işletmesine ziyarete gidiyorduk. O sırada bir araba yavaşladı. Ben otomobilde Hakkı Çetin'i gördüm. Bize hedef gözeterek 5-6 el ateş açtı. Ben kardeşimin yere yığıldığını gördüm. Sonra hastaneye gittik. Gül gibi kardeşimi kaybettik. Vatana millete hayırlı evlat olsun diye okuttuğumuz kardeşimi kara toprağa verdik. Sanıkların hepsinden şikayetçiyim" dedi.
'GÜNDE 4-5 SAAT AĞLIYORUM'
Elif Çalışkan'ın ardından Hatice Kocaefe'nin babası Rahmi Kocaefe söz aldı. Ailece çalıştıklarını söyleyen Kocaefe, " Sabah ailece işletmeye geldik. Sonra komşu işletmeye ziyarete gidiyorduk. Yolda yürürken bir araç yavaşladı. Ben adres soracak diye beklerken, bir kızımı kalbinden, bir kızımı da ayağından vurmuş. Ben bu işi yapanlardan yardımcı olanlardan şikayetçiyim. Günde 4-5 saat ağlıyorum. Davacıyım" ifadelerini kullandı.
'EVLADIMIN KANI YERDE KALMASIN'
Rahmi Kocaefe'nin ardından anne Bahtinur Kocaefe mahkeme heyetinden söz aldı. Göz yaşlarına hakim olamayan Kocaefe, "Kızım avukat diye çok gururlanıyordum. Hatice hukuk işleriyle uğraşıyordu. Evladım çok başarılıydı. Kızıma yurtdışında eğitim aldırdık, ki gelsin ülkeye faydalı olsun diye. Ama benim kızımı öldürdüler. Olay günü hep birlikte işletmeye gittik. Eşim ve çocuklarım yan işletmeye ziyarete gittiler ben ofiste kaldım. Sonra 5-6 el silah sesi duydum. Camdan dışarı baktığımda iki kızım yerde yatıyordu. Merdivenlerden düşe kalka yanlarına koştum. Hastaneye kaldırdık, orada hayatını kaybetti. İlk avukat kızımı, ardından diğer kızımı indirdi. Şikayetçiyim. Evladımın kanı yerde kalmasın" şeklinde konuştu.
Taraf avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Hakkı Çetin, Ali Çetin ve Serkan Sakin'in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA